• Bağlantılı hikayeler :
    #32867531
    #33861382
    #33619327
    #34440690


    KÖR YOLCU 2

    “Ortalık sakinleşti sanırım , her şeyi açıklamanın tam sırası”

    -Necip Bey afedersiniz bir dakika dinler misiniz çok rica ediyorum.
    -Ne diyorsun kardeşim dinlemek istemiyorum, şimdi bey mi olduk hani isimlerimiz yeterliydi, sahtekar herif yürü git elimden bi kaza çıkmasın.
    -Haklısınız elbette kendinizce çünkü gerçeği bilmiyorsunuz, sadece son bir fırsat istiyorum her şeyi açıklamak için, lütfen.
    -İyi be çabuk ol kitap okuyacağım daha , senin yüzünden başlayamadım bile.
    -Çok teşekkür ederim. Hemen konuya giriyorum. Bu sahte körlük oyunu tamamen bir sosyal deney amaçlıydı. Yani özetle insanların, engelli vatandaşlara karşı olan tutumlarını ölçmek istedik, siz en başından beri çok saygılı ve ilgiliydiniz , teşekkürler her şeyden önce. Sonraki istenmeyen gelişmeleri de pek hesaba katmadık ama buna da hazırlıklıydık. Bütün olup biten hem ses kaydına alındı hem de gizli kamerayla çekildi. Elbette sizin ve diğer yolcuların izin verdiği kadarını paylaşacağız kamuoyuyla. Büyük bir şirket için çalışıyorum, devlet kurumlarıyla da bağlantımız var, çok büyük bir proje bu, sanırım derdimi anlatabildim.
    - Evet yeterince anlaşılır oldu bu açıklama, siz de kusura bakmayın bilemezdik takdir edersiniz ki.
    -Estağfurullah, tabi ki bilemezdiniz. Biz alışkınız aslında fakat bu çapta bir otobüs yolculuğu deneyimi bizim için de ilk oldu. Ekibimizden 4 kişi de bana eşlik ediyor arka koltuklarda, onları zor durdurdum neredeyse sizlere tepki göstereceklerdi , neyse ki bu kadarıyla duruldu ortalık.

    Nigar : Pardon anlattıklarınıza kulak misafiri oldum, ben de özür dilerim kendi adıma, Necip Bey'in dediği gibi bilemezdik.
    -Hiç önemli değil, özür dileyecek bir şey yok çok naziksiniz, aslında bir de şu var ki muavine karşı tavırlarınız da pek hoş değildi ama şey pardon mesleki bir alışkanlık, insanlara karşı davranışlar konusunda çok hassas bir iş bizimkisi malum :)

    -Muavin : Abi ben senin harbi bi delikanlı olduğunu anladıydım zaten, kusura bakma hırpaladık seni biraz abey, şeytana uydum ben, bi de çok yorgunum biliyon mu 48 saattir uyumadım, kamerada çıkacak mıyım ben de abi meşhur olurum belki, kurtar beni bu hayattan ne olur.
    -Kardeşim sorun değil, sana özel bir yer veririz programda. Şoför beyle bir görüşsek gel sen hele, Semih Bey'e çok ayıp oldu adamcağız yolda kaldı olacak iş değil, dönüp alalım onu hemen.

    -Kaptan Bey, …….. durum böyleyken böyle , ne olur dönüp alalım Semih Bey perişan olmuştur, bak bütün yolcular da razı en fazla 1 saat gecikiriz.
    Kaptan : Arkadaş bi tane akıllı da beni bulmaz ki, canımdan bezdim bu yollarda, iyi ya dönelim madem,hay ben böyle işin de böyle yolun da..
    -Sağolasın kaptan baba adamsın sen belli zaten.

