• Sen, ben ne zaman sofradan erken kalksam, ne çabuk doydun, diye sorarsın sonra; ben de, doydum derim her seferinde sofra duası okurcasına.
    O doydum’ların birçoğu doydum değildir aslında gökçe gelin, o gün gülümü görememişimdir de öldüm’dür...
  • İşte böyle gökçe gelin, hayatın benim sana demediklerim kadar kısadır senin, noksandır. Şimdi sana desem ki ben her gün gidip ötekine uzaktan uzağa bakıyorum; hiç kuşkusuz kıskanırsın. Bakarım oysa gökçe gelin, içimde hiç yaşlanmayan bıçkın bir delikanlı vardır da beni ikide bir o mu dürter bilemem ama bakarım.
  • “Senin hayatın benim sana demediklerim kadar noksan,” diye geçiriyordu belki içinden,
    “bunu biliyor muydun gökçe gelin? Hiç düşünüp merak etmiş miydin acaba senden neleri sakladım ben bunca yıl? Kuşkusuz merak etmemişsindir... Benim tutup bazı şeyleri saklayabileceğim yani, aklının ucundan bile geçmemiştir.
    Oysa yaptım bunu ben; içimde sakladıklarımla yıllarca hem hayat buldum hem de yanıp kavruldum.
  • 236 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Bir garip Orhan Veli’yim

    İstanbul'da Boğaziçi'nde
    Bir garip Orhan Veli'yim
    Veli'nin oğluyum
    Târifsiz kederler içindeyim.
    Urumeli hisarına oturmuşum
    Oturmuş da bir türkü tutturmuşum
    İstanbul'un mermer taşları
    Başıma da konuyor martı kuşları
    Gözlerimden boşanır hicrân yaşları
    Edâlım, Senin yüzünden bu hâlim
    İstanbul'un orta yeri sinema
    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama
    El konuşur, sevişirmiş, bana ne
    Sevdâlım, boynuna vebâlim
    İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim
    Bir garip Orhan Veli
    Veli'nin oğlu tarifsiz kederler içindeyim

    ……….

    O bir garip Orhan Veli’dir… Şairdir, şiiri aşka karıştıran, şiiri çapkınlaştıran, şiiri doğa ile renklendiren, daha ilk okuldayken cümle çocukların bildiği tek şair; sıralara, defterlerimize karaladığımız dizelerin kahramanı:
    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Göz yaşlarıma...
    Orhan Veli, 1914 İstanbul doğumludur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okumuştur. PTT memurluğu ve milli eğitim tercüme bürosunda çalışmıştır.
    Garip, Yaprak ve Varlık dergilerine kimi zaman kendi adı ile kimi zaman Mehmet Ali Sel adı ile yazılar yollamış ve yayınlatmıştır.
    Şiirimizin mihenk taşlarındandır. Şayet 10 yıl daha yaşasaydı, şiirimiz daha iyi yerlerde olabilirdi.
    Üretken bir insan olan Orhan Veli, ölümünden sonra arkadaşlarının anlatımına göre evini toplarlarken, diş macunun kutusu dahil bir çok yerde şiirler bulmuşlar.
    Garip akımı olarak nitelendirilen türün öncüllerindendir. Oktay Rıfat, melih Cevdet Anday ve Nurullah Ataç ile garip dergisi etrafında yazılar, öyküler, şiirler kaleme almıştır.
    Garip akımı veyahut diğer anılan ismi ile birinci yenilikçiler ise kısaca
    Şiir de o güne kadar yer etmiş kalıplardan kurtulup, biçimciliğe, duygusallığa karşı söyleyiş, anlam, okunuş ve dinleyiş güzelliğine önem veren bir akımdır.
    Toplumsal şiirin önde gelen kalemlerinden Enver Gökçe, Orhan Veli’yi her platformda aşağılar, onu sosyete bülbülü, hatun avcısı ve duyarsızlıkla suçlarmış. Orhan Veli ise Enver Gökçe’den korktuğunu şairler kahvesinde dostlarına belirtirmiş.
    Tıpkı Enver Gökçe gibi Atilla İlhan da Orhan Veli karşıtıdır.
    Benim okumalarıma göre ise Orhan Veli açık hava ozanı, İstanbul sevdalısı, aşka aşık, serseri ruhlu, ayran gönüllü, maymun iştahlı, seven, sevilen, güzel içen, tiryaki ve birazda berduştur.
    Orhan Veli bol bol aşık olur. Küçük mutluluklar ve büyük hüzünler taşımış. Gidenlere baka kalır ve ağlayamaz.
    “Bakakalırım giden geminin ardından;
    Atamam kendimi denize, dünya güzel;
    Serde erkeklik var, ağlayamam.”

