• Şehit Yakınları ve Gazilere Tanınan Haklar
    1.İSTİHDAM HAKKI :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek 1 inci Maddesine göre İçişleri Bakanlığı'nca yürütülen şehit yakını ve gazilerimizin istihdamına yönelik iş ve işlemler, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı’nca birlikte yürütülmektedir. Başvurular; istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin ikamet ettikleri ilde ki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne yapılmaktadır.
    - Vazife ve harp malullüğü kapsamındaki TSK mensubu ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2,malul olanlara 1 kişi,
    - Vazife malullüğü kapsamında bulunan diğer kamu görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına veya malul olanlara 1,
    - Terör mağduru sivil vatandaşlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya engelli hale gelenlere bir istihdam hakkı verilmiştir.
    Başvuru Süresince İstenen Belgeler :
    1- SGK İl Müdürlüğü’nden alınan Hak Sahiplik Belgesi
    2- Adli Sicil Kaydı – (Konu kısmında Devlet Memuriyeti ibaresi olacak)
    3- Devlet Hastanesinden Sağlık Raporu (kamu kurumlarında çalışabilir. )
    4- Son mezun olunan okulun / üniversitenin diploması
    5- Askerlik Durum Belgesi
    6- 1 Adet Biyometrik Fotoğraf (Beyaz arka plan, 50×60 mm)
    7.Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Şehit yakınları ve Gazilere Hizmet Biriminde doldurulacak İstihdam Başvuru Formu
    8.İş için müracaat eden kişi diğer hak sahiplerinden alacağı “Haklarından Feragat Ettiklerine Dair Noter Tasdikli Beyanları” müracaat evraklarına ekleyecektir.
    3713 sayılı kanunun tanıdığı istihdam hakkından;
    -Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar,
    - Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar ile İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar,
    - 45 yaşını doldurmuş olanlar faydalanamazlar.
    Başvurunun yapıldığı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinden başvuru takipleri, Devlet Personel Başkanlığı ve Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı’ndan atama sonuçları öğrenilebilir.

