• Mağusa Limanı” ya da diğer adıyla “Arap Ali Ağıtı” bir Türk halk destanıdır. Biz onu Ali İsmail Korkmaz ile özdeşleştiririz.

    Siyahi olduğu için Arap Mahmut Efendi diye bilinen Mahmut, gönlünü bir “beyaz”a, Hatice Hanım’a kaptırdığında mesela ABD’de henüz siyahla beyazın evlenmesi yasaktı. Evlendiler, Limasol’un şirin Arnavut Mahallesi’nde dört çocukları oldu Babasından kelli, oğulları Ali’nin de lakabı Arap Ali oldu. Ali; Mağusa Limanı’nda gümrükte çalışırdı. Kimi kaynaklar, hamal olduğunu söylüyor. Bıçkın, deli dolu, “Limasolluların sevgilisi” Ali, bir gün yorgun argın “üç konyak” içmek için gittiği meyhanede İngiliz askerleriyle önce atıştı, ardından kavga çıktı. Ali, “yedi sekiz” süngüyle yere yığıldı.

    https://youtu.be/ZyDhBIvq4GE
  • Bismillahirrahmanirrahim

    Rabbim!..
    Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duâmı kabul eyle.
    Rabbimiz!..
    Hesap görülecek günde; beni, ana-babamı ve inananları bağışla.
    ‎(İbrâhîm, 40-41 )


    Hadisi Şerif Meali
    Allah’ım, ciddi ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle. Bütün bu kusurların hepsi bende vardır.
    (Buhârî, "De’avât", 60; Müslim, "Zikir", 70)

    Fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadardır.
    (Hz. İmam Ali k.v)

    Kişi, cahillik zamanını ve işlediği günahları dile getirip anmamalıdır.
    (Hz. İsmail Hakkı Bursevi k.s)

    Binlerce dostun olsa bile daima biri eksiktir.
    (Yusuf Has Hacib)

    Bir yetimin başını önüne eğdiğini ve boynunu büktüğünü görürsen eğer, kendi çocuğunun yanağına sakın öpücük kondurma.
    ( Hz. Sadi Şirazi k.s)

    Aç gözlülük ve dünya nimetlerini elde etme hırsı, insanı hakkı olmayan şeylere el uzatmaya zorlar.
    (Hz. Pir Mevlâna k.s)

    🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷
    HAYIRLI CUMALAR
    🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷
    #Beyazrenkler #tsk
    #AyYıldızTim
    #AyyildizTimYalnizDegildir
    #HepimizAyyildizTimiz
    #SessizceNöbetteyiz
    #VatanSevgisiİmandandır
    #ŞehitlerÖlmezVatanBölünmez
    #VatanSağolsun


