Zeynep Demir, bir alıntı ekledi.
17 May 13:53 · Kitabı okuyor

Batı, Keloğlanlığa pek yüz vermez. Orada tam karşıtı. Don Kişot, o sıska ve yaşlı şövalye özentisi, her atılımında hüsrana, yenilgiye uğratılır. Batı'nın düşçülüğe yergisi ta burdan başlar. Akıldışılık cezalandırılır, akıl takdis edilir, yüceltilir. Onlara göre, Keloğlan'lar hiç kazanamazlar ya, Don Kişot'lar da sadece gülünçtürler. Ancak güçlüler amaçlarına ulaşırlar.
— Güçlü olmak, karşımızdakinin zayıf olmasını gerektiriyor. İstemiyorum.
— İste, isteme. Güçsüzleri yalnız masallar korur. Onlar ejderhaları yalnız masallarımızda yenerler.

Üç Beş Kişi, Adalet AğaoğluÜç Beş Kişi, Adalet Ağaoğlu

"...bir ilişki soylu kalmak için tüm seyrini tamamlamalıdır. sadece yetişkinlik çağını değil, karışık bir sırayla bile olsa, çocukluk ve ergenliğini de yaşamalıdır. kendine özgü simyayı, kendi akıl ve akıldışılık, coşku ve ilgisizlik, heyecan ve mizah, yakınlık ve uzaklık, söz ve ten karışımını da bulmak zorundadır.

sevgililer için bütün mesele, ilişkilerinin anısını birlikte çıkılmış bir yolculuk gibi korumayı becerebilmektir."

amin maalouf - doğu'dan uzakta

kirmizicekic, bir alıntı ekledi.
03 Şub 02:00 · İnceledi

Batı, Keloğlanlığa pek yüz vermez. Orada tam karşıtı. Don Kişot, o sıska ve yaşlı şövalye özentisi, her atılımında hüsrana, yenilgiye uğratılır. Batı'nın düşçülüğe yergisi ta burdan başlar. Akıldışılık cezalandırılır, akıl takdis edilir, yüceltilir. Onlara göre, Keloğlan'lar hiç kazanamazlar ya, Don Kişot'lar da sadece gülünçtürler. Ancak güçlüler amaçlarına ulaşırlar.

Üç Beş Kişi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)Üç Beş Kişi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)
Tuba Arslan, Yüzyıllık Yalnızlık'ı inceledi.
25 Oca 23:44 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · Puan vermedi

“Yüzyıllık Yalnızlık romanında hiçbir şey halkın beklediği gibi olmaz; her şey onları şaşırtır; hepsi başarısızlığa mahkûm olur; hepsi hüsrana uğrar; başkalarıyla uzun süreli bir ortaklık kurmayı başaran azdır ve çoğunluk bunu hiçbir zaman başaramaz. Eylemlerin çoğu –ilk bakışta romanın bütününün yapısı gibi– döngüseldir .… Denizi ekip biçenler, kendi hayatlarına amaç bulamamışlardır, verimli olmayı başaramazlar, kaderlerinin kısırdöngüsünü kıramazlar. Kısacası kendi tarihlerini kendileri yapamazlar …. Bunun olası tek açıklaması, kendi hayatlarını bir başkasının değerleri adına yaşadıkları olacaktır. Çünkü yalnızlık (araştırmayla beraber) Latin Amerika tarihinin ana temasıdır: Boş bir kıtada terk edilmişlerdir, çok büyük bir kültürel boşluk içindedirler, asıl yuvalarından binlerce mil uzakta ıssız bir adaya bırakılmışlardır. 16. yüzyıl İspanyası’nda tasarlanan .… karakterler 18. yüzyıl sonu Aydınlanma döneminde uyanırlar .… ama inşa etmedikleri bir dünyaya ayak uydurmaktan âcizdirler. Romanın hayali yüzyılı boyunca, dışarıdan (çingeneler) tek tük ve parça parça baskılar gelir, bunlar da Bağımsızlık dönemindeki baskıların 1960 başlarına uzantılarıdır .… Bu anlatılanların ışığında roman, ‘büyülü’ gerçekliktense sömürgeci tarihin bireysel ilişkiler üstündeki genel etkisiyle daha çok ilgili gibidir: çünkü temalar döngüsellik, akıldışılık, kadercilik, izolasyon, batıl inanç, fanatizm, çöküş ve şiddettir. Bu konuların, içsel mi, yoksa tarih tarafından üretilmiş mi olduğu konusundaki karar, felsefi ya da bilimsel bir tespit olduğu kadar siyasi bir karardır da.” (Martin, s. 106)

Kemalistlerle,dincilerin ortak yani, her iki ideolojiye karsi yapilan nesnel elestirilerin her iki mantalite sahipleri tarafindan da cekilemiyor olusu. Bagnazlik Ataturkun en cok reddettigi akildisilik olmasina karsin kemalistler,fazla bagnazdir.

