• 520 syf.
    ·2/10
    Merhabalar.İşte yine bir bir kitapla daha birlikteliğimizi noktaladık.Sevgili Yılmaz ÖZDİL'in yazmış olduğu ve 35 senelik Gazetecilik Kariyerinin 10 senelik uzunca bir kısmının yoğun araştırmalarının meyvesi olan kitap M.Kemal...


    Arkadaşlar öncelikle şunu önemle belirtmek istiyorum:Bu kitaba yazacağım İnceleme/Yorum yazısı sadece benim düşüncemdir,ne Sayın ÖZDİL'e ne de kitaba hakaret değildir,sadece kendimce eleştiridir.Bu İnceleme/Yorum hakkında kesinlikle tartışmak (kavga,hakaret v.b) durumlar yaşamak istemiyorum.Şimdiden söyleyeyim :SİZ HAKLISINIZ ve SAYGI DUYUYORUM...


    Bu kitabı ilk çıktığı gün bir arkadaşımın elinden alıp tam 100 sayfasını okumuş ve sonrada okunmaz deyip bırakmıştım,neden derseniz eğer bu kitap 35 senelik Gazetecilik Kariyerinin 10 Senelik yoğun araştırmaları sonucu yazıldı diye lanse ediliyorsa boş bir kitap olarak düşünmemdi.Ha!Şu da önemli bir detay kitaptan hiç birşey alınmıyormu?Tabiki alınıyor,dünyaları alıyorsunuz.Ama...Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü tanımıyorsanız,onun hakkında yeterli bilginiz yoksa,yeterli eser ve kaynaktan yeterli okuma yapmamışsanız...
    Kitap gruplarında faal olarak okuyup inceleme yazıları yazan üç arkadaşımın ısrarı sonucu tekrar baştan başlayarak okudum ve bu kez bırakmadım.


    Öncelikle kitabın güzelliklerinden bahsedelim:Kitap çok güzel,ATA'nın bilinmeyen,daha önce duyulmamış (öyle birşey yok tabi) yönlerini,anılarını,''bilinmeyen'' hayatından kesitleri çok güzel anlatmış.12-17 yaş arası gençlerimiz için bulunmaz lezzette,duygusal bir kitap.Çocuklarımıza ve gençlerimize okutulmalı...


    Gelelim biz yetişkin okurlar için kitaba:

    Sayın ÖZDİL'in her zaman ki tarzı olan köşe yazısı formatında yazılmış,tek bir dipnot,referans,kaynakça kullanılmamış,bazı bilgilerin daha önce belgeleri ile çürütüldüğü halde yine de kitaba sokulmuş ve tarihe mal olmuş ATA'nın hayatında çok çok önemli yer tutan üç kadına ön isimleri ile hitap şeklini son derece itici buldum.

    Bu kitap tarih arkadaşlar!Referanssız,kaynaksız tarih olmaz!Olamaz!

    Nereden aldın bunları?

    Hangi arşivden çıkardın?

    Kimin anılarından derledin?

    Bu şekilde bu kitabı yazmak için o insanla bizzat tanışıp ondan dinlemen gerek,bunumu yaptın?

    Bunları yazarken 10 sene düşünme ve araştırma payın vardı madem,neden daha önce belgeleri ile çürütülen olayları kitapda kullandın?

    -- Abdulhamit'in hatıratlarını kullanmışsın,nerden aldın?Kaynak neresi?Yoksa Süleyman Nazif'in kafadan yazdığı hatıratlarmı kaynak?

    -- Bilmediğiniz,hiç duymadığınız M.Kemal dedin,dedinde abicim ben bu kitabın her yerini parça parça her yerde okudum.

    -- Nutuk'un TBMM kürsüsünden okunduğunu belirtmişsin,doğrudur ama eksiktir,keşke tam belirtseydin.

    -- Kitabın ilk 100 sayfasında ATA'nın resmen kadın meraklısı gibi gösterilip,sadece o kadar kısa bir zaman da dört kadın tanıyıp bunlara duygusal bağ (aşk gibi) atfetmek ne kadar doğru?

    -- Latife Hanım'ın anlatıldığı bölüm de boşanmadan bahsederken kullandığın cümleler ATA'ya saygısızlık değilmidir?Latife Hanım'a bu kadar sahip çıkıp saygı duyarken,korurken,Kız kardeşi Makbule Hanım'ın adeta mal mülk sevdalısı,sinsi,kıskanç biri olarak gösterilmesi hangi vicdana sığar ve yine referansı kaynağı neresidir?

    -- Koca bir tarih yazıyorsun,tarihe altın harflerle geçmiş,dünyanın saygı duyduğu ve bırak yazmayı düşünürken bile dikkat ettiği bir kişilik hakkında biyografi yazıyorsun,10 senelik çalışmanın ürünü diyorsun ve köşe yazısı formatı kullanıyorsun.O nedir yaa?

    --Bazı bölümlerde ATA'ya haksız yere saldıran,onun hakkında yalan yanlış bilgiler veren,iftiralar barındıran bazı kitaplardan alıntılar yapıp bu kitapların isimlerini paylaşıyorsun.Nasıl düşündün bunu?O alıntıları bu değerli kitabın içinde nasıl paylaşabildin?