    Muhabbet-i Ehli beyt-i Mustafa üzerlerimize sâyebân,Vakt-i şerif, sebeb-i gufran, aleme bayram olan Cu’ma’nız sevgiyle, hayırlı, mübarek, bereket, ihlas, edep ve nur ola.
    Huzur bulasınız, Hoşça bakınız zatınıza efendim.
    Engin Demirci
  • 600 syf.
    ·27 günde·10/10
    Bir okul düşünün, binasından boyasına, ahırından tarlasına, yemekhanesinden sınıfına herşeyiyle öğrencisine ait bir okul. Binayı inşa eden de, boya badana yapan da, temizliğini, gerektiğinde her türlü tamiratını yapan da, okul da giyeceği kıyafeti diken de, yıkayan da, yiyeceği sebzeyi, meyveyi, balı, tereyağını, peynirini üreten de, içeceği sütü sağlayan da, tarlasında çaşılıp, at binende bütün bunları yaparken kültür derslerine gerektiği gibi çalışan da, derslerine çalışırken tiyatro yazıp oynayan da, dünya klasikleri ve çeşitli kitaplar okuyup okumayı bir alışkanlık haline getiren de, halk oyunları oynayıp enstrüman çalan da, eleştiri günleriyle yönetime dahil olup, söz hakkı olan da bu okulun kendi öğrencisi...Günümüz okullarını düşününce okul demek bile zor gerçekten.
    Bugün bile kulağa ütopik gelen bu sistem bu ülkede gayet başarılı bir şekilde çalıştırılmış. Harika insanlar yetiştirilmiş, tek amacı ülkeye hizmet olan.
    Enstitü adı altında açılışı 1938'dir. Genç Cumhuriyetin en önemli adımlarından biridir.
    Halk isteklidir, okula gitmek ister, Cılavuz'a ulaşabilmek için günlerce yürür öğrenciler. Öyle çocuklar gelir ki ayakkabıyla, tuvaletle enstitüde tanışacaktır...
    Köy Enstitüsü'dir adı.
    Oraya, bazı istisnalar hariç (kız öğrenciler) sadece köy çocukları kabul edilir.
    Halkın büyük çoğunluğu köylüdür, toprak verimlidir, üretilebilecek çok şey vardır fakat halk cahildir.
    Eğitilmesi, toprağı doğayı verimli bir şekilde kullanabilmesi gereklidir ülkenin kalkınabilmesi için. Bu amaçla Hasan Ali Yücel in desteğiyle düşer Tonguç baba yollara. (İsmail Hakkı Tonguç) Köy köy gezer ihtiyaçlarını belirler ülkenin. Hangi bölgede neye ihtiyaç vardır. Enstitüler nereye kurulmalı, hangi dersler okutulmalıdır. Detaylı bir inceleme sonucu iklimine, coğrafyasına göre derslerin okutulacağı okullar kurulmaya başlanır. Başlanır ama elde yok avuçta yoktur. İmkansızlıklardan imkan yaratmak gerekir. Zaten sadece köy çocuklarının kabul edilme nedeni de budur. Zor şartlarda çözüm üretmek! Zaten imkan görmemiş köylü çocuğunu yetiştirip, köylerine öğretmen olarak gönderip, oradaki şartlar altında hem oradaki çocukları hem de köylüyü eğitmesi istenecektir. Topraktan daha iyi nasıl verim alınır? Kaliteli bal nasıl üretilir? Dünyada ve ülkede ne olup bitiyordur? Yani tam anlamıyla halkın özellikle köylünün bilinçlenmesidir amaç. Okulu bitirip bir köye tayini çıkan eğitmen gündüz çocukları eğitip öğretir, akşamları köylüye okuma yazma öğretir.
    Hayatında yatak, tuvalet, ayakkabı görmemiş çocuklar bu kurumlarda piyano dersleri alır.
    Enstitünin tarlalarında hem yiyeceğini üretir, hem daha verimli üretmeyi öğrenir, enstitünün hayvanlarından hem her türlü hayvansal gıdayı üretir hem hayvancılığı öğrenir. Amaç üretim kalitesini artırırken okulun ihtiyaç maliyetini düşürmektir.
    Daha bir çok şey anlatılabilir köy enstitüleri ile ilgili tabi farklı boyutları da. Mesela kominist yetiştiriyordur, kızlı erkekli eğitim veriyordur, kızlar kötü yola düşüyordur. Nitekim zaten kızını okula göndermek istemeyen halk dolduruşa getirilir.
    Üretim vardır çünkü orada, bilinçli insan yetişiyordur. Hiç köy ağalarının işine gelir mi? Hiç ülkenin gelişmesini istemeyen dış güçlerin işine gelir mi? Gelmedi de. Ve bu ülkede bir başarı daha cezasız kalmadı!
    Köy Enstitülerini Cılavuz Köy Enstitüsi üzerinden detaylı bir araştırmayla anlatan harika bir eser.
    Bu ülkeye edilen ihanetin boyutunu öğrenmek isteyen herkese tavsiye eserim!
  • Sizlere Köy Enstitüleri üzerine yazılmış kitapları elimden geldiğince sıralayacağım en az bir tanesini okumanızı öneririm zamanımız çok yeter ki en az bir kitabı okuyalım, ondan sonrasında okumalar kendiliğinden devam edecektir diye inanıyorum.

    1. İsmail Hakkı Tonguç: Canlandırılacak Köy
    2. İsmail Hakkı Tonguç: Mektuplarla Köy Enstitüsü Yılları
    3. Mahmut Makal: Bozkırdaki Kıvılcım
    4. Mahmut Makal: Köy Enstitüleri ve Ötesi
    5. Fakir Baykurt: Unutulmaz Köy Enstitüleri
    6. Mehmet Başaran: Öğretmenim Hasan Ali Yücel
    7. Mehmet Başaran: Özgürleşme Eylemi Köy Enstitüleri
    8. Mehmet Başaran: Tonguç Yolu
    9. Can Dündar: Köy Enstitüleri
    10. Mahmut Saral: Köy Enstitüleri (Uyuyan Devin Uyanışı)
    11. Ahmet Özgür Türen: Köy Enstitüleri Dosyası
    12. Pakize Türkoğlu: Tonguç ve Enstitüleri
    13. Pakize Türkoğlu: Kısa Süren Hasat
    14. Pakize Türkoğlu: Kızlar da Yanmaz
    15. Sabahattin Eyüboğlu: Köy Enstitüleri Üzerine
    16. Canan Yücel Eronat: Köy Enstitüleri Dünyasından Hasan Ali Yücel'e Mektuplar
    17. Engin Tonguç: Köy Enstitülerinin İzinde
    18. Engin Tonguç: Devrim Açısından Köy Enstitüleri ve Tonguç
    19. Engin Tonguç: İsmail Hakkı Tonguç Bir Eğitim Devrimcisi
    20. Niyazi Altunya: Köy Enstitüsü Sistemi
    21. Hürrem Arman: Piramidin Tabanı I-II / Köy Enstitüleri ve Tonguç
    22. Güler Yalçın: Canlandırılan Ütopya Köy Enstitüleri
    23. Celal Şengör: Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması
    24. Mustafa Güneri: Hasanoğlan Hatırası
    25. İlyas Küçükcan: Çifteler Köy Enstitüsü
    26. Hüseyin Karakuş: 100 Soruda Köy Enstitüleri
    27. Fay Kırby: Türkiye'de Köy Enstitüleri
    28. Talip Apaydın: Köy Enstitüsü Yılları
    29. Cemal Türkmen: Mucizenin Mimarları - Köy Enstitülerinin Destansı Öyküsü
    30. Kemal Tahir: Bozkırdaki Çekirdek
    31. Hacı Angı: Bir Köy Enstitülünün Anıları
    32. Necla Özçelik: Anadolu Aydınlanmasının Kilittaşı Köy Enstitüleri
    33. Mustafa Gazalcı: Köy Enstitüleri Sistemi