Semih Akdeniz, bir alıntı ekledi.
26 Kas 2017 · Kitabı okuyor

Maalouf'dan aşkın uzun tanımı
Ama bir ilişki soylu kalmak için tüm seyrini tamamlamalıdır. Sadece yetişkinlik çağını değil, karmaşık bir sırayla bile olsa, çocukluk ve ergenliğini de yaşamalıdır. Kendine özgü simyayı, kendi akıl ve akıldışılık, coşku ve ilgisizlik, heyecan ve mizah, yakınlık ve uzaklık, söz ve ten karışımını da bulmak zorundadır.

Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 331 - Yky)Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 331 - Yky)
dostamisc, bir alıntı ekledi.
11 Kas 2017

“İNAT”, “saçmalık”, “mantıksızlık”, “akıldışılık”... İç savaşın alabildiğine kızıştığı 1991 yazında bile Yugoslavya’nın “öyle veya böyle” devamından yana umutlarını korumaya çalışan YugoslavyalIlar, “düşman”ı, böylesi kollektif ruhsal-duygusal özelliklerle açıklıyorlardı.

Yugoslavya, Tanıl Bora (Sayfa 15 - 2. Baskı Birikim Yayıncılık Ltd. İstanbul 1995)Yugoslavya, Tanıl Bora (Sayfa 15 - 2. Baskı Birikim Yayıncılık Ltd. İstanbul 1995)
salih, bir alıntı ekledi.
13 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Birçok gözlemcinin ayrıntılandırabileceği gibi montaj bandı, içinde büyük bir akıldışılık barındırır. İnsanlıktan çıkarıcı bir iş ortamı sunar. Çok çeşitli beceri ve yetenekleri olan insanlardan, çok basitleştirilmiş, sınırlı sayıda işi defalarca yapması istenir. İnsanlar çalışırken insani yeteneklerini göstermek yerine insanlıklarını inkar etmeye ve robot gibi davranmaya zorlanırlar. Kendilerini işte ifade edemezler.

Toplumun Mcdonaldlaştırılması, George Ritzer (Sayfa 61 - Ayrıntı Yayınları 3. Baskı 2014)Toplumun Mcdonaldlaştırılması, George Ritzer (Sayfa 61 - Ayrıntı Yayınları 3. Baskı 2014)
BİROL COŞKUN, bir alıntı ekledi.
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

...bir ilişki soylu kalmak için tüm seyrini tamamlamalıdır. Sadece yetişkinlik çağını değil, karışık bir sırayla bile olsa, çocukluk ve ergenliğini de yaşamalıdır. Kendine özgü simyayı, kendi akıl ve akıldışılık, coşku ve ilgisizlik, heyecan ve mizah, yakınlık ve uzaklık, söz ve ten karışımını da bulmak zorundadır.
Sevgililer için bütün mesele, ilişkilerinin anısını birlikte çıkılmış bir yolculuk gibi korumayı becerebilmektir.
Yolculuklar da bize yol arkadaşı olan yabancılarla kalıcı dostluklar kurma fırsatını sık sık sunmaz mı? Aşk maceralarından da benzer bir zihin açıklığıyla çıkabilmek gerekir. Sevgililerin tanışmalarının her yıldönümünde, olayı kutlamak ve paylaşılmış anları hatırlamak üzere buluşmalarını önerecek kadar ileri gitmeyeceğim. Ama bu 'yolculuk' hakkındaki sevgi dolu anıları tüm yaşamları boyunca koruyabilmek adına ayrılık acısını aşmaya gayret etmeleri gerekir."

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf
Halil Yavuz KAYA, bir alıntı ekledi.
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsanlığın büyük yıkımlarından sonra; bilgi - gerçeklik önemini kaybeder; " inanma " ihtiyacı dışa vurur. Bu dönemde dogmatizm, akıldışılık her alana sirayet eder; iradesi zayıf olanlar yaşarken çürür.
Böyle dönemlerde sadece insanın ruhundaki soyluluğu onun düşmesini önler.

Kayıp Sicil, Soner Yalçın (Sayfa 362)Kayıp Sicil, Soner Yalçın (Sayfa 362)