• Dönemin tahammülü’l-ilm anlayışı, bir kimsenin tahsil etmek istediği ilmi o ilme vâkıf hocaların ders halkasına katılarak rivayet hakkını elde etmeyi ve bu ilim anlayışı içerisinde ilim tedrîsinde bulunmayı gerektirmekteydi. Anlaşıldığı kadarıyla Mukātil bu esaslara tam anlamıyla riayet etmeyerek işitmediği kimselerden rivayette bulunmuş ve bu sebeple insanların ilmini topladığı ve bu şahıslardan işitmediği halde bunlara dayanarak tefsir ettiği suçlamalarına mâruz kalmıştır (Zehebî, Mîzânü’l-iǾtidâl, V, 505). Bununla birlikte İbn Adî, Mukātil b. Süleyman’ın naklettiği hadislerin çoğunun sahih olduğunu, birçok sika ve mâruf râvinin ondan rivayette bulunduğunu ve zaafına rağmen hadislerinin yazıldığını belirtmektedir (a.g.e., V, 506). Cürcânî de aynı değerlendirmeyi yaparak Mukātil’in Tefsîrü’l-ħamsi miye âye adlı eserinde birçok müsned ve merfû hadis olduğunu söylemektedir (İbn Adî, VI, 2431).

    Hadisteki eleştirilere rağmen tefsirdeki otoritesi Mukātil’i haklı bir üne kavuşturmuş ve ihtiyatla da olsa erken dönemden itibaren eserlerine başvurulmuştur. Mâtürîdî bazan eleştirmekle birlikte onun yorumlarına temas etmiş (Tevîlâtü ’l-Ķur'ân, I, 227). Ebü’l-Leys es-Semerkandî ise Mukātil’den yaptığı çok sayıdaki rivayetle ondan yararlanma sürecine katılmış, daha sonra Sa‘lebî el-Keşf ve’l-beyân’ında Mukātil’e ait tefsirin farklı tariklerini derleyerek bu süreci hızlandırmış, ardından gelen Vâhidî, Ferrâ el-Begavî, Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî, Ebü’l-Berekât en-Nesefî, İbn Kesîr gibi müfessirler de aynı yolu izlemiştir. Bedreddin ez-Zerkeşî ve Süyûtî gibi müteahhir müfessirler Mukātil’e yönelik eleştirilere atıfta bulunmakla beraber tefsirinden faydalanmış, Ebüssuûd Efendi onun hakkında saygılı ifadeler kullanmıştır (İrşâdü’l-Aķli’s-selîm, III, 270; VI, 278).

    Eserleri. 1. et-Tefsîrü’l-kebîr. Tefsîru Muķātil b. Süleymân adıyla Abdullah Mahmûd Şehhâte tarafından neşredilen eserde (I-V, Kahire 1979-1989) yer alan ve genellikle isnad zincirleri bulunmayan rivayetlerin büyük bir kısmının hadis mecmualarında mevcut olduğu tesbit edilmiştir (Tefsîru Muķātil b. Süleymân, V, 51). Tefsirin Mukātil b. Süleyman’a nisbet edilmesinin zor olduğunu söyleyen Muhammed Hüseyin ez-Zehebî’ye göre eserde 144 (761) yılında doğmuş olan Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ’dan nakiller yapılması dikkat çekicidir. Zira onun henüz altı yaşında bulunan bir çocuktan rivayette bulunması mümkün değildir (el-İsrâǿiliyyât, s. 142-152). Bu durum tefsirin Mukātil’den sonra yazıldığını veya en azından ona bazı ilâvelerin yapıldığını düşündürmektedir. 2. el-Vücûh ve’n-nežâǿir. Birden fazla anlama gelen 185 kelimenin Kur’an’da hangi mânalarda kullanıldığını inceleyen eser daha sonra aynı konuda yapılan çalışmalar için kaynak olmuştur. Nitekim Yahyâ b. Sellâm’ın et-Teśârîf: Tefsîrü’l-Ķurǿân adlı eseriyle bu kitap arasında büyük çapta benzerlik tesbit edilmiştir. Ayrıca Hakîm et-Tirmizî’nin Taĥśîlü nežâǿiri’l-Ķurǿân’ı el-Vücûh ve’n-nežâǿir’in bir şerhi ve eleştirisi olarak görülmüş, hatta elde mevcut el-Vücûh ve’n-nežâǿir’in bunun eksik bir nüshasına dayandığı belirtilmiştir (Muhammed eş-Şâzelî, sy. 15 [1977], s. 120-121). Abdullah Mahmûd Şehhâte (el-Eşbâh ve’n-nežâǿir fi’l-Ķurǿâni’l-Kerîm, Kahire 1395/1975, 1414/1994) ve Ali Özek’in (İstanbul 1993) yayımladığı eseri M. Beşir Eryarsoy Kur’an Terimleri Sözlüğü adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (İstanbul 2004). 3. Tefsîrü’l-ħamsi miǿe âye mine’l-Ķurǿân. Fıkha dair âyetlerin incelendiği eseri Isaiah Goldfeld neşretmiş (Şifâ Amr [Filistin] 1980), M. Beşir Eryarsoy Ahkâm Âyetleri Tefsiri (İstanbul 2005) adıyla Türkçe’ye çevirmiştir. Mukātil b. Süleyman’ın kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: el-Ķırâǿât, Müteşâbihü’l-Ķurǿân, Nevâdirü’t-tefsîr, en-Nâsiħ ve’l-mensûħ, el-Cevâbât fi’l-Ķurǿân, et-Taķdîm ve’t-teǿħîr, el-Aķsâm ve’l-luġāt, er-Red Ǿale’l-Ķaderiyye.