    --ATA'nın imzası hakkında yazdığın bölüm.İyi de Abicim Cengiz ÖZAKINCI bu yazdığın bölümü belgeleri ile zaten çürüttü.Hiçmi okumadın,araştırmadın? (10 sene bu yaa!)

    -- Kitabın başında izinsiz paylaşılamaz,alıntı ve kopyalama yapılamaz diyeceksin ama sen referans,kaynak,açıklama,dipnot kullanmayacaksın!Ahahaha lükse bak!

    -- Tarih,Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK gibi bir tarihi yazıyorsun,bunun için 10 sene yoğun bir şekilde uğraşıyorsun ve kronolojik bir sıralama takip etmek aklına gelmiyor.Tarih yazarken referans ve kaynak ne kadar önemli ise,kronolojik sıralama da o kadar önemlidir.(yoksa bir yazarın bu kitap hakkında dediği gibi ''Deli kızın bohçası gibi'' lafını duymazdan gelemezsin ;)

    -- Velhasılı kelam Sayın ÖZDİL kitapda hem eksiğin,hem fazlan (yanlış bazda) çok!Açık konuşayım merak ettim ben,sen bu kitabı bitirdiğinde koştura koştura yayınevinemi gittin,yoksa önce sakin kafa ile oturup bir hatta bir kaç kez kitabını kendin okudunmu?

    -- Bu bir tarih kitabı değil,Biyografi değil:köşe yazısı formatında,referans kaynak belirtilmeden,kronolojik sıralama takip edilmeden,hiçbir Metadolojiye uyulmadan,bilgilerin doğruluğu şüpheli olan ve ATA'yı rencide edici,artı isteyenler tarafından kolayca suistimal edilmeye son derece müsait cümleleri yanyana getirip tarih kitabı,heleki ATA'yı anlatan bir tarih kitabı yazılmaz!

    Kusura bakmayın arkadaşlar,dedim ya bunlar benim düşüncelerim ve yazmadığım bir kaç madde daha var aslında ama YAZMAYACAĞIM!Yazının başında demiştim ya şu yaş aralığı için iyidir okutulmalı,ondan da VAZGEÇTİM!Bu kitap hiçbir yaş aralığına hitap etmiyor.Yanlışlar var,eksikler var,olmayanlar var,yanlış fazlalar var.Tamam diyelimki okuruz Kaynakçalarla,dipnotlarla,açıklamalarla doldurulmuş bir ATA biyografisini okumak sıkıcı gelebilir,okumak zor olabilir,bu kitap bu değerlendirmede doğru yazılmış olabilirmi?OLAMAZ!!

    Sayın Yılmaz ÖZDİL düşünüyorum da bizim belki de M.Kemal'i tanımaya değil,Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü tanımaya,onu içselleştirmeye,öğrenmeye ve öğretmeye ihtiyacımız vardır.Muhtemelen çocuklarımızında buna ihtiyacı olacak çünkü Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK hiçbir şekil de ayrılamaz,ayrı incelenemez,ayrı görülemez,ayrı düşünülemez.hayal kırıklığı ve rahatsızlık yaratır bu.Kaynak referans göstermeden ve bölünen bir ATA biyografisi ne kadar samimi olabilir?Doğruluğuna ne kadar güvenilebilir?Ne kadar hoşgörü gösterilebilir?Ne kadar kabul edilebilir?

    Eksikleriniz var Sayın ÖZDİL!İstiklal Mahkemeleri hakkındaZübeyde Ana hakkında,
    Latife Hanım hakkında,Makbule Hanım hakkında,Cemal Granada hakkında,Topal Osman hakkında hatta ve hatta Köpeği Foks hakkında bile EKSİKLERİNİZ VAR!!Bence ne yapman gerekirdi biliyormusun?Referans ve kaynak koyup bu eksiklikleri bizim tamamlamamıza izin vermen gerekiyordu.


    Gelelim Darüşşafaka'ya ilk duyuru 'Kitabın geliri Darüşşafaka'ya bağışlanacak'
    sonra,'Kitabın gelirinin büyük kısmı (oda ne demekse) Darişşafaka'ya bağışlanacak'
    sonra,'Kitabın gelirinin %10'u Darüşşafaka'ya bağışlanacak'
    şimdi : Sesde yok,açıklama yapılmalıydı...

    Bugün itibarı ile kitabın tam satış rakamını bilmemekle birlikte bir hafta kadar önce 3.000.000 (Üç Milyon) civarları olduğunu okumuştum (gelirini hesaplayınız)Güzel bir zamanlama da Güzel bir emeklilik ikramiyesi.Kitap hakkında yazılan çizilenler,yapılan reklam kampanyalarında kullanılan cümleler ve Sayın ÖZDİL'in söylemleri nedense uğraşsamda bana samimi gelmiyor bir türlü...ÖNYARGI mı?Tabi ki önyargılıyım!Bu kitabın düzeltilmesi,ekleme ve çıkarımlar yapılması,referans ve kaynak kullanılması ve bu kitabın okurlarına bir özür yazısı ile tekrar sunulması gerektiğini düşünüyorum.

