• 368 syf.
    ·9 günde·8/10
    Aliya İzzetbegoviç; son dönem İslam dünyasının yetiştirdiği en önemli liderlerden.. Bosna’nın kurucu lideri, başarılı bir devlet adamı ve bu kitapta açıkça anlaşılacağı üzere çağını çok iyi okumuş kendisine verilen “ Bilge Kral” ünvanını sonu kadar hak eden bir düşünür.. Konuşmalar isimli kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı ve gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
    Doğu Batı arasında İslam; 18. Y.Y. ve 19. Y.Y. dönemlerinde Avrupa’yı etkisine alan düşünce akımlarına karşı İslam düşüncesinin nereye oturduğunun cevabını arıyor ve yazarın verdiği cevap ise tam ortasına.. “Doğu”yu temelini Hristiyan öğretiden alan mistik ruhani düşünce “Batı”yı ise insanı makineden ibaret bir tekamül sürecinin ürünü gören Materyalist anlayış ve türevleri olarak tanımlayabiliriz. Yazara göre Materyalizm de maneviyatçılık da hakikatin bir yönünü temsil ediyor. Gerçekte hayat bunların tümünden ibaret ve dual bir yapıya sahip.. Bundan dolayı ne Doğu ne de Batı insanları tatmin edecek seviyeye ulaşamadılar.. İslami düşünce ise hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış gibi öğretilerle hayatın bu iki yönünü tatmin için rehberlik yapmıştır.. Kitapta bu düşüncelerin karşılıklı okumaları ışığında şehir, sanat, uygarlık, kültür, hukuk gibi insan için olmazsa olmaz kavramlara yeni bakış açıları getirildiğini görüyor ve yazarın bu konudaki vukufiyetine hayran kalıyorsunuz.
    Son olarak incelememin başlığına neden “Aliya’nın Üzüntüsü” dediğime değinmek istiyorum. Aliya’nın üzüntüsü çünkü ideal olarak gösterdiği İslami düşünceyi hayata yansıtabilen bir Müslüman topluluğu yok.. “Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı” coğrafyamızda çağın fikir akımlarına yeni yorumlar getirmek, çağın ihtiyaçlarına çözüm üretmekten o kadar uzağız ki Aliya’nın kitabı yazarken bu iç burukluğunu ciddi ölçüde hissettiğini düşünüyorum.. Hatta öyle ki kitabın son bölümünde bu dual dengenin (madde-mana) sağlanmasının başarılı bir örneği olarak Anglosakson örneği veriliyor..
    Geçmiş y.y. Avrupa fikir akımlarını İslam’ın düşünce sahasında nerede durduğunu merak edenlere tavsiye ediyorum.. İyi okumalar.. Ruhun şad olsun Bilge Kral..