    2.ÜCRETSİZ SEHAYAT KARTI
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği ”04.03.2014 tarihli ve 28931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TC kimlik numaraları ve bir adet biometrik fotoğrafla İl Müdürlüğüne başvuru yapılmaktadır.
    Yönetmelikte bu haktan yararlanacak kişiler 4. Maddede belirtildiği üzere şu şekildedir:
    4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:
    1) Hayatını kaybedenlerin, 2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin, 3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların, 4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin,kendileri ,eşleri, anne ve babaları, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.
    3.İŞE ALIMDA ÖNCELİK:
    Bu kapsamda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/6/2009 tarihli ve 32379 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 29/6/2009 tarihinde karar alınmıştır (Karar Sayısı: 2009/15188). Sözü edilen Karar uyarınca 08.09.2009 tarih ve 27314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in İşe Göndermede Öncelikli Olanlar başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının a) bendinde belirtildiği üzere“Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ile terörle mücadelede üstün başarılarından dolayı komutanlarınca takdire layık görülen yedek subay, erbaş ve erler.” e işe alımlarda öncelik sağlanmaktadır.
    Bu kapsamdaki iş ve işlemler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatınca yürütülmektedir.
    4.ATAMA İŞLEMLERİNDE ÖNCELİK
    Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin yönetmeliğin (19/4/1983, 83/6525) Ek Madde 2 (Ek:7/3/2007-2007/11837 K.) ile; terörle mücadelede çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir olan kamu görevlileri ile erbaş ve erlerin, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin çalıştıkları kurum ve kuruluşların hizmet birimleri olan yerlere münhasır olmak üzere; aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilir.Bu konuda başvurular çalışılan kurum/kuruluş idaresine yapılır.
    Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği gereğince; eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaftır. Buna göre eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler, olay tarihinden itibaren altı ay içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilmektedirler. Aynı zamanda söz konusu öğretmenlerin yer değiştirme isteklerinde norm kadro durumu veya alanlarındaki öğretmen ihtiyacı dikkate alınmamaktadır. Ayrıca bu kapsamdaki yer değiştirmelerde öğretmenlerin, bulundukları görev yerinde veya ilde çalışılması gereken süreyi tamamlama şartı aranmamaktadır. Bu konuda başvurular yer değiştirme formu, ilgili Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı veya S.G.K.lığından alınacak şehit belgesi, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve gerekli belgelerle birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılır.
    7.J.GN.K.LIĞI İLK DESTEK YARDIMI (Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb./Erb – Er.):
    Şehitlerin ailesine (evli ise eşine, bekar ise baba ve/veya annesine veya yakınına) J.Gn.K.lığı kantin gelirleri hesabından ailesinin ihtiyaç duyabileceği acil ve öncelikle masrafları karşılamaya yönelik olarak defnedileceği yerdeki İl J.K.lığınca ilk destek yardımı yapılmaktadır.
    8.Birlik Ölüm Yardımı ve Harcırah Ödenmesi :
    926 Sayılı TSK Personel Kanununun 177 nci maddesi gereğince, Şehit Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş.ların varislerine en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) iki katı tutarında, 3269 Sayılı Uzm.Erbaş Kanununun 16 ncı maddesi gereğince, Şehit Uzm.Erbaşların kanuni varislerine kendi maaşının iki katı tutarında, görevli olduğu Birlik Komutanlığınca ÖLÜM YARDIM ÖDENEĞİ ödenir.
    Şehit olan rütbeli personelin birlikte ikamet ettiği ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerine 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre; beyan ettikleri ikamet yerine kadar Yurtiçi Sürekli Görev Yolluğu (Harcırah) ödenir.
    9. TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Üye Yardımları
    TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından ölüm/maluliyet durumlarında üyelere çeşitli yardımlar yapılmaktadır.
    TSK Mehmetçik Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.mehmetcik.org.tr adresinden alınabilir.
    TSK Dayanışma Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.tskdv.org.tr adresinden alınabilir.
    OYAK yardımları ile ilgili detaylı bilgi http://www.oyak.com.tr adresinden alınabilir.
    10.Faizsiz Konut Kredisi :
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    Toplu Konut İdareleri tarafından Şehit Ailelerine Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Hakkında Yönetmelik 13.02.2014 tarih ve 28912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Uygulamalar ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır. Hak sahiplerine;
    1-Kredi istek dilekçesi, 2-Kredinin müştereken kullanılması halinde diğer hak sahiplerinin kredi kullanmaktan vazgeçtiklerini belirten noter onaylı feragatname, 3-SGK hak sahipliği belgesi, 4-Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
    5-Konuta ilişkin tapu senedi ve örneği ve yönetmelikte belirtilen diğer belgelerle kredi açılmaktadır.
    Hak sahiplerinin yönetmelikte belirtilen belgelerle krediye aracılık eden banka şubelerine müracaat etmeleri gerekmektedir.(Ziraat Bankası)
    Krediden yararlanacak hak sahibinin belirlenmesi
    MADDE 4 – (1) Hayatlarını kaybedenler için; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar kapsamında hayatlarını kaybedenlerden öncelikle; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (2) Harp veya vazife malulleri için; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlardan öncelikle; malulün kendisine, faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın ölümü halinde, dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (3) 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuata göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de faizsiz konut kredisi hakkından 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen öncelik sıralamasına göre yararlanırlar.
    Krediden yararlanmak isteyenlerin kredi talebini belirten bir dilekçe, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi, nüfus cüzdanının onaylı örneği, alacağı evin sahibine ait tapu veya onaylı örneği ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekmektedir.
    Kredi miktarı her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen tüketici fiyat artışları kadar arttırılır. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi, hak sahibinin aylığının 1/4'ü tutarındaki miktarın SGK tarafından kesilmesi suretiyle yapılır. Ayrıca SGK tarafından aylık bağlanan şehit varisleri ile terörle mücadele kapsamında malul olan ve SGK tarafından aylık bağlanan personel TOKİ tarafından yapılan konutlarda, başvuru yapılan il sınırları içinde 5 yıldır ikamet ediyor olmak veya il nüfusuna kayıtlı olmak koşuluyla, kuraya tabi olmadan hak sahibidir. Bu hak dahilinde daha önce TOKİ'den konut ya da kredi alınıp alınmadığına bakılmaz. Konutun % 10'u peşin, kalanı evin teslimini müteakip sabit taksitle 20 yılda ödenir.
    11.Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı :
    Lojmana girme hakkı olan Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş., Uzm.Erbaşlar ve Sivil Memurların aylığa müstahak dul ve yetimleri faydalanır.
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci Madde (b) fıkrası gereği; “yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malül olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli “ON YIL” süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.”
    12.Konut Kiralamak İçin Yapılacak İşlemler :
    Hak sahibi şehit yakını, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele kapsamında olduğunu gösterir bir belge ve kira yardımından faydalanmak istediğini belirtir dilekçe ile J.Gn.K.lığı Loj.Bşk.lığına müracaat eder.Kiralanacak konutun kullanım alanı (net) 120 m2yi geçemez ve bu alanın tespitinde konut sahibi ile konutu kiralayan arasında yapılan sözleşme esas alınır.
    İkametgah olarak kullanılacak konutlar lüks (sauna, jakuzi, dubleks, tribleks, şöm,ne) olmayan konutlardan seçilir. Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu illerde şehrin bulvar, ana cadde ve iş merkezi yoğunluklu mahalleleri dışında seçilir.Hak sahibi şehit yakını kiralamanın yapıldığı yerdeki belediye başkanlığından konutun rayiç bedelini gösterir bir belge alır. Hak sahibine ödenecek kira bedeli bu rayiç bedelinden fazla olamaz.
    Yakıt, su, elektrik, apartman ve site aidatı gibi ödemeler kira kapsamında olmadığından hak sahibi tarafından karşılanır.Kira sözleşmelerini onaylamaya ve kira bedellerini ödemeye J.Gn.K.lığı personeli için ikamet yerindeki Bölge veya İl Jandarma Komutanlıkları yetkili kılınmıştır.
    13.Nakdi Tazminat :
    2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 4536 Sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun kapsamında belirtilen hallerde şehit olanların eş, çocuk, anne ve babalarına en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, anılan Kanunlar kapsamında belirtilen hallerde yaralananlara iş ve güçten geri kalınan süreye göre, malul olanlara ise maluliyet derecelerine göre değişen miktarlarda ilgili Bakanlık (Kuv.K.lıkları için Milli Savunma Bakanlığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı için İçişleri Bakanlığı) tarafından nakdi tazminat ödenmektedir.
    14.Maaş Bağlanması :