    “Kaptan sert bir manevrayla otobüsün yönünü geriye çevirir, yolcuların bir kısmı uykusundan uyanır, bir bebek ağlamaya başlar. "

    Osman : Nigar Hanım, siz çok okuyan birisiniz belli, izin verirseniz sosyal sorumluluklar hakkında birkaç soru sormak isterim size de, kısa bir röportaj gibi, kameraman arkadaşı da çağırıyorum sakıncası yoksa. Müsade ederseniz Semih Bey gelene kadar yanınıza oturabilir miyim, pratik olur böylece,koridor dar zaten, kameraman arkadaş da rahat hareket eder böylece.
    -Peki buyurun ne diyeyim, çok şaşkınım olanlara ama demek ki bunları da yaşamamız gerekiyormuş, kısa tutarsak sevinirim, kitabın en heyecanlı yerindeydim.
    -Tabi ki 10 dakikayı geçmez, teşekkürler.
    …………
    -Bitti mi hepsi bu kadar mı, faydalı olacak mı anlattıklarım, hangi kanalda çıkacak bu arada ne zaman, saçım iyi miydi ya aynaya falan da bakamadım tüh aceleye geldi.
    -Merak etmeyin gayet güzel oldu. Şey bu arada Semih Bey gelince durumu ona siz anlatsanız rica etsem, kendisiyle konuşana kadar yeni bir felaket yaşamak istemiyorum :)
    -Tabi , o iş bende merak etmeyin.
    -Çok teşekkürler, tanıştığımıza memnun oldum. İzninizle yerime geçeyim, ben de kitap okuyayım biraz :)
    ……….
    “Semih olanları öğrenir ve artık sakinleşmiştir, her şey yoluna girmiştir.”

    -Afedersiniz ben fevri davrandım, bir avukat olarak daha sakin olup anlamaya çalışmalıydım olanları, peşin hüküm verdim.
    -Üzülmeyin Semih Bey, iyi niyetinizden şüphem yok, bilinçli bir vatandaş olarak hareket ettiniz, belki biraz ileri gitmiş gibi oldunuz ama zararı yok :) Bu arada , sizinki gibi tepkilerin benzerleriyle karşılaşıyoruz zaman zaman, nadiren de olsa mesele yargıya taşınıyor. Açıkçası iyi bir avukata ihtiyacımız var ve bu konuda yetkilendirildim yöneticiler tarafından, eğer değerlendirmek isterseniz önümüzdeki hafta iş görüşmesine bekliyoruz sizi, emin olun tatmin edici bir maaşınız olacak, bu da kartım, istediğiniz zaman arayabilirsiniz.
    -Teşekkür ederim, aslında böyle bir arayışım da vardı ama bilemedim, bir düşüneyim.
    …………
    “ Yediveren Turizm’in sayın yolcuları ! Aracımız Güzeltepe Dinlenme Tesisleri’ne varmak üzeredir, mola süremiz 30 dakikadır.”
  • Bir de Modern Gençlik'le ilgili (yani benimle, bu yüzden manyak gibi eğilerek selam çaktım) çok uzun bir makale vardı, çok akıllı kel bir herif yazmıştı. Bunu dikkatle okudum ey kardeşlerim, çayımı yudumlayarak, fincan fincan içerek, reçele ve yumurtaya bandırdığım kararmış ekmek parçalarını mideye indirerek okudum.
  • "Bu kafanın bir dili vardı içinde, türkü söylerdi bir zaman. Herif nasıl kaldırıp atıyor şimdi yere, Kabil'in eşeğinin çene kemiğiymiş, ilk cinayetin aletiymiş gibi. Belki de bir politikacının kafası bu hayvan herifin fırlatıp attığı. Oysa adam kendini sağlığında Tanrı'dan daha akıllı sanmış olabilir, olamaz mı?

