Ebru Ince, bir alıntı ekledi.
01 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

''bu ümmet hakkında en çok korktuğum münafık ilim sahibidir''
-diliyle alim , kalbi ve ameliyle cahil -

hz Ömer

İhyau Ulumi'd-Din, İmam Gazali (Sayfa 38 - ışık yayınları)İhyau Ulumi'd-Din, İmam Gazali (Sayfa 38 - ışık yayınları)
Çiğdem Aksoy, bir alıntı ekledi.
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Eşcinsellik günah mıdır?
İlişkiyi yaşayanlar arasında zorlama ya da baskı yoksa taraflar seçimlerini kendi özgür iradeleriyle yapmışlar ve bu kararlarından dolayı da memnunlarsa, hiç kimsenin onları zerre kadar yargılama hakları yoktur.
Varoluş sana da ne yapmak istediğini sordu ve sen de bugün yaşadığın şeyi tercih ettiğine göre, yanındakinin hangi seçimi yaptığını eleştirmek senin haddine düşmediği gibi aslında kimseyi de ilgilendirmez.
Ortada bireye karşı yapılan bir zulüm, zarar ve işkence olmadığı, bir insanlık suçu işlenmediği müddetçe insanların cinsel hayatlarını yargılamak hiçbirimizin görevi değil.

Aşkın İstilası - Yol, Metin Hara (Sayfa 132)Aşkın İstilası - Yol, Metin Hara (Sayfa 132)
Hasan KILIÇ, bir alıntı ekledi.
29 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor...

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262 - doğan kitap)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 262 - doğan kitap)
Believe Me, bir alıntı ekledi.
10 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 5/10 puan

Kadın
Hiçbir kadın bir erkeği beklemez.

Romantik Vampir, Jude Morgan (Sayfa 67 - Kalipso)Romantik Vampir, Jude Morgan (Sayfa 67 - Kalipso)
Aysel, bir alıntı ekledi.
12 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ben... hayvanları çok seviyorum. Özellikle tavuk kızartmasına bayılırım.

Dikkat Yazılı Var, Ahmet GülümDikkat Yazılı Var, Ahmet Gülüm
Muzaffer Akar, bir alıntı ekledi.
06 Tem 2015

BİLİYOR MUSUNUZ?
“1923TE TÜRKİYE’DE;
Nüfus 13 milyon civarıydı, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu.
40 bin köy vardı, 38 bininde okul yoktu.
Traktör sıfırdı, karas...aban’dı.
5 bin köyde sığır vebası vardı.
Hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu.
İki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengiydi, verem, tifüs, tifo salgını vardı, üç milyon kişi trahomluydu,
Bebek ölüm oranı yüzde 48’di, yani her doğan iki bebekten biri ölüyordu.
Memlekette sadece 337 doktor vardı.
Sadece 60 eczacı vardı, sadece 8’i Türk’tü.
Diş hekimi, sıfırdı.
Dört hemşire vardı.
40 bin köy, sadece 136 ebe vardı.
Ortalama ömür 40’tı.
Yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bin. Ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu.
Kiremit bile ithaldi. Adı Marsilya kiremidiydi.
Limanlar, madenler, demiryolları yabancıya aitti.
Toplam sermayenin sadece yüzde 15’i Türk’tü.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan sadece dört fabrika vardı, Hereke ipek, Feshane yün, Bakırköy bez, Beykoz deri…
Elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus’ta vardı.
Otomobil sayısı bin 490’dı.
Sadece dört şehirde özel otomobil vardı.
Veremle boğuşan halk, ahırda yatarken…
Bugün bazılarının yere göğe sığdıramadığı Abdülhamid’in 16 tane eşi vardı: Nazikeda, Safinaz, Dilpesent, Peyveste, Nazlıyar, Bidar, Mezide, Emsalinur Hanım... 16 tane… Yaş itibariyle, tamamı çocuktu.
Abdülmecid’in 22 eşi vardı. Ahali ineğine verecek saman bulamazken, o sarayında iki futbol takımı kadar kadınla yatıyordu.
Kadın, insan değildi.
Tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu.
Arkeolojik eserler, öyle gizli saklı değil, padişahların hediyesi olarak, trenlerle çalınmıştı.
Kimisi alaturka saat’i kullanıyor, güneşin battığı anı 12:00 kabul ediyordu.
Kimisi zevali saat’i kullanıyor, güneşin en tepede olduğu anı 12:00 kabul ediyordu.
Kimisi güneş batarken grubi saat’i esas alıyordu,
Kimisi güneşin tamamen battığı ezani saat’i esas alıyordu.
“Saat kaç birader?” diye sorduğunda, her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu.,
Kimisi hicri takvim kullanıyordu, kimisi Rumi takvim kullanıyordu. Kimisinin Şubat’ı kimisinin Aralık’ına denk geliyordu. Herkes aynı zaman dilimindeydi, ama farklı aylarda yaşıyordu!
Dirhem, okka, çeki vardı. Arşın, kulaç, fersah vardı. Ne ağırlığımız dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunluğumuz… Ölçülerimiz ortaçağ’dı.
Erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu.
Okur-yazar erkeklerin çoğunluğu, subay veya gayrimüslimdi. Okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gitmiyordu.
Toplam, 4894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. Türkiye’nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı.
Öğretmenlerin üçte birinin, öğretmenlik eğitimi yoktu. Tek üniversite vardı, darülfünun, medreseden halliceydi. Ülke bilim’den çoook uzaktı.
600 sene boyunca Türkçenin ırzına geçilmiş, Osmanlıca denilmişti. Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca kelimeler, Levanten terimler dilimizi istila etmişti. Karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan Arapçayla Türkçe yazmaya çalışıyorlardı.
“Harf devrimi yapıldı, bir gecede cahilleştirildik, köpekleştirildik” deniyor ya…
İbrahim Müteferrika’dan itibaren 150 sene boyunca basılan kitap sayısı kaçtı biliyor musunuz? Sadece 417’ydi. Bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı. Ki zaten, Müteteferrika da devşirmeydi, Macar’dı.
Bu topraklara kitap gelene kadar, Avrupa’da 2.5 milyon farklı kitap basılmış, 5 milyar adet satılmıştı.
Voltaire, bir kitabında şu ağır tespiti yapmıştı: “İstanbul’da bir yılda yazılanlar, Paris’te bir günde yazılanlardan azdır!”
Ve neymiş efendim, mezar taşı okuyacakmış…
Sen önce iki tane kitap oku da, dünyadan haberin olsun biraz!.”

Yılmaz ÖzdilYılmaz Özdil
Kebikec, bir alıntı ekledi.
21 May 2015

Evrende seni özler, seni isterim. Başkaca hiç.
Ne taktığım, ne de vurulacağım bir nen yok.
Seni. Sade seni...

Ahmed ArifAhmed Arif
Ferah, bir alıntı ekledi.
22 Şub 2015

''Dedi: Nerelere gittin?
Dedim: Giden ayaklardır, gönlümüz aynı yerde durur...''

İbrahim Çolakİbrahim Çolak
Bekir İstanbul, bir alıntı ekledi.
14 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"İki fırıncı altı saatte 444 çörek pişirirse, beş fırıncı 88 çöreği kaç saatte pişirir?"

Sayı Şeytanı, Hans Magnus EnzensbergerSayı Şeytanı, Hans Magnus Enzensberger