a

…Kendini kandırmayı bırak. Çok güzelsin, sana ne zaman baksam ağlayabilirim. Fakat buna artık dayanamıyorum. Senin varlığın, benim çöküşümün bir ifadesi, buna dayanamıyorum. Artık gücüm kalmadı, bir sonraki günü bile nasıl atlatacağımı bilmiyorum, kaldı ki…
Edebiyat
“Bu adamın kollarının arasında ne hissediyorsun? Kim o adam, sen kimsin? Sevdiğimi kurtaramıyorsam ben kimim? Nasıl bir insanım ben, nasıl bir kadın, nasıl bir anne? Neden hayat sanki hepimiz suskunluk yemini etmişiz gibi geliyor? Çocukluğumuz nereye gitti? Leylaklar neden çok kısa bir süre açıyor? Kiraz ağacını gördün mü, herhalde bir şeyler yapmak lazım, doğru dürüst büyümüyor. Ramas nerede, ne düşünüyor? Hiç kimse bu yasaklara, kurallara karşı gelmezse ne olacak? Her yere asılan bu propaganda afişleri neyin nesi? Otuz altı yaşında olmama rağmen neden hala her şeyi öğrenmem gerekiyormuş, doğuştan hiçbir özelliğe sahip değilmişim, hiçbir şey doğal değilmiş gibi hissediyorum?…”
Edebiyat
Hayatında ilk defa aşık olan, okulda örgü örmek ya da tığ işleri yapmak değil, Latinceyle astronomi öğrenmek isteyen Stasia'mız ata biniyordu, özgürdü, hayat doluydu; ne sosyalizm ne de demokrasi bunu değiştirebilirdi. Seçtiği adamı Paris'e gitmeye ve yeni, farklı bir hayata başlamaya nasıl ikna edeceğine dair planlar yapmakla meşguldü.
Edebiyat
Sen bunu yapabilirsin. Bizim olabildiğimiz, olamadığımız her şey ol. Bir teğmen ol, bir ip cambazı, bir denizci, bir oyuncu, bir film yapımcısı, bir piyanist, bir sevgili, bir anne, bir hemşire, bir yazar, kırmızı, beyaz veya mavi ol, kaos ve gökyüzü ol, o ve ben ol ve bunların hiçbirini olma, her şeyden önce hep dans et.
Edebiyat

a

, bir kitap okudu
Puan vermedi·364 syf.·
39 günde okudu
·
2024 50. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
8.4/10 · 1.573 okunma