Nietzche'den sonra yaklaşık altı yüzyıl önce Mevlânâ diyor ki!
Geçmişi unut
Koy bir kenara
Yeni bir sayfa aç
Kurtar benliğini dünden
Bugünün çocuğu ol
Bütün bilgeliği ve gülümseyişiyle gençliğin
Şu anı hiç terk etme ne olur
Sonsuza uzanan şu günü terk etme.
Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım?
Gidişler ardı ardına gelirdi ummadık anda.
Aslında bilinen Gerçek, öteye atılan hayallerin önüne geçince insan hakikat yağmuruna tutulurdu. O yağmurdan kaçış da pek mümkün olmazdı. Ayrılıklar hep olacaktı. Kimi zamanlı, kimi zamansız...