• İyi pazarlar, başka bir etkinlikle devam edelim dedim hikaye ile ilgili yolculuğumuza. Küfretmeyin hemen, öykü yazmayacağız bu kez. Sitenin temasına uygun bir etkinlik olacak bu, her zaman gördüklerinizden. 1960–1970'lerin öykücülerini okuyalım diyorum, eğer siz de isterseniz. Nereden çıktı peki bu etkinlik, ne okuyacağım öyle kısa, kısa elalemin hikayesini, yazmak varken diyebilirsiniz elbette.

    Şaka yapıyorum tabi ki, kimsenin hayır diyeceğini sanmıyorum böyle bir okumaya, bir şeyler yazabilmek için okumak lazım ilk önce. Yoksa çok geç oluyor aklınıza gelenin zaten yıllar önce başkalarının tarafından da düşünüldüğünü öğrenmek, kalıyorsunuz sonra benim gibi:)

    Vüs'at O. Bener zaten halen etkinliği devam eden ve hak ettiği ilgiyi yıllar sonra bu platformda bulan bir yazar (Liliyar sağ olsun) . Ama onun dışında da Sait Faik'in , Memduh Şevket'in ya da Sabahattin Ali'nin öykücülük geleneğini devam ettiren önemli yazarlarmız var 60-70'lerde. Aklıma gelenleri sıralayacağım şimdi. Atladığım vardır elbette, uyaran olursa eklerim.

    Soğuklar gelsin öyle başlayalım diyorum etkinliğe 15 Ekim uygun olur herhalde, 1,5 ay sonra 1 Aralık'ta da bitiririz. Katılmak isteyenler aşağıya yorum yaparsa eklerim. Daha Orhan Pamuk- Herman Hesse- Jasper Kent etkinlikleri var, nasıl okuyacağız diyen arkadaşlar da bi zahmet sıkıştırıversinler araya. Kısa kısa yazılar sonuçta :) En kötü yazarları tanıyıp Kim Milyoner Olmak İster'deki sorulara doğru cevap verirsiniz.

    Etkinlik başlangıcında ilgili ileti paylaşılacaktır. Geniş bir yelpaze olması korkutmasın kimseyi. İsteyen istediği sorudan başlayabilir sonuçta. Yazarları tanımanız için etkinlik süresince kendilerine ait bazı hikayeleri paylaşmayı düşünüyorum Zaten Adalet Ağaoğlu'nun bir hikayesini #33734855 iletisinde paylaşmıştım, okumak isteyenler için.

    Herkese iyi okumalar şimdiden (Metin T. için not: Hocam yeni yazarları artık yılbaşına doğru yaparız senin için de sakıncası yoksa)

    Yazarlar

    Nezihe Meriç
    Leyla Erbil
    Bilge Karasu
    Ferit Edgü
    Erdal Öz
    Kamuran Şipal
    Tarık Dursun K.
    Adalet Ağaoğlu
    Tomris Uyar
    Selim İleri
    Nedim Gürsel
    Hulki Aktunç
    Füruzan
    Mustafa Kutlu
    Sevinç Çokum
    Rasim Özdenören
    Sevim Burak
    Necati Mert
    Demir Özlü
    Adnan Özyalçıner
    Onat Kutlar
    Feyyaz Kayacan
    Oğuz Atay - Korkuyu Beklerken (Konuk Yazar)

    Okurlar (Y-5)

