• Bu nefs ile dünya fani bu dünyaya gelen hanı 
    Aldattın ey dünya beni işlerinden bezer oldum


    Yunus Emre
  • “Ben sana aldanabilirim! Sen beni aldattın sanma..”
  • 312 syf.
    ·1 günde·1/10
    Serinin ilk kitabı Fırsatçı'yı sevmemiştim. Fakat yaşananların Caleb tarafını da okumak istediğim için -özellikle ilk kitapta niye yaptın diye saçımı başımı yolduğum olayın sebebini öğrenmek için- seriye devam ettim.

    İkinci kitaba yorum dahi yazmadım çünkü gerek yok. Komple ikinci kitaba gerek yok. Hatta bu konunun seri olmasına bile gerek yok. Sırf üçüncü kitapta olaylar Caleb'in gözünden anlatıldığı için katlandım ikinci kitaba. Hadi bir de olayları Leah'dan dinleyelim diye düşünmüş herhalde yazar. İkinci kitapta da Caleb'den bol bol nefret edelim istemiş de olabilir tabi...

    Gelelim serinin son kitabının yorumuna. Yorumun bundan sonraki bölümü spoilerli olacak.

    İlk kitaptan sonra Caleb niye Olivia'yı aldattı diye kafayı yemiştim. Üçüncü kitap boyunca da merak ettiğim tek şey buydu. Bilin bakalım ne oldu? Meğer Olivia'yı aldatmamış! Ee o zaman Olivia bunları basınca niye açıklama yapmadı? Çünkü Olivia sevmeyi bilmiyor. Yani şunları yazmak bile saçma geliyor. Cidden mi Caleb? Zaten bolca güven sorunu olan kız arkadaşı kendisini başka bir kadınla samimi bir hâlde basıyor, yapması gerek tek şey yaşananları anlatıp Olivia'yı ikna etmekken Caleb kıza sen sevmeyi bilmiyorsun diyor. Sonuç olarak Olivia, Caleb kendisini aldattı sanıp, ikili için dönüşü olmayan bir yola giriyor.

    Caleb o kadar dengesiz bir adamdı ki okurken delirdim. Daha net olmak gerekirse Caleb tüm seri boyunca aşağı yukarı şöyleydi:
    -Olivia, seni seviyorum. (Olivia ayrılmak ister, Caleb sorgulamadan kızı bırakır. Gidip başka kızları hamile bırakır.)
    -Olivia, seni seviyorum. (Gören herkesin evet bu adam sevgilisini aldatıyordur diyeceği bir pozisyonda Olivia'ya yakalanır. Olivia beni niye aldattın deyince, açıklama yapıp aldatmadığını söylemez. Olivia senelerce Caleb kendisini aldattı sanır. Ayrılılar)
    -Olivia, seni seviyorum. (Leah ile evlenir.)
    -Olivia, seni seviyorum, karımdan ayrılacağım. (Leah'dan çocuk yapar.)
    -Olivia, seni seviyorum. (Leah'dan boşanmıştır ama hayatına eski sevgilisini sokar.)
    Falan filan... Özetle Caleb, Olivia'yı seviyor ama başka kadınlarla birlikte olmaktan da asla vazgeçmiyor. Karaktersiz, omurgasız ama çok aşık. Daha doğrusu yazar bunun aşk olduğunu düşünmemizi istiyor. Caleb'in ki daha çok hastalık. Karaktersiz ve omurgasız bir adam olduğu için de aşığım kafasıyla herkesin hayatını mahvediyor. Kısacası Caleb; âşığım deyip asla aşkına sadık olamayan, rezil, dengesiz herifin biri.

