İnsan cinsinde de dişinin erkekten daha güzel olması için hiçbir sebep yoktur. Kadının süslenmeye muhtaç olması, saçlarını bir uzatıp bir kısaltması, hayvan kürklerine sarılması, yaratılıştan güzel olmadığının ve bunu kendisi de bildiğinin yeterli bir delili değil midir? Erkek yapay süs araçlarına te-nezzül etmez, zira erkek güzelliği buna muhtaç değildir.
Kadın açık saçık göründükçe etinın bizim etın cinsinden olduğunu anlar ve onu sevmek ve ona hürmet etmek için cinsel çekim haricindeki faziletlerini bulmaya çalışırız. Erkek ipek ve sırma örtüler arkasından bakan sürmeli, siyah ve derin bir gözün ılsımıyla yüreği çarptıkça kadının dostu değil düşmanıdır. Erkek ancak sihir ve büyüsünden soyutlanmış, yani çıplak kadının karşısında güvenle durabilir ve onun hakiki faziletlerini görmek için korkusuz gözünü açabilir.
"Siz izdivacı ve dansı böyle tanımlıyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında kuşkusuz bir benzerlikleri yok gibi duruyor ama ben olduğunu gösterebileceğimi düşünüyorum. Siz de katılacaksınızdır ki her ikisinde de seçme imkânı erkekte, kadının sadece reddetme gücü bulunuyor; her ikisinde de erkekle kadın arasında ve erkeğin de kadının da lehine bir anlaşma yapılıyor, bir kere yapıldığında iki taraf da anlaşmanın sonuna dek sadece birbir-lerine ait oluyor; her ikisinde de karşı tarafa tercihinden pişman olma sebebi vermemeye çalışmak erkeğin de kadının da görevi; ayrıca kendi çıkarları için hayal güçlerinin komşularının kusursuzluğuna kaymasına engel olmaları ya da başkasıyla daha mutlu olacaklarını varsaymamaları gerekiyor. Bunlara katılıyor musunuz?"
Daha dün ruhlarının yalnızlığında hasta odalarının loşluğunda çabucak ölmeyi arzulayanlar, başkalarının yaşamını ve mutluluğunu görünce nasıl da yaşamak istiyorlar?