Ahmet Hakan Yıldırım

Ahmet Hakan Yıldırım
@aheka19
İstanbul
25 Haziran
6 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Resullah’ın diğer resuller ve nebiler gibi mucizesi yoktu. Eğer onlara verilenler gibi mucizeler verilse, onlar inkar ettikleri gibi yine inkar edeceklerdi. Çünkü insanoğlu, kendilerine mucizelerle gelmiş elçileri ve nebileri her dönem yok saymıştır. Bu yüzdendir ki aradan geçen yüzlerce yıl sonrasında gelişen ve gelişecek olan bilince paralel olarak Yüce ALLAH’ın insanlara verdiği mucize de değişmiştir. Bu mucize, varlık sahasındaki bütün iş ve oluşların cevabını içinde barındıran, nefes alan, insanın aklına, gönül gözüne hitap eden ve zaman içerisinde diğer bilgileriyle kendi kendini gösterecek olan Kur’an-ı Kerim’in ta kendisidir. “Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.” Hacc 46. Ayet Bu mucizeyi ancak kalbinin farkına varıp onunla aklını çalıştırabilenler anlamış ve anlayacaktır. Tabii ki bu, bugüne kadar yaşanmış zaman diliminde kolektif anlamda sadece sözde tekrarlanmış ama özde tam anlamyla kavranabilmiş değildir. Okuduğunuz kitap Kur’an mucizesinin bugüne kadar açıklanmamış birçok bilgisinin şahitliğidir. Bu mucizenin size verebileceği tek şey hakikattir. Bizlerin sizden istediği, size verilecek olan bilgiler içerisindeki her cümleyi ve kelimeyi iyice gönül süzgecinizden geçirerek düşünmenizdir. Amaç, her nefse ait parmak izi gibi eşsiz olan bakış açısını değiştirmek değil, onu desteklemek, beslemektir. Böylece siz bu kitap içinde verilmiş bilgileri ulaştıkça, bugüne kadar size atalarınızdan aktarılmış olan doğru bildiğiniz şeylerin, kaynağın kendisi olan Kur’an ile ne kadar alakalı veya alakasız olduğuna kendiniz karar vereceksiniz.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
“Andolsun biz Kur’an‘ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen mi var!” Kamer 17. Ayet Fakat insan, Kur’an bilgisine ulaşmak için verilmiş bu öğütleri, Resulullah’ın ölümünden sonraki süreçte yavaş yavaş yitirmiştir. Bunun sonucunda din, birilerinin sizlerin düşünmesini istemediği, sadece yapmanızı istediklerinizi ilettiği, özünden uzak, organik yapısı bozulmuş mekanik bir hale getirilmiştir. Böylece Yüce ALLAH’ın nefslerden istediği Kur’an üzerine “düşünün” öğüdü ya birilerine kiraya verilmiş ya da hiç kullanılmamak üzere kışlıkların arasına kaldırılmıştır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Sınırlı olan insanın sınırsız olan O’nu kendi sınırlarında tanımlaması ancak varlığın kendi sınırına göre şekil alacağı için her tanım göreceli bir bakış ve sınıra sahip olacaktır . Yalnız bunun üzerine düşünüp cevap verilemeyecek olunmasının farkına varmak bile nefs üzerinde farkındalık yaratmaktadır. Çünkü insanın yaratılmış ve sınırlı oluşu, sınırsız olana ihtiyacı meydana getirir.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Yaşam her varlık için özeldir. Bu algının tam anlaşılabilmesi için önyargılardan kurtulmak çok önemlidir. Çünkü önyargısız ve sağlıklı düşünebilen bir varlık için işler daha da kolaylaşır. Bardağı dolu olanın ve bilgisinin kendine yettiğini düşünenin yeni şeyler öğrenmeye ve de gelişmeye imkanı yoktur. O yüzden her bilgi ve deneyim karşısında önyargısız ve objektif duruş, sağlıklı ve o anın realitesine uygun cevaplara ulaşmanızı sağlar.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Anahtar Kavramlar
Varlığın algısı ve baktığı yer onun bilincini gösterir. Bunun içindir ki yaşanılan her anın anlamı, bakanın açısına göre şekillenir. Yaşam denilen olgu içerisinde bazı temel kavramların algılanması, varlık sahasına geliş amacını merak eden ve bunun peşinde giden nefsler için gerekliliktir.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam