Aleyna Burunsuz

"Doğruları savunursan insanlar, yanlışları savunursan tanrılar senden nefret edecek. Ama öte yandan doğruları savunursan tanrılar, yanlışları savunursan insanlar seni sevecek." "Tuzu çamuruyla birlikte satın almak" atasözü de aynı şeyi söyler. İki ayrı şeyin birbirinin ziddi bir iyi ve bir kötü sonuca sahip olması durumuna "çatallanma" denir. İnsanlar alenen ve gizlice aynı şeyleri söylemezler. Alenen doğruyu ve güzeli savunurken içten içe kendi çıkarlarını kollarlar. Birbiriyle çelişen bu iki yaklaşımdan aleni olanını baz alarak gizli olanına uygun hüküm çıkarmak ya da tersini yapmak mümkündür. Paradokslardan yararlanan toposlarin en iyisi budur.
Kendine yeterli olmak, sadece ona sahip olmakla başka her türlü ihtiyaçtan bağımsız olarak hayatımızı yaşanmaya değer kılan bir şeye sahip olmamız anlamına gelir
İyi ve çok sayıda dosta sahip olmak ifadesi, dostu "arkadaşı için iyi olacağına inandığı şeyleri yapan kişi" cümlesiyle tanımlarsak daha iyi anlaşılabilir. Bir insana karşı böyle duygular besleyen çok kişi varsa onun çok sayıda dosta sahip olduğunu, bu kişiler erdemliyse de en iyi dostlara sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Mesela tıbbın işlevi hastayı sağlıklı kılmak değil, tedavi olanakların elverdiği en üst noktaya taşımak, tekrar sağlığına kavuşması olanaksız hastaya bile en iyi tedaviyi sunmaktır.
Görkeme ulaşma çabası insanın yaşam alanını da daraltır.