    Deniz, dağ başı, orman, ova ve bozkırlar onun şiirlerinde olmazsa olmaz metaforlardır.
    Şiirin dili ve ahenk onun vazgeçilmezidir.

    Ben deniz kenarındaki odamda,
    Pencereye hiç bakmadan
    Dışardan gecen kayıkların
    Karpuz yüklü olduğunu bilirim.

    Şiirleri çeşitli dillerde çevrilmiştir.1966 yılında 49 şiiri Almanya da basılmıştır.
    Nasreddin hocanın fıkralarını, şiirleştirmiş ve kitap halinde basımını sağlamıştır.
    Birçok yazarın kitabını çevirerek Türkçeye kazandırmıştır.
    Ayrıca La Fontaine masallarını da tıpkı Nasrettin Hoca fıkraları gibi şiirleştirerek kitaplaştırmıştır.
    Uçurtmaya, futbola, Galatasaray’a, içkiye, sigaraya, balık tutmaya ve kadınlara tutku ile bağlıymış.
    Zeytini, domatesi, soğanı, sarımsağı ve ciğeri yemez ve sevmezmiş.
    Balık, pilav, makarna, enginar ve kuru fasulyeyi severmiş.
    Ateist olduğu söylenir.
    Dostoyevski’nin yer altından notlar kitabı en sevdiği kitaptır.
    Şiirlerinde benzetmeler ve betimlemeleri kullanmaz ve sevmez. Su gibi duru olmalıdır onun şiirleri ki okuyunca sarıp sarmalaması bundandır.
    Şiirlerinde yaşadıklarını yazdığı ve önceden tasarlayıp kaleme aldığı söylenir.
    Nazım Hikmet hapisteyken Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte üç gün açlık grevi yapmıştır.
    Nazım Moskova’da iken onun kitaplarını basına göstermiş ve şiirlerini okumuştur.
    Ölümünden 3 gün önce araba çarpmış, 2 gün önce çukura düşmüş ve arkadaşının evinde demlenirken bir salı günü gece 23.00 suları fenalaşmış ve kurtulamamıştır. Daha 36 yaşında hayata veda etmiştir. Öldüğünde cebinde 28 kuruş varmış.

    Orhan Veli’nin son şiiri aşk resmi geçididir ve tamamlanmamıştır.
    Orhan Veli’yi anlamanın en doğru hali onun şiirlerini okumakla olur, okurken dinlemek, sesine kulak vermekle olur. Gözlerini kapatarak okumak hem de. Çünkü o şiiri yazmakla yetinmemiş, bir de şiiri dinlemiş, şiire kulak vermiş:

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar, ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda,
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Kuşlar geçiyor, derken;
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
    Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Birşey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı;
    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
    Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
    Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul'u dinliyorum.

    Gürbüz Deniz
  • Aşık Sefaî Yavuz Bülent Bakiler gibi büyük üstadlarla aynı antoloji şiir kitabın da yer almak büyük bir gurur olsa gerek türk edebiyatı na hayırlı olsun inşallah
    Ayrıca bu benim için supriz oldu ama esas bomba inşallah nasip olursa bir kaçgün içinde olacak
    TEŞEKKÜR EDERİM...

