Ahmet Kaya
"Geceler mi sen, ben mi yorgunum
Mermiler mi sen, ben mi yangınım
Düşlerim tutsak, yüreğim sürgün
İçimde bir çocuk tedirgin..."

Ahmet Kaya
Ahmet Kaya’nın şairleri
Attila İlhan'dan Hasan Hüseyin Korkmazgil'e, Can Yücel'den Nevzat Çelik'e Ahmet Kaya'nın şiirlerini bestelediği şairleri yeniden hatırlayalım.
Mithat Fabian SÖZMEN
Ahmet Kaya, 17 yıl önce bugün yalnızca 43 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Paris’teki sürgün hayatı sırasında hayata gözlerini yuman Ahmet Kaya, ardında büyük bir boşluk ve önemli bir miras bıraktı. Bu miras, Türk şiirinin unutulmaz eserlerini de içeriyor.
1985’te ilk albümü ‘Ağlama Bebeğim’le adını duyuran Ahmet Kaya’nın yükselişi, 80’lerin ikinci yarısında 12 Eylül karanlığını yırtan emekçi hareketliliğiyle aynı döneme denk gelmişti. Bu dönemde ‘Acılara Tutunmak’, ‘An Gelir’, ’Şafak Türküsü’, ‘Yorgun Demokrat’, ‘Başkaldırıyorum’ gibi ardı ardına çıkardığı albümlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan
Ahmet Kaya’nın siyasi içeriği belirgin şarkılarında öne çıkan yanlardan biri usta şairlerin eserlerinden yararlanıyor olmasıydı.
Gerçekten de Ahmet Kaya’nın şarkılarını dinleyen biri kendini bir anda Attila İlhan, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Can Yücel, Enver Gökçe, Ülkü Tamer, Nevzat Çelik, Orhan Kotan gibi isimlerle tanışmış olarak bulabilirdi.
YUSUF HAYALOĞLU
Kuşkusuz, 1986’da evlendiği Gülten Hayaloğlu’nun ağabeyi olan Yusuf Hayaloğlu ile 1987’deki İyimser Bir Gül albümüyle birlikte başlayan birlikteliğini başka bir yere koymak lazım. Kaya’nın Hayaloğlu ile çalışmaları, bu tarihten sonra onlarca şarkıya dönüştü ve Hayaloğlu’yu Ahmet Kaya’nın bir numaralı şairi yaptı. Hani Benim Gençliğim, Yorgun Demokrat, Yüreğim Kanıyor, Başkaldırıyorum, Adı Bahtiyar, İyimser Bir Gül, Başım Belada, Dokunma Yanarsın, Biz Üç Kişiydik, Beni Vur, Giderim, Nereden Bileceksiniz gibi Ahmet Kaya’nın en popüler şarkıları Yusuf Hayaloğlu’nun imzasını taşıyordu.
Gelin Ahmet Kaya’nın diskografisinde bir gezintiye çıkalım ve eserlerini, şairleri ve şarkı sözü yazarlarıyla birlikte yeniden hatırlayalım.
AHMED ARİF
Ağlama Bebeğim(1985): Suskun, Maviye Çalar Gözlerin, Hasretinden Prangalar Eskittim.
Başım Belada(1991): Oy Havar
ALİ ÇINAR
Sevgi Duvarı(1990): Kendine İyi Bak, Hep Sonradan
Tedirgin (1993): Tedirgin, Layla, Elektro Şok, Sevemezsin, Yazamadım
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER
Yorgun Demokrat(1987): Alnında Dağ Ateşi
ARİF DAMAR
Ağlama Bebeğim(1985): Bırak Beni
AŞIK MAHZUNİ ŞERİF