    Olivia ise ayrı bir anlamsız karakter. Caleb'den asla kopamıyor, başı derde girince ilk Caleb'e koşuyor, Caleb ile birlikte olup kocasını aldatıyor, Caleb artık kocandan ayrıl, ikimiz birlikte olalım deyince hayır diyor. Sebep? Doğru olan kocası ile olmasıymış. Gerçekten daha ne kadar saçmalanabilir dedikçe bunlar oluyor. Hatta Olivia, kocasından bebek falan yapmak istiyor. Ama kocasını aldatıyor da... Nasıl sakin kalıp bu seriyi bitirebildim şaşırıyorum bu olanları düşündükçe. Hayatımda okuduğum en kötü karakterler de listenin başına yerleşti Caleb ve Olivia. Dolu dolu nefret ettim ikisinden de.

    Tarryn Fisher okurken; sürekli bir bıçak darbesi yiyormuş gibi hissediyorum. Yazarın olayı acı çektirmek ve aslında bunu seviyorum. Zira bunu başarmak çok zor. Fakat olayları, karakterleri hatta komple serinin tamamını hiç mi hiç sevmedim bu yüzden ne yazık ki önermiyorum.
  • 316 syf.
    ·1 günde·2/10
    Tarryn Fisher sevdiğim bir yazar. Yazara sevgimin en büyük sebebi Siyah Damar kitabı. Siyah Damar'ı o kadar sevdim, okurken o kadar kırık hissettim ki... Bu sebeple yazarın diğer kitaplarından da beklentim büyüktü. Gel gelelim bu kitap beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.

    Kitap hakkında doya doya konuşmak istediğimden, yorumun spoilerli olacağını belirterek başlıyorum.

    Kitabı başlarda çok sevdim. Yıllar sonra karşılaşan sevgililer, birinin hafızasını kaybetmiş olması, kitabı okurken beni çok meraklandırdı. İkilinin geçmişini okumayı da aynı şekilde çok sevdim. İlk tanışmaları, Caleb'in bilerek basket kaçırması çok keyifle okuduğum kısımlardı. Gel gelelim ilk ayrılıklarından sonra kitap bambaşka bir hâle gelmeye başladı. Kitapla ilgili iyi ve güzel olan ne varsa hepsi bitti.

    Babası yüzünden sevme ve sevilme konusunda yaşadığı sıkıntılardan dolayı Olivia bana Siyah Damar'da ki Senna karakterini hatırlattı. Senna'yı çok sevdiğim için Olivia'yı da çok sevdim. Caleb ile sevgi konusunda ki korkusundan dolayı ayrılması gayet anlayabildiğim bir durumdu. Anlayamadığım Caleb'in, daha bir gün önce gayet samimi olduğu sevgilisi, ertesi gün ayrılmak isteyince hiç sorgulamadan kabul etmesiydi. Yahu insan bir sormaz mı? Ne oldu da ayrılmak istiyorsun, niye benden kaçıyorsun demez mi? Caleb demedi. Hatta Olivia ile ayrıldıktan sonra başka kızlarla hayatına devam etti.

    Olivia'yı her şeye rağmen çok sevmiştim. Caleb'den sevdiği hâlde ayrılıp başka insanlarla şansını denemek istemesine bile kızmadım. Fakat Caleb'in sevgilisini kürtaj olmaya götürdüğü kısım Olivia'ya dair tüm sevgimi bitirdi. Gerçekten bu noktadan sonra Olivia'yı bomboş hislerle okudum. Caleb'i seviyorum, onu geri almak zorundayım mantığıyla yaptığı bu hareket çok rezil bir hareketti.

    Sonra bu ikili barıştı, birbirlerine deli gibi âşık oldular, Caleb getirdi Olivia'yı ailesiyle tanıştırdı. Her şey gayet güzel giderken kürtaj olayı kadar rezil bir olay daha patlak verdi. Caleb, Olivia'yı aldattı. Sebep? Olivia sevmekten korkuyormuş, Caleb bu durumdan yorulmuş. Ee ayrılsaysın o zaman kızdan. Olur mu öyle şey! Olivia'ya deli divane âşıkmış. Ama aldatabiliyor. Öyle bir aşk yani. Her ne kadar Olivia'ya karşı hiçbir sevgim kalmasa da Caleb'i kendini aldatırken bastığı kısımda çok üzüldüm. Kaldı ki cidden bu kadar âşıkken Caleb'in böyle bir şey yapması gerçekten inanılmazdı.