    Kudret ÇAT


    " BUGÜNDEN YARINA BİR'İZ " 3. ŞİİR ANTOLOJİSİ KATILIMCI LİSTESİDİR.
    1- Âşık Sefaî
    2- Yavuz Bülent Bakiler
    3-Prof. Dr. Hayrettin İvgin
    4-Prof. Dr. Nurullah Genç
    5- Serkan Uçar
    6- Ersin Hoşgenç
    7- Aslan Avşarbey
    8- Adem Yazar
    9- Hüseyin Zarar
    10- Kadir Orakçı
    11- Aydın Yüksel
    12- Muzaffer Deniz
    13- Abdullah Gülderen
    14- İbrahim Bekler
    15- Ziyâ Nûrdan
    16- Cesaret Berk
    17- Şerif Tezgörenler
    18-Sezen Değerli
    19-Faik Kumru
    20-Mümin Üstün
    21-Huriye Meral Değirmenci
    22-Ömer Keskin
    23-Irmak Suna Binici
    24-Lokman Gül
    25-Emine Senel
    26-Osman Dindar
    27-Mehmet Çiftlikli
    28-Dursun Ali Sağlam
    29-Venhar Karaköse
    30-İlker Gülbahar
    31-Mustafa Zincirkıran
    32-Ekrem Gül
    33- Nurgul Kaynar Yuce
    34- Ganim Kassab(Gannim Kassaboğlu)
    35-Neslihan Özcan
    36-Nimet Sezer
    37-Bahtiyar Keskin
    38-Bülent Arkan
    39-Gülay Sormageç
    40-Dilek Çınar Arıkan
    41-Yakuphan Ulu
    42-Ebubekir Çavuş
    43-İsmihan Erdoğmuş
    44-Atilla Akbulut
    45-Sadık Yılmaz
    46-Alparslan Demirbilek
    47-Cemil Şahinoğlu
    48-Hüseyin Balcı
    49-Selahattin Avcı
    50-Murat Vural
    51-Abdullah Çelebioğlu
    52-Mustafa Şireci
    53-Mehmet Tozlu
    54-Samet Yıldırım
    55-Halit Kesler
    56-Kudret Çat
    57-Sultan Özateş
    58-Recep Alparslan Susan
    59-Ferit Tabaru
    60-Zehra Yücel
    61-Hüsamettin Kandemir
    62-Semra Sezer
    63-Zeki Çelik
    64-Mehpare Gökçe
    65-Fatih Teker
    66-Murat Meral
    67-Selahattin Acun
    68-Abdurrahim Efendi oğlu
    69-Riza Çolakoğlu
    70-Saitoğlu
    71-Sadık Yahyaoğlu
    72-Casim Babaoğlu
    73-Ihsan Parçabağlı
    74-Abuzer Abbas
    75-Mutasım Efendi
    76-Muhammed Mellahoğlu
    77-Abbas Naccar
    78-Kadir Doğualp
    79-Haşim Demircioğlu
    80-Zühre Gül Zontunlu
    BİR ' İZ EDEBİYAT YÖNETİM KURULU
  • ŞÜKRÜ ÖKSÜZ VE AYDIN EFESİ DERGİSİ...

    KERİM ÖZBEKLER
    GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

    Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı ve Aydın Efesi Dergisi sahibi Şükrü Öksüz 8 yıldır yayınladığı Aydın Efesi Dergisi'nin Eylül-Ekim 2018 tarihli 48.sayısından 40 tanesini taksi ile gelip Nazilli'de bana teslim etti gitti, 48 sayfalık Aydın Efesi Dergisi'nin bu sayısında aşağıda isimleri yazılı yazar ve şairlerimiz karşılarındaki başlıkları kullanarak bu sayıda yer almışlar.