    Sb.,Astsb.,Uzm.J.Çvş.,Uzm.Erbaşların kanuni mirasçılarına 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre hizmet süresi 30 yıldan az olan şehit personelin eşi, çocukları, anne ve babalarına kendi derece kademesi üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi, hizmet süresi 30 yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aşağıdaki esaslara göre aylık bağlanır.
    Görevin sebep ve tesiri ile meydana gelen olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin kanuni varislerine, şehit personelin tahsil durumuna göre T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev aylığı bağlanır. Ancak; terörle mücadele, asayiş ve güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevlerin dışındaki olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin ANNE VE BABALARINDAN MUHTAÇLIK VE 65 YAŞINDAN KÜÇÜK BABALAR İÇİN MALÜLLÜK RAPORU (ÇALIŞARAK HAYATINI KAZANAMAZ ŞEKLİNDE) ALINMASI ŞARTI ARANIR.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü ve 2330, 2453, 2566, 2629, 3713 Sayılı Kanunlar kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle şehit olanların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece ilerlemesi işlemine tabi tutulur.
    TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca, olayları itibariyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınarak maaş bağlanan Şehit Sb (Yd.Sb. Dahil)., Astsb., Uzm.J., Uzm.Erbaşların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde Emekli Sandığınca ödenir.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a,b,c,ç,d,e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle malül olanların vefatı halinde; baba ve annelerine (geride eş ve çocuklarının kalması hali de dahil) MUHTAÇLIK ŞARTI aranmaksızın vefat tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak aylık bağlanır. Bağlanan aylıklar eş ve çocukların aylıklarını azaltmaksızın hazineden karşılanır. Babaya bağlanan aylık, ana ve babaya eşit şekilde paylaştırılarak ödenir.
    15.Emekli İkramiyesi :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamı dışındaki olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine ise, şehidin görevde iken almakta olduğu aylığının hizmet süresi ile çarpımı kadar emekli ikramiyesi ödenir (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    16.Bayrak Verilmesi :
    TSK Tören Yönergesi uyarınca; şehitlerin tabutları üzerine sarılan bayraklar özel kutusu içerisinde, eşi, en büyük erkek evladından başlayarak çocukları, baba veya annesi, sırasına göre kanuni mirasçılarına verilir.
    17. Madalya ve Berat Verilmesi :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu’nda belirtilen görevler (emniyet, asayiş, terörle mücadele ve benzeri) sonucu şehit/malul olarak gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedakarlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil eden Birlik K.lığının teklifiyle Devlet Övünç Madalyası verilir.
    18.Askerlikten Muaf Tutulması :
    1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getirmekte iken hayatını kaybedenler ile maluliyet aylığı almasını gerektirecek şekilde malul olanların anne/babasının müşterek olarak talep ettiği veya anne/babasından biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir. Anne/babanın müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise ya da silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz.
    Ayrıca yine 1111 sayılı Kanun hükümlerine göre; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne/babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir.
    Bu haktan 1076 sayılı Kanuna tabi yedek subaylar ile, 1111 sayılı Kanuna tabi erbaş/erlerin çocukları ve kardeşleri yararlanır. Bu haktan yararlanmak için hak sahiplerinin kayıtlı bulundukları Askerlik Şubesi Başkanlığına dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.21.Şehit
    19.Yakın Bir Yerde Askerlik Hizmetini Yapması
    TSK Erbaş ve Er İşlemleri Yönergesi uyarınca; askerlik hizmetini yapmakta iken şehit/malul olan kamu personelinin askerlik hizmeti yapacak kardeş ve çocuklarının dağıtımları mümkün olduğu kadar ikamet ettikleri yere yakın birlik, kurum ve karargahlara yapılır.
    Bu haktan yararlanmak için; hak sahibi veya ailesinin öncelikle Askerlik Şubesi Başkanlığına, bu başvuru için geç kalınmışsa, eğitim birliğine veya oğlun/kardeşin mensup olduğu Kuv.K.lığına dilekçe, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve şehit belgesi ile başvurması gerekmektedir. Bu talep askerliğin her safhasında yapılabilir.
    20.Hastanelerden Yararlanma :
    Maaş bağlanan eş, çocuk, anne ve babalar başka bir sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden faydalanmıyorsa, bunların tedavi giderleri T.C.Emekli Sandığı’nca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri için T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne veya bağlı bulunan Bölge Müdürlüklerine başvurulur.
    İç Hizmet Kanununun 70 nci maddesine göre; harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri de askeri hastanelerden istifade ederler.
    21.Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi
    Harp / vazife malulleri ve malul gazilere Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 79’uncu maddesi gereğince ek ödeme yapılır. Ödenecek miktar, T.C. SGK Emekli Sandığınca belirlenen sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir. Ödeme, aylık bağlanmasına esas olay tarihinden geçerli olarak müteakip yılın en geç ilk üç ayı içinde yapılır. Bu ödeme maaş bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır.
    Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve
    22.ÖZEL KREŞ VE GÜNDÜZBAKIMEVLERİNDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA
    Şehit ve malul gazi çocukları özel kreş ve gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinden, yapılacak sosyal inceleme sonucu uygun bulunması halinde ücretsiz yararlandırılmaktadırlar. Bu konuda başvuruların Aile ve Sosyal Politikalar İl ve İlçe Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir.
    23. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinden Yararlanma:
    TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde (Lodumlu-Ankara) başta malul gaziler olmak üzere hak sahibi tüm TSK personeli ve ailelerine hizmet verilmektedir. Merkezde malul gazi personelin, her türlü ortopedik (eklem hareket kısıtlıkları, ampüteler, ortez ve protez uygulamaları, sekel bırakan nitelikte romatizmal hastalıklar, yürüyüş bozuklukları ve diğer ağrılı kas iskelet sistemi hastalıkları vs.) ve nörolojik (omurilik yaralanması, beyin hasarı, inme, sinir sistemi hastalıkları vs.) rahatsızlıklarının rehabilitasyonu yapılmaktadır.
    Bakıma muhtaç malul gaziler için 50 yataklı bakım merkezi ile Ankara dışından gelmiş hastalar ve refakatçileri için 50 yataklı otel merkez bünyesinde hizmet vermektedir.
    24. İlköğretim ve Ortaöğretimde Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlar :
    2684 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; durumları 5434 sayılı TC Em.San. Kanununun 65 inci maddesinin (d) fıkrası, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına uyan kişilerin çocuklarından, Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edilecek kontenjan kadarı sınavsız olarak parasız yatılı öğrenciliğe alınırlar.
    Ancak bu gibi öğrencilerden özel giriş sınavı ve kayıt kabul şartları bulunan eğitim/öğretim kurumlarına alınacakların, bu kurumların kayıt/kabul şartlarını taşımaları ve sınavlarını kazanmaları gerekmektedir.
    25.Askeri Okullara Girişte İlave Kontenjan Uygulaması) :
    Giriş koşullarını taşıyan şehit çocuklarına ilave puan veya kontenjan verilmek suretiyle öncelik sağlanmaktadır. Bu haktan istifade edebilmek için alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
    26.Şehit Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb. Şahsi Tabancalarının Varislerine Devri :
    Tabancayı adına tescil ettirecek varis, veraset ilamı ve 18 yaşından büyük varislerden alacağı noterden onaylı feragatname ile J.Gn.K.lığı Lojistik Başkanlığına müracaat eder. Buradan verilecek menşei belgesini aldıktan sonra ruhsat için Jandarma Bölgesinde ikamet edenler İl Jandarma Komutanlıklarına, diğerleri ise İl Emniyet Müdürlüklerine başvurur.
    27.TSK.Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi’nden Yararlanma :
    Balıkesir İli, Ayvalık İlçesinde dört yıldızlı bir otel konumunda olan, TSK Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi, şehit ailesine (eş/çocuk/anne/ baba) oniki ay boyunca hoşça vakit geçirilebilecekleri güzel bir tatil imkanı sunmaktadır.
    Tesisten faydalanan şehit erbaş/er ailesinin (eş/çocuk/anne/baba) gidiş-dönüş yol paraları (otobüs/tren bilet ücreti veya özel aracıyla gelenlere şehirlerarası belediye rayici dikkate alınarak) ve tesisteki tabldot usulü yemek paraları (sabah/öğle/akşam) TSK.Mehmetçik Vakfı bütçesinden Rehabilitasyon Merkez K.lığınca karşılandığından, tesisten yararlanan şehit ailesine ücretsiz bir tatil geçirme imkanı sunulmaktadır.
    Tesisten faydalanmak için KKK lığı Per.İşl.D. Bşk.lığı (Yücetepe/ANKARA) adresine dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. (Dilekçe örnekleri As.Ş.Bşk.lığı ile en yakın Askeri Birlik K.lığından temin edilebilir.)
    28. Elektrik İndirimi
    SGK Emekli Sandığı Genel Md.lüğünce kendilerine maaş bağlanan muharip ve malul gaziler ile hayatını kaybeden gazilerin dul eşlerinin ikamet ettikleri konutta tükettikleri elektrik enerjisine % 40 indirim uygulanmaktadır. Bu imkandan yararlanmak isteyenlerin, bağlı oldukları Elektrik Dağıtım Müessesesine, SGK Emekli Sandığınca verilen “maaş bordrosu” ile müracaat edilmesi ve bu haktan devamlı olarak yararlanabilmek için her yıl Ocak ayında aynı belgenin Elektrik Dağıtım Müessesesine onaylatılması gerekmektedir.
    29.Su İndirimi :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun gereğince; şehit dul/yetimi sıfatıyla aylık bağlananlar ile malul gazilere, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretinde % 50'den az olmamak koşuluyla indirim uygulanmaktadır.