    Bu kitaba yazılacak o kadar çok şey var ki,inanın bu yazı yazmak istediğimin 1/4'ü bile değil.Tekrar söylüyorum:Bu İnceleme/Yorumdaki bütün fikirler benim,bana özel,her nasıl ben sizin yorumlarınıza saygı ile yaklaştıysam aynı saygıyı beklemek hakkımdır diye düşünüyorum.Bu platformlar bunun için var.Fikir ve bilgi paylaşımı için.hepimizde aynı düşünce de olmak zorunda değiliz.

    Okuyan arkadaşlar hepinize çok çok teşekkür ederim.Yorumlarınızada şimdiden beğeni bırakıp yorumla cevap veremezsem kusuruma bakmayın.Bu yazı ile kitap hakkındaki görüş ve düşüncelerimi bildirip konuyu kapatıyorum.

    Bu İnceleme/Yorum yazısı net destekli okunan kitap için yine net destekli yazıldı.Bahse konu olan bir çok şeyi okurken bende kaçırırdım ancak bu kitap için özel bir zaman ayrıldı emin olun.
    Arkadaşlar ATA'nın kendisinin tuttuğu 32 Not defteri var ancak bunların sadece 12 tanesi halka açık ve yayınlandı,diğerleri arşivlerde bekliyor.O not defterlerinin tamamı açıklanmadan hiç ama hiç kimse ''Bilmediğiniz ATA'yı her yönüyle anlatıyorum'' cümlesini kullanamaz!Kimsenin böyle bir lüksü yok!Hele ki ATA'yı tam da bu kitapda olduğu gibi desteksiz,kaynaksız,açıklamasız,doğruluğu şüphe götürür ve istismara açık bir şekli de lanse etmeye hiç kimsenin hakkı yok!


    OKUDUM!ÖZDİLSEN'DEN MASALLARI OKUDUM!ELLERİNE SAĞLIK...


    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bütünüyle ele alınmalı,bir masal olmamalı,hakettiği şekilde ve ciddiyetle anlatılmalı.BİR TARİH YAZILMALI!Sayın Yılmaz ÖZDİL'in bu kitabı bu şekilde yazıp,o sözlerle lanse etmeye hakkı olmadığı kadar,bu kitabın okurununda ''O kadar güzel yazılmış ki,her satırını duygu yoğunluğu içinde,gözlerim dolarak okudum.Bu yüzden hiçbir eksikliği ve yanlışlığı gözüm görmedi,dikkat etmeyi önesemedim'' deme hakkıda yoktur.

    SAYGILAR...(Hem Yılmaz ÖZDİL'e,hem de bu kitabın okurlarına)


    SON SÖZ:
    ---------------------------------------
    Rahmetli Turgut ÖZAKMAN'ın Mustafa ( Can DÜNDAR) filmi için söylemiş olduğu sözleri hatırlatma gereğini duyuyorum.Lütfen araştırınız....
    Hepinize Bol Kitaplı Keyifli Okumalı Günler Dilerim.Teşekkür Ederim...
  • 190 syf.
    ·Beğendi·10/10
    ÖNEMLİ UYARI : Hakan Günday kitapları belli bir yaş ve hayat olgunluğuna kültür birikimine erişildiğinde okunmalı,hassas bünyelerin kolay kaldıramayacağı cümlelerle karşılaşma olasılığınız hayli yüksektir çünkü.Acıtır,canınızı sıkar,sizi yorar,zorlar,görmenizi öğrenmenizi sağlar.Çünkü saf gerçekleri roman diye size öyle bir yedirir ki ''Daha yokmu'' dersiniz.


    Cihan bir avuç çamur, gönül de onun mahsulü. İşte cihanın bütün müşkülü bu bir katre kandan başka bir şey olmayan gönülden fışkırıyor. Biz biri iki görüyoruz, oysa herkesin cihanı kendi gönlü içindedir. Muhammed İkbal (Ne alaka deme incelemeyi oku yolunuz kesişecek ;) )

    Bilindiği gibi Günday İncelemesi yapmayacağım,bu inceleme de yine arşivden ama hiç güncelliğini yitirmez.Bundan sonra iki inceleme daha var arşivde,bir kaç ay içinde onu da paylaşıp Günday'a nokta koyacağım.Okuyacağım tabi ki ama inceleme yazmayacağım ;) Yine söylüyorum ;Günday'dan komisyon-yüzde almıyorum,sadece onu seviyorum ;)

    ZARGANA!Berlin sokaklarında yalnız,aç,üşümüş,tecavüze uğramış,beş parasız 12 yaşında bir genç.Yaşadıkları onu nereye sürükleyecek,o nasıl bir değişime uğrayıp zargana olacak?
    Bu kitap Hakan Günday'ın 2002 de yazdığı gerçekci hayatları anlatımıyla çok çok çarpıcı,etkileyici,sarsıcı ve merak uyandırıcı karakterlerle dolu eseri.Her zaman ki gibi yine Günday şaheseri.
    Zargana ile birlikte Berlin sokaklarını arşınlayıp,yaşadığı olaylara şahit olacağız,kitap boyunca onunla birlikte büyüyeceğiz.Çok değişik bir stil 205 sayfada emin olun sayamadım bir sürü insanın hayatına girip çıkıyorsunuz,bazıları acınası,bazıları iğrenç,bazıları çaresiz hayatlar.

