Akın Tan

Akın Tan
@akiqsw
5 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Zira bir insanı etkilemek, ona kendi ruhunu vermektir. Etkilenen kişi, artık kendi gibi düşünemez ya da kendi tutkularına kapılamaz olur. Erdemleri artık gerçek erdemleri değildir. Günahları , eğer günah sayılabilecek şeyleri varsa , ödünç alınmış günahlardır artık. O artık başka birisinin yankısı, kendisi için yazılmamış bir rolü oynayan bir aktördür. Yaşamanın amacı, kendini geliştirmek, mükemmelliğe erişmektir. Her birimiz işte bunun için yaratıldık. Şimdilerde insanlar kendilerinden korkuyorlar. Görevlerin en yücesi olan, insanın kendisine karşı olan görevini unuttular. Elbette cömertler, merhametler. Açları doyuruyor, çıplakları giydiriyorlar. Ama kendi ruhları aç ve çıplak. Cesaret ırkımızı terk etti. Belki de hiçbir zaman gerçekten sahip olmamıştık ona. Ahlakın temeli olan toplum korkusu ile dinin sırrı olan Tanrı korkusu; işte bize yön veren iki şey.
7/10
·120 syf.·
2024 18. kitabı
Açık konuşmak gerekirse kitaba ısınmam biraz zaman aldı. Diğer Dazai işlerine göre daha az akıcı gibi hissettim okurken. Kitabın içindeki karakterlerin kendi milliyetçilik anlayışı veya vatan sevgisi üzerinden sürekli olarak toplum ile çatışması çok hoşuma gitti. Co karakteri çok ilgimi çekti. İlk önce toplumda oluşan geleneksel yöntemlere ve düşüncelere başkaldırışı, daha sonra bunun uğruna Japonya’da eğitim görmeye gitmesi. Bir Çinli olarak Çin’e nefret beslediğini düşünenlere karşı Co’nun kendi açısıyla kafasında beliren vatanseverlik ve milliyetçilik anlayışı başlı başına ilgi çekiciyken bir de üstüne toplum ile iç içe oldukça kendi fikirleri ve toplumun fikirleri arasında bulanıklaşması da üstüne bir demet papatya gibi konmuş sanki. Kitabın en beğendiğim kısmı ; Co’nun kendini hasta olarak görmesi , ne kadar karşı olsa da kiliseleri bir hastane olarak nitelendirmesi ve orada iyileşmeyi beklemesiydi. Genel anlamda kitabı gerçekten beğendim ama alışmam diğer Dazai işlerine göre zaman aldı, belki de ben kötü günümdeydim.
Buruk AyrılıkOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 2024358 okunma
Ben Tanrı’dan bile korkardım. Tanrı’nın sevgisine değil, gazabına inanırdım. İnanç. Bu yalnızca Tanrı’nın kırbacını yemek üzere mahkemeye çıkıyormuşum gibi bir histi. Cehennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.
Alıntı