    (...) Ama şimdi kurt sultanların emrinde, bu çenesiz, tepesini mezarcı küreği delmiş kafa. Ne yaman bir devrim bu, gören göz için."
  • Atatürk’ün bize mirası “aklını kullan” tavsiyesidir. Ona bugün ihtiyacımız var mı sorusunun cevabı da “Atatürk’ü sil, yerine akıl yaz, sonra bu soruyu tekrar sor”dur, dediğim gibi. Ama Atatürk’ün şahsı akıl değildir. Akıl bizim kafamızın içindedir. Onun aklını kullanamayız, zira o akıl artık yoktur, bedeniyle beraber yok olmuştur. O çok akıllı, müthiş zeki, çok bilgili bir insandı. Ama nihayet insandı. Tanrılık, peygamberlik, yanılmaz önderlik, değişmez komenderlik taslayanlardan hiç olmadı. Her insan gibi iyi meziyetlerinin yanında keşke olmasaydı dediği, dediğimiz yanları da vardı ve her insan gibi sonunda öldü. Ne yazık ki erken öldü. Erken ölümünün bir sebebi de yaramaz çocuk gibi davranmasıydı. “Kaç paket sigara içiyorsunuz ekselans?” diye soran Fransız doktora “Üç paket” diye cevap vermişti. Doktor da bunu tek pakete indirmesini söyleyip gittikten sonra Salih Bozok, “Ama Paşam siz zaten bir paket içiyorsunuz her gün” demekten kendini alamamıştı. Atatürk hınzır hınzır gülerek “Enayi miyim ben Salih?” diye cevap vermişti. “Bir paket içiyorum desem, herif üçte bir pakete indir diyecekti.” İşimiz Atatürk’ün yaptıklarını ezberlemek değil, onun akılcılığından öğrenmek, yaramazlıklarına da gülüp geçmektir, zira artık onları değiştirmek için çok geçtir.
  • "Mehtapta gezmekten hep hoşlanırız. Bu sırada yanımızda biri bulunmasını da müthiş surette isteriz, fakat iki aptal herif, romanlarında mehtaplı aşk sahnelerinden bahsettikleri için bu muazzam zevki, bu şiddetli ihtiyacı gülünç buluruz. Görülüyor ki hamakat sade ahmaklara değil, akıllı olduklarını sananlara da hükmediyor."
  • Tembel ve biraz soğuk bir herif, azıcık da
    kuruntulu, ama akıllı; kendine usul usul, ortalama ve sağlam bir
    mutluluk, hareketsizliğin kıpırtısız mutluluğunu sağlamayı bildi.
    Ve çoğu zaman haklı olduğu ortaya çıktı. İşte bu... ben bu muyum?”
  • - BABA!!! -

    Hoşgeldiniz beş gittiniz faslını yapmış kabul edin bu seferlik .. Yine de alayınıza selam olsun içli köfteler ve patlıcan musakkalar .. Genel olarak sevdiğiniz , anılarımdan oluşan bir inceleme olacak bu .. İşsizlik kotası pek tabii aşılacak .. Ve pek tabii uzun olacak çünkü hem müziğiyle hem görüşleriyle başlı başına bir KÜLLİYAT'tan bahsedeceğim sizlere .. "Babaların babası" Erkin BABA' dan =))

    Evet başlayalım yavaştan ..Benim Baba ile tanışmam ilkokul günlerime denk düşer.. Sene 80 lerin son çeyreği.. Herşeyden habersiz okula gidip geldiğim dönemler .. Okulun ne olduguna dair pek bir fikrim yok ilerde de olmayacağı gibi.. Sırtta çanta , elde beslenme cantası , boynumda suluğum çay sıra gidip yol sıra dönüyorum .. Haşerat bir elemanım ..ZARARLI NEŞRİYAT dediklerinden...Okul, oturduğumuz semtte olmadığı için servisle gidip gelmekteyim .. Dolayısıyla bir servis aracıyla ulaşım sağlanıyor .. Servisçimiz tam bir çakal.. Sonradan kendi aramızda ona taktığımız lakabıyla Sub-Zero Ali isimli bu adam tam bir getto sakini..Full arabesk dinliyor , dolayısıyla bize de zerk ediyor zehri .. Tüdanyaları , Bergenleri, Kamuran Akkorları , Küçük Emrahları ,Ferdileri , Orhanları , Ceylanları, Resul Balayları ve aklınıza gelip gelebilecek pek çok underground arabeskçiyi bugün dahi biliyor ve sözlerine kadar ezberimde bulunduruyorsam bunu kendisine borçluyum .. İnanılmaz da ahlaksız bir herif bu aynı zamanda.. Okul dönüşü kırda çimende servisi durdurup milleti birbirine düşürmek suretiyle kavga ettiriyor .. Nasıl yapıyor bunu? Misal vermem gerekirse , iniyoruz araçtan..Benim yanıma yanaşıp Tuco, Engin anana küfretti ; diğerine yanaşıp , Engin Tuco anana küfretti diyip nifak sokmak suretiyle cayda çayırda bizi pehlivanlara dönüştürerek kırkpınar güreş müsabakaları düzenliyor =)) Chuck Palahniuk' a selam edin bi zahmet .. O YOKKEN BİZ VARDIK BU ALEMDE!!!Neyse efenim işte böyle bir ortamda gecmekte çocukluğumuz .. Ve o dönemki halet-i ruhiyemiz bu yönde .. 7 yaşında arabesk dinleyen , son derece dertli bir Tuco var karşınızda.. Dertliyiz çünkü sevdalandığımızdan tokat yemişiz, reddedilmişiz (KIZIN KAFASINA 2. KATTAN PORTAKAL ?!?!??!!?!! AT, SONRA ANASI GELSİN OKULA SENİ ÖLDÜRMEK İÇİN , HİÇ UTANMADAN BİR DE YÜZSÜZ YÜZSÜZ KIZA AŞIK OL ?!?!? BAK SEN ŞU KEFEREYE !!
    RÖHAHAHAHAHAHAA =)) ) .. Sub- Zero Ali'den yediğimiz tokatlar yetmiyormuş gibi bir de bunlarla uğraşmaktayım işte o sıralar.. =))

