• Bakara sûresinin değerini ve özelliklerini anlatan sahih hadisler vardır: “Evlerinizi (içinde Kur’an okumayarak) kabirlere çevirmeyiniz. Şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürker ve uzaklaşır” (Müslim, “Müsâfirîn”, 212). “Kur’an’ı okuyunuz; çünkü o, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaat edecektir. İki nur yumağını, yani Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyunuz; çünkü onlar, kıyamet gününde iki büyük bulut veya gölgelik ya da kuş sürüsü gibi gelerek kendilerini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır. Bakara sûresini okuyunuz; çünkü ona sahip olmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlık sebebidir; ona sihirbazların güçleri yetmez” (Müslim, “Müsâfirîn”, 252). “Bakara sûresinin sonundaki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet –o gece– ona yeter” (Buhârî, “Fezâil”, 10).

    Sahâbeden Üseyd b. Hudayr bir gece hurma yığınının yanında Kur’an (Bakara sûresi) okurken atı birkaç kere ürküp heyecanlanmıştı. Üseyd atın, çocuğu Yahyâ b. Üseyd’i çiğnemesinden kaygılanarak kalktığında başının hizasında (gökte), ışıklarla donatılmış bir tavan gördü. Tavan gözünün alabildiğine, semanın derinliklerine doğru uzayıp gidiyordu. Üseyd, Resûlullah’a gelerek durumu anlattı. Resûlullah ondan Bakara sûresini okumaya devam etmesini istedi. Fakat çocuğuna bir şey olmasın diye okumaya ara verdi. Sabahleyin durumu Hz. Peygamber’e söyleyince şöyle buyurdular: “Onlar seni dinlemeye gelmiş meleklerdi. Eğer okumaya devam etseydin sabah olunca onları herkes görecekti, kendilerini halktan gizlemeyeceklerdi” (Müslim, “Müsâfirîn”, 242). Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla... 1. Elif-lâm-mîm. 2. Bu kitap, hiç şüphe yok, sakınanlar için bir rehberdir. 3. (Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar; 4. Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler ve âhirete kesin olarak inanırlar. 5. Rablerinden gelen doğru yol üzerinde olanlar ancak onlardır ve kurtuluşa erenler de yalnızca onlardır.
  • “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
    [Âl-i İmrân Sûresi.193]
  • ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ

    Bismillahîrrahmânirrahîm
    (Mealen)
    21- Allah’ın âyetlerini örtenleri ve peygamberleri haksız yere öldürenleri ve insanlardan adâleti emredenleri öldürenleri, işte onları elîm bir azâb ile müjdele!

    22- İşte onlar dünyâda ve âhirette amelleri boşa gidenlerdir ve onlar için bir yardımcı da yoktur.

    ***

    Geçmiş Ümmetlerde İyiliği Emretmek ve Kötülükten Alıkoymak:

    Bu âyet-i kerime, önceki ümmetlerde de iyilik emrinin, kötülükten alı­koymanın zorunlu olduğunu göstermektedir.

    Risaletin ve nebevî hilafe­tin asıl faydası da budur.

    el-Hasen der ki: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

    "Her kim iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsa o Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Rasûlünün halifesidir, Kitabının halifesidir. "

    (Suyûtî, el-Câmiu'l-Kebîr, IV, 171)

    *

    Ebu Leheb'in kızı Dürre'den ise şöyle dediği rivayet edilmektedir:

    Pey­gamber (s.a.v) minber üzerinde (hutbe vermekte) iken adamın birisi ge­lip dedi ki:

    "Yâ Resûlullah, insanların en hayırlısı kimdir?

    Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

    "Aralarında iyiliği en çok emreden, kötülükten en çok alı­koyan, Allah'tan en çok korkan, akrabalık bağlarını en çok gözetendir."

    (Müsned, VI, 432.)

    *

    Kur'ân-ı Kerîm'de de şöyle buyurulmaktadır: "Münafık erkeklerle müna­fık kadınlar birbirlerindendirler. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyarlar." (et-Tevbe, 9/67).

    Daha sonra şöyle buyurmaktadır: "Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin velisidirler. Bunlar da iyiliği emre­der, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar." (et-Tevbe, 9/71)

    Böylelikle yüce Allah iyiliği (mârufu) emredip münkerden (kötülükten) alıkoymayı mü'minler ve münafıklar arasındaki fark olarak göstermektedir.

    İşte bu da mü'minin en belirgin özelliklerinden birisinin, iyiliği emretmek, münkerden de alıkoymak olduğunu göstermektedir.

    Bunun başı ise İslâm'a davet etmek ve bu uğurda mücâdele etmektir.

    İmâm Kurtubî / El Câmiu li Ahkâmi'l Kur'ân
  • رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ.

    Rabbimiz. Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu en bol olan yalnız sensin.
    |Âl-i İmrân Sûresi - 8.
  • "Ey inananlar! Sabredin, direnip düşmanınıza üstün gelin. Cihada hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz."

    (Âl-i İmrân Sûresi /200)
  • "Ey inananlar! Sabredin, direnip düşmanınıza üstün gelin. Cihada hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz."

    (Âl-i İmrân Sûresi /200)