    Şükrü Öksüz (Aydın);Bir bayraktır Atatürk (Şiir),
    Şükrü Öksüz;Bizden size,
    M.Halitin Kukul (Samsun);Atilla'dan misal, Bilge Kaan'dan istikbal,
    Öznur Demirel (Çanakkale);Kor olmuşsun (Şiir),
    Yıldız Nadir Ünlü (Karacasu-Aydın);Mabedim camii (Şiir),
    Prof.Dr.Tamilla Abbashanlı Aliyeva (Eskişehir);Ölmez aşkın gamlı öyküsü,
    Mehmet Cem Yiğit (Akşehir-Konya);Boşuna değil (Şiir),
    Prof.Dr.Duran Nemutlu;Söz ve öz,
    Prof.Dr.Hayrettin İvgin (Ankara);Halk şiirimizde destanlar,
    Musa Dinç (Didim-Aydın);Yalnızlığım (Şiir),
    Yrd.Doç.Dr.Süleyman Coşkuner;Mektup,
    Gündüz Aydın (Salihli-Manisa);Son durak (Şiir),
    Osman Gökçe (Nazilli-Aydın);Türk'ün güzeli (Şiir),
    Öz Ali Yılmaz (Balıkesir);Bahar (Şiir),
    Ergün Veren;Geçmişin bellektre canlandırılması üzerine ''Niksar Üstüne'' kitabı,
    Abdullah Satoğlu (Ankara);Cumhuriyet kuşağının önde gelen şairi Şahinkaya Dil,
    Özen Gülay Atacan (İzmir);Sardunyalar (Şiir),
    Abdullah Satoğlu (Ankara);Hüzünlü mısralar-111 (Şiir),
    Salih Erdem (Aydın);Onlar ki (Şiir),
    Levent Topludal (Aydın);İnsan (Şiir),
    Ayten Bozkır (Aydın);Sorular bizden, cevaplar şair yazar Osman Gökçe'den,
    Emin Çelimli (Aydın);Suskun (Şiir),
    Sermet Apaydın (Aydın);Ata'ya (Şiir),
    Savaş Sarıkaya (Aydın);Umutsuz yaşanır mı a gülüm ? (Şiir),
    Erkan Acar (Çine-Aydın);Kürekçi (Şiir),
    Beyhan Erdoğan (Aydın);İyonya'da son akşam,
    Halise Tekbaş (Adana);Sen (Şiir),
    Erhan Tığlı (Beşiktaş-İstanbul);Dilmiz tiklendi, Türkçemiz kilitlendi,
    Erhan Tığlı (Beşiktaş-İstanbul);Sen gülünce (Şiir),
    Ömer Erhalim (İzmir);Kutlu olsun cumhuriyet (Şiir),
    Naim Özdamar (Buharkent-Aydın);Bozdoğan kazası cemaatleri,
    Ünal Çınar;Kolonyanın tarihteki yeri ve özelliği,
    Hamiyet Dimoğlu Çınar (İzmir);Kahve hatırı kırk yıl (Şiir),
    Murat Duman (Ulus-Ankara);Medine müdafii Fahrettin Paşa,
    Davazlı Süleyman İncedal (Aydın);Ömür törpüsü (Şiir),
    Ali Rıza Oğan;Kadınlarımız kutsaldır,
    Ömer Eru (Aydın);Arıyorum seni ben (Şiir),
    Ahmet Otman (Salihli-Manisa);Ay utanınca (Şiir),
    Harika Ufuk (Adana);Aşk ve şarap (Şiir),
    Aydan Erdurak (İzmir);Bu sevgi hayatıma (Şiir),
    Ramazan Çiloğlu (Isparta);Çiçekleri (Şiir),
    Engin Çır (İzmir);Beni aldın götürdün ya (Şiir),
    Bekir Dağsever (Adana);Selam (Şiir),
    Güner Tekin (Kars);Sevdan har olur (Şiir),
    Yaşar Uyar (Aydın);Gönül gözü (Şiir),
    Hüseyin Güler (Tekirdağ);Dağ deniz (Şiir),
    Melahat Özçoban (Isparta);Yaşamayı bilemedik (Şiir),
    Abidin Güneyli (Mersin);Canım gözlüm (Şiir),
    Hüseyin Zeybek (Didim-Aydın);Gülsün dünya (Şiir),
    Bekir Akbulut (İstanbul);Beraber (Şiir),
    Fuat Gürsoy (Aydın);Şiir şair evrenseldir (Şiir),
    Memduh Şenol (Alaşehir-Manisa);Gürünlü aşık Gülhani'ye (Şiir),
    Abdülkadir Güler (Söke-Aydın);Dostlar seni hatırlıyor (Şiir),
    Rabia Barış (Eskişehir);Durur (Şiir),
    Mustafa Yeşil (Alaşehir-Manisa);Çiçek dalında güzel (Şiir),
    Kamil Yeşiltepe (İzmir);Aşkı aradım (Şiir),
    Meral Gülcan (İncirliova-Aydın);Ne yapsınlar (Şiir),
    Osman Karaarslan (Simav-Kütahya);Aşk hangi yasağı tanır (Şiir),
    Mehmet Güven (Bostanlı-İzmir);Hep verdim hiç almadım (Şiir),
    Tülay Sarayköylü (Söke-Aydın);Ne vardı gittin (Şiir),
    Bolat Ünsal (Kemer-Antalya);Anlayamadık (Şiir),
    Necati Erdek (İstanbul);Misafirim gözlerinde (Şiir),
    Ergün Gül (Aydın);Ucu telli mektup (Şiir),
    Süleyman Kaptan (Mersin);Ulu pınar (Şiir),
    Albeni Akçay (Nazilli-Aydın);Nazilli'de yaşayan (Şiir),
    Sabit İnce (Kayseri);Düşün hele (Şiir),
    Oyhan Hasan Bıldır ki (Söke-Aydın);Kaçamak (Şiir),
    İlhan Koruyucu (Akhisar-Manisa);Vatan candır (Şiir),
    Nuriz Gökmenoğlu (Ankara);Acılar (Şiir),
    Olgun Temizer (Aydın);Fısıltı (Şiir),
    Şaban Kahraman (Yozgat);Olduğu gibi (Şiir),
    A.Necmettin Çanga (İstanbul);Korumasız (Şiir),
    Birdal Can Tüfekçi (Dalaman-Muğla);Sen nerdesin ? (Şiir),
    Hasan Sürer (Aydın);Kiraz dudaklar (Şiir),
    Ömer Koç (Kuşadası-Aydın);Gel artık (Şiir),
    Nurdane Uzun (Nilüfer-Bursa);Sevda gülleri (Şiir),
    Gülser Hünük (Isparta);Elimde değil (Şiir),
    Vahdettin Işıldak (Osmangazi-Bursa);Sözüm var (Şiir),
    Mehmet Işılak (Aydın);Oyalar (Şiir).

