• ♦DİKKAT EDİN!....

    💫Allah sübhnehü ve teala buyurduki!..
    ✅Bismillahirrahmanirrahiym
    Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.
    📚Muhammed 7
    ✅Ayaklarının sabit kalmasını isteyenler..
    ✅ islam üzere can vermek isteyenler
    ✅islam üzere yaşadıkları gibi islamla ALLAH sübhnehü ve teala, ile karşılaşmak isteyenler
    ✅ALLAHIN dinine yardım etsinler .
    ✅Sakın ama sakın şeytan senin yapacağın bir şey yok diyerek sizin dunyanında ahiretinde hayrından mahrum bırakmasın ..
    ✅Allah sübhnehü ve teala nın dinine hizmet etme fırsatı önünüze gelmişse bilinki bu hem Allahtan bir nimet hemde imtihandır belki sizde bir kelime söyleyeceksiniz hiçbir şey yapmayacaksınız ey kavmim şu davetçilere kulak verin belki Allah sübhnehü ve teala o kelimenizden dolayı sizi cennetine koyacak biz niye Allah sübhnehü ve teala nın dinine yardım etmeyelimki kardeşler hiç birimizin bahanesi özrü varmı biz daha bundan on sene önce onbeş sene önce müşrikler birer necistir insanlardan değilmiydik Allahu teala bizi temizleyip hidayet etmedimi biz bundan on ,onbeş sene önce Allah sübhanehü ve teala akletmediği müşriklerin üzerine pisliği buca kişilerden değilmiydik Allah Sübhanehü ve teala bizim elimizden tuttu bizi imanla bizi takva ile salih amel ile temizledi arındırdı bizi kendi dinine islamına muhaffak kılmadımı her birimiz değersiz varlıklardık hiçbir değerimiz yoktu yatak odası mutfak ve tuvalet arasında yaşayan hayvanlar gibi hayatını sürdüren insanlardık Allahu teala bize niye yaratıldığımızı anlatacak davetçileri karşımıza çıkardı kitaplar karşımıza çıkardı niye yaratıldığımızı anladık artık hayatımız mutfak ile tuvalet ve yatak odası arasında geçen değil yeryüzünde kötü giden bir şeylerin ıslah olmaya gayret ettik bunca nimetin bir karşılığı olmalı bunca nimetin karşısın da Allahın dinine takdim edeceğin bir şeylerin olması lazım işte oda allahın dinine yardım etmektir
  • Allah sevdiklerine imtihanlar verir, onları sınar. Dertlendirir ki kendisinden uzaklaşmasın, anmayı bırakmasın. Onun için dertlerden, acılardan feryat etmemek lazım kızım. Onların hepsi senin sesini, duanı güzelleştirmek içindir. Bebek ağlayarak doğar, çünkü yaratıldığı âlemden ayrılmıştır. Başka bir dünyaya doğmuştur. Elbet ayrılığına ağlar. Sonra bu dünya bize burada emanetçi olduğumuzu unutturur da alıştırır, oyalar bizi.
  • Sanal alemde her şey birbirine benzer hiçbir şeyin ehemmiyeti yoktur ama görüyoruz internet ortamında ne muhteşem sözler, manalar ve ayetler uçuşuyor.
    Her kandilde her mübarek gecede…
    Kaç tanesinin kalplerde karar kılıp sonra da hayatınızda bir etki yarattığına şahit oldunuz?
    Gelirler geçerler ama kimi kalpten amin der kimide kişiye ilgisinden dir sonra üzerinizde hiçbir etki bırakmadan uçup giderler, o sözler, o ayetler o nasihatler…
    Adı üstünde, sanaldırlar çünkü…
    Evet, maalesef sanal âlemde okunan ayetler de aynı hissiyat perdesine sarılıp gidiyorlar.
    Sanal alemde ki halimiz her oltaya gelen sazan gibidir berheva olup gider…
    ÂLLÂH BİZİ AF BAĞIŞLASIN !…
    Birilerine like atmaktan cevap yazmaktan fırsat bulurlarsa birkaç satır da sanal ayet okuyorlar.
    Kimi laf sokuyor, kimi aşk yazıyor , kimi de gerçekten amin diyor
    Tamam ama yarın mahşer de “ömrünü nerede geçirdin” sorusuna hepimiz sanal alemde geçirdim mi diyeceğiz ?
    ÂLLÂH BİZİ BIRAKMASIN..
    Dijital dünya tabiki de sanal olsa da gerçek alanları bize açıyor olabilir ancak dijital dünyayla gelen hayata hatta kendine yabancılaşma tehlikesi de taşıyor…
    Sanal mekânlar çağımızın vebası olurken birde başımıza hastalık yağmaya başladı...
    Bu tür yerler ruh hastalarının ruh pisliklerini boca ettikleri birer çöp tenekesi haline geldi bir çoğumuz sabahları kalktığımızda tweet atmalar yer bildirmeler tepeden tırnağa hepimizi etkiledi..
    Tabikide sosyal sayfamız olacak ama faydasını alabiliyorsak paylaşımlarımızda özelimizde mahremimizi koruyabilelim …
    Gerçekten kitaplara sarılalım koklayalım çokça okuyalım müzük dinleyelim çünkü hayatımızda bir tek iletişim bile size farklı gösterecektir hayatı..
    O cihazın başında vaktini harcamadığın için ne kadar minnettar olduğunu fark ettiğinde, sevdiğinin elini tuttuğunda sımsıkı sarıpta kokladığında onu sevdiğini söylediğinde ve gözlerinin içine bakıpta öptüğünde ama bunların hiç birini ekranın başında yaşayamassın ki !..
    Çünkü sen ekranının başında iken kaçırdığın fırsatı göremezsin ki !…
    Haydi ozaman bana müsaade
    Gittim ves'Selâm . ...
  • CUMA HUTBESİ

