• Kendi dışında olup bitenler knusunda keskin bir gözlemci olan insan, kendi içdünyası söz konusu olduğunda bir körleşme yaşayabiliyor. Çoğu zaman içinde ne olup bittiğini, yaptığı davranışları neden yaptığını, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeyebiliyor yada bildiğini zannediyor. Kendi içsel dünyasına ve davranışlarına bakabilse kendisine dair birçok şeyi fark edeilecekken, sadece anlık olarak kendini değerlendiriyor. Halbuki insanlar, genelde, benzer davranışalr ve düşünceler gösterme eğilimindedirler. Hayatın normalden daha iyi ve kötü olatları derinlemesine analiz edersen, bu olayların birçok noktası olduğunu fark edebilirsin. Kendi kendimizi analiz edemememiizn en büyük nedenlerinden birisi içimizdeki duyguların ve düşüncelerin rüzgarında kaybolmamızdır.  Hatırlıyorsan, daha önce kötü hissettiğimiz zamanlarda içinde bulunduğumuz koşulları olduğundan kötü, iyi hissetttiğimizde ise olduğundan iyi algılayabileceğimizden bahsetmiştim. Duyguların bizi önlendiriyor olması değişim konusunda yaşadığımız büyük engellerden birisi oluyor her zaman. Bugüne kadar ortaya koyduğn davranışlar, uzun süredir yaptığın için bir alışkanlık haline gelmiş ve sana konforlu bir alan sağlamıştır. Bir madde bağımlısı düşünebilirsin. Madde kullanımı ona çok zarar verse de madde kullandığı zaman kısa süreli bir rahatlama yaşar kullanan kişi. Kendinde değiştirmek istediğin bütün her şey, senin içinde uzun zamandır olduğu için, onları değiştirmeye çalıştığında duygular konusunda problem yaşarsın. Değişim ancak bu karşı koyan hislere rağmen ısrarcı olduğunda elde ediliyor.