    Hakan Günday gerçekten büyük usta.Kitabı nasıl anlatacağımı bilemiyorum (eğer okursanız hak vereceksiniz.hoş diğer Günday incelemelerinide nasıl anlatacağımı bilememiştim ya ;) ).Ben bu kitabı merakla okudum.Sabah 07.00'da başladığım kitap kısa aralar vererek gece 00.40'da bitti.

    Hayatla acımasız bir rekabet halindeki karakterler çok etkileyici ve sarsıcı.Gerçeklik olgusu çok iyi.Hayatlarından nefret edip tiksindikleri halde yinede o hayatlara sıkı sıkı sarılan insanların hikayeleri.Bu hikayelerin nasıl yazılacağı da,sahneye nasıl koyulacağı da,başrollerde ve yan karakterlerde kimlerin oynayacağı da hepsi kendi ellerinde.Başrolmü istiyorsun...Bunu kimse sana gönüllü vermez...O zaman...Zorla Al!!

    Günday kitapları okurken muhtemelen onlarca alıntı yaparsınız ve sadece bu alıntıları paylaşırsınız,dikkat edin kullandığınız alıntılar da mutlaka ama mutlaka gizli bir alt metin vardır,okuduğunuz cümlenin içinde size anlattığı bir iki cümle daha gizlidir,bir'i size iki göstermeye çalışır.Belki de bir çoğunuz farkında bile değildir,Günday size bir kitap satar ama üç kitap okutur ;)

    Günday Edebiyat yazar,Felsefe yazar,Korku-Gerilim yazar,Mistisizm yazar,Aşk-Sevda yazar,karanlık yazar,aydınlık yazar.Her şeyi ama her şeyi yazar,YERALTI HARİÇ ;) Cümlelerinden nesir çıkar,şiir çıkar,hayat,acı,sevda,ihanet,sadakat çıkar.HAYATINIZ ÇIKAR!
    Kitap çok sağlam.Hakan Günday muhteşem bir yazar.Ve bu yazarın kitapları öylesine vakit geçirmek için okunmaz,farzedin ki Günday bol süt veren bir inek(kusura bakmasın artık) sağabildiğiniz kadar sağın arkadaşlar,Günday size sadece kitap değil,hayatın kullanma kılavuzunu verir.Tam bir sanatçı!Ya sizi tıkabasa doyurur,ya kafanızda koskoca bir soru işareti bırakır,yada midenizi bulandırır.Adam bildiğin güneş,ışık saçıyor.Elinizde ki kitabı bitirdiğinizde kalakalırsınız,inanamazsınız,daha sayfa yokmu,yanlışmı basıldı,eksikmi sayfalar diye kitabı kontrol edersiniz.İşte böyle bir manyak yazar ;)

    Valla uzun lafın kısası ben kelimeleri yan yana getirip Hakan Günday gibi cümleler kurabilsem ülkenin en büyük yazarı olurum.(Bu da biraz Mal herhalde umrunda değil yaaa )
    Bu kitabı mutlaka alın,mutlaka okuyun.Kitaptaki hikayeyi bırakın sadece ve sadece bu kitap için bir istisna da bulunun ve cümlelerin kuruluşuna,alt metinlere,betimlemelere,yazım diline bakın.MÜKEMMEL!

    Kitabı acın ve ilk sayfadan itibaren Zargana'nın oynadığı "Hayat Oyunu"na katılın.(Mideniz kaldırırsa devam edin)
    Aslında Hakan Günday'dan çok çok şey alıyorum,tavsiye,hayat görüşü,yaşam stili,felsefi ve matematiksel denklemler alınacak öyle çok şey var ki cümlelerinde,bunların bir çoğuda alt metinlerde gizli,o kadar dikkatli okuyorum ki,okul kitaplarını bunlar gibi okusam emin olun şu anda Gazi Hoca ile falan yarışıyordum ;) Çok kibirli oldu değilmi :D Bundan kasıtta şu:Hakan Günday hayatın sadece ve sadece bir kibirden ibaret olduğunu göstermeye çalışır,onu yenmenize yardım eder,empati yeteneğiniz varsa tabi ;)


