Kitabı okumaya başladığımda kendimden izler,hatta kendi kurduğum sorgulama cümlelerini buldum. Sayfalar ilerledikçe önceden okuduğum birçok felsefe ve psikoloji kitabının kokusunu almaya başladım. Öyle ki yazarın zaman zaman alıntılar yaptığı özellikle Eric Fromm,Jung ve Engin Geçtan gibi isimlerle aynı masada oturuyormuşum hissini uyandırdı. Bu yüzden içerisindeki düşünceler,değerlendirmeler bana çok yakın geldi. Mevcut yaşam koşturmacasındaki modern insanın içine döndüğünde karşılaştığı boşlukları ve bunların asıl oluşum sebeplerini çok akıcı bir dille ele almış olan Fırat Devecioğlu’nun bu kitabını “uyanış ve aydınlanma denizine atılan ilk adımlar” olarak nitelendirebilirim.
İnsanın, insan olmayanın gözünden tasvirini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir kitaptı. Yazarın dilinin akıcı olması ve sıra dışı bir hikayeyi ele alması okuyucuda oldukça merak uyandırıyor. Bir görev için farklı bir galaksiden gönderilen uzaylının,yaşamını bir insan bedenine bürünerek sürdürmesiyle başlayan macera; insan olmanın gerçekleriyle yüzleşmemizi sağlıyor. Uzun zamandır bir kitaptan bu kadar fazla alıntı yapmamıştım. Oldukça keyifli bir kitaptı. Sırada yazarın diğer kitapları var. :)
Sanırım son zamanlarda okuduğum en sürükleyici romandı. Kitabın kapağını henüz kapattım ve açıkçası hiç beklemediğim şekilde şaşırtıcı bittiği için nasıl bir yorum yazmam konusunda düşüncelerimi toplayamıyorum. Akıcılığı, betimlemesi son derece etkili olan bu kitabın alternatif içeriklilerinin gelmesini umuyorum. Yerli Dan Brown sözü az bile...
TekvinArif Ergin · Doğan Yayınları · 20182,706 okunma
Talip Apaydın kendi hikayesini bir dostuna anlatırmışçasına yazmakla kalmamış aynı zamanda döneme yönelik önemli bilgiler de aktarmıştır. Kullandığı dilin oldukça akıcı olması da cabası.
Kuşkusuz bir çırpıda okuduğum,nasıl bittiğini anlayamadığım son derece akıcı bir kitap. Her bir bölümde insan bir içeleştiri yapmaya başlıyor. Güzel bir zaman eleştirisi.