Artık evrenin konuştuğuna inanıyorum. Ya da kötü bir şey olacaksa gerçekten önceden hissettiğimizi. Bir haftadır bambaşka bir çaresizlikteyim, hep böyle diyorum gerçi ama hayat bu. Aklının köşesine gelmeyip, ihtimale bile almadığın şeyleri yaşatabiliyor. Dayanamıyorum, kaldıramıyorum. Kendi en karanlık günlerim bile daha aydınlıktı. Bugün okula giderken bir şey beni hep geri çekti, ilk defa o yolda ne işim var dedim. Hatta defalarca otobüsten inmeyi yada servisi durdurup geri gitmek istedim. Sonra kendi kendime kızdım, akşam bu gün normal bitecek ama sen kaygınla çöp ediyorsun dedim. Oysa hayatımda asla ihtimal vermediğim, benim hayat hikayemde olmaz dediğim bir haber aldım. Koştum, koşarken geri dönmek istediğim noktaları görüp dönmeliydin dedim. Dönmeliydin, akşam bir şey olmazsa şükreder yatardın. O an anladım hayatın konuştuğunu, hislerin ve sezilerin olduğunu. Şimdi daha şimdi oturunca fark ettim, hiç bir problem yokken problem yokken gördüğüm rüyalar aslında bu günümü, bu haftamı anlatmış. Çok tuhaf ya, hayat, yaşamak hepsi çok tuhaf. Bir savaşın en üst savaşının içindeyim, en üst safında. Nefesim çok yanıyor, tetiklendim, korktum, şükrettim, koştum, çabaladım, hayata adapte olmaya çalıştım ama geçmiyor. Korkudan günü bitiremiyorum. Evren boşuns konuşmadı, geçecek. Ama nolur, çabuk ve iyi şekilde geçsin. Canım çok acıyor.