    ALINTI :
    -------------
    Hem sen sigarayı bırakmamış mıydın?"
    "Sana ne? Ciğerim misin?
    ------------
    İnsanları anlamak zor değil. Hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında. Biraz dikkatli bakmak yeter. Haritalara benzerler. Ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını. Sonra bir güneş kadar bilinir hayatları.
    ------------
    İnsan kaldıramıyordu aynı hayatın içinde hem geceyi hem gündüzü. Onun için uyku vardı belki de. Ve onun için bu kadar mutsuzdu belki de uyuyamayan insanlar.
    -----------
    Kan kadar yavaş akmıştı gözyaşı. Çünkü kan kadar doluydu içi. Kan kadar ağırdı acısı.
    ----------
    İçinde mermi adına taşıdığı düşünceler herhangi bir silahın şarjörüne sığmayacak kadar kalabalıktı..
    ----------
    Gerçekte üç büyük din de dünyayı cehenneme çevirmek için ortaya çıkmıştır. Tek amaçları budur. Çünkü hayattan sonra sadece cennet vardır. İnsanoğlunun cenneti hak etmesi için cehennemden geçmesi gerekir. O cehennem de üç ilahî din eliyle dünyada hüküm sürmektedir. Tanrının mantığı budur.



    Günday'a alıştığınız zaman şu yukarıda ki alıntılar var ya,işte onlar atasözü oluyor...

    Adam size verdikce veriyor,yeter ki almasını bilin...

    TEKRAR BAS BAS BAĞIRIYORUM!BU KİTABI ALIN!HİÇ BİRŞEY YAPAMIYORSANIZ PDF İNDİRİN,HİKAYEYİ FALAN BIRAKIN (hikayede ayrı bir güzel) SADECE O KELİMELER NASIL USTACA DİZİLİP,NASIL O BETİMLEMELERİ ANLATAN O BENZERSİZ MUHTEŞEM CÜMLELERE DÖNÜŞÜYOR GÖRÜN!
    USTALIK BU İŞTE!

    Hepinize Bol Kitaplı Keyifli Okumalı Günler Teşekkürler
  • 380 syf.
    ·10/10
    Habemus Maximus Dominus Secretorum!

    Merhabalar...

    Nasıl giriş yapacağıma karar veremediğim için Sayın Ebru Yeşilova ile başlayacağım.Kendileri bu kitabın bundan sonraki baskıları ve ikinci kitabın editörü olurlar(Çok zahmetli iş kolay gelsin).Birkaç gün önce bana yazdığı ve benim çok gururlandığım bir mesaj sayesinde yazar ve kitapla tanıştım,gururlandım çünkü Sayın Yeşilova'yı uzun bir süredir tanırım,inceleme ve yorum yazılarını büyük zevkle okurum,kendisi bu işler için fazlası ile yetkindir,daha önce Türkiye'de satışa çıkmamış bir kitabı okuyup fikrimi belirtecektim,bir kaç gün sonra yine Sayın Yeşilova nın bu kitap ve yazarla ilgili heyecan dolu ve mükemmel demenin bile az kalacağı inceleme/Tanıtım yazısını okudum,ne yalan söyleyeyim o yazıdan sonra ben de büyük bir çekince oluştu,daha kitabı okumamıştım,yazarı tanımıyordum ve okuduğum o muhteşem inceleme/Tanıtımdan sonra bu kitap için daha ne yazılabilir ki dedim.

    Kabul etmiştim bir kere,her ne kadar erkekliğin 9/10'u kaçmak olsa da artık kaçamazdım ;) Sayın Yeşilova ile yaptığımız konuşmadan yaklaşık üç gün sonra kitap elime geçti,kapağını açmamıştım bile sadece tasarıma baktım,tasarımı kim düşündüyse işinde usta biri.Eh bir kitabı kapağıyla değerlendirmeyecek kadar da kitap okumuşluğum var.Elimde henüz okuduğum bir başka kitap olduğu için bu kitaba teslim aldıktan 3 gün sonra başladım.

    Kitabı Okudum!

    Her ne kadar Sayın Yeşilova gibi bir inceleme yazısı çıkaramayacak olsam da artık bende de bir heyecan var,2.kitabı beklemenin heyecanı (2.Kitap yazım aşamasında)
    Şimdi kitaptan biraz bahsedelim:Büyük Sır Üstadı Magnum Opus

    Kitabın kapağını açar açmaz eski bir dost Carl Gustav JUNG'la karşılaştım (en azından 7-8 senedir JUNG okumadım) Psikanaliz,semboller ve mitler ayrı bir ilgi alanıdır benim için.
    Kitaba girdim...

    İlk bölüm de güzeller güzeli ,meraklı,cesur,depresif ve iyi bir okur olan Sofia karşıladı beni.

    Bir sonraki bölümde de karşıma Gabriel çıktı.Müthiş eğlenceli,müthiş zeki bir karakter olan Gabriel ile mutlaka tanışmalısınız.Ve!Marius! ondan söz etmeden ve sizinle tanıştırmadan geçersem bu inceleme eksik kalır ;) Marius bir şaheser,kelimelerin büyücüsü bilge Marius,öğretmenim falan olmasını isterdim. Eserde yazarın hayat verdiği ilginç okunası bir kaç karakter daha var,onlarla birlikte olay örgüsünü o kadar net ve zevkli bir şekilde tamamlıyorsunuz ki,ben bu kadarını beklemiyordum.Samimi olarak söylüyorum bu kitabı rafda görsem sadece arka kapağı okuyup kasaya ödeme yapmaya giderdim.

