• 128 syf.
    ·9 günde·Beğendi·9/10
    “Öykü yazmış olsa da Zarifoğlu şairdir. Bir anlamda öykü yazarken de sanki bir başka şiir yazar. Bazen bu, belirginlik kazanır. Şiir hemen hemen elinizin altındadır,satırların arasında gezinir durur. Bazen çok gizlidir, bazen de sabretmez açığa çıkar. Rodin, mermerin içindeki heykeli, o ise düzyazı içinde şiiri arar. Olgunlaşmamış şiirinin ham maddesi oradadır. Çünkü cümleler bir şairin elinden çıkmıştır. “ s.79

    Kitabı bir biyografi sanarak almıştım ama bundan ziyade Ali Haydar Haksal’ın Zarifoğlu ile ilgili yaptığı konuşmalar ve yazdığı yazılardan derlenmiş bir eser. Yer yer Zarifoğlu’yka olan anılarına da yer vermiş. Kitabın son kısımlarında da Zarifoğlu’nun Ali Haydar Haksal’a yazdığı mektuplara yer verilmiştir. Ali Haydar Haksal her ne kadar Zarifoğlu’nu kendi bakış açısıyla değerlendirmişse bu bakış açısı fazlasıyla geniş bir bakış açısıdır; ufuk açıcıdır.
    Özellikle İns hakkında yaptığı inceleme okunmaya değer. Bu inceleme İns okunmadan önce ve okunduktan sonra mutlaka okunmalıdır.
    Zarifoğlu’nun eserleri hakkında yapılan inceleme ve tahlillerin yetersizliği bu kitapta da dile getirilmiştir. Dilerim sayıları artar. Zarifoğlu’na verilen değer bunların sayılarıyla elbette ölçülemez; fakat okuyucunun eserin özünü kapma, tablonun tamamını görme ve bu değerli şairin ve eserlerinin yeni okuyuculara ulaşması adına Türk edebiyatı için önemli olacağı muhakkak.