• İnsan, yapamadıklarının esiri olmaktansa, hatalarının mahkumiyetini yaşamalı.
  • Kimi zaman en büyük sorun,yanında sana bakan iki sevgi dolu gözdür.
  • poyraz güneyden eser
    kıbleyi ateşte ararım
  • Eleri cebinde yanlız dolaşan hayata küsmüş ali perişan.
  • ŞAŞKIN

    Kutup yıldızı terkeder yerini
    Terkeder yerini okçularım
    Tutmadan bırakırlar elimi
    Nehirleri silinmiş haritalarım

    Kapıları düşer minarelerin
    İzlerimi çalar çöl hırsızları
    Poyraz güneyden eser
    Kıbleyi ateşte ararım

    Yeşille maviyi ayırdedemem
    Ressamların öfkesi düşer üstüme
    Yanlış tarif ederler
    Hep adres sorduklarım

    Kancalar yırtar ağzımı
    Plastik leğenlerde can çekişirim
    Katiller sokaklarda dolaşır
    Suçu üstüme alırım

    Kulelerden gözetlenir beklenen
    Köprüler indirilir ya kalelerden
    Kalelerin benim olmadığını
    Köprüler çekilince anlarım
  • Akdeniz yaraşıyor sana
    Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
    Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
    Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
    Köpekler havlıyor uzaktan
    Demin bir çocuk ağladı
    Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
    Ali Dumdum anasına sövüyor saatlerdir
    Denizi tokmaklıyor balıkçılar
    Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
    O senin sardunyalar gibi konuşkan sessizliğini
    Hayatta yattık dün gece
    Üstümüzde meltem
    Kekik kokuyor ellerim hâlâ
    Şenle yatmadım sanki
    Dağları dolaştım
    Ben senden öğrendim deniz yazmayı
    Elimden düşmüyor mavi kalem
    Bir tirandil çıkar gibi sefere
    Okula gidiyor öğretmenim
    Ben de ardından açılıyorum
    Bir poyraz çizip deftere
    Bir ada var sırf ebabil
    Dönüyor dönüyor başımda
    Şenle yaşadığım günler
    Gümüş bir çevre oldu ömrüm
    Değince güneşine
    Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
    Gözlerim kamaşınca senden
    Ölüm belki sularından kaçırdığım
    O loş suda yıkanmaktır
    Durdukça yosundan yeşil
    Kulaç attıkça mavi
    Ben düzde sanırdım yıkıntım
    Örenim alkolik âsarım
    Mutun doruğundaymışım meğer
    Şenle çıkınca anladım
    Eski Yunan atları var hani
    Yeleleri büklümlü
    Gün inerken de öyle
    Ağaçtan izdüşümleriyle
    Yürüyor Balan Tepeleri
    Yürüyor bölük bölük can
    Toplu bir güzelliğe doğru
    Kadınım
    Yaraşıyorsun sen Akdenize
  • Şu haberle birlikte yaşan en iyi tarihçi gözüyle gördüğüm insanın sözlerinden etkilenerek başladım aslında. Oldukça iyi etkisi vardır bende İlber Ortaylı'nın; http://www.ensonhaber.com/...ladi-2014-11-11.html

