• 128 syf.
    ·3 günde·8/10
    "... yaşamayan insandan duygu çıkmaz. Şiir hiç çıkmaz."
    .
    Yazarın denemelerini ya da fotoğraf hikayelerini çeşitli edebiyat dergilerinde okudum ama basılı olarak okuduğum ilk kitabı oldu Ahir Zaman Gülüşleri. Kitap bir hikaye kitabı, içerisinde geçmiş zamanları barındıran ya da geçmişte, şimdide olan, gelecekte de var olacak olan ortak sorunları barındıran on bir tane öykü bulunmakta.

    İlk öyküsü İncir Ağaçlarının Gölgesi beni çocukluğuma, sokak aralarında incir ağaçlarının olduğu zamanlara götürdü. Dalına çıkmak yasaktı incir ağacının düşerseniz düzelemezmişsiniz öyle derdi büyükler yazar da bu öyküde kahramanını çocukluğuna, gençliğine götürüyor.

    Hep Böyle adlı ikinci hikayesinde Ardahan'a çekim için giden bir ekibin hikayesini anlatırken oradaki insanların hayatlarına, kamera karşısındaki değişimlerine değiniyor. İzlediğimiz zaman kendimiz olamadığımızı hatırlatıyor bize.

    Kayınvalide Hikayeleri adlı üçüncü öykü en etkileyici öyküsüydü benim için çünkü kahramanın kendisini kalabalıklar içinde yalnız hissettiği anı, çaresizliği yüreğimde hissettim. Yazar gerçekten başarılı bir sosyolog.

    Çay Bahçesi adlı dördüncü öyküsünde yazar gözlem yeteneğini bir hayli konuşturmuş. Bir çay bahçesine gelen genç, yaşlı, çift, aile, arkadaş herkes hikayede var, masalardaki insanları süzen, onlar hakkında yorum yapan teyzeler de dahil.

    Aşk Nedir? adlı beşinci hikayede ise eğitim sistemindeki öğrencileri tanıyamayan rehberlik servisleri hakkında bir eleştirisi mevcut yazarın.

    Vakit Nakit(mi)dir adlı öyküsünde Zaman yönetimi ve telefonların zamanımızdaki yerine bir ince gönderme yapıyor.

    Kitap Kapakları adlı öyküsünde ise yazı hayatına yeni başlayan tazecik yazarın hikayesi mevcut, kitaptaki en hüzünlü hikaye budur bence.

    Tasvir adlı öyküsü "Hayat mı kitaplardan çıkar kitaplar mı hayattan çıkar?" sorusunun peşinden sürüklüyor sizi.

    Yaşayamadığımız Dünya adlı hikayesinde ise yanılsamalardan, kandırmacalıktan dem vuruyor. "Adamın yüzü maskeydi ve maskesi yüzüydü."

    Plan adlı hikayesinde beni etkileyen bir top fesleğen kokusu oldu. Elimin altında bir fesleğen olsaydı da şöyle bir dokunup karıştırsaydım tüm odayı fesleğen kokusuyla donatsaydım, dedim içimden.

    Son hikaye olan Hayatınız Sizin İçin Yorumlanır, ise ilginç bir yöntem belirleyen psikiyatristin hikayesi anlatılmakta, ah keşke orada bitmeseydi dediğim tek öykü okuyunca hak vereceksiniz bence.

    Yazarın okuduğum ilk kitabını beğendim dili sade ve akıcı bir şekilde kullanmış. Sosyoloji üzerine akademik kariyeri mevcut olan yazarın toplumu geniş bir açıyla gözlemlediğini de anlıyorsunuz okurken.
  • Belki de insanlar fesleğen gibi.
    Dokunmak ve "seni seviyorum"
    demek lazım