Kerem

Kerem
@alikerem
“Nasıl unuturum ki gülüşü gül olanı Sevgilimdi, ya da ben öyle sanırdım O gitti, elimde bir çiçek dağınıklığı Bütün yolların ucunda kalakaldım.”
Radyoloji
Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
120 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
İçimde bir yağmur Sonbahardan çalınmış Birkaç Eylül bir de sen Senelerin ardından Tarabyada bir santur Nihavende gömülmüş Ümitlerim küçülür Saçlarımın kırında Birkaç yağmur bir de sen Senelerin ardından Sadri Alışık
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben bir aziz değilim, hele gündüz değilim Attığı her adımda siyah bir iz bırakan Bir yanında ürküten bir baldıran gövdesi Bir yanında kederi özümleyen bir lâle Merhamet sahrasının uyuyan gecesiyim Bırak da, böyle bitsin bu günahkâr serüven Bırak da kurtarayım bu emânet sarayı Yeter, intiharınla oyduğun yüreğimi Umutsuz şarkılarla avutulduğum yeter Göğsümde bir yanardağ kıvranıyor Rüveyda Yaraları kapandıkça kanıyor Rüveyda Duman çöktü güneşin sitem aynalarına Aralandı perdeler; şimdi sessiz değilim Dertliyim, viraneyim, ben bir aziz değilim Azizler tohum eker sevgi tarlalarına Senin gözlerin dram; oysa ağlatan benim Ben dilenci; sen sultan; sevgi dağıtan benim Sen ışık; ben karanlık ve aydınlatan benim Ben ölümüm; sen hayat; cana can katan benim Sabah sende oluyor; güneşi tutan benim Soran ben; sorulan sen; hüznü damıtan benim Öldüren ben; ölen sen; kabirde yatan benim Sen sevda yüklü bulut, göklerimin sahibi Saklıyorum içimde seni bir tufan gibi Nerde uğruna ömür verdiğim belâ, nerde Her hatıra bir demet zakkum meyhanelerde Düşlerim esrarınla çoğalan pervanedir
Hicran gecelerini geçirdik Hala hayattayız Bu kadar dayanabileceğimi Düşünmemiştim…
Ben her daim bir yaranın sızısıyla sana koşuyorum.