• "Bir mezarlıkta öpüştük ilk defa,
    Rengarenk boncuklar saçılmıştı benden her tarafa,
    Kapkaraydı ama toprak.
    Binlerce ruhu taciz etmiş bir ilk aşk
    Tanrım sorarım sana neye yarar?
    İpek yolunda ipektim o zaman
    Baharat yolunda baharat.
    Aşk kırmızı atlastı,
    Ten Greenwich başlangıç meridyeni
    Yağmur yağardı, durmadan yağmur
    Coğrafyadan da anlarım, hadi alkışlayın!
    Keşke aşk şiiri yazsam
    Ne güzel,
    Aktarlara tarçın diye satardım
    Ticareti de öğrendim bakın,
    Hadi alkışlayın."

    Didem Madak şiirlerini, onun hikayesini öğrendikten sonra okuduğunuzda çok daha derin anlamlara rastlayarak hissediyorsunuz. Değeri pek bilinmemiş bir şairimizdir. Ahlar Ağacı düzenli olarak elime aldığım,danıştığım bir eseri.
  • Didem Madak’a ithafen...

    Kelimelerle duygular arasında kurduğun köprülerde gezinmek çok iyi geldi be Didem abla. Allah gani gani rahmet etsin sana güzel insan. İnsan kalbindekileri tüm saflığı ve samimiyetiyle yaşayınca nasılda ebedileşiyor zaman. Bin ah geçsede yürekten, güzelse insan ne güzel düşler çiziyor o ahlarından. Birde
    “Hay!
    Ben sizin ruhunuza çiçek aşısı yapayım
    da çiçekler açsın ruhunuz.
    Hadi alkışlayın!
    Biliyorum hala biraz safım.
    Keşfettim
    Küçük ruhlarınızdaki büyük Amerika'yı Hadi alkışlayın!
    BU SİZİN BAŞARINIZ.” deyişin yok mu, bitirdi beni. Nasıl bir inceliktir bu.
    Bir şeyde yazasım yoktu aslında ama
    “Ah bir de şu gömleğe, göynek diyecek kadar Cesur olaydım.” deyişin geldi aklıma.
    Bende içimden gelenleri ithaf ettim sana. Binlerce resim çizdiğin Ahlar ağacı gömleğine göynek deyiverdim içimden geldiğince.
  • Aslına bakarsanız bu da sınıfcak zorlandığımız kitap okuma yarışmasında edindiğim bir kitaptı. Okuma alışkanlığımın olmadığı, tarih kitaplarına karşı önyargılı bir tavrımın olduğu zamanda alıp okumuştum bu kitabı. Okurken de bunca önyargıma kızdığım, neden bu zamana kadar böyle kitapları denememişim ki dediğim bir kitap. Bilirsiniz önyargı kaldırmak zordur. Bunu bu yazar bir kitapla başarabiliyorsa kalkın alkışlayın. Cidden çok etkileyen bir kitap. Bir roman değil. Birçok kahramanca, içler burkan, göz yaşartıcı hikayelerin bütünleştirilmiş, bir araya getirilip sunulmuş hali. Kitaba okulda başlamıştım çünkü sınava çok az bir zaman kalmıştı. Hiçkimsenin elinden düşmüyordu ve herkes pür dikkat, nefessiz okuyordu. İki çocuğun devlet için, özgürlükleri ve hakları için yaptıkları bir kahramanlıkta ve bu olayın sonunda öyle bir gördüm ki kitap okurken gözlerin nasıl yaşarabileceğini. Bitirdikten sonra tarih kitapları almaya başladım ve tekrar tekrar bu kitaba teşekkür ettim. Minnet duydum. Anladım o an bir kitabı okumadan önce önyargıyla yaklaşılmaması gerektiğini.