    Mukātil b. Süleyman’ın ilmî kişiliği ve eserleri zamanımızda çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bunlar arasında M. M. al-Sawwaf’ın Muqātil b. Süleymān an Early Zaidi Theologian with Special Reference to his Tafsīr al-khamsi miat āya (doktora tezi, 1969, Oxford University), Fevzi Hamurcu’nun Mukātil b. Süleyman ve Kitâbu Tefsîri’l-hamsi mie Âye Adlı Eseri (doktora tezi, 1995, AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü), Übey b. Ali el-Îd’in Tefsîru Muķātil b. Süleymân: Tefsîrü’l-ħamsi miǿe âye fi’l-emr ve’n-nehy ve’l-ĥelâl ve’l-ĥarâm (yüksek lisans tezi, 1409, el-Câmiatü’l-İslâmiyye [Medine]), Ömer Türker’in Mukâtil b. Süleyman’ın Kur’ân’ı Tevil Yöntemi (yüksek lisans tezi, 1999, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) ve İbrahim Çelik’in Mukātil b. Süleyman ve Tefsirdeki Metodu (Bursa 2000) adlı çalışmaları sayılabilir.

    cilt: 31; sayfa: 136
    (Buhârî, II, 237; Hatîb, XIII, 167-169; Zehebî, Mîzânü’l-iǾtidâl, IV, 172).
  • Parlak İslâm şeriatı, her zaman ve mekanda halkın maslahatlarını nazarı itibara alarak, doğru yolda yürümelerini temin için gelmiştir. Hükümlerin tedrici gelişi ve onlara şer'î teklifleri kabul ettirmede herhangi bir zorlama ve meşakkati hissettirmeme yoluna gidilişi Allah (cc)'in kullarına rahmetinin bir tecellisidir.
    Allah (cc)'ın va'z ettiği nizam, inananlara anlaşılması gayet kolay gelen, hiç bir günahı emretmeyen, hülasa, dünyada selameti, ahirette saadeti için ne lazımsa onu emreden bir sistemdir ki, kullarına onu göndermiştir, islâmi hükümlerin insanlığın maslahatlarını karşılamak için gönderildiği bilinir.
    Muhammed Ali Es-Sabuni
    Sayfa 64 - Şamil Yayınları: 1/84-85
  • 1032 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Cidden kaliteli bir eserdir.Ahkama dair bilgi sahibi ve bir çok tefsirden nakil ile bir aryaa getirilmiş ilmen güzel bir kitaptır.İlmi olarak ahkama dair bilgi sahibi olmak istiyenler için gerekli bir kitap