Kitaptaki hikayesi anlatılan kahramanların hayatları oldukça ilgimi çekti ve kitap kendisini bu sayede oldukça akıcı bir şekilde okutuyor. Gülseren Hanım'ın hastalarını konuşmaya çalıştırdığı kısımlar da hoşuma gitti. Lakin muayene öncesi kişilerle konuşmadan öncesinde ve muayene tamamlandıktan sonra (bir iki tane de arada) kendi anılarını, hikayelerini veya bazı düşüncelerini anlattığı kısımlar da sıkıcı geldi. Bir kaç sayfa giriş kısmına dayandıktan sonra gerisi akıyor.
Spoiler
-Yazarın sonlara doğru 3 kahramanı birbirine bağlaması biraz zorlama gibi geldi. Fakat kurgu gerçeklik konusunda fazla bilgim olmadığı için buna daha fazla yorum yapmak istemiyorum.
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
Kitabı bir tavsiye üzerine aldım ve okudum. Açıkçası kitabın içeriğinin biraz çeşitli ve dallanmış olması hoşuma gitti. Beynin biyolojik yapısından çıkıp düşüncelere doğru çıkan güzel bir kitap. Beyinde olup biten görüler, duyular, düşünceler kısaca insanca davranışlarımızı açıklayan bir çok kavrama güzel bir açıklama yapmış yazar. Lakin içeriğine biraz espri ve kendi düşüncelerini de katması kitabı fazladan okuması zevkli yapmadı. Düşünce tarzını yeterince bilince sondaki espirilerini veya konu dışı bazı düşüncelerini tahmin etmek zor olmuyor. Bazı kısımlarda (özellikle bölüm olarak ayrılan yerlerin biraz sonlarına doğru) arada sıkıcı gelse de okunması gerektiğini düşündüğüm faydalı bir kitap.
Biraz eğlenceli hemen bitti fakat -belki de elektronik kitap formatında okuduğum için olsa gerek ki- bir kitaptan çok konferans için yapılan bir slaytı anımsattı.
Başka bir kitabın (Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı) bir kısımda bu kitaptan bahsedildiği için merak edip aldım. Zaten dışarıdan da bir çekiciliği var kitabın. Dili biraz ağır gelse de iyi ki okumuşum dedirtti. Bir çok şeye karşı yeni bir bakış açısı kazandırdı. Ufkunu genişletmek isteyen okuyuculara tavsiye edeceğim kitaplardandır.
Kitabı okuduğum süreç boyunca beğenip beğenmeme konusunda çeşitli düşüncelerim oldu. Bazı kısımları olukça iyi olsa da geri kalanları konusunda pek hevesle okuduğumu söyleyemem. Tahminimce birçok kişiyi bu kitaba başlatan ismi beni de okumam için çekti kendisine. Tanıtım yazısı da kitap kadar ilgi çekiciydi. Lakin kitapta 300 sayfa varsa bunun belki 100 sayfa gibi kısa bir kısmı bu beklentiyi karşılar nitelikte idi. Fakat o 100 sayfanın da gerek yaşanmışlıklarla gerek o konuya ait tarihteki örneklerle beklentiyi fazlasıyla iyi karşıladığını düşünüyorum. Fakat geriye kalan kısımlar ise gerek anlatım sırasının pek iyi olmayışı gerekse anlatılanların konuya çok da bağlı olamaması nedeniyle zamanımı boşa harcadığını düşündürdü bazen. Belki kitap diğer insanların ve yazar olan doktorun ayrı bir şekilde dramını anlatacak bir şekilde ikiye düzgün bir sıralama ile ayrılsa idi kitap daha kaliteli bir biçime sahip olurdu.