• // En iyisi ulusal kaynaklarımı inceleyip onlara dönmek
    Ulusal kaynaklarım, biliyorum, iki parça esrar
    Binlerce cinsiyet organı, saatte 1400 mil hızla giden bir özel basılmaz edebiyat ve yirmibeşbin tımarhane. //
    - Allen Ginsberg
  • Neyim var benim böyle olup olacağım bu mu?
    Öncenin ve sonranın sınır çizgilerinden
    kurtulmuş bir varlık yok mu?
  • "Ve Amerika bir gün keşfedilecektir"
  • “En iyisi ulusal kaynaklarımı inceleyip onlara dönmek
    Ulusal kaynaklarım, biliyorum, iki parça esrar,
    Binlerce cinsiyet organı, saatte 1400 mil hızla giden bir özel basılmaz edebiyat ve yirmibeş bin tımarhane.”
  • Batı insanının konfor arayışı da onun gündelik hayatının bazı
    zorunluluklarından kaynaklanmaktadır. Aslında görünen şaşaanın maskesi
    kaldırılırsa Batı insanının tam bir şaşkınlığı yaşdığı ve acınası bir durumda
    olduğu kolayca görülür. Bütün o elektronik zımbırtıların altında, bu insanın
    dramı yatmaktadır. Yalnızlaşan, yabancılaşan, meta haline dönüştürülen bu
    insanı "kendine yeter" hale getirme çabalarının ürünü olan bu elektronik
    buluşlar (videodan uzay araçlarına kadar tümü), bu insanı gitgide daha yalnız,
    daha yabancılaşmış bir ortama sokmaktan başka işe yaramıyor. Bir adı da
    delilik (alien) olan bu yabancılaşmayı günümüz Amerikan şairlerinden Allen
    Ginsberg "Amerika" başlıklı şiirinin bir yerinde şöyle vurguluyor:
    "En iyisi ulusal kaynaklarımı inceleyip onlara dönmek
    Ulusal kaynaklarım, biliyorum, iki parça esrar,
    Binlerce cinsiyet organı, saatte 1400 mil hızla giden bir
    özel basılmaz edebiyat ve yirmibeşbin tımarhane."
    [1]
  • Her ne kadar adı Türk Edebiyatı olsa da Dünya Edebiyatı hakkında verdiği bilgilerle benim için ilkyardım misali kaynak eğitim sitesinde Amerikan Edebiyatı üzerine yeni bir şeyler daha öğrenirken sizlerle de paylaşmak istedim
    *********************************
    SÖZLÜK
    Aydınlanma (Enlightenment): Akıllılık, yardımseverlik ülkülerine ve özgürlük, adalet ve eşitligin insanın dogal hakları oldugu inancına odaklanmış 18inci yüzyıl akımı.
    Ayrılıkçılar (Separatists): 16’ıncı ve 17’inci yüzyıllar arasında reform hareketine katılmaktansa Ingiliz Kilisesi'nden ayrılmayı tercih
    eden bir Püriten mezhebi. Amerika’da ilk yerleşenlerin çogu ayrılıkçıydı.
    Beatnik: 1950’ler ve 1960’ların ilk yıllarında kurulu düzene karşı Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve digerleri ile baglantılı sanatsal ve edebi başkaldırı. “Beat” kutsallıgı (beatification" – ölmüş bir kimsenin Papa tarafından azizlik derecesine çıkartılması) ve acı çekmeyi ("beaten down" - perişan) çagrıştırır.
    Boston’lu Brahminler (Boston Brahmins):19’uncu yüzyılda New England yaşayan, sözü geçen ve saygı gören ve zenginler sınıfı degerlerinden olan soyluluk geleneklerini koruyan yazarlar.
    Bölgesel yazı (Regional writing): Birleşik Devletler'in bir bölgesine ait adetleri ve peyzajı inceleyen yazı. Çok kültürlü (Multicultural): Birden fazla etnik ve ırksal alt-kültür arasındaki yaratıcı degiş tokuş.
