göğün mavi boşluğunda binlerce yıldız parıldıyordu. insan anlaşılmaz toplumun ortasında yapayalnız gibiydi. bütün insanlar uykudaydı-yüzükoyun, yatay, bilinçsizdiler.
bir başka deyişle, hayat ne kadar güzel, ödülleri ne kadar tatlı, kin ve hınç ne kadar önemsiz geliyordu; güzel bir sigara yakıp da pencere önü kanepesinin minderlerine gömülürken, insanın yanındakilerin dostluğu ve kafadarlığı ne kadar takdire şayan geliyordu.