    Olayların gidişatında Matematik,Bilim,özellikle Felsefe ve Tarih,Mitoloji konuları ustaca kullanılmış (burada özellikle belirteyim bütün bu konuların çok büyük araştırması yapılmadan bu kitabı yazmak mümkün olmaz.Yazar birikimli ve usta )Bu saydığım konular kitap içerisinde ustaca kullanılmış,sizi sıkmadan,merak ettiren,ilgi duyduran,okumaya zorlayan ve bir sonraki bölümü soluksuz bekleten bir yapısı var.

    Benim özellikle ilgimi çeken konu başlarında Psikanalizci,Felsefeci ve Tarihçilerden alıntılarla giriş yapılması oldu.Çok şık durmuş.

    Arkadaşlar belki hadsizlik olacak ama yazar kısmı diğerleri ile kıyaslanmayı sevmez ancak burada bende hiç utanıp sıkılmadan bu kıyaslamayı yapacağım,gerekli çünkü,Herve M.Abajoli öyle bir kitap yazmış ki,muhtemelen bir çok arkadaşımız belki de hepiniz Dan Brown okumuşsunuzdur,okumamış olanlar da muhakkak en az bir filmini izlemiştir,işte bu kitap inanın bana Dan Brown'ın ziller takmış hali,çın çın ötüyor,Brown'ın kitapları sadece macera,biraz da sanat ve sanat eseri,biraz basit ama iyi,ancak bu kitap daha gelişmiş bir Dan Brown kitabı .Kitapdan o kadar çok şey alıyorsunuz ki,hem ezoterik bir macera,hem sizi kendileriyle birlikte sürükleyen karakterler,hem çok fazla şey alabileceğiniz ve hayatınıza katabileceğiniz felsefi düşünceler hepsi var.

    Kitabı okurken hiç ama hiç sıkılmadım,bazı kitaplarla inatlaşmayı severim,okuması inanılmaz zevk verir bu kitap onlardan biri oldu.372 sayfayı bitirmek için kendime 6 gün süre vermiştim daha çabuk bitti çünkü bu kitap için beklemek pek akıl karı değil di ;) sürüklendim gittim.

    Kitabı okurken Dan Brown,Jung,Harari,Umberto Eco hatta Dostoyevski bu adamların hepsi aklıma geldi.ne alaka demeyin yanlış anlaşılma olmasın bunlardan alıntılarla yazılmış bir eser değil,sadece bunlardan alabileceğiniz lezzet var dı.Sizi okuduğunuz diğer eserleri de düşünmeye ve hatırlamaya itiyor.
    Benim için güzel ama sabırsız bir okuma deneyimi oldu,Ezoterik,Gotik,Felsefi ve Edebi tarzları severim.Hepsini aynı iki kapak arasında buldum.DOYDUM!Ama bu sefer de ikinci kitaba açlığım oluştu,şimdi de onu bekleyeceğim umarım sayın yazar elini çabuk tutar ;)

    Yazar demişken Grubumuza da üye olan .Herve M. Abajoli iyi bir iş çıkarmış.TEBRİKLER

    Arkadaşlar bu adamı takip edin Tuh! (tükürme efekti) Aha şuraya yazıyorum!Bu adam isim olacak,olduğu zaman aklınıza ben geleyim,deli akıl var adam da ;) ki yeminle zekası ve o zekanın kıvraklığına tek kelime ile hayran kaldım.

    Tekrar dönelim Sayın Yeşilova'ya
    Sayın Yeşilova sizi uzun bir zamandır tanırım ve takip ederim,bana kötülük yapabilecek insanların arasında olabileceğiniz kesinlikle aklıma gelmezdi,bilmediğimiz şeylerin yokluğunu çekmeyiz,bana büyük kötülük yaptınız inanın çünkü artık Büyük Sır Üstadı Magnum Opus'un varlığını biliyorum ;)
    Her ne kadar bana bu kötülüğü yapmış olsanız da size çok çok teşekkür ederim.Gerçekten ayrıcalıklı ve lezzetli bir kitap dı ve ben şimdi ikinci porsiyonu bekliyorum ;)

    Sayın yazarımız Herve M. Abajoli yarattığınız karakterler,yazıya döktüğünüz satırlar,öğrenmemi ve hatırlamamı sağladığınız bilgi ve kavramlar,yaşattığınız soluksuz macera için yani özetle bu mükemmel şölen için sizi de tebrik eder,teşekkürlerimi sunarım.Beni fazla bekletmeyin 2.kitabı çok merak ediyorum.