    Çökmüşler (Decadents): Sonlar, çürüme ve yapaylık gibi “yeni yüzyıl” fikirleriyle ugraşan 19’uncu yüzyıl sonu ve 20’nci yüzyıl başındaki başlıca Ingiliz ve Fransız “estetik” sanatçıları ve yazarları.
    Deizm (Deism): Mucizeler yerine aklı vurgulayan ve biraz Kalvinizm ve dinsel hurafelere tepki olarak ortaya çıkan 18’inci yüzyıl Aydınlatma dini.
    Destansı taşlama (Mock-epic): Destansı biçimde yazılmış parodi.
    Devrimci Savaş (Revolutionary War): Amerikan sömürgelerinin 1775-1783 arasında Britanya’ya karşı yürüttügü Bagımsızlık Savaşı.
    Dışavurumculuk (Expressionism): Iç duygusal durumu anlatabilmek için dış görünüşleri çarpıtan Alman kökenli Birinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan bir sanat akımı.
    Dogacılık (Naturalism): 19’uncu yüzyıl sonunda ve 20’nci yüzyıl başında Fransa’da ortaya çıkmış, sosyal sorunları canlı biri biçimde tanımlayan ve insanları kendilerinden daha büyük sosyal ve ekonomik güçlerin kurbanı olarak gören edebi yaklaşım.
    Dönüşlü (Reflexive): Kendine yönelik. Edebi bir eser kendine gönderme yaptıgında dönüşlü olur.
    Ellipsis: Bir metinden yapısının dilbilgisi açısından dogru olması için konması gereken ama anlamı bozulmadıgı için bir veya birden fazla kelimenin çıkartılması.
    Eski Iskandinavya Dili (Old Norse): Eski Iskandinav masallarının dili olan ve hemen hemen çagdaş Izlanda diliyle aynı olan eski zamandan kalma Norveç dili.
    Fantezi Kavram (Conceit): Genişletilmiş metafor. Ingiltere’de Rönesans dönemindeki metafizik şiirleri ve Amerika’da sömürgeler dönemine ait Anne Bradstreet gibi şairlerin yazdıgı şiirleri anlatmak için kullanılan terim.
    Faust: Tanrısal olabilmek için ruhunu şeytana satan edebi karakter; Ingiliz Rönesans oyun yazarı Christopher Marlowe (1564-1593) ve Alman Romantik yazar Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832) tarafından yazılmış oyunların baş kahramanı.
    Feminizm (Feminism):19’uncu yüzyılda ortaya konan, kadınların erkeklerle doguştan eşit oldugunu ve eşit haklar ve fırsatları hakkettiklerini savunan görüş. Daha yakın zamanda, 1960’ların sonlarında Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayarak bütün dünyaya yayılan sosyal ve siyasal akım.
    Gerçeküstücülük (Surrealism): Bilinçdışı izlenimini vermek için mantıksız, rüyamsı şekiller ve olaylar kullanan Avrupa kökenli edebi ve sanatsal akım.
    Güney (South): A.B.D.'de Maryland, Virginia, Kuzey Carolina, Güney Carolina, Georgia, Kentucky, Tennessee, Louisiana, Mississippi, Alabama, Missouri, Arkansas, Florida, West Virginia, ve Dogu Teksas’ı içine alan bölge.
    “Hafif” edebiyat (“Light” literature): Eglence için yazılmış popüler edebiyat.
    Haksızlıkların Peşine Düşmek (Muckrakers ): Iş dünyası ve hükümetteki yozlaşmayı vurgulayarak sosyal reforma yol açan Amerikalı gazeteci ve yazarlar (1900-1912).
    Hartford Wits: Connecticut’taki Yale Üniversitesi'nde 18’inci yüzyıl sonlarında ortaya çıkan yurtsever ama tutucu edebiyat grubu (Connecticut Wits olarak da tanınırlar).