    Erhan
    Elif
    Derya (Bahir) Deniz
    Turhan Yıldırım
    Kenan
    Zin
    Emin K.
    Metin T.
    Li-3
    Büşra A.
    Hatciş
    Osman Y.
    Nilüfer
    Esther. Sema
    Caturday
    Giz
    İ.dem
    Sezen B.
    Necip G.
    Sümeyye Pamih
    Ayça
    Damien
    Ferit Şimşek
    NigRa
    nneslihann
    Liliyar
    inci
    Fatma Öztürk
    Zeynep
    https://1000kitap.com/Madame
    Derya
    Cemre
    esraaltunerrr
    Müjgan
    Sinan
    mündemiç
    Evey hammond
    Odessa
    Homeless
    Mevsim Ahenk
    Hülya Açılan
    Leman Dilara
    Anıl Y.
    Kader Aşcıoğlu
    Hakan S.
    Ahmet Yaylaci
    Nesrin Ay
    İclâl
    Bahar Aygün
    Burak
    Betül AYANOĞLU
    fatoş
    Hatice Kurtaran
    ~büşra~
    Handan İriş
    Özleم
    Selma Kavurmacıoğlu
    Ali Burak Subaşı
    Züleyha Öztürk
    Arzunalbant
  • Bu kitabını da okuduktan sonra anladım ki Türk romanının üstadesi Adalet Ağaoğlu’dur. Öyle sağlam bir kurgu, öyle güzel bir anlatım.

    Bir kere kitapta ustaca kullanılmış bir geriye dönüş tekniği var-ki bu teknikle yazmanın hiç de kolay olmadığını düşünüyorum- Okurken bir an için ''ne alaka ya, ben bunları niye okuyorum şimdi'' diyorsunuz ama ilerde öyle güzel ve öyle alakalı bir yerde çözüme kavuşuyor ki mesele ister istemez bir ''heee...'' dedirtiyor size.

    Ölmeye Yatmak, Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı. Birbirinden çok farklı zamanları anlattığı için sırayı bozmanın bir sakıncası olmayacağını düşünerek seriye o an elimde olan ikinci kitapla, Bir Düğün Gecesi ile, başlamıştım. Bu kitabı bitirdikten sonra ise üçlemenin sırasına sadık kalmak gerektiği kanısındayım. Çünkü benim gibi seriye ikinci kitaptan dalacak olursanız bu kitabın ana karakteri olan Aysel’den nefret etme ihtimaliniz var.


    Kitap, çocukluk yılları cumhuriyetin ilk zamanlarına denk gelen birkaç çocuğun hayatları ekseninde gelişiyor. Başlarda anlatımı sıkabilir hatta kitabı yarım bırakmak istemenize bile sebep olabilir ancak biraz sabır gösterirseniz kendinizi yavaş yavaş ilerleyen olaylar zincirini merakla izlerken bulacaksınız. Ben ilk kısımları okurken bunun bir dönem romanı olduğunu ve günümüzde okunmasının pek bir yararı dokunmayacağını düşünmüştüm ancak kitabın ilerleyen bölümleri bu yargımı yerle bir etti.


    Ölmeye Yatmak, milletçe orta yolu bulmak konusunda ne kadar zayıf olduğumuzu çok iyi şekilde ortaya koyan bir roman. Ne yazık ki öyleyiz, uçlarda yaşamakta, en ufak bir meselede kolayca iki kutuba ayrılmakta üstümüze yok. Hepimizin ortak değeri olan Mustafa Kemal’in çağdaşlaşma yolundaki öğütlerini hayata geçirmek konusunda bile durum bu şekilde. Bir kısım bunların özünü anlamadan yüzeysel düşünerek bunları dikte etmeye çalışırken bir kısım eski akıldışı geleneklerde diretip Atatürk’e neredeyse düşman oluyor. İşte romanın ilk kısımları bu sorunu anlatıyor.


    Kitabın bölümleri arasına konulmuş gazete haberleri ve o dönemin tarihi olaylarının anlatıldığı bölümlerle cumhuriyetin ilk yılları, Atatürk’ün ölümünden sonraki olaylar, İkinci Dünya Savaşı yılları ve bu dönemde Türkiye’nin nasıl bir süreçten geçtiği, Varlık Vergisi, Soğuk Savaş yılları ve hatta 60 darbesi anlatılmış. Bu yönüyle yalnızca bir roman anlatımı olmanın ötesine geçilerek olayların geçtiği dönemin gerçekliği de aktarılmış. Adalet Ağaoğlu romanlarında sık karşılaştığımız bir durum.


