Toplumsal cinsiyet rolleri her alana sirayet ettiği gibi psikolojide de kendini gösteriyor. "Kesin bipolar", "borderline o", "şizofren, kafasında kuruyor". Ve nihayetinde, "gidik kız". Bu söylemler erkeklerde vücut bulmuyor, erkekler tarafından vücut buluyor. Erkekliğin bir başka yüzü hakikaten de psikolojik tanılar savurarak tahakküm kurmak. 19. yüzyılın "histerik" kadınları artık gidik kız imgesinde. Cinselliğini yaşayan kadınlar seks bağımlısı, özgüveni olan ve sosyal medyada kendini paylaşan kadınlar narsist, ruh hali değişken kadınlar bipolar ya da borderline. Erkekler böylesi bir tanımlama çılgınlığında yalnızca kendi erkekliğini göremiyor ve tanımlayamıyor.
Artık erkek ve kadın tanımları değişiyor ebru hanım.Önceleri erkeklerin hegemonyalığından şikayetçiydik şimdi kadınların.Size öyle gözüksede Kadınlar toplumda egemen hale gelmeye başladılar.Allahüteala er rakib ismiyle erkeklerin saltanatını yıktı.Ama bu demek olmuyorki kadınların egemenliğide saltanatını sürdürecek.Zamanı gelicek er rakib ismiyle kadınlarında saltanatı yıkılacaktır.Narşist insanlar narşizmleriyle sarmalanmışlar acı çektirmekten zevk alan acı çektirerek kendine bağımlı hale getirmeye çalışan insanlardır.Erkeklerde narşist birisiyle baş etmek zordur.Nadirde olsa toplumda böyleleri var.Fakat kadınları cinselliği yaşamakta özgür tutmanızın nedenini anlayamadım.Ayrıca Gustav jungun dediği gibi kadınlar eril işlerde çalışmaya başladığı zaman nevrozla sonuçlanır.Ve Özellikle toplumumuzda bu çıplaklığın nedeninin kadınlar olduğunu hepimiz biliyoruz.Kadın korteksi bağımlı olma konusunda uzmandır.Çünkü haz aldığında beyin kabukları daha aktif çalışır.Kadına birşeyin yanlış olduğunu kabul ettirmenin nekadar zor olduğunu inanın çevremde yaşıyorum.Artık düşündüğünüz gibi değil kadınlar bu tutumlarına devam ettiği sürece histerik olarak adlandırılmayacak direk bipolarla sonuçlanacaktır.Buarada bende Psikoz teşhisi aldım sizi iyi anlıyorum sevgilerimle..
Cephenin orta kesiminde bulunan iki Türk takımı, 180 kişi, 3-4 İngiliz taburuna, yaklaşık 4-5000 kişiye göz açtırmadı, bir adım ilerlemesine izin vermedi.
Olacak şey miydi bu?
Çanakkale'de olurdu.
Seven, doğuran, ümit eden,
Binlerce defa düşüp yeniden ayağa kalkan,
Eğilen ancak yenik düşmeyen kadınlara.
Onların savaşını biliyorum,
Gözyaşlarını ve sevinçlerini paylaşıyorum,
Her biri biraz ben