Yıldızlar ve Yakamoz (1986): Ben Beni
ATAOL BEHRAMOĞLU
Acılara Tutunmak (1985): Bu Dert Beni Adam Eder
ATTİLA İLHAN
An Gelir (1986): An Gelir, Lili Marlen Türküsü, Sen İnsansın
Yorgun Demokrat(1987): Tut Ki Gecedir
Başkaldırıyorum(1988): Acı Ninni, Haçan Ölesim Gelir
Başım Belada(1991): Hiçbir Şeyimsin, Yangın Gecesi
Dokunma Yanarsın(1992): Böyle Bir Sevmek, Rinna Rinnan Nay
Tedirgin (1993): Mahur, Grev, Ah!
Şarkılarım Dağlara (1994): Cinayet Saati
AYŞE HÜLYA ÖZZÜMRÜT
Dokunma Yanarsın(1992): Merhaba
CAN YÜCEL
Sevgi Duvarı(1990): Sevgi Duvarı
ENVER GÖKÇE
Acılara Tutunmak (1985): Yusuf Yusuf, Gayrı Gider Oldum
Şafak Türküsü (1986): Kore Dağları
Yorgun Demokrat(1987): Katlime Ferman
ERSİN ERGÜN
Başkaldırıyorum (1988): Beni Tarihle Yargıla
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
Resitaller 2 (1990): Hey Göklere(Deli Kuşun Öttüğü)
GÜLTEN KAYA HAYALOĞLU
Şarkılarım Dağlara (1993): Ağladıkça
Yıldızlar ve Yakamoz (1996): Turuncu Gemi
Dosta Düşmana Karşı (1997): Korkarım, Ay Gidiyor
Hoşçakalın Gözüm (2001): Al Öfkemi
HALİM ŞEFİK GÜZELSON
Yorgun Demokrat(1987): Kılıç Balığının Öyküsü
HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL
Acılara Tutunmak (1985): Amenna, Öyle Bir Yerdeyim Ki, Acılara Tutunmak, Kadınlar, Güzel Günler, Ortadoğu
An Gelir (1986): Halay Havası
Şafak Türküsü (1986): Haramiler
Sevgi Duvarı(1990): Şiddet
KARACAOĞLAN
Ağlama Bebeğim (1985): Şahin Gibi
MEHMET AKİF ERSOY
Ağlama Bebeğm(1985): Uğurlar Ola
NÂZIM HİKMET
Ağlama Bebeğm(1985): Aynı Daldaydık
An Gelir (1986): Şeyh Bedreddin
NEVZAT ÇELİK
An Gelir (1986): Neyleyim
Şafak Türküsü (1986): Şafak Türküsü, Tutuşur Dizelerim, Geleceğim, Zeytin Karası
NİHAT BEHRAM
Başkaldırıyorum(1988): Denizin Ardı Özgürlük
Sevgi Duvarı(1990): Doruklara Sevdalandım
ORHAN KOTAN
Şarkılarım Dağlara (1993): Gururla Bakıyorum Dünyaya
Dosta Düşmana Karşı (1997): Dosta Düşmana Karşı
(Ölümünden sonra 2006’da yayınlanan Gözlerim Bin Yaşında albümünün tamamı Orhan Kotan’ın şiirlerinden oluşur.)
ORHAN VELİ
Acılara Tutunmak (1985): Macera
RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI
Başkaldırıyorum(1988): Uçun Kuşlar Uçun
SABAHATTİN ALİ
Ağlama Bebeğim (1985): Kara Yazı, Geçmiyor Günler, Kız Kaçıran
SEDA AKAY
Tedirgin(1993): Yalancı Ayrılık
SÜHA TUĞTEPE
Dokunma Yanarsın(1992): Kenar Mahalleli
ÜLKÜ TAMER
An Gelir (1986): Üşür Ölüm Bile
Başkaldırıyorum(1988): Gül Dikeni
YILMAZ ODABAŞI
Hoşçakalın Dostlarım (2001): Yakarım Geceleri, Diyarbakır Hasreti
ZEYNEP TALU
https://www.evrensel.net/...met-kayanin-sairleri