    Kitabın kahramanları bir ilçe ilkokulunda Dündar öğretmenin öğrencileri olan ve daha sonra mezun olarak ülkenin farklı farklı yerlerine dağılıp her biri farklı bir kesimin düşüncesini benimseyen kişiler; Aysel, Aydın, Ali, Sevil, ... Öğrenciyken kimi köylü, esnaf, işçi çocuğu kimi de ilçenin forslu sınıfının çocuğu olan bu kahramanlar kitap boyunca yaşamın çeşitli evrelerinden geçip farklı yerlere geliyorlar. Arada bir yolları kesişiyor tabi, hatta bazen birinin haberini diğerinin mektubundan öğreniyoruz.


    Adalet Ağaoğlu’nun her kitabında mutlaka hayranı olacağım bir kadın karakterle karşılaşıyorum. Buradaki Aysel’di (Bir Düğün Gecesi’nde ise Tezel). Aysel, yetiştiği çevreye karşı durarak okuma savaşı vermiş bir kadın ve başlarda tek gayesi ülkesine faydalı olmak. Aysel kitap boyunca toplumsal yargıları, cinsiyet rollerini, birey olma kaygısını, ülkesine yararlı olma ülküsünü sorgular. Yazar, bu sorgulamayı, romanı kaleme alırken Aysel’e, onun bocalayan hallerini okurken de biz okurlara yaptırır.


    Aysel toplumun kalıplaşmış değer yargılarına bütünüyle aykırı hareket eden bir karakterdir. Kızların erkeklerle arkadaşlık etmesinin hoş görülmediği bir ortamda Ali ile dostluk kurar, ona mektup yazar. Kızların okutulmasını hoş karşılamayan bir çevreye sahip olmasına rağmen okumakta diretir hatta yurtdışına eğitim almaya bile gider. Hocayken öğrencisi ile birlikte olur. Ölmeye yatar. Ve bütün bu aykırı hallerini ayıplayan topluma karşı da kitabın sonunda sağlam bir cevabı vardır:

    Yeterince saygıdeğer değilsem değilim. Her şeyde haklı ve doğru olmak için her şeyin haklı ve doğru olması gerek. (#33542453)
  • Ali biraz şaşkındı. Ama sıkılmıyordu. Aysel'in bu, hani susarsa dünyanın sonu geliverecekmiş, konuşursa bir şey sanki hep ayakta duracakmış gibi aralıksız, nefes nefese anlatışı hoşuna gidiyordu. Sık sık tuhaf bir duyguya kapılıyordu: Uzanıp hemen Aysel'in tedirgin bileklerinden tutuveresi geliyordu.
    Adalet Ağaoğlu
    Sayfa 327 - Everest Yayınları
  • Dönmeyeceğim be! Markopaşa'ymış! Nerde o günler? Ben Markopaşa'yı çıkaran abinin yanma yaklaşacak kadar adam olsam daha ne isterim? İnek! Komünistlikmiş! Sittir ol sen de!.. İçinden böyle dedi; Ertürk'ün mektubunu yırtıp attı. Henüz çocuk sayılır Ali. Gelecekte şerefli Türk ordusunun saflarına katılacak şerefli bir Türk askerine hakaretin cezayı gerektirdiğini bilmiyordu daha!
    Adalet Ağaoğlu
    Sayfa 318 - Everest Yayınları
  • Yazarlar ne iş yapar? Okurken hep meraklanırız. Özellikle Kafka'nın babasına yazdığı mektubu okurken aklıma geldi. Kafka o kadar çok ikilemde kalmış ki meslek seçiminde. Listelist ve bir kaç siteden edindiğim bilgilerle hangi yazar ne iş yapmış toplamaya çalıştım. Siz de bildiklerinizi paylaşırsanız sevinirim.
    (NOT: Önceden böyle bir şey paylaşıldı mı bilmiyorum, paylaşıldı ise lütfen söyleyin)

    Sabahattin Ali - Öğretmen

    Dostoyevski - Mühendis, Memur, Asker (Sürgün)