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlar ile 1005 sayılı Kanun kapsamında Şeref Aylığı alan Gazilerimiz bu imkandan yararlanmaktadırlar.
    Su ücreti indiriminden yararlanmak isteyenlerin, su sayaçlarının üzerlerine kayıtlı olması şartıyla, nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikamet edilen evin abone numarasını gösterir belge ile birlikte her yıl Ocak ayı içerisinde ilgili Belediye Başkanlıklarına başvurmaları gerekir.
    30.Mesken Vergisinden Muafiyet :
    Şehitlerin dul ve yetimleri, yurtiçinde 200m2yi geçmeyen tek eve sahip olmaları halinde bina vergisinden muaf olurlar. (2003/6576 Sayılı Kararname)
    31.Huzurevi Hizmeti:
    Huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri yönetmeliğinin 62. maddenin c bendi kapsamında 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanan kişiler, bu gelirlerinden başka hiçbir yerden geliri olmadığını belgelemesi durumunda, varsa eşleri ile birlikte ücretsiz kabul edilir.Gazilerimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinden ücretsiz yararlanabilmektedir.
    32.Ordu Evlerinden Yararlanma;
    Şehit subay, yedek subay, astsubayların dul ve yetimleri (eş,çocuk, baba ve anne) kendilerine verilen TSK Kimlik Kartı ile Orduevleri ve Sosyal tesislerden istifade edebilirler.
    TSK’de görev yaparken şehit olan yedek subayların (3713 sayılı Kanun kapsamında olmayanlar) aile fertlerinin talepleri halinde, orduevi günübirlik giriş kartı vermeye yetkili makamlarca yapılacak incelemeyi müteakip uygun görülenlere “ORDUEVLERİ GÜNÜBİRLİK GİRİŞ KARTI” verilir.
    33.Şehit Personel Çocuklarının Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Öncelik şehit çocuklarında olmak üzere şehit ve malul gazi personel çocukları %1 oranında özel eğitim kurumlarından ücretsiz istifade ederler.
    34.Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce Bayilik Ruhsatı Verilmesi :
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzdekırk (%40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    35.Elektronik Ortamda İlköğretim Okullarına Kayıt :
    Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan 2007/45 numaralı Genelge ile; ilköğretim kurumlarına kaydedilecek veya okullar arasında nakledilecek şehit çocuklarına, talepleri halinde istedikleri okullarda öğrenim görebilme imkanı sağlanmıştır.
    36.Tüp Bebek Uygulamaları :
    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklik ile tüp bebek tedavisinde deneme sayısı 2’den 3’e çıkmış ve 3. denemede katılım payı yüzde 20'ye düşürülmüştür.
    İkinci evliliklerinden çocuk sahibi olamayan kişilerin daha önceki evliliklerinden çocuğunun olmaması şartı kaldırılarak onlara da tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olma olanağı sağlanmıştır.
    Ayrıca harp/vazife malulleri ve eşleri ile gazi ve eşlerine yönelik olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki diğer kişilere uygulanan; tüp bebek tedavisinden son üç yıl içerisinde tedaviden yanıt alamama ile 5 yıl ve 900 prim gün sayısı koşulu kaldırılmıştır. Böylece tüp bebek uygulamaları için bu gruba ayrıcalık sağlanmıştır.
    37.VERGİ İNDİRİMİ:
    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 3239 sayılı Kanunla değişik 311’nci maddesi gereğince herhangi bir kamu veya özel kuruluşta çalışan, sakatlık derecesi % 40 ve daha fazla (çalışma gücü asgari %80’nini kaybetmiş meslek erbabı 1 nci sakat, %60 nı kaybetmiş meslek erbabı 2 nci derece sakat, %40 ını kaybetmiş olan meslek erbabı 3 ncü derece sakat sayılır.) olan personel, vergi indiriminden yararlanır(1 nci derece sakat için 680, 2 nci derece sakat için 330, 3 ncü derece sakat için 160 sakatlık indirimi uygulanır.). Bu maksatla malul personel , aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte çalıştığı kurumun veya iş yerinin bulunduğu yerdeki Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Mal Müdürlüğüne başvurması gerekir.
    38.MESKEN VERGİSİ MUAFİYETİ:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre, şehitlerin dul/yetimleri ile gazilerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni (intifa hakkına sahip olunması dahil) olması halinde, bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Vergi indirimi uygulamasından yararlanmak için konutun bulunduğu yerdeki Belediye Başkanlıklarına başvurulmalıdır.
    39.MİLLİ PİYANGO BAYİLİK:
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzde kırk (% 40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    40.SOSYAL TESİSLERDEN YARARLANMA:
    2006/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince; şehitlerimizin eş, anne, baba ve çocukları ile gaziler, harp ve vazife malulleri, bunların eş, anne, baba ve çocuklarının kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerden bu kurum ve kuruluşların kendi personeline uyguladığı ücret tarifesine göre yararlandırılır.
    41. İDARİ İZİNLİ SAYILMA:
    2005/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile; 18 Mart Şehitler Gününde yapılacak etkinliklere rahatlıkla katılabilmelerini sağlamak amacıyla kamu kurum/ kuruluşlarında çalışan şehit dul ve yetimleri ile anne, baba ve kardeşlerinin 18 Mart Şehitler gününde idari izinli sayılmışlardır. Ayrıca 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNDE DE İDARİ İZİN VERİLMİKTEDİR.
    42.Şeref Aylığı :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında, milli mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore'ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore'de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe % 75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir. Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiç bir suretle haczedilemez.
    2.) Yukarıda belirtilenlerden herhangi bir geliri ya da sosyal güvencesi olmayanlar için, bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75'i) esas alınarak ödenir.
    43.Müsabaka Yerlerine Girme:
    Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Müsabaka Yerlerine Serbest Giriş Yönetmeliği hükümlerine göre söz konusu Genel Müdürlük tarafından çıkarılan talimatlar uyarınca;
    Uygulamalar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup, spor kulüplerine veya kamu kurum ve kuruluşlarına protokol karşılığında devredilen, kiralanan veya süreli kullanım hakkı tesis edilen stadyumlara, gazilerin girmesi için her türlü tedbir alınır ve gereken kolaylık gösterilir.
    44.Şehit Çocuklarına Ödenen Aylıklar ve Evlenme Yardımı :
    5434 sayılı Kanunun 74 ve 75'inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 34'üncü maddesine göre; şehit personelin vefat tarihinde, evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanır. Evlenme nedeni ile aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıkları bağlanarak ödenir. Ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından bilahare boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
    Şehit personelin vefat tarihinde 18 yaşını, ortaöğrenim yapmakta ise 20 ve yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklarına (SGK Sağlık Kurulunca belirlenen oranda malul olduğu anlaşılanlarda yaş kaydı aranmaksızın) aylık bağlanır. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra ve 20 yaşını doldurmadan önce ilk ders yılında yükseköğrenime başlayan erkek çocukların aylıkları aralıksız ödenir. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra yükseköğrenime devam edebilmek için yurt dışında yabancı dil öğreniminde geçen sürenin en çok bir yılı ile lisans üstü uzmanlık öğrenimlerinde geçen sürelerin tamamı yükseköğrenimden sayılır.
    5510 sayılı Kanunun hükümleri gereğince; evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak bir defaya mahsus olmak üzere SGK tarafından peşin ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    45.Aylıkların Kesilmemesi :
    Terörle mücadele kapsamında malul olan personelin devlet memuru olarak yeniden çalışmaya başlaması halinde, (halen 5434 sayılı Kanuna göre göreve devam edenler dahil) daha önce bağlanmış olan malullük aylıkları kesilmeden ödenmeye devam edilir.
    46. Silah Bulundurma ve Taşıma Yetki Belgelerinin Vergi ve Harç Muafiyeti
    6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun gereğince; harp malulü olanlar ile 2330, 2453, 2566, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında şehit olanların anne, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile malul olanlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.Ayrıca yine 6136 sayılı Kanun gereğince barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenler ile malul olanlardan (erbaş/er dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.
    47.Hususi damgalı pasaport :
    5682 sayılı Pasaport Kanununa göre; aylıkları, emsalleri esas alınarak yükseltilmesi suretiyle 1, 2 veya 3'üncü maaş derecesine gelen şehit eşlerine, vazife/harp malullerinin kendilerine ve eşlerine ve bunların yanında yaşayan, evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan kız çocuklarına ve yine yanında yaşayıp reşit olmayan erkek çocuklarına talepleri halinde diğer şartları da taşımaları kaydıyla "Hususi Damgalı Pasaport" verilmektedir.
    T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2009/18 sayılı Genelgesi uyarınca; 5434 sayılı Kanunun Ek 77'nci maddesinin son fıkrasına istinaden, şehit ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen kız/erkek çocuklarının talepleri, yanında yaşama şartı aranmaksızın ve ayrıca hayatını kaybeden ebeveyninden dolayı maaş alıyor olsa bile; ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen 18 yaşından büyük kız çocuklarının talepleri yerine getirilir.
    Hususi Damgalı Pasaport almak isteyenlerin; bağlı bulunduğu Kuv.K.lığından alacakları derece ve kademe gösterir belge, şehit/malul belgesi ve Emniyet Müdürlüklerinden istenecek diğer belgeler ile bulundukları yerdeki İl Emniyet Müdürlüklerine başvurmaları gerekir.
