Giriş Yap
640 syf.
·
6 günde okudu
·
Beğendi
·
10/10 puan
Aralık ayının ilk kitabı Yaldızlı Kemikler Tacı kitabının yorumu ile geldim. Jennifer L Armentrout en sevdiğim fantastik yazarladan. Kitaplarını çok seviyorum fakat bu seri bambaşka. Olaylar, sırlar, aksiyon ve aşk sonuna kadar hissederek okuyorsunuz. Size kitapta ile ilgili ne söylesem spoi olur. İkinci kitap öyle bir son ile bitmişti ki merakla Yaldızlı Kemikler Tacı kitabını bekledim. Kitap kaldığı yerden başladı ve olaylar olaylar. Casteel ve Poppy için asla sakin bir hayat olmayacağı belli oldu. Poppy ile ilgili öyle şeyler çıktı ki ortaya şok oldum. Casteel ah serinin en güzeli. Böyle seven, herşeyini  karısına adamış bi adam imkansız. Kieran onun gibi adamınız olsun sırtınızı yere gelmez. Son sayfalara kadar ters köşeler, sizi şaşırtan insanlar ve bol bol Casteel &Poppy aşkını okumak harikaydı. Başta da söylediğim gibi size kitabın konusu ve olaylardan bahsedemem. Seriyi çok seviyorum gözüm kapalı okumanızı tavsiye ederim.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
383 syf.
·
4 günde okudu
Gürpınar'ın hurafelerle mücadelesini ele alan kitaplarından biri. İstanbul'un İstanbul olduğu zamanlarda geçen bu hikayede filmleri aratmayan aksiyon sahnelerini gözümde canlandırdığımı söyleyebilirim. Acaba hakikat neymiş diyerek sonunu bir çırpıda getirdiğim kitaplardan biriydi. Yazarın ana karakterler vasıtasıyla siyasi eleştirilerinin de bulunduğu romanda aynı zamanda halkın hurafelere olan inancı da önüyle arkasıyla ele alınıp eleştiriden nasibini alıyor. Belki isminden dolayı olacaktır ki bu roman benim açımdan edebiyatımızın önde gelen eserlerinden biridir.
Çünkü insanları nihayet mübalağa ede ede, faniliklerinin dışına kadar çıkarırlar ve işte o zaman fikir yerine şahıslara inanmış olurlar; şahıslar da gümleyip gidince ortada hiçbir şey kalmaz.
308 syf.
·
10/10 puan
Nihal Atsız Bey'in ilk okuduğum ve etkisinden çıkamadığım kitabı. Gerek günün siyasi ve sosyolojik atmosferini içinde bolca bulundurmasının yanı sıra aşk teması ile de usta kalemini oynatmış. Bu sene çok fazla kitap okumama rağmen Nihal Bey'in edebiyat ve şiir alanında az bilinmesi beni üzen bir taraf. Çoğu yazarı arkasında bırakacak kadar kalemini bir silah gibi kullanıp edebiyat dünyasını da fethetmiş. Tekrar kitaba gelirsek Deli Kurt vb. Kitaplarının aksine içinde hareketlilik ve aksiyon değilde daha çok ruh tahlili bulunuyor. Mekan ve zaman konusunda dar bir çerçeveye sığdırılan romanda ana karakterin aşkı ve ruh tahlili üzerinde bir ilerleyiş ile nihayet buluyor. Okuyacak kişileri dumura uğratmamak adına sadece şunu söylemek istiyorum. Eğer okuyup sonunda "yok artık" dedirten kitapları seviyorsanız hiç vakit kaybetmeden okuyun. !!! Kitabı okumayanlar için aşağıda daha detaylı bilgi var. Bilgiyi sevmiyorsanız burası sizi dumura uğratabilir!!! Kitaptaki bilimkurgu öğeleri ve en müthiş yanı olan mitolojik öğelerin ustaca kullanılması gerçekten hayrete şayan. Aksiyon olmadan ilerleyen kitapta sonlara yaklaşınca mitolojik öğelerin gerçekleştirilmesi ve aksiyonun birden tavan yapması kitabı daha da istekle okumaya itiyor insanı. Ama bir yandan sayfaları yavaş yavaş çevirme isteği geliyor. Hiç bitmesin diyerekten. Okuduğum kitaplar arasında, bitirdiğim gibi birinci sıraya yerleşen ve hala sırasını koruyan en nadide kitaplardan. Kutlu tinin şad, mekanın uçmağ olsun Başbuğum
Ruh Adam
8.7/10 · 21,6bin okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
136 syf.
·
13 saatte okudu
·
Puan vermedi
Çöldeki Penguen
ismi kadar dikkat çekici bir üsluba sahip.
Bülent Akyürek
Şans ve Şanssızlık yazısında kendisini "Hüznü kitaplarında ve hayatında baş tacı eden yazar" ¹ diye tanımlıyor. Hicveden yazıları da var eserde, yükseldiği ve sözünü esirgemedikleri de, kimi zaman göndermelerine şahit oluyor okuyucu, kimi zamansa gülümseten anılara. Şöyle diyor "Bir Yayınevine Mektup" yazısında: "Bülent Akyürek'i eğer bir gün birileri anlamak istiyorsa şu kavramlara göz atmalarını diliyorum: Flash back, Kolaj roman, Dada, Dışa vurum, Zincirleme imge, Öykü roman tekniği, Tespit romanı, Şizofrenik arkaplan, bölünmüş benlik, Arkaik kahramanlar, Biçim romanları, Kavram romanları, Dramatik, aksiyon, Paket cümle... Not: Apolitik Ayasofya kimliğimi de bilmelerini..." ² Bir de "1 / TEMMUZ / 1995" adlı yazısı var. İçinde Evlilik Yasalarımız adlı bir kısım da bulunuyor ve aslında Bülent Akyürek'in düğün davetiyesinin aslıymış bu yazı. Sonunda ise şöyle bir kısım var: "bildik anlamlarla yetinmedik biz, araştırıp durduk, kendimizi kazıdık boyuna, daha da derinleştik, kendimizi yok edecek kadar derinleştik, ama tüketemedik birbirimizi, hep yeniden keşfedildik, bundandır hiç bitmeyişlerimiz..." ³ Oldukça edebî bir düğün davetiyesi. Son olarak yine arka kapaktan bir alıntıyla bitireyim: "Bir gün ruhumdan özür dilemek isterseniz heykelimi yapmayın; sadece çok okuyun. Hepsi bu." Kitapla kalın her dem... _______________________ 1) s. 96 2) s. 100 3) s. 109
Çöldeki Penguen
9.0/10 · 16 okunma
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14