    O günlerde annem ameliyat olduğu için hastanede olduğundan ve babam da çalıştığından dolayı yazı evde geçirdiğim günlerden biri .. Sıkıntıdan patladığım anlar ...Peder beyin plaklarını karıştırırken bir baktım yüzü gözü boyalı bir adam .. Kim ola ki bu derken baktım 7 8 plağı daha var .. Attım plak ÇALAYIRA başladım dinlemeye .. (Buyrun siz de dinleyin .. )

    https://www.youtube.com/watch?v=T8oGRJel9EI

    ANA!!! Cayır -cuyur bir ses .. Aleti bozduk sandım ilkten .. Sözler de İNGİLİÇÇE ..Hiçbirşey anlamıyorum.. Hoşuma gidiyor ama çok farklı .. O dönemdeki tabiri ile "Batı Kaynaklı" müzikten , hele hele rock tan metalden haberim yok pek tabii deve üstünde arap çöllerini turladığım için .. Derken 1:36 da "ÇİKİ ÇİKİ" ARABESK ZİLLERLE beraber SOLO bir girdi ki ben artık mutluluktan delirmek üzereyim .. TORUNUNDAN KAFASINA KUMANDA YİYEN ZÜLFİKAR DEDEYE DÖNDÜM(https://www.youtube.com/watch?v=RSkROQ_-3E8 01:57 YE AL İZLE ZOHAHAHAHAHA ) !! Bu bildiğin ARABESK !!! Sanırım bi 4 5 kez üstüste dinledim ..Olacak gibi değil !! Eşlik etmem lazım ama sözler yabancı .. Napalım napalım ?! Gittim mutfaktan çay bardağı aldım geldim iki tane .. İki de tatlı kaşığı ..Zilleri çalmaya uğraşıyorum o kısıma alıp alıp =)) Bugün çaldığım baterinin temellerini ilk attığım anlar =)) Ne emekleri var BABA' nın benim üstümde.. Neyse efenim sonra Ceylan albümünü tadalım dedik .. İlk parca türkü.. O neşeyi kaçırdı ama sonrasındaki MUALLİM !!! Ondan sonra ÇÖPÇÜLER !! Ondan sonra SÖYLENİR BANA!!! ( o dönem bu parcayı söyleye söyleye ne üzüldüm - ZOHAHAHAHA!- size anlatamam ) Döndük mü EFKAR KÜPÜNE !?!?!!Alkolden haberimiz yok o dönemler neyseki ..Yakınlarda bi yerlerde , el altında olaydı alkolün temellerini de daha erken atacaktık anlayacağın .. İşte benim bir ERKİN KORAY "MANYAĞI" olmamın , kendisiyle tanışmamın hikayesi budur .. Arabesk ile marine edilen bünyeye ZİBİDİ SAZI DENEN ŞEYTAN İŞİ elektro gitarın girişi böyle olmuştur =))

