mehmet rauf güler, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Irkçılık Belası ve Müslümanlar
Müslümanlar her geçen gün giderek parçalanıyor ve daha da küçülüyorlar. Bunun başlıca sorumlusu kendileri. İçlerine düşen ırkçı kurt kemirdikçe kemiriyor. Bu belânın farkına varılmadan sürekli azgınlaştırılıyor. Kendini kemiren kurdu besliyorlar, hayata tutunduruyorlar., ama kendileri küçülüyorlar.
Her kavim, her ırk mensubu kendini kutsuyor azizleştiriyor. Kendinden başka bir başkasını görmüyor. Dünyayı kendinden ibaret sayıyor.
...
Müslümanlar uçurumları derinleştiren tutumlardan vazgeçmedikleri sürece küçülmeleri kaçınılmaz oluyor. Türkiye özelinden Türkçü ulusalcılar bunu daha da derinleştiriyor. Buluşmaları sağlayacak adımların tamamı yok ediliyor.
Sert cisimler yukarıdan aşağı indikçe hız kazanıyorlar. İniş anları çok şiddetli oluyor. Şu Müslüman coğrafyada insanları birbirine bağlayacak gönül ve ruh birliği var. Bizde güzel deyimler var. Kopuşlar başlayınca gönül kırıklıkları başlıyor. Gönül koyma kırılma ve uzaklaşma sürecidir.
Senin ırkın yüce ise diğerinin ırkı ne oluyor? Onunkisi aşağılık mı oluyor? Müslümanlar İslâm Peygamberinin Allah’tan vahiyle getirdiği yüce inanıştan uzaklaştıkça belâlardan kurtulunmuyor.
...
Irkı eksenli hayata tutunanlar Siyonizm’e, İsrail’e ve emperyallere katık sağlıyorlar. Hatta katık oluyorlar. Hiç kimsenin sorunları giderme gibi bir çabası olmuyor.
Bu büyük savaşta kimi kültür merkezlerimiz yıkıldı yok oldu, olmaya devam ediyor. Halep, Şam, Diyarbakır Sur içi bölgesi. Kimi küçük kasabalar. Yıkım ve ölümler oldukça başarıya ulaşılacağı sanılıyor. Sonuç hiç de öyle olmuyor. Her adım Müslümanların yıkımıdır, dağılmasıdır. Büyük felâket artık kapımızda değil içimizdedir ne yazık ki.

Adaleti Ayakta Tutmak, Ali Haydar Haksal (Sayfa 94 - MGV Yayınları)Adaleti Ayakta Tutmak, Ali Haydar Haksal (Sayfa 94 - MGV Yayınları)
mehmet rauf güler, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Medeniyet Bilinci
Batılılaşma ile birlikte değerler kavramının anlamı değişti. Zihinlerde yıkılmaz putlar oluşuyor. Irk, yanı ulus eksenli bakışlar iyice kökleşti. Müslüman olduğu savında bulunanlar da bu hastalığa kapıldılar. Oryantalistler artık dışarıdan değil içeriden büyük yıkımı sürdürüyorlar.
Millet ruhu ve bilinci en bütünleştirici. Çünkü kavrayıcı ve kuşatıcı. Farklılıkları ve ayrıntıları ortadan kaldırıyor.
Toplulukların ırkları, ulusçulukları öne çıktıkça yıkım hız kazanıyor. Belli bir kesim kendisini üstün görüyor, çerçeveyi daraltıyor. Dışındakileri küçümsüyor ve yok sayıyor. Bu üstünlükler baskıya dönüşüyor.
Şu zamanda hakikat düşüncesinde bulunmak ve bunu savunmak da zor. Bakış alanları çok dar ve sınırlı. Bir kesim bir diğerine yaşama alanı bırakmak istemiyor. Büyük medeniyet algı ve düşüncesi daraldıkça küçük şeylerle avunuluyor.
Ayrılıklar hızlandırılıyor, uçurumlar büyütülüyor. Halklar da buna katkı sağlıyor. Sıradan düşünüşler merkeze oturuyor. Küçük nesneler put hâline dönüştürülüyor.

Adaleti Ayakta Tutmak, Ali Haydar Haksal (Sayfa 80 - MGV Yayınları)Adaleti Ayakta Tutmak, Ali Haydar Haksal (Sayfa 80 - MGV Yayınları)
Reyhan, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum.

