tanrı'nın japon balıklarına verdiği donuklukla üşüyorum. dışarıda bir fırtına koptuğunda, içimde de bir fırtına esiyor. gökyüzündeki karanlık bulutlar gibi, ruhumun derinliklerinde de bir karanlık var. ne zaman bir başkasıyla bağ kurmaya çalışsam, içimdeki buz gibi suya çarpmış bir el gibi geri itiliyorum. yalnızlık, benim tek dostum gibi, ama aynı zamanda en büyük düşmanım. hayatın akışı, sanki benim için durmuş gibi. diğerleriyle aramdaki mesafe, uçsuz bucaksız bir okyanus gibi, hiçbir zaman geçilemez. belki de ben de bir japon balığıyım, tanrı'nın bana verdiği bu donuklukla.