    BABA'ya gelir isek .. Sanmıyorum ki sevmeyeni olsun bu platformda.. Şaşkın dinlemeyeneniz var mı? Öyle Bir Geçer Zaman Ki , Çöpçüler, Estarabim , Çetin Ceviz, Yalnızlar Rıhtımı ya da ismini sayamadığım pek çok parcasını dinleyip efkarlanmayanınız ? Bizim yokluk günlerimizde , mezesiz dumanaltı ortamlarımıza katık oldu onun şarkıları .. Seneler geçip kendimiz de müzik yapmaya başladıkça büyüklüğünü parça parça keşfettik..Saygımız 5'e , 10'a katlandı .. Tanışalım , el öpelim , saygımızı gösterelim dedik atladık İzmir' e gittik .. 3 gün kapısının önünde yattık .. Yoktu evde BABA .. Döndük geriye .. Seneler sonra aynı festivalde çaldık ..Çıkışta bir mekanda aynı masada oturduk.. (Bunu övünç için anlatmıyorum sakın yanlış olmasın) Otururken Baba' nın yüzüne bir baktım ki yara bere izleri hep .. Sonra sonra babamdan , bekarlık günlerinde gece vakti motoruyla gezerken, Erkin BABA' nın elinde ekmek bıçağıyla ,yüzünde kanlar bir kaldırım taşında oturduğunu anlattığı anılarından cıkardım bu yaraların sebebini.. O yılların Türkiyesinde uzun saçla dolaşmak , rock yapmak YÜREK İŞİ hakikaten..İnandığın davadan , değerlerden ödün vermeden , geri vites yapmadan , geri adım atmadan yaşamak ve EN ÖNEMLİSİ İYİ MÜZİK YAPMAK !! Konserlerinin gericiler tarafından basılması , sürekli saldırıya uğraması , Trt denen kurumun bugün olduğu gibi o günlerde de kendisine uyguladığı ambargo .. Senin anlayacağın karşımdaki adam bir zafer abidesi idi.. Bir kez daha hastası olduk .. Sonrası mı?

    Sonrasında bu kitaptan haberdar oldum ama çok geç kalmıştım .. Basımı tükenmişti ben almaya karar verdiğimde ..Uzun müddet aradım .. Sağolsun Nuhun Gemisi' nden Emir eline geçer geçmez bir tel çaktı bana .. Koşarak gittim aldım , 2 günde hatmettim ..

    - BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!! -

    Şimdilerde yapılmamıştır , yok öyle şey diyen dingillerin gölge düşürmeye , itibarsızlaştırmaya çalıştığı Kurtuluş Savaşımızın lideri "SARIŞIN KURT" ' un yanında bu savaşa katılıp savaşmış bir osmanlı paşasının torunu BABA!! Sanatla uğraşan bir ana babanın evladı .. Küçük yaşta piyano çalmayı öğrenmiş .. Elvis'leri dinleyip müzik yapıcam ben diyip , aileye resti çekmiş , Almanya' ya gitmiş John Lenon'larla takılmış aynı masaya oturmuş , aynı studyoya girmiş bir adam .. Bugün bizim camiada karşısına geçip önünü iliklemeyecek adam çıkmaz !! Tartışmasız BABA' dır .. Yurt dışında çaldığım pek çok festivalde sohbet ettiğim gavur tayfanın %90 ' ı hem Onu hem Selda Bağcan ' ı sormuşlardır bana .. Bugün H&M 'den deri montları , riderları çekip kırmızı ruj , morcivert kalemi , sürmeyi gözüne çekip asilik asalettir diye sokaklara dökülen , Psychedelic Rock dinliyorum ben diye gezen tatlı su metalcisi kızlarımız ortalarda yokken O bu işleri yaptı .. Türk müziği ile rock müziği sentezlediğinde ,bu işin yıllar sonra Psychedelic denecek tarz olarak anılacağını bilmeden yaptı .. Herşey bir yana bir şarkı sözü var ki bana kattığı değerler arasında sanırım en büyüğü o oldu ..