    48.Müze ve ören yerlerinden ücretsiz istifade etme :
    Şehit dul ve yetimleri ile gaziler; "Müze ve Ören Yerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Yönergesi" esaslarına göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait tarihî ve turistik yerlerden ücretsiz olarak istifade edebilmektedir.
    49.Devlet tiyatrolarından ücretsiz istifade etme :
    Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce, sezon boyunca gazi, şehit dul ve yetimlerine oyunlar, ücretsiz olarak izlettirilmektedir.
    Konuyla ilgili bilgi http://www.devtiyatro.gov.tr adresinde yer almaktadır.
    50.Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için başvuru kurumu
    Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için istenen belgelerle birlikte kendi kurumuna müracaat ederler. Kurumları gerekli belgeleri tamamladıktan sonra dosyalarını Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne(Mithat paşa Cad. No:7 Kızılay-ANKARA) gönderirler.
    51.Vazife Malulü Aylığı :
    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre subay, astsubay, uzman jandarma, sivil memur, uzman erbaş ve erbaş/erlerin vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatlarını kaybetmeleri halinde; hizmet süresi 30 yıla (10.800 güne) kadar olanlara 30 yıl (10.800 gün) hizmet yapmış gibi, hizmet süresi (30) yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aylık bağlanır. Vazife malullüğü gerektiren sebeplerle malul olan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara hizmet süresi ve malullük derecesi üzerinden, erbaş/erlere ise öğrenim durumlarına göre hesaplanan miktarlarda aylık bağlanır.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    52.Emsal Aylığı :
    3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan şehit subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşların dul ve yetimleri ile malul olan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlara bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde SGK tarafından ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    53.Devlet Övünç Madalyası :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    54.Yüksek Öğretimde Katkı Payı ve Öğrenim Ücreti Alınmaması
    31 Ağustos 2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/5172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları gereğince; 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi ile 2330, 2453, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamındaki görevlerini yürütürken hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarından, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul olanlar ve 1005 sayılı Kanun kapsamında şeref aylığı alanların kendileri ile eş ve çocuklarından yüksek öğrenim öğrenci katkı payı ve öğrenim ücreti alınmamaktadır.
    Şehit ve gazi çocukları ile gazilerin; bu haktan yararlanmak için durumlarını gösterir belge ile öğrencisi oldukları üniversitenin ilgili birimlerine başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca verilmektedir.
    55.Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uyarınca, özel öğretim kurumları, öğrenim gören öğrenci sayısının % 3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdür ve ücretsiz okutmada şehit ve malul gazi çocuklarına öncelik verilir. Özel Öğretim Kurumlarında ücretsiz okumak için başvuracak öğrenci/kursiyerlerin bir önceki sınıfını geçmiş olması ve davranış notunun indirilmemiş olması şartları aranır.
    19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Ücretsiz okutmada; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocuklara öncelik verilir.”
    Bu haktan yararlanmak isteyenlerin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ya da ilgili özel öğretim kurumuna başvurmaları gerekmektedir.
    56.Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) Bağlı Yurtlardan, Yüksek Öğrenim Kredilerinden Öncelikle Yararlanma ve Burs Verilmesi
    2330 sayılı Kanun ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerince, 2330 sayılı Kanun kapsamında giren görevler esnasında şehit olan ya da çalışamayacak derecede sakat kalanların çocukları devlete ait yurtlar ile öğrenim kredileri ve burslardan öncelikle yararlandırılırlar. Ayrıca bu çocuklardan, devlete ait yurtlarda kalmaları halinde kendilerinden yurt ücreti ve depozito alınmamaktadır. Her öğrenim dönemi içinde iki defa sınıfta kalanlar bu haklarını kaybetmektedir.YURTKUR burs ve kredileriyle ilgili olarak;
    1. Başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere verilen burslar karşılıksızdır.
    2. Öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla verilen öğrenim kredileri geri ödemelidir.
    3. Burs alan öğrenciye öğrenim kredisi, öğrenim kredisi alan öğrenciye ise burs verilmemektedir.
    Şehit ve gazi çocuklarının; yurt, burs ve öğrenim kredilerinden yararlanmak için öğrenci seçme ve yerleştirme sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, durumlarını gösterir belge ile YURTKUR'a başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığınca verilmektedir. Başvurular kurumun internet adresinden de yapılabilmektedir. Yurtlar, krediler ve burslar ile ilgili detaylı bilgi http://www.kyk.gov.tr adresinden alınabilir.
    57.İlköğretim ve ortaöğretim okullarına elektronik ortamda kayıt işlemleri :
    Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/30 sayılı Genelgesi uyarınca, ilköğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının öncelikle merkezi sistemle ikametgahına en yakın ilköğretim okuluna yapılır. Daha sonra bu öğrenciler nakil yoluyla istedikleri okula gidebilir.
    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/51 sayılı Genelgesi uyarınca, ortaöğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının, durumlarını belgelemeleri halinde, istedikleri genel veya meslek liselere kayıtları yapılır.
    58.Muharip Gazi Çocuklarının Askeri Okullara Alınmasında Öncelik :
    TSK bünyesinde görev yapmakta iken muharip gazi olanların çocuklarına, askeri okullara girişte, giriş koşullarını sağlamaları halinde ek puan veya kontenjan verilerek öncelik sağlanır.
    Bu haktan yararlanmak isteyenler; alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket ederek, ilgili Askeri Okul K.lıklarına başvuruda bulunur.
    59.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından her yıl bir defaya mahsus yapılan yardımlar:
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    5510 ve 5434 sayılı Kanunlar gereğince; harp/vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatını kaybeden ya da harp/vazife malulü olan personelin;
    1. Dul/yetimlerine ya da kendilerine SGK tarafından aylık bağlanmasına esas olan tarihten geçerli olmak üzere, başvuru tarihini izleyen yılın en geç ilk üç ayı içinde ve takip eden her yıl ek ödeme yapılır. İlk ödeme maaşa bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır. (5434 sayılı Kanun, Ek Madde:79) Malulün ölümü halinde, en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olarak dul/yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.
    2. Ayrıca çocuklarına, ilköğretim öğrencileri için (1250), lise öğrencileri için (1875) ve yüksek öğrenim öğrencileri için (2500) gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar her yıl eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, 01 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında yılda bir kez olmak üzere ve ilgili eğitim öğretim yılında öğrenci olduklarını gösterir belge ile müracaat edenlere, başvurularını izleyen ay içinde SGK tarafından toptan ödenir.
    60. Sağlık Hizmetlerinden Katılım Payı ve İlave Ücret Alınmaması:
    5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca harp malullüğü aylığı ile 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında aylık alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmetleri katılım payı alınmamaktadır.
    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle vazife malullüğü aylığı alan malul personel (erbaş/er dahil) ile bakıma muhtaç vazife ve harp malullerinin sağlık kurulu raporu ile ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler, herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin SGK tarafından karşılanır. Bu kapsamda bedelleri karşılanacak ürünlerin yenilenmesine dair usul ve esaslar SGK tarafından belirlenmektedir.
    61.Puan ve kontenjan şartı aranan liselerde nakil uygulaması :
    Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ve İmam-Hatip Liselerinde öğrenim görmekte iken şehit veya gazi çocuğu durumuna düşen öğrencilerin nakilleri, istemeleri ve durumlarını belgelendirmeleri hâlinde bir defaya mahsus olmak üzere boş kontenjan ve puan şartı aranmaksızın istedikleri farklı bir yerleşim yerindeki aynı kapsamdaki okullardan birine yapılmakta, nakilleri yapılan öğrencilerin yerleştirme puanı, nakil gidilen okulun nakillere esas taban puanı ve kontenjanında dikkate alınmamaktadır.
    62.Vakıflar Genel Müdürlüğünce Burs :
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce, belirlenecek öğrencilere tutarı Genel Müdürlükçe tespit edilen tutarlarda burs verilmektedir. Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin, burs başvuru formu, okul idaresinden alınacak öğrenci belgesi, iki adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte, 01 Eylül ile 01 Ekim tarihleri arasında, Vakıflar Bölge Müdürlüklerine başvurmaları gerekmekte, başvuru posta yoluyla da yapılabilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından burs alan öğrencilere Vakıflar Genel Müdürlüğünce burs verilmemektedir.
  • #29166379 iletisinde yazılan hikayenin dördüncü kısmıdır. Bu kısmı https://1000kitap.com/muhayyelll_ ve mithrandir21 | Uğur yazmıştır.