    Siz de, Aydın Efesi Dergisi'ni edinmek-okumak veya yazı-şiir-anı-hikaye-kitap tanıtım yazısı-araştırma-inceleme-biyoğrafi vb.gibi edebi eserlerinizi ileterek Aydın Efesi Dergisi sütunlarında yer almasını istiyorsanız aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.

    Şükrü Öksüz
    Aydın Efesi Dergisi
    PK.78
    Efeler-Aydın
    Tel.0-505-2952578
    E Posta.aydinefesidergisi@hotmail.com
  • 250 syf.
    ·Puan vermedi
    Yusuf Ziya Ortaç, Türkiye'nin en uzun soluklu mizah dergilerinden biri olan Akbaba'yı yılarca ( 7 Aralık 1922 den
    1977 ye kadar 55 yıl ) yayınlamış, Babıali yokuşunda gerek kendinden öncekiler, gerek rakipleri, gerek elinden tuttuğu yazarlar çizerler ile bu günün çok değerli pek çok insanına eşlik etmiş, belkide ülkenin en zengin anılarına sahip insanlarındandır. Ayrıca Faruk Nafiz Çamlıbel ve diğer 3 arkadaşı ile bilikte Beş hececiler akımının temsilcisidir. Aziz Nesin'in takma isim ile bile yazı yazmakta zorlandığı bir dönemde kendi imzası ile dergisinde yazı yazmasına olanak sağlamış, dergisinin sekreteri Nesrin hanım ile evlilik yüzüklerini tel örgüler ardından takmıştır. Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik Bölükbaşı ve Ziya Gökalp ler ile başlayıp Abdullah Cevdet, Tevfik Fikret, Halit Ziya Uşaklıgil, Sedat Simavi, Ahmet Rasim, Aka Gündüz, Refik Halit Karay, Ali Naci Karacan, yunus nadi, Recep Peker, Hasan Ali yücel, Nihat Erim, Reşat Nuri Güntekin, Ramiz Gökçe, Aktör Ahmet Fehim, Cemal Nadir Güler, Münif fehim, Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Muzaffer İzgü, Adnan Veli Kanık, Şemsi Belli, Rıfat Ilgaz ve daha kimler kimler bu değerli anılarda yerini almıştır. Bu anılar bana göre çok değerli, umarım "Bizim Yokuş" ve diğer kitabı "Portreler" tekrar basılır ve gerek kitap raflarında gerek okuyucuların kitaplıklarında hak ettikleri saygın yeri alır.