    ALINTILAR
    -------------------------------
    Şüphesiz,yaşayan bir Tanrı'nın eline düşmek,dehşetengiz bir şeydir çünkü sizi korkunun en yalın haliyle yüzleşmek zorunda bırakır.
    ---------------------
    Hollywood'da çekilen filmlerin neredeyse tamamının kahramanları insan ruhunda yaşayan bir arketipi tetiklediğinden istemsizce onlara tutuluruz.Mesela süper kahramanların tamamı arketipseldir.Bu da Amerikan devletine dünya pazarlarına nüfuz ederek,bizi yönlendirme ve ileride yapacaklarına hazırlama imkanı tanıyor.
    --------------------
    'Çünkü sevgi her şeyi taşır ve her şeye dayanır'
    -------------------
    Yaşama düşman bir kozmik yasayla yönetildiği açık olan evrende yaşam nasıl oluşabilmiş ve kök salmıştır?
    -------------------
    Doğru soruyu sormadığın müddetçe alacağın cevapların hiçbir değeri yoktur.
  • 224 syf.
    ·Beğendi·10/10
    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    ١﴾ وَالْعَصْرِۙ ﴿٢﴾ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ ﴿٣﴾ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
    -Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

    1- Asr´a yemin olsun ki,

    2- insan mutlaka bir ziyandadır.