    10.
    Profesör Alex'in yaşlı bedeni, daldığı derin uykuda büyük bir patlamayla sarsıldı ve uyku mahmurluğu ile açılan gözleri hızla etrafa bakındı. Saniyeler sonra bedeni molozların arasında kalmış, vücudu hareket edemez olmuştu. Yaşlı kalbi son defa atarken , kurumuş dudaklarından silah seslerinin arasına bir fısıltı yayıldı: "TÜBEM..."

    ***

    Yavaş yavaş yürürken Russell Lili'nin kulağına fısıldadı. "Konuşmamız lazım. Alex'i kurtarabilirim." Lili şaşırmayı sonraya bırakıp başını salladı ve adımlarını hızlandırdı.
    Yarım saat sonra Son Umut'un gizli karargahlarından birindeydiler. Karargah, yerin 3 metre altında kurulmuş ve 6 odacıktan oluşuyordu. Russell, Lili'nin eşliğinde odalardan birine doğru yürüdü ve Lili boynumdaki kolyeyle kapıdaki mekanızmayı açtıktan sonra içeri girdiler.
    Russell toplantı odasına benzeyen salonu göz ucuyla inceledikten sonra Lili'ye döndü ve: "Evet, sanırım burada güvendeyiz." dedi. Lili, uzun toplantı masasının kenarındaki sandalyelerden birini çekip otururken: "Şimdilik güvendeyiz. Ama bu uzun sürmeyebilir. O yüzden hemen konuşmaya başlasak iyi olur." dedi.
    Russell düşünceli gözleriyle Lili'ye doğru bakarken: " Bak Lili, sen Son Umut'tan bahsettiğinde bu çok mantıklı gelmişti. Siz gerçekten bu insanlar için son umuttunuz ve ben size destek olmaya hazırdım. Ama bu ağır saldırıdan sonra, Son Umut bu kadar ağır bir kayıp vermişken dünyayı kurtarmaktan yana olamam. Siz de olamazsınız. Çünkü bu şartlar altında dünyadaki hayat devam edemez. Bu yüzden..." dedi ve sustu.
    Lili: "Neden böyle düşündüğünü anlayamıyorum. Evet, en güvenli karargahımızı kaybettik. Neredeyse tüm bilim insanlarımız ve çalışmaları bu saldırıyla birlikte yok oldu. Ama bak hala biz varız. Bunun gibi onlarca karargahımız ve karargahta destekçilerimiz var. Pekala, biraz uzun sürecek gibi görünse de dünyayı kurtarabiliriz." dedi. Russell oturduğu yerden kalkıp ağrıyan şakaklarını ovuşturmaya ve Lili'nin önünde bir o yana, bir bu yana yürümeye başladı: "Bizim dünyayı kurtarmaya gücümüz olabilir ama dünyanın buna gücü yok. Elimizdeki kaynaklar gün geçtikçe azalıyor. Dünya bu haldeyken bile son kaynaklarımızı silahlar ve yıkım için kullanmaktan çekinmeyen insanlar var karşımızda. Dünyayı kurtaramayız ama başından beri umut olduğunuz insanları kurtarmak için hala bir şansımız var. Onları Enceladus'a götüreceğiz."
    Lili şaşırmıştı: "Nasıl yani? Alex olmadan mı?"
    Russell olduğu yerde durdu ve gülümsedi: "Lili, Alex ve ben olmazsak Enceladus'da yaşam olmaz. En başta söylediğim gibi, Alex'i kurtarabilirim. Bu belki yıllar sürebilir ama Alex eninde sonunda yaşayacak." dedi.
    Lili: "Ama Russell, bir ölüyü diriltmek..." derken Russelll sözünü kesti: "Normal bir insanı diriltmek mümkün değil tabiiki. Ama ölen insan büyük bir bilim adamı ve ölümsüzlüğü bulan bir profesörse bu mümkün."