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Aliİçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali
Öz, bir alıntı ekledi.
Dün 20:23 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İnsan nasıl olur da şu karşımızdaki ışıkların küçük bir hareketle söndürülebileceğine inanır? Bulundukları yere ebediyen mıhlanmış gibi durmuyorlar mı?.. Ve biz... Kendimizi bu geceden ayırmaya muktedir miyiz? Fakat en garip, şimdi küreklere sarılarak sahile dönmeye ve insan kokan sokaklardan geçerek evlerimize gitmeye mecburuz. Hatta bunu hemen yapmamız lazım. Çünkü vakit geçti. Sevgili teyzlerimiz, amcalarımız var. Burada ağlar ve haykırır gibi bir sesle devam etti: "Dostlarımız, âmirlerimiz, işlerimiz, derslerimiz var... Allah kahredesi hayatımız var!..."

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 95 - YKY 48.baskı)İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 95 - YKY 48.baskı)
Öz, bir alıntı ekledi.
 Dün 20:04 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Böyle bir geceyi bütün varlığımızla içemeyişimizin sebebi, kafamızı bir çok saçma şeylerin doldurmuş olmasıdır. On bin, yirmi bin sene evvelki insanlar gibi olabilsek, tabiatı onların gözüyle görsek, muhakkak ki şimdi burada böyle sükúnetle oturamazdık. Onlar güneşi, ayı, falanca büyük tepeyi veya filan
bulutu ve yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar? Onlar tabiatta saklı duran ruhu bizden iyi anlamışlardır. Halbuki bizim bunu yapmamız imkân yok. Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor... Söyle, hangi ilim, hangi şir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz. Dünyadaki insanlarin acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir? Halbuki o her seyi, herkesi görüyor ve gafletimizin üstüne o tatlı, o iyi tebessümünü serpiyor. Dikkatle baksam onun parlak çehresi üzerinde birçok şeyler göreceğimi zannediyorum. Şu dakikada sarı nehir üzerindeki kayıklarında uyuyan yorgun kulileri, iri hindistancevizi ağaçlarının dalları arasında tüneyen papağanları, başlarını Nil'in kirmizı sahillerine yaslayarak dinlenen timsahları ve herhangi büyük bir şehrin herhangi bir eğlence bahçesindeki sevgilisini belinden kavrayan sarhoş kibarzadeleri aydınlatan hep aynı ışıktır. Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp
tenekelerini karıştırıp gıda arayanları, aynı gecede ikinci âşıkını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor. Bizler, her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzda ebediyen beraber taşımaya mahkûm insanlar, onun yanında ne kadar zavallı ve küçük şeyleriz...

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 94 - undefined)İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 94 - undefined)
HadRa, bir alıntı ekledi.
Dün 17:43 · Kitabı okuyor

Peygamber, İslam'ı bu küçük çocuğa sunar, o da kabul edip teslim olur ve ona biat uzatır. Carlyle'in ifadesiyle: ''Bu küçük yaştaki çocuğun ufak eli, Peygamber'in büyük ve güçlü eliyle buluşunca insanlık tarihinin seyri değişir.''

Ne Yapmalı, Ali Şeriati (Sayfa 21 - Fecr Yayınevi)Ne Yapmalı, Ali Şeriati (Sayfa 21 - Fecr Yayınevi)
İrem Polat, bir alıntı ekledi.
Dün 00:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yüzündeki masumiyet
Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp tenekelerini karıştırıp gıda arayan çocukları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor. Bizler, her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzsa ebediyen beraber taşımaya mahkum insanlar, onun yanında ne kadar zavallı ve küçük şeyleriz...

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 98 - Yapı kredi yayınları)İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 98 - Yapı kredi yayınları)
Şevval Aksoy, bir alıntı ekledi.
15 Oca 17:05 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Dünyada bundan daha ferah verici bir şey olabilir mi?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
15 Oca 12:45 · Kitabı okuyor

18. ve 19. asırda Orta Asya'ya Rus akınları eski ve köklü Türk-İslam medeniyetini temelinden söküp attığı gibi, asırlardır devam eden bir uykuya da yatırmıştır. Öyle ki, Orta Asya'nın en küçük merkezlerine kadar yayılmış imaretler Rus istilacıları tarafından yıkılmış, cildlerle kitap dolu kütüphaneler yakılmış, medreseler kapatılmış, rasathaneler dağıtılmış, hülasa bir meden,yet berhava edilmek suretiyle mensupları gibi idam sehpasına çekilmiştir.

1917-1934 Türkistan Milli İstiklal Hareketi Enver Paşa 1-2, Ali Bademci1917-1934 Türkistan Milli İstiklal Hareketi Enver Paşa 1-2, Ali Bademci
1kul Mehmet, bir alıntı ekledi.
15 Oca 10:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Küçük ihmal, büyük zarar..
İşinde ve dersinde herhangi bir fikri veya noktayı küçümseyerek ihmal edip geçme.
Küçük ihmalden bazen buyük zararlar dogar

Gençlerle Başbaşa, Ali  Fuad BaşgilGençlerle Başbaşa, Ali Fuad Başgil