    Tolstoy - Asker

    Cemal Süreya - Maliye Müfettişi

    Yaşar Kemal - Kütüphane Memuru, Irgat katipliği

    George Orwell - Polis

    Oğuz Atay - Öğretim Görevlisi

    Vladimir Nabokov - Bilim adamı, Küratör

    Franz Kafka - Vergi Memuru, Avukat

    James Joyce - Sinema Operatörü

    Hasan Ali Toptaş - Muavin, İcra Memuru

    Arthur Conan Doyle - Cerrah

    Charles Dickens - Fabrika işçisi

    Orhan Kemal - Bulaşıkçı

    Agatha Christie - Eczacı Asistanı

    John Steinbeck - Hademe

    Jack London - İstiridye Avcısı

    Herman Melville - Banka Memuru

    J.D. Salinger - Seyir Faaliyetleri Müdürü

    Stephen King - Öğretmen

    Yusuf Atılgan - Çiftçi

    Kemal Tahir - Ambar Memuru

    Edip Cansever - Antikacı

    Refik Halit Karay - PTT Genel Müdürü

    Joseph Conrad - Tüccar

    Harper Lee - Bilet Satış Görevlisi

    Sait Faik Abasıyanık - Öğretmen, Tahıl Alım - Satım Toptancısı

    Aziz Nesin - Asker, Gazeteci

    Nazım Hikmet - Asker, Öğretmen

    Knut Hamsun - Tezgahtar, Kalfa

    Turgut Uyar - Muamele Memuru, Asker

    Necati Cumalı - Avukat

    William Faulkner - Yardımcı Pilot, Memur

    Ahmed Arif - Gazete ve Dergilerde teknik sorumlu

    Orhan Veli Kanık - Memur

    Ümit Yaşar Oğuzcan - Bankacı

    Jorge Luis Borges - Kütüphaneci, Eleştirmen, Senarist, Çevirmen

    Lou Andreas-Salomé - Psikanalist

    Halil Cibran - Ressam, Şair, Filozof

    Jules Verne - Borsacı, Milletvekili

    Didem Madak - Avukat

    Anton Çehov - Doktor

    Fernando Pessoa - Mektup Yazarı, Katip

    Adalet Ağaoğlu - Gazeteci

    Nikolay Vasilyeviç Gogol - Memur

    Hermann Hesse - Ressam

    Gabriel Garcia Marquez - Gazeteci, Siyasi Aktivist

    Arthur Schopenhauer - Filozof ve Eğitmen

    Jose Saramago - Editör, Çevirmen, Teknik Ressam, Siyasetçi, Gazeteci

    Cengiz Aytmatov - Veteriner, Gazeteci, Çevirmen, Diplomat

    Peyami Safa - Gazeteci

    Johann Wolfgang von Goethe - Hezarfen, politikacı, ressam ve doğabilimci.

    Jean-Paul Sartre - Filozof, Düşünür

    Stefan Zweig - Gazeteci

    Şükrü Erbaş - TMO'da memur ve yönetici

    Uğur Mumcu - Gazeteci

    Montaigne- Politikacı, Devlet Adamı

    Machiavelli- Politikacı

    Virginia Woolf - Eleştirmen

    Mehmed Uzun- Gezete ve dergi yazarlığı

    Orhan Pamuk - Ressam, Gazeteci

    Marcel Proust- Eleştirmen

    Cervantes - Asker

    İskender Pala - Asker, Öğretim Görevlisi

    Khaled Hosseini - Doktor

    Sigismund Scholomo Freud - Nörolog, Psikanaliz

    Albert Camus - Kaleci, Filozof

    Attila Hamdi İlhan - Gazeteci, Senarist, Eleştirmen

    Antoine De Saint Exupéry - Pilot, Gazeteci

    Aldous Huxley - Filozof, Senarist

    Grigory Petrov - Papaz, Tanıtımcı

    Mehmet Akif Ersoy - Veteriner