    Hain (!) damgası verilen bu adamda tarihin karanlık yüzüydü aslında. Nasıl ki aynı dönemde herkes her şeyi kendi fikrinde yazıp ortaya çıkardıysa Milli Mücadele Kahramanı bir insanda hain oldu.
    Neler yok neler? O isyan edenlerden Poyraz ve Alaşehir Çeteleri çok dikkatimi çekti. Bunlar hain görünümlü insanlar ve Ethem'in ağabeyi bile bunlara inanmış. Ama istihbarat sağlam. Ethem, aralarına kendi adamlarını sokarak bunlardan haberdar olmuş ve bunlar kime çalışıyormuş dersiniz? İngiliz Muhipler Cemiyeti! Tabii, inanırım. İlber Ortaylı'nın hain olmadığını söylediği adamın, hain olduğunu ilan ettiği kişilere de inanırım.
    Aynı şekilde Anzavur isminde biriyle geçen savaş var resmen. Adamlar bildiğin savaşmış. Hani yaşan birinin ve komutan olan birinin ağzından bunları duymak ve sadece isim isim bilmek yerine içerik olarak bilmek de güzel aslında.
    Nutuk'a hitaben söylenen bir söz var sayfa 50 falandı herhalde. Yeşil Ordu Teşkilatı demiş Mustafa Kemal Paşa, Ethem'in grubu için. Şimdi ben burada Ethem'e ihanet eden 2 kişi varsaydım. Eğer böyle bir durum varsa. Çok samimi olan bu grupta Ethem, İsmet Bey ve Fevzi Paşa var. Ethem inatla Yunan baskınını belirtirken Yozgat'a gönderilmesine sinir oluyor hatta günümüz tabiriyle ayar oluyor. Fevzi Paşa övülüyor yemekte ve böbürleniyor ancak Fevzi Paşa haksız çıkıyor. Burada da acaba Ethem'in kuyusunu kazan Fevzi Paşa mı diye insan düşünüyor. Sonuçta Ethem haklı çıktı ve sıkıntı yaşandı. Burada içinde bulunulan durum ne olursa olsun insanlık egosu ve gururu devreye girmiş olabilir diye düşündüm. Tabi şayet doğruysa.
    Sadece bunlar mı ? Galip Bey ve Refet Bey de aynı olayı yapıyorlar meclisi karıştırmak için. Bizim Ethem de zavallı halen ümitli bekliyor. Anlattıklarına göre kendisi ordunun başında hastalığı kendini gösterene kadar. Ordunun başında bir adam nasıl düzenli birliğe karşı olur onu da anlamam. Tarih gerçekten özellikle de Cumhuriyet tarihi her okuduğumda diğeri yalan gelen yanlışlar silsilesine döndü benim için.
    Kişisel egolulardan etkilenen bir Mustafa Kemal ve bir daha birleşmemek üzere araları açılan Ethem görüyoruz. Bazı kendini bilmezlerin bu egoist tavırlarından etkilenen Mustafa Kemal Paşanın, ona her an bağlı bir kan kardeşini böyle ortada bırakması çok kötü olsa gerek. Açıkçası ben olsam ve Mustafa Kemal gibi örnek aldığım, tüm çabamı millet sevgisi ve bakası adına yapan biri olarak böyle birine bağlı olup ortada bırakılsam bana da koyardı. Ethem de bunun acısını anlatmış aslında kitabında. Tabi yolları ayrılmış artık birleştirmek ne mümkün ?!
    Bunu neden söylüyorum. Gediz'de düşmanla savaşan Ethem kuvvetleri Ankara yönüne de çevirebilirdi. Nasıl ki ülkemiz tarihinde görülmüş askeri darbeler vardır, bunu da yapabilirdi ama yapmadı. Aksine öyle bir durumda savaşa devam etti. Ölürsem ölürüm ama Yunanlılar bu toprakları almasın dedi. Bunu neden böyle düşündün derseniz de herhangi bir itiraz gelmemesini söylesem yeterli olacaktır. Mustafa Kemal Paşa için çok mu zordu bunları yalanlamak? Değildi. Demek ki Ethem doğru söyledi bu konuda. Zaten şu cümleler bunu kanıtlar nitelikte değil mi ?

    "Ethem Bey yalnız olsaydı bana olan bağlılığını muhafaza ederdi. Onun için üzgünüm, yoğun işler arasında onunla yeterince ilgilenemedik."
    Mustafa Kemal Atatürk
    "Ethem Bey ihanete zorlanmıştır; fakat hain olmamıştır. Türk Milli Mücadelesi'nde ayrı bir emeğin sahibidir."
    Ali Fuat Cebesoy
    "Ethem, kardeşleri gibi de değildir, ithamları Mustafa Kemal Paşa'nın şahsı ve makamıyla kesinlikle alakalı değildir. Ethem kurban gitmiştir ve hizmeti de çok büyüktür."
    Celal Bayar

    Yani gerek dönemin büyükleri gerekse İlber Hocamızın ağzından duyduklarımızla gelen merak neticesinde benim kendisine hak verdiğim yerler oldu. Açıkçası şuana kadar kendisi hakkında bilgi sahibi değildim ve yaşadıklarını kendi ağzından okumak beni oldukça etkiledi. Aksini duymamış olmam ve desteklendiğini duymam da cabasıdır. Zaten sözleri aslında Mustafa Kemal karşıtlığı gibi görülse de böyle olmadığı, aksine paşaya sadece gücendiği görülmektedir. Yakın dönem tarihimizle alakalı umuyorum ki yakın zamanda daha fazla eser gün yüzüne çıkar da faydalanırız. Herkese hayırlı geceler dilerim..