    ***

    Eartman görüntüyü durdurdu ve bakışlarını öğrencilerin üzerinde gezdirdi. Bu gün gözlüğünü takmamıştı ama Meryem'in bir soru sormak için kıvrandığını farketmiş, hatta ne soracağını anlamıştı.
    "Şimdi Russell ve Lili'yi karargahta bırakıp biraz geçmişe dönelim. Bakalım Alex ve Russell Encaladus'da başka neler yapmış." dedi ve kumandadaki sarı düğmeye bastı. Donan görüntü hızla geriye doğru gitti...


    ***

    Alex ve Russell uzay gemisindeki odalardan birindeydiler. Alex yatağa uzanmış dinleniyor, Russell ise masada bir şeyler yazıyordu. Uzun uzun yazdığı şeyleri defalarca gözden geçiren ve çoğunu karalayan Russell, sonunda kalemi bıraktı ve arkasına yaslanıp sıkıntıyla ofladı.
    Alex, gözlerini açmadan yattığı yerde kıpırdandı ve: "Ne oldu dostum? Bir sorun mu var?" diye sordu. Russell karaladığı kağıtlara dalgınca bakarken: "Eksik olan bir şey var. Ve bu eksik tamamlanmazsa, Enceladus'un sonu gelebilir." dedi.
    Alex yattığı yerden doğrulmuş ve kaşlarını çatarak Alex'e dönmüştü: " Ne demek istiyorsun? 5 yıldır buradayız ve hiçbir eksik yok. Her şeyi bizzat denetledik. Ve biz denetleyeceğiz."
    Russell Alex'e dönmüştü: "İşte anlatmak istediğim bu dostum. Her şeyi bizzat biz denetledik. Peki bizden sonra kim denetleyecek? Ölümsüz değiliz, eninde sonunda öleceğiz. Bizden sonra daha kaç yıl Enceladus'daki düzen böyle kalacak? Birine her şeyi anlatıp yerimize koysak, taht savaşları başlayacak yine. İnsanlar bunu kendi menfaatlerine çevirecekler. Ve Dünya'nın başına gelenler, Enceladus'un da başına gelecek."

    Alex uykuyu tamamen atmış ve düşüncelere dalmıştı. Uzun süren sessizliği, düşüncelerinin arasından sıyrılan Alex bozdu: "Çok eskilerde bir makale okumuştum. Bilirsin, bilimsel zımbırtılara fazla meraklıyım. Hele ki bu ilginç bir konuyla ilgiliyse. Şansımız yaver giderse, bu makale Enceladus'un sonunu değiştirecek." dedi. Russell, Alex'in neşeli ses tonundan aldığı enerjiyle karamsar havasından kurtulmuş ve Alex'in enerjisine kapılmıştı: "Yaa, demek öyle. Peki bu zeki Profesör benimle de paylaşacak mı bu makalenin konusunu?"
    Alex gözlerini kıstı ve gizemli bir ses tonuyla: "Tüm Beyin Emblasyonu, yani kısaca ölümsüzlük!"
    Russell'ın gözleri şaşkınlıkla, kocaman açılmıştı: "Evet evet. Bunu biliyorum. Randal Koene'un yarım kalan çalışması bu. Sahi, ne kadar ilerleme kaydedebilmişti Koene?"
    Alex küçümser bir havayla: "Bir solucanın beyin haritasını çıkardı. Eh, 2015 yılındaki bilimin zayıflığına bakarsak, bu fazla bile sayılır." dedi.
    Russell gülümseyerek: "Bazen benden daha zeki bir arkadaşım olduğu için kıskanmıyor değilim. Zekan beni büyülüyor dostum." dedi. Alex ufak bir kahkaha attı ve: "Vakit çok geç olmadan çalışmaya başlamaya ne dersin kıskanç arkadaşım." dedi.
    Russell yerinden kalkıp bir asker edasıyla: "Hemen şimdi başlayalım. Tembelliğe lüzum yok." dedi ve kapıya doğru yürüdü.

    ***

    Görüntü donduktan sonra uzun bir sessizlik oldu. Çocuklar Eartman'dan bir açıklama bekliyor, Eartman ise bu merak kokan havanın tadını çıkarıyordu.
    Dakikalar sonra Semih ayağa kalktı ve: "Profesör Eartman, bu Tüm Beyin Emilasyonu ne? Ve gerçekten ölümsüzlük mümkün mü?" diye sordu.
    Eartman'ın beklediği soru gelmişti. Uzun yıllar önce okuduğu ve kelimesi kelimesine aklında kalan Randal Koene'un reportajını gözlerinin önüne getirdi ve anlatmaya başladı:

    "Tüm Beyin Emilasyonu, beyin mekanizmalarının bulunup kodlara dökülmesi, bir diğer deyişle beynin haritalanmasıdır.
    Yapılan araştırmaların %99.9'una göre, beyin mekanizmalar ve bölümlerden oluşuyor. Yani hesap yapabilen, fonksiyonları işleyebilen bir yapı. Eğr bu yapının nasıl çalıştığı çözülebilirse onun yerine geçebilecek bir yapı tasarlanabilir. Ve bu yapı bilgisayar ortamına aktarıldığında, yıllar geçse bile beyin çalışmaya devam edecek."

    Semih ikna olmamış gibiydi: "Teori olarak mantıklı görünüyor. Ama bu bilimsel olarak mümkün mü? Yani, insanın özü nasıl haritalandırılabilir? Kimlik kodlara aktarılabilir mi?"

    Eartman gözlerini sınıfta gezdirirken Randal Koene'un cümlelerini anlatmaya devam etti:
    "Bu nöromların diğer nöronlarla bağlanma yoluyla, yani konektomla bağlantılı. Bir karar verme aşamasında beyindeki söz konusu eylem bir yerden bir yere taşınıyor. Sinaptik bağlantıların işleyiş şekilleri ve onların beynin belirli bir konumda yapılması gerçeği bize bir çeşit 'hatıra' kazandırır.
    Hatıranın ne olduğuna yönelik popüler kavram, 'gelecekteki eylemi etkileyen bir önceki eylem' gibi mühendislik ve bilimsel bir tanımdan çok daha öte. Hatıra büyük annenizin suratını hatırlamak veya iki dakika önce ne dediğinizden oluşmamaktadır. Hatıra dediğimiz şey bir konser piyanistinin neden belirli bir yöntemle piyona çaldığından tut, bir yöneticinin neden bir iş kararını o belirlenen yönde uyguladığına kadar gider. Bunun nedeni DNA'larının getirdiği kalıtımsal bilgilerin yanı sıra, geçmiş tecrübelerin de bulunmasıdır. Bu gerçekten bizi biz yapan özelliklerimizi; daha geniş bir terimle, kişiliğimiz hakkındaki her şeyi etkiliyor."

