Yalnızlık ve boşluk duygularının arasındaki bu yakın ilişkinin nedenlerini kestirmek güç değildir. Zira insan ne istediğine dair içsel bir tutarlılığa sahip değilse travmatik değişikliler yaşadığı bir dönemde kendisine öğretilmiş olan arzu ve amaçların artık bir güvence yahut yön bulma becerisi sağlamadığını, yani toplumun kargaşasının ortasında içsel bir boşluk duygusuna kapıldığını hissederek bir tehlikenin farkına vardığında doğal tepkisi durup çevresindeki insanlara bakmaktır. Onların kendisine bir yön duygusu, ya da en azından bu korkuya kapılan tek kişi olmadığını bilmenin rahatlığını sağlamalarını umar. Dolayısıyla boşluk ve yalnızlık temel endişe deneyiminin iki ayrı evresidir.