    SABRIN SONU SELAMETTİR.

    Dünya hayatında her insan yolcudur. Şu
    fânî âlemde gelen gider, konan göçer. Her
    birimizin cennete uzanan yolu, inişlerden ve
    yokuşlardan, sevinçlerden ve zorluklardan
    geçer. Umutlar kadar acıları da göze alarak
    yolculuğa devam ederken, Rabbimiz bize
    yüreğimizi telaştan, dilimizi şikâyetten ve
    bedenimizi yanlış davranışlardan koruyan eşsiz
    bir nimet bahşeder. İşte o nimet, sabırdır.

    Sabır zillet ya da miskinlik değildir. Sabır
    yılgınlık ya da çaresizlik de değildir. Sabır
    sebattır; kul olma bilinciyle Allah’a ibadete ve
    itaate devam etmektir. Sabır dirençtir; dünyanın
    bin bir türlü imtihanına göğüs germektir. Sabır
    ferasettir; şeytanın vesvesesine kapılmadan,
    nefsin arzusuna aldanmadan yaşamaya gayret
    etmektir. Sabır metanettir; beklenmedik
    hadiseler karşısında mutedil ve soğukkanlı
    davranmaktır. Sabır tevekküldür; her türlü
    tedbiri aldıktan sonra takdir-i ilahiye rıza
    göstermektir. Ve sabır; imanın gereği, selamet
    kapısı, cennet hazinesidir.

    İnsan bazen küçük sıkıntılara bile sabretmek
    istemez. Bazen de büyük felaketler karşısında
    sabrını kaybeder ve ümitsizlik girdabına düşer.
    Hastalığının iyileşmeyeceğini, maddi sıkıntısının
    sona ermeyeceğini, aile sorunlarının
    çözülemeyeceğini düşünür. Huzurun, başarının,
    şifanın kendisinden çok uzak olduğu vehmine
    kapılır. Hâlbuki Kur’an’ın müjdesi apaçıktır:
    “Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”1
    Her
    zahmette nice rahmet gizlidir. Şer gibi görünen
    bir işten umulmadık hayırlar çıkabilir. Yeter ki kul
    gayret, sabır ve sebatı elden bırakmasın! Yeter ki
    insan, Allah’ın daima sabredenlerle beraber
    olduğuna inansın!

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadisinde
    şöyle buyurur: “Kim sabrederse, Allah da ona
    dayanma gücü verir. Hiç kimseye sabırdan daha
    hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir.”2
    Öyleyse, sabır gibi nadide bir nimetin
    kıymetini bilelim. Allah’ın bizi varlıkla da
    yoklukla da imtihan ettiğini, her türlü imtihanın
    emek ve sabırla kazanılacağını hatırlayalım.
    Hiçbir zaman Rabbimizin yardımından ve
    merhametinden ümidimizi kesmeyelim.
    Hutbemi, Yüce Kitabımızın şu ayetiyle
    bitiriyorum: “Kim Allah’tan korkar, kötülükten
    sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel
    davrananların mükâfatını zayi etmez.”
  • Allah,nefislerimizin eline bizi bırakmasın. Bizi bize bırakmasın. Kalplerimizi kaydırmasın gönüllerimize başka sevdalar koymasın. Göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa bizi nefsimizle baş başa bırakmasın ve nefislerimizi onun isteği şekliyle terbiye olmuş hâle kavuştursun inşallah.

    Muhammed Emin Yıldırım 🌹
  • Allah seni de, beni de nefsin sapkınlığından korusun! Bize güç yetiremeyeceğimiz yükü yüklemesin! Eşsiz yardımıyla bize buyruklarına hakkıyla uymanın yolunu göstersin! Hoş lûtfuyla da günahlardan sakınmanın çarelerini bahşetsin!
    Bizi zayıf irademizle, âciz kudretimizle, güçsüz bünyemizle, kararsız görüşlerimizle, kusurlu ve kötü tercihlerimizle, muhakememizin yetersizliğiyle, baştan çıkarıcı heveslerimizle baş başa bırakmasın!