/100Kitap Oku'dan Alıntı

DOSTLARIM

(Dostlarım! Ey Atinalılar... kendi savunmasını yapan Sokrates geldi aklıma..)

Burada çok güzel dostlarım oldu. Birbirimizi göremesek de fikir kardeşliği kitap dostluğu yinede güzeldi. Kimin kalbini istemeyerek de olsa farkında olmadan kırdıysam özür dilerim. İşte internet arkadaşlığında bir şey var ki hep uzaktan dostluk kurulur. Karşılıklı çay içerek sohbet etmenin güzelliğini yaşayamasakda. Bu sayfaya girdiğimde çok tedirgin olmuştum. Fakat zamanla bir çok konuda benimde ön yargılarım değişti. Tanıdığım en güzel insanların sadece gerçek hayatta olmadığını da gördüm. Ve hayatta her zaman en güzel şansımın nerede olursa olsun arkadaşlarım olduğunu biliyorum. Güzel insanlar bir şekilde benim yoluma çıkıyor her zaman.. Bir tesadüf bir sebep bir rastlantı.. Burada tek tanıdığım kardeşim Ömerdi (Bulut). Revan(Zalım) beni ilk ekleyen arkadaşımdı. Adem abi, Dua, Rafiye, Haree, Çağlar Yıldırım, Zagor, Özgür Adam, Delfin Ö., Nazlı Yavuz, Aslı, Dystopianerectus, Madame Bovary, Lokman, Derya, Belkin, , YNT, Dosto'nun Müridi, Buse Suci, Yaren T, Ulaş Faruk Akpınar, Seyid Ahmet GÜLTEKİN, Noir, Tesla Yunus, Coşkun Uğur, Rüveyda Atmaca, Yusuf, Merve D., Ömer Yaşar, Gökhan Ateş, Mehmet Temiz, Ceylan, Susku Kahvesi, Kübra, Mina, Murat Ç, Yusuf Çorakcı, Mert Güler, Hüseyin, Ali Batı, Zeynep Deniz, Nalannn, Yaşlı Çocuk, Mathmazel, Küçük Kara Balık, Fatih Salık, Ezgiperest, Ferah, Şinka, fAZİ, Ömür Törpüsü, Samet, Özlem Şahin, TOUJOURS, Zeynep Deniz, Metin Pir, Hamuş, Barış XVII, Metin Özdemir, Nrdn Dstyvsk, Masiva, Raskolnikov, Muhayelll, Elif Arslan, Ferman Mammadov, Onur Utku Ceyhan, Simurg, İnan Akmeşe, Polyy, Milena, Vedat yadikar, Zarif Hanım, Serpil Ağ, Aşiyan, Merve Altıntaş, Saudade, Rasi, Ruta, Papatyammm, Huzur Sokağım, Crzcarz, mEHMET üLKÜ, Çakır Kaya, Hilal Başak, Asena Turgut, Nazik Topcu, Taha Bezci, Mukavvadan Adam, Betuldd, İlker Görkem, Ömer Gezen, Fevzi Altunbulak, Su Polat, Yıldız Tozu, Recep Keten, Ender, Hayati Gostalak, Hamit Yıldırım, Esin Damla Öktem, Özgür Beden, Mehmet Zana Başkan, Post Mortem, Uğur Urkut, Esma Balı, Leyla, Ebru İleri, Mehmet Aldemir... ve ismini yazamadıklarım.

'Schindler'in Listesi' gibi oldu :) Arkadaşlığınız için çok teşekkür ediyorum. Çok güzel insanlarsınız. Bahtınız açık olsun. Bayram tatili on gün olunca herkes şehirden kaçıyor :) Bende denize, dağlara, yaylalara kırlara gideceğim. Büyükbabamın yanına. Heidi gibi dolanacağım oralarda.

_Leyla ((

Ahmet Kaya Tedirgin
Haramiler sarmış yolumu
Güvercinler muhbir uçar oy
Telden tele fermanım gider
Benim sonum dünden belli

Ahmet Kaya Tedirgin
Sarı sıcak yazılar uzak
Dost uzanan eller uzak
Karanlıklar kurmuş tuzak
Benim sonum dünden belli

Metin T., Seyyare'yi inceledi.
 14 Şub 2017

Daha başta “Dokuz sekizlik sevdaların sahibi ben; isimleri Meriç ve Tuna olan deniz gözlü çocukların diyarından, kömür gözlü Dicle ve Fırat’ların memleketine gidiyorum...” demiş yazar. Anlamışsınızdır bu harika cümlenin meramını.

Edebiyat, özellikle de gezi yazılarında uzun uzun tasvir yapmayı bırakalı çok oldu. Kelimelerden alınmış görev, fotoğraf ve videolara verilmiş. Peki gezi yazıları okunmayacak mı?