    Hece vezni (Syllabic versification): Bir mısradaki hecelerin sayısına dayanan şiir ölçüsü.
    Hudibras: Ingiliz yazar Samuel Butler (1612-1680) tarafından yazılmış destansı taşlama. Hudibras erken Devrim dönemi hicivcileri tarafından taklit edilmiştir.
    Iç Savaş (Civil War): Birlige baglı kalan kuzey eyaletleri ve birlikten ayrılarak Konfederasyon kuran güney eyaletleri arasındaki savaş (1861-1865). Kuzeyin zaferi kölelige son vererek birligi korudu.
    Ilahi Takdir (Providence): Yeryüzünde gerçekleşen olaylarla ifade edilen Tanrı buyrugu. Kader vahiy olarak algılanır. Imge (Image): Bir cismin veya görünen şeyin somut anlatımı.
    Imgeciler (Imagists): 1912 ve 1914 yılları arasında içlerinde Ezra Pound ve Amy Lowell’in de bulundugu, çogu Amerikalı şairlerden
    oluşan, keskin görsel biçimler ve konuşma dili kullanan bir grup.
    Ironi (Irony): Bir kelime veya cümlenin bilinen anlamı ardında saklı (genellikle aykırı) anlam.
    Kalvinizm (Calvinism): Püriten toplumun temeli olan Fransız Protestan kilisesi reformisti John Calvin’in (1509-1564) katı Tanrıbilim ögretisi. Calvin bütün insanların günahkar olarak dogdugunu ve kişiyi sadece Tanrının (kilisenin degil) merhametinin cehennemden kurtarabilecegini savundu.
    Karakter Yazıları (Character Writing): 17’nci ve 18’inci yüzyıllarda popüler olan ve bir grup veya bir tipi temsil eden edebi karakter skeçleri.
    Kendi Kendine Yetme Kitabı (Self-help book): Okuyucularına yaşamlarını kendi çabalarıyla nasıl iyileştirebileceklerini anlatan kitap. 19’uncu yüzyıl ortasından günümüze kadar popüler olmuş bir Amerikan tarzı.
    Knickerbocker Okulu (Knickerbocker School): 1800’lerin başlarında Ingiliz ve Avrupa’nın edebi üslubunu taklit eden New York şehri kökenli yazarlar.
    Köle hikayeleri (Slave narrative): Amerika Birleşik Devletler'deki ilk siyah edebi düzyazıları; Afrikalı-Amerikalıların kölelik altındaki yaşamlarının anlatımı.
    Köleligin Kaldırılması Hareketi (Abolitionism): 1860larda Sivil Savaş'tan önce Kuzey Amerika’da köleligin kaldırılması için sürdürülen hareket.
    Madrabaz (Trickster): Kabilelerin (özellikle Afrikalı-Amerikalıların ve Amerikan Yerlilerinin) halk hikayelerinde kültürel davranış kurallarını çigneyen kurnaz karakter; genellikle kültürel kahraman sayılırlar.
    McCarthy Dönemi (McCarthy Era): Soguk Savaş sırasında (1940’ların sonu 1950’lerin başı) A.B.D. Senatörü Joseph McCarthy ve taraftarlarının Komünist Parti üyesi, eski üyesi veya sempatizanı oldugundan kuşkulandıkları kişilerin peşine düştükleri dönem. Çeşitli iş kollarında “kara listeler” oluşturarak – bu işlerde listelerde yar alanların çalışmasını önlemek onun çabaları arasındaydı. Sonunda McCarthy Senato'daki çalışma arkadaşları tarafından dışlandı.
    Metafizik şiirl (Metaphysical poetry): 17’nci yüzyılda nükte ve şaşırtıcı şekiller kullanan karmaşık bir Ingiliz şiir biçimi.