    3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

    Nouman Ali Khan'ı tanımayanınız varsa bir an önce tanımaya çalışsınlar..
    YouTube'da tefsir veyahut bir konu hakkındaki düşüncelerinden oluşan videolarından tanımıştım yazarı.. Atatürk Havaalanı'da görmüştüm bu kitabı ama almak nasip olmamıştı.. Neyse ki Enise 'de varmış..
    Kitabın incelemesine gelirsek ben, kitabı kim, hangi dinden olursa olsun kesinlikle okumasını istiyorum.. Kitapta bazı ayetlerin içinde saklı duran o edebi özleri görmemizi sağladı Khan.. Hem düşündürdü hem de tavsiyelerde bulundu.. Açıkçası taraf gözetmeksizin bu kitabı okuyan herhangi bir bireyin bu kitabı sevmeme olasılığı yoktur..
    Arap dili ve edebiyatına dair fikirler de ediniyorsunuz.. O zaman işte İcazetül Kuran'ı anlıyorsunuz.. Bizler dümdüz meali okuyunca neresi edebi diye düşünüyoruz oysa ki biz kifayesiz kalan kelimelerle çevirmişiz Kuranı..
    Mesajlar o kadar güncel ki hangi dinde olursanız olun bu düşünceler kendiniz tarafınızdan da kabul edilecektir..
    Asr Suresinin özelliklerini, bize ne anlatmak istediğini ve bazı Arap Edebiyatı özelliklerini anlatıyor.. Bu yüzden ilk başa Asr Suresini yazdım.. Tabi ki başka ayetlerin özellikleri ve denmek istenilen evrensel mesajları da aktarmıştı..
    Allah'ın Nahl Suresinde hanımefendilere ne denli değer verdiğini okudukça anlıyoruz.. Kitap baştan sona muazzamdı.. Hatta bir an için cilt cilt kitap yazsa da okusaydım dedirtti Khan.. İnşAllah cilt cilt tefsir kitapları yazar da okurum.. O derece alanında iyi.. Akla ve çağa uygunluğu muazzam bir dengede.. Şimdiki çoğu Müslüman size pis pis bakar, canınızı sıkar ama Khan öyle bir denge kuruyor ki kalbiniz hemen onu seviyor ve tavsiyelerine kulak kabartıyorsunuz..
    Açıkçası uzun uzun alıntılar almayı çok istedim ama yeni kitaplar için buna pek vaktim olmadı.. Kitap anlatmaya pek kelimeler yeterli olmuyor.. Okuyun, okutun..
  • 120 syf.
    ·Puan vermedi
    Kitap Yorumu
    Müge Seyhan ÖZTÜRK
    @destekyayinlari
    Nasıl Evde Kaldım? 🤔🤔 Her genç kızın hayali evlenip yuva kurmak çoluk çocuğa karışmak. Ama o işler o öyle olmuyor . Kimi şanslılar çoktan kapmışlardır. Ve o tektaş takılmıştır parmağa. Taş 30'a dayanmış hele 30'u geçmişse başlar o meşhur cümleler. Hele ki düğünlerde.... Yalnız mi geldin? Hii kocan yok mu senin ? Anladım e kızım görüştüğünde mi yok ? Kız hatçe görüyon mu kız çok güzel.vah vah evde niye kalmış ki !! Gibi bilumum cümleleri duyuyorsunuz. Ama teyzemler bilmiyorlar herifler dümbük (istisnalar haric)
    Görüşürsün adam evli çıkar , aldatır ya da kendini soğutacak şeyler yapar. Bir de macera arayan tipler vardır hele bir de minyon tipli ve otuzu ndaysan vay haline... oturdugun kafede yeni yeni sakalları cikmaya başlamış ergenler baş gösterir. Hoop bunlarda elendi. Ee bir de yaa faktörü var daha seçici olmaya başlarsın. sonra böyle durursun bir gün kafana vurur . Arkadaşların evlenip çoluk çocuğa karışmış sen hala bekarsındır. Ve bilmem kaç kere akrabalardan ve arkadaşlardan taktik alırsın. Sonuç "Evde Kaldım ".
    kısaca okurken çok güldüğüm bir kitaptı. Keyifliydi .
    Alıntılar
    daha en başından sıkıntı ortada yani ... ağacı yaşken eğmemişler şimdi odun sapı bana giriyor . Hayır, ne vardı bu kadar batılı kafasıyla yaşayacak? Sen hobi olarak yine beşik kert. Olursa olurdu, olmazsa çay demlerdik. bir kaç yıl.evvel saçlarımı küt kestirdigimi hatırlıyorum. Yakışmış olsa gerek kirahmetli dayım ilk gördüğünde o her zaman ki nüktedan edasıyla "Bu saçla da koca bulamazsan daha da bulamazsın!" Diye geçmişti dalgasını
    #okudumbitti #okudumokuyun #kitapönerisi #kitapsözleri #kitapyorumu #bookstagram #book #repost @get_repost #kitap #kitapkurdu #kitapkurduyumben
  • 252 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Kitap Yorumu
    VINCENT VAN GOGH
    Theo'ya Mektuplar
    @remzi.kitabevi Theo ,Van Gogh'un paristeki galeri yöneticisi olan kardeşi. mektuplar tamamen duygusal ... Birbirlerine bağlılıkları çok belli. Maddi olarak Theo çok destek olmuş. Manevi olarakta çok bağlı. Fakat bir yerlerde bir eksiklik var. Van Gogh'un ruhsal çöküntülü yaşantısı ve beyin olarak çöküntülü bir yaşam. Fakat eserleri muhteşem yaratıcı...
    O döneme ait yazarlar hakkında da kısa da olsa bilgi sahibi oluyoruz.
    Tavsiye eder miyim 🤔🤔 . Azıcık resim sanatına ilginiz varsa okuyun derim. Alıntılar Gerçekten sevilmeye değer şeyleri candan sevdik mi ,sevgimizi önemsiz, tatsız tuzsuz ve boş şeylere harcamaktan sakındık mı, yavaş yavaş aydınlığa varır gücümüzü pekleştiririz.
    Dünyaya karışmak, bir çok insanlarla görüşmek kimi zaman iyidir , kimi zaman öyle yasamak zorundayız ama tek başına kalıp rahat rahat çalışmayı seçen yalnız birkaç dostuyla görüşmek isteyen adam , insanlar arasında ve dünya da kendine en çok güvenen adam olarak çıkabilir karşımıza.
    #okudumbitti #okudumokuyun #okuyorum #okupaylas #book #bookstagram #kitap #kitapönerisi #kitapsözleri #kitapalıntıları #vincentvangogh #theoyamektuplar @get_repost
  • 120 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Kitap Yorumu
    @osmanbalcigil
    #KARANLIK ODA
    @karakargayayinlari
    Tek kelime Muhteşemdi. Değerli yazarımız Osman Bey ve benim için yeri doldurulamaz devrimci Deniz Gezmiş'in arasında ki sohbeti sanki bende aralarındaymışım gibi hissettirdi. Kitabın bitmesini hiç ama hiç istemedim.
    Çoğumuz biliriz Deniz Gezmiş'in yaşadıklarını ve haksız yer idama mahkum edildiklerini. Işte bu kitapta olayların gelişim sürecini öyle bir kurguyla yazarımız anlatmış ki sanki bunu yazarımız değilde Deniz Abim anlatmış. Çoğumuz biliyoruz ve günümüzde de yaşadığımız siyasi olaylara baktığımızda aslında şu an ki dönem 60'lar 70'ler 80'ler gibi duruyor. Din bizim gibi henüz tam gelişememiş ülkelerde muhteşem bir şekilde kullanılıyor. kitaptan birde kim mi var?? NAZIM HİKMET yazdığı şiirlerle kitaba zenginlik katmış. neden mi? TURAN EMEKSIZ icin yazdığı şiiri yüreğimi dağladı. şimdi o dönemi ele aldığımız zaman Vatan ve Millet sevgisi için sürgün edilenler idam edilenlerin gerçekten suçları neydi??? Ben şunu bilir şunu söylerim Bir Nazım ölür bin Nazım doğar bir Deniz olur bin Deniz doğar. Benim için bu iki adamın bu iki dostun yeri apayrıdır.
    Son olarak alıntı yapmadan önce bu kitabı kesinlikle okuyun
    alıntılar Marx'ın dediği gibi " Din kitlelerin afyonudur."
    Ve son olarak günümüzude çağrıştırdığı için "Büyük Türk Milleti! Atatürk için toplanalım! Mustafa Kemal'in milli kurtuluş idealini yaşatmak için, Mustafa Kemal Devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, milletçe yabancı uşaklıgına düşmekten kurtulmak için, Tam Bağımsız Gerçekten Demokratik Türkiye için, Gazi Mustafa Kemal'in milli kurtuluşçu saflarında toplanalım!"
    ŞENLİK DAĞILDI BIR ACI YEL KALDI BAHÇEDE YALNIZ Atilla ILHAN ILE BITIRELIM..
    #kitapyorumu #okudumbitti #kitapkurdu #okupaylaş #okumayisevenler @kitapsizlargrubu #okuyoruzpaylasiyoruz