    "NAMERT İLE OTURUPTA BİR SOFRADA YEMEK YEME
    YOLA ÇIKAYIM DEME SAYIN ARKADAŞIM OSMAN ..."

    Koymadık O'nun sayesinde NAMERDİ ortamımıza ..

    Kitabı okuduğumda bir de güzel sürprize denk geldim ..BABA da benim gibi bir Aziz Nesin sevdalısı !!! HAHAHAHAHA =)) Sevilme mi bu adam yaa !!!?!?!? BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!!

    TANKLI , TOPLU , TÜFEKLİ , MİTRALYÖZLÜ ROKETLİ BİR DE DİP NOT :

    Yeri geldi yazmazsam kahrederim kendime .. Dangalak bir gazeteci Baba'yı yermek için zamanında hepimizin bildiği o beyaz gitarına 30 (YAZIYLA OTUZ ZOHAHAAHAHAHAHA !!! ) liralık gitar yazmıştı .. ULAN HÖDÜK!!! O GİTAR ,1961 MODEL GIBSON SG LES PAUL "CUSTOM" VE (bakın buraya dikkat!!!) "SERİ NUMARASIYLA" ÜRETİLDİ.. !!! Ben yazmaya utanıyorum burda !! '61 in ilk yarısında seri numara ile üretilen ultra limited seriye ait .. Antika kategorisindedir .. O GİTARIN BUGÜN FİYATI "YOOOOOOKKKKKK!!!!!" SÜLALEN, DOĞMUŞ DOĞMAMIŞ TÜM TORUNLARIN İÇ ORGANLARINIZI SATSANIZ ,YÜZYILLARCA DİLENSENİZ BIRAK ALMAYI DOKUNAMAZSINIZ O GİTARA !! BABA' daki gitarın seri nosu : 10965!! Akıllı olsun herkes !!! Aklınızı alırım !! Böylece BABA çalarken niçin kemerininin tokasını yana çekiyor sorusu soracaklar siz de cevabınızı aldınız ... Çizilmesin diye!! Ayrıca Les Paul serisi HAYVAN GİBİ ağır gitardır .. Tonu eşsizdir , çok unique tir ama ağır olduğundan pek tercih edilmez ..O gitarı 77 (YAZIYLA YETMİŞ YEDİ) yaşında bir adamın sahneye çıkıp çalması ÇOK AMA ÇOK AFEDERSİNİZ "GÖT" ister !!!


    VEEEEEE KAFASINA PORTAKAL ATTIĞIM İLK AŞKIM İÇİN O ZAMANLAR ÜZÜLEREK DİNLEDİĞİM "SÖYLENİR BANA" PARCASI İÇİN ŞARKI SÖZÜ VE LİNK..

    https://www.youtube.com/watch?v=-OYaYVofblc

    Sönük kalır mehtap bile
    Yanakların benzer güle
    Güzelliğin dillden dile
    Söylenir bana, söylenir bana

    Yanıyor kalbim senin aşkınla (ZOHAHAHA!)
    Dertlere düşürdün, bir bakışınla(?!?!?! =) )
    Öldürme derdinle, bu "genç yaşımda"( LKFJADSŞLKFJ=) )

    Düşman gibi görme beni (PORTAKAL ATTACK!!)
    Kalbe vurma hançerini
    Kül eden bu ateşini
    Sen Verdin bana, sen Verdin bana

    Ben acı çeksem kim derman olur?
    Gözlerimin yaşı akar sel olur
    Derdime bir çare bulsan ne olur

    Gözüm görmez hiç bir şeyi
    Unutturdun sen her şeyi
    Yar seninle sevişmeyi (?!?!?!?!?!? )
    Çok görme bana, çok görme bana

    İŞTE BÖYLEEEEE... =))

    SON EKLEME:

    ALIN SİZE TUCO ve meşhur servisçimiz SUB ZERO ALİ =)) (hangisi sensin diye soranlara cevap verilmeyecektir =) )

    https://i.hizliresim.com/PDkpGb.jpg

    İŞTE CHOSE YOUR DESTINY DEDİĞİM AN .. TABİİ Kİ "SOL"DAN DEVAM ETTİK !!

    https://i.hizliresim.com/BzPEWj.jpg