    Milenyializm (Millennialism): Yeni Ahit’te önceden haber verildigi gibi Hazreti Isa’nın Dünyaya dönerek 1000 yıllık barış ve esenligi başlatacagına ilişkin 17’nci yüzyıl Püriten inancı.
    Mit / Söylence (Myth): Genellikle tanrılara veya kahramanlara ait efsanevi hikayeler veya bir kültürün ideolojisini anlatan tema.
    Modernizm (Modernism): Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra gelenekler konusunda hayal kırıklıgı dile getiren ve yeni teknolojiler ve vizyonlara açık uluslararası kültür akımı.
    Motif: Tekrarlanan görüntü, tema veya olay gibi öge.
    Neoklasizm (Neoclassicism): Aydınlanma ile ilişkili, klasik modellerden ilham alan ve akıl, uyumluluk ve sınırlamayı vurgulayan 18inci yüzyıl sanat akımı.
    New England: Günümüzde Maine, Vermont, New Hampshire, Massachusetts, Rhode Island, ve Connecticut’ı içine alan ve erken sanayileşmesi ve entelektüel yaşantısı ile tanınan A.B.D. bölgesi. Geleneksel olarak, açıkgöz, bagımsız, eli sıkı “Kuzeyli” tüccarın evi.
    Objectivist: Biçimleri ve günlük konuşma tarzını vurgulayan William Carlos Williams ile ilişkilendirilen 20’nci yüzyıl ortalarına ait şiir akımı.
    Orta Sömürgeler (Middle Colonies): Günümüzdeki Atlantik kıyısındaki veya dogudaki A.B.D. eyaletleri – merkezi New York şehri ve Philadelphia olan ticari etkinliklerle tanınan sömürgeler dönemindeki New York, New Jersey, Pennsylvania ve bazen Delaware.
    Ortabatı (Midwest): Birleşik Devletler'in Ohio Nehri'nden Kayalık Dagları'na kadar uzanan ve Prairie (ova) ve Great Plains bölgelerini içine alan orta kısmı.
    Plains Bölgesi (Plains Region): Birleşik Devletler'in Kayalık Dagları'ndan Prairie’ye kadar uzanan doguya dogru egimli orta bölgesi.
    Post-modernizm (Post-modernism): 20’nci yüzyılın sonuca baglanmamış olmak ve kolajla tanımlanan ve medyadan etkilenmiş estetik anlayışı. Post-modernizm kültürel ve sanatsal formların temelini kendine yönelik ironi ve popüler kültür ve elektronik teknoloji ögelerini yan yana getirerek sorgular.
    Prairie: Birleşik Devletler'in ortabatısındaki düz, çorak çiftlik bölgesi.
    Primitivism: Tabiatın kültüre kıyasla daha gerçek ve saglıklı modeller ürettigine ilişkin inanış. “Soylu vahşi” miti buna bir örnektir.
    Püritenler (Puritans): 17’nci yüzyılda dinsel özgürlükleri için anavatanlarından kaçarak New England bölgesinde yerleşen ve sömürge kuran Ingiliz dinsel ve siyasal reformcular.
    Reformasyon (Reformation): 15’inci ve 17’nci yüzyıllar arasında kuzey Avrupa’da ortaya çıkarak Katolik'ligi düzeltmek isteyen ve sonunda Protestanlıgın doguşuna yol açan siyasal ve dinsel akım.
    Romans (Romance): Romantik dönemle ilişkilendirilen duygusal açıdan zengin, sembolik Amerikan romanları.
    Romantisizm (Romanticism): Neoklasizm'e karşı tepki. 19’uncu yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu akım bireyi, tutkuları ve içsel dünyayı yüceltti. Güçlü duygular, hayal gücü, sanatsal biçimlerde alışılmış dogruculuktan kurtulma, sosyal geleneklere karşı çıkma.
    Saga: Eskiden kalma tarihsel veya efsanevi Iskandinav hikayesi.


    https://www.turkedebiyati.org/amerikan_edebiyati.html