Bu eser okuttu kendini. Ne yoktu ki içinde? Bir kere şiir vardı. “Ahmet Arif’in sadece bir tane şiir kitabı var. 'Hasretinden Prangalar Eskittim' Bir tek incecik şiir kitabı bir koca evrene bedel. Zaman kadar sonsuz anlamları barındırır içinde. Kara saplı bir hançer gibidir her mısrası, yüreklere saplanır okudukça, kan revana döndürür ruhları...”
Türküler, onların verdiği duygular vardı.
“Buralarda Yar Seven, Ölmezse Verem Olur”
Ve insan,
“Tam karşıda bir tezgah, bir sürü ünlü kişinin resimleri. Resimlere dikkat edince yelpazenin oldukça geniş olması bizi güldürüyor. En solda Che, hemen altında Apo, onun yanında Ecevit. Üstte Atatürk, solunda Hz. Ali, sağında Ahmet Kaya, altında Yılmaz Güney. Yılmaz Güney’in altında ise Fethullah Gülen…”

Diyarlar vardı.
Hasankeyf’ten Peyruze. Hasankeyfli Peyruze’yi hem yazar hem Ömer anlatıyor. Ben okudukça pürdikkat kesiliyorum.

Hiç duymadığımız özellikleri bu diyarların, “Ömer diyor ki, on bin yıllık bir yapıdır Peyruze’nin evi. Rakamları, yılları, tarihi ve matematiği karıştırmadım; arkeologların araştırmaları söylüyor bunu. Onların hesaplamalarına göre ne milat, ne peygamberler, ne mitoloji, ne edebiyat, ne felsefe vardı Peyruze’nin evi oraya kurulduğunda... Sümer uygarlığı yoktu, Mısır ve Firavunlar, Musa ve Seti yoktu henüz... Ne Işığın Oğlu Ramses ne Bulutları Devşiren Zeus... Apollon Athena, Artemis, Ares ya da diğerleri yoktu. Denizlerin ve dağların efsanesi yazılmamıştı. Yazı yoktu, Sümer tabletleri icat olunmamıştı daha, Homeros yoktu, Troya’daki savaş meydanına akın etmemişti savaş tanrıları; Yunan uygarlığı ve Sokrates yoktu. Sofistler kalem bile almamışlardı ellerine...“

Elbette diyorum, burası Anadolu.

Gezi tempolu sürüyor. Amed'de güller, Dengbej Evi, Demirci Kawa. Sonra, Uy Aman Aman, Burası Adıyaman, Kommagene, Nemrut'un Türküsü.

“Efsaneler şehri Urfa, peygamberlerin mistik şehri, Balıklı Göl ve Hz. İbrahim efsanesi, Urfa'nın mağaraları, sıra gecesi ve gençleri, Harran'da buluşma"

Ayağımızda kundura, düştük Urfa'da yollara.

Tempo hiç düşmüyor. Mardin Kapı şen olur, turnam gidersen Mardin'e ve Şahmeran efsanesi...

Ve aslında ta başında, "Hasan Paşa Hanı cok kalabalık." diyor yazar “Avluda atların nal seslerini, kesik kesik solumalarını duyuyorum. Uzun yoldan geldikleri belli, yorgunlar ve açlar. İri yarı adamlar bağrışıyorlar. Konuştuklarını anlamaya çalışıyorum ama nafile. Atlılardan birisi kafasını kaldırıp benden tarafa bakıyor. Benim tarafımdan gözetlendiğini hissetti kesin, korkarak geri çekiliyorum. Ama simsiyah gözleri gözlerimde takılı kalıyor…”

Bir an için sürükleyici bir romanın içindeymişim gibi hissediyorum. Ne çok severim romanı! Bu ne? İçim gülümsüyor. Kelimeleri karşılayan gözlerime bahar, yüreğime hazan çöküyor. Başımdaki zonklama artıyor. Meto, diyorum usulca, bu kitaba aşk bulaşmış. Anlatıcı sesin bir kadın olduğu iyice belirginleşiyor. Yumuşak ve tedirgin ses devam ediyor.

Ve artık yazı boyunca Mervan da var bize eşlik eden. Kah düşünde kah rüyasında kah hayallerinde yazarın. Onun sevdalı hali biz okurlara da nüfuz ediyor.

“Bu Antep'in taşına bak, gözlerimin yaşına bak." Anlatıcı hissettiriyor kendisini "göz pınarlarıma dolan ama akamayan yaşlarla açıyorum tekrar gözlerimi, Mervan uzaklaşıyor sessizce” diyor.

Bir film müziğinin güzelliği, futajlara yayılışı ve volümlerin mükemmelliğidir. Bir gezi yazısı ancak bu kadar yayılabilirdi bir okurun futajlarına. Olur da rastlarsanız, tavsiyemizdir.