Yaren, bir alıntı ekledi.
 22 May 11:43 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Şiir eksikliğinin ruhlarda açacağı büyük gedik, uçurum bir gün fark edilecektir.

Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 83 - Timaş- Sesai Karakoç)Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 83 - Timaş- Sesai Karakoç)
Yaren, bir alıntı ekledi.
 22 May 09:36 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Şiiri ne kadar boşlamışım. Sıkıntılar, bezginlikler şiirsizlikle büsbütün artıyor.

Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 82 - Timaş)Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 82 - Timaş)
Yaren, bir alıntı ekledi.
21 May 21:14 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Büyüklerin her şeyi daha iyi bildiği bu ülkede, hayata ve sanata ne kadar geç başlıyoruz! Önce uzun bir çocukluk biçiliyor payımıza. Bir şeyler yapmamız gerektiğinin farkına vardığımızda bir de bakıyoruz ki upuzun yılları boşu boşuna geçirmişiz.

Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 39 - Timaş)Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 39 - Timaş)
Yaren, bir alıntı ekledi.
 21 May 17:26 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kim demiş onu? :P
Evin bütün dekorasyonu, tefrişi, banyodan oturma odasına her santimetrekarede kadının zevki ve iradesi sezilir. Erkeğin bu düzeni değiştirmeye, mevcud düzene yeni bir şey eklemeye, hatta bir eşyanın yerini değiştirmeye asla hakkı yoktur.

Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 42 - Timaş)Günün Ötesi, Ali Çolak (Sayfa 42 - Timaş)
Sümeyye, bir alıntı ekledi.
11 May 19:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Bütün güzel şeyleri yok ediyorlar!"

Periyi Uyandırmak, Ali Çolak (Sayfa 19)Periyi Uyandırmak, Ali Çolak (Sayfa 19)
Sümeyye, bir alıntı ekledi.
 11 May 19:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Kadından şair olmaz. Çünkü kadının kendisi şiirdir, şiir yazdığı zaman kendini tekrarlamış olur."

Periyi Uyandırmak, Ali Çolak (Sayfa 52 - Ötüken)Periyi Uyandırmak, Ali Çolak (Sayfa 52 - Ötüken)
Oğuzhan Afacan, bir alıntı ekledi.
24 Nis 14:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Güç ve İktidar: Bab-ı Ali Baskını
"Osmanlı Devleti yavaş yavaş çökmek yerine, Bâbıâli Baskını ile hızlı ama şerefli, bir çöküşü seçmişti."

Wangenheim, 23.01.1913

Talat Paşa, Mustafa Çolak (Sayfa 51 - Yeditepe)Talat Paşa, Mustafa Çolak (Sayfa 51 - Yeditepe)
idris yılmaz, Tractatus Logico-Philosophicus'u inceledi.
22 Nis 14:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hz. Ali yi anlatan Ali Şeriati'nin kitabında geçer. "Adam sevdiğine, gözümü kör et de edeyim, kolumu çolak et de edeyim., ayağımı topal et de edeyim, kulağımı sağır et de edeyim. ama bana anlama deme. Anlamamak için bir şey yapamam."
Kitabın anlaşılırlığı ya da anlaşılmazlığı okuyucunun zekası ve birikimi ile doğru orantılı bir kitap.
Anlayabiliyorsan su gibi, anlayamıyorsan çabalarsan yolun açık.
Yazar daha kitabın başında düşünmeye bir sınır çizmek istiyor ya da daha çok düşünmeye değil, düşüncelerin dile getirilişine. Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi. (yani düşünebilmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi)
Düşünebilmeyi elvermeyene insanoğlu hiç ulaşmayacak ama düşünme derinliği hep var olacak. Anladıkça yeni anlamlara yelken açacak.
Düşünme metotlarımıza şimşekler çaktıran soru sorduran ucundan kıyısından anladığım bir kitap.
Anladığımları özütebilirsem yeniden okuyup yeni şeyler anlayabileceğimi ümit ettiğim bir kitap.
Mesela diyor ki Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.
Mantıkta hiçbir şey rastlantısal değildir diyor mesela. Şey olgu bağlamında yer alabiliyorsa. Olgu bağlamının olanağının şeyde zaten önceden ayırt edilmiş olması gerekir. Şeyler olgu bağlamlarının içinde yer alabiliyorsa bu onlarda zaten bulunmalıdır diyor.
Yani anladığım düşüncenin evrimleşip var olması gerçekleşmesi ve gerçeklikten sonra bu gerçeğin içinde düşünce vardı zaten demek istiyor. Yani ben öyle anladım.
Gıdım gıdım okunursa bir cevherle başbaşasınız.