    Bu noktadan sonra olanlar yüzünden ikili birbirinden tamamen koptu. 3 yıl görüşmediler. Ta ki Caleb, hafızasını kaybene kadar. Olivia geçmişten hiç bahsetmeden Caleb ile tekrar tanıştı. Tabi Caleb'in hayatında bir de Leah var ki işin içine o da girdi. İkili yine bulaşamadı. Birbirlerini deli gibi sevseler de sevgileri ancak rezil şeyler yapmalarına sebep verdi.

    Kitapta karakterler çok anlamsız şeyler yapsa da Caleb'in Olivia'ya bu kadar âşıkken tutup da onu aldatması hâlâ bana en anlamsız gelen olay. Cidden öyle bir aşk ki Olivia'dan ayrıldıktan sonra deli gibi acı çekiyor, hayatına Leah girmesine rağmen Olivia'nın özleminden ölüyor, sırf Olivia ile tekrar tanışmak için tüm hayatını değiştirecek bir oyun oynuyor. Niye aldattın o zaman be adam! Zaten kitap boyu Caleb dengesiz işler yaptı. Seviyor ama aldatıyor. Sevip unutamıyor ama başkasıyla evlenip çocuk yapıyor. Hastalıklı bir şekilde birbirlerine âşıklar ama kavuşamıyorlar.

    Tarryn Fisher, yine özgünlüğünü ortaya koyduğu için kitabı okurken siniri de heyecanı da sonuna kadar hissettim. Yazarın kalemininin bu kadar güçlü oluşunu çok seviyorum gel gelelim karakterler, yaşanan olaylar hiç hoşuma gitmedi. Epey farklı bir kitap olsa da benim beklentilerimi karşılamadı.
  • Bazı kitapları okuduğum sırada aklımda bazı şarkılar canlanıyor. Bu yüzden de bu kitapların ve şarkıların ne olduğu, bu çağrışımların nasıl gerçekleştiği hakkında bazen linkteki gibi öneri videoları hazırlıyorum. Ayrıca bu videoya özel olarak sevdiğim bazı şarkıları da seslendirmek istedim. :)

    https://youtu.be/bvZ6WLQv0uY

    Videoyu izlemek istemeyenler, zamanı olmayanlar için önerdiğim kitaplar ve aklımda canlanan o şarkılar:
    1- Yusuf Atılgan, Aylak Adam - Büyük Ev Ablukada, Evren Bozması
    2- Erich Scheurmann, Göğü Delen Adam - Lamb of God, Reclamation
    3- Stefan Zweig, Kadın ve Yeryüzü - Alt J, Every Other Freckle
    4- Marcel Proust, Mahpus - Dolu Kadehi Ters Tut, Aldattın Mı?
    5- Georgi Gospodinov, Hüznün Fiziği - Gojira, Flying Whales

    Eğer sizin de buna benzer olarak kitap okurken aklınızda o kitapla bağlantılı olabilecek şarkılar çalıyorsa, bu kitapları ve şarkıları yorumlarda yazabilirsiniz. Sevgiler!
  • Ben sana aldanabilirim sen beni aldattın sanma

    İsmet Özel
  • Mısırlı kardeşim,
    Biliyorum, biliyorum,
    İstiklâl otobüs değil ki
    Birini kaçırdın mı, öbürüne binesin...
    İstiklâl sevgilimiz gibidir
    Aldattın mı bir kere
    Zor döner bir daha.
    Kolektif
    Sayfa 115 - Nazım Hikmet - "İstiklâl", Yeni Şiirler