    Bu sefer, sınıfta hiç söz almayan Meryem, soru sormak için söz aldı: "Peki sisteme yüklenmiş bir zihin kendisinin farkında olacak mı?"

    Eartman, Meryem'in bu ilgisinden memnun olarak gülümsedi ve sınıfta dolanmaya başladı:
    "Şuna inanıyorum ki sergilediğimiz davranışlar, bütün beyin aktivitelerimiz, tecrübe edindiğimiz her şey beynimizin işleyiş şeklinin bir sonucu. Bu, öz farkındalığı da kapsıyor. Etrafında olup bitenlerin farkına varma, nasıl olduğun ve ne olduğun hepsi birer tecrübe. Tecrübe beyinde gerçekleşen bir işleme mekanizmasıdır. Yani bu işleme mekanizmasını tamamıyla kopyalayabilirsek, o zaman şunu da söyleyebilirim ki bu kopya öz farkındalığı da kapsayacaktır."

    Meryem donan görüntüye dalgınca bakarken: "Peki, Prof. Alex ve Prof. Russell bunu başarabildiler mi?" diye sordu.
    Eartman yerine oturmuştu: "Evet, başardılar. Aslında en büyük başarıyı sağlayan Russell oldu. Ve dünyaya geri dönmeden önce, arkalarında bıraktıkları robota beyin haritalarını yüklemişlerdi."


    Meryem ders çıkışı düşüncelerini toparlamaya çalışarak yapay göle gitti. Bir eli kolyesindeydi. Lili'nin kapıyı açarken kullandığı kolyenin birebir aynısıydı bu. Ve dün gece duyduğu konuşmalar, parçaları birleştirmesine yetiyordu. Kolyeyi çıkardı ve yüksek sesle kolyede yazanları okudu: "basbeeriii massaarettti nuumbarenii hurassiii konuuursssuna bumambaaaarii nuramiinnaadii bunnnbaaa"

    11. Amerika Hava Kuvvetleri Haber Alma Masası Raporu
    Hazırlanış Tarihi: 31 Mart 2059
    Konu: New York Olay Raporu, 2059: Rapor
    Belge Tasnif Numarası: CYK-3071-KMQ-3/A
    Belge Türü: Çok Gizli

    Aşağıda, olayın meydana geldiği sırada XXX Caddesi XXX Okulundan, bombalama sonucu uzun süre bilinçleri kapalı olarak kalan çocukların kendilerine ilk geldiğinde ilk söylediklerinin kaydı yapılmıştır. Bazı kayıtlar direkt olarak personelimiz Teğmen Reese tarafından kayıt altına alınmış olup, bazı kayıtlar ise çevredeki insanlar tarafından yine Teğmen Reese’e söylenip kayıt altına alınması sağlanmıştır.

    Teğmen Reese’in şahsi izlenimleri: Çin tarafından atıldığını düşündüğümüz bomba kuvvetlerimiz tarafından ‘bilinen bir bomba’ olması üzerine bilinmeyen bir etki gösterdiği görülmüştür. Aldığı canların, yıktığı yapıların haricinde 6 ile 10 yaş arasındaki çocukların belli bir süre (ortalama olarak hepsinin birbirine yakın olduğu) bilinçlerinin kapandığı ve kendilerine geldiklerinde de anlamlı veya anlamsız olarak konuştukları fark edilmiştir. Bayılan çocukların hiçbir yerinden fiziksel olarak en ufak bir yara almadığı göze çarpmış, her ihtimale karşı da sağlık ekipleri tarafından kontrolleri yapılmış olup yine de fiziksel olarak en ufak bir sorun görülmemiştir.
    Hiç yara almayan bir okul personelinin patlama öncesini anlatması birebir olarak aşağıdaki gibidir (Kişisel anlatılanlar haricinde anlattıkları diğer birçok kişi ile de örtüşmektedir, bu kayıtları da dosyanın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Personelin ufak tefek yüz hatları vardı ve boyu da ortalamanın biraz altındaydı. Yanıtları kolay anlaşılır olmasına rağmen olayın şokunu üstünden atamadığı belli ve ruhsal bir gerilim de yaşıyor gibiydi. Konuştukça konuşma hızı yavaş olmasına rağmen gittikçe de yavaşlıyordu.)
    “Sanırım saat sabah 10’u biraz geçiyordu. Çocuklar derslerine girmiş, ben de bahçedeki günlük rutin kontrollerimi yapıyordum. Tam saati hatırlamıyorum ama bir ara güneş ışığında, nasıl desem bir kırılma hissettim ve sanki üzerime anlam veremediğim bir ağırlık çökmüş gibi gelmişti. Gökyüzünde, çok yukarılarda gümüş rengi tonlarında bir ışık gördüm. Gümüş rengi ama çok kuvvetli bir ışık. Sanki dev bir metal yığınını gökyüzüne yerleştirmişler gibiydi. Hem çok yüksek olmasından ötürü hem de yaydığı ışığın kuvvetinden dolayı bu ışığın kaynağının şeklini tam olarak algılayamadım. Aklımıza o esnada bulunduğumuz savaş ve düşman devletlerinden bir tür bomba saldırısı olabileceği geldi; ama sanki ışık bizi etkisi altına alıyor ve bu güzel yansımadan bizlere kötü bir etki yapacak bir şeyin gelmeyeceğini de düşünmüştüm.

    (Teğmen Reese Notu: Kayıtlara Çin Halk Cumhuriyeti’nin bomba saldırısı olarak geçse de bu anlatılan gri ışık kaynağının geçtiği sırada hiçbir savunma kayıtlarında Çin ya da farklı düşman ülkenin herhangi bir aracının görülmediği daha doğrusu görüldüğü kayıtlara geçmemiştir)

    Işığın gücü artmaya başladıktan sonra sınıflardan çığlıklar gelmeye başladı, öğretmenler neler oluyor diye bağırmaya başlamıştı ve o anda büyük, yakıcı bir patlama oldu. Anladım ki savaş en sonunda New York’a da gelmişti, her yer toz duman içinde, çalan alarmlara da insanların çığlıkları karışıyordu. Bayılmadan son kez okula baktığımda ise okulun en ufak bir şekilde olsun zarar almadığını görmüştüm.
    (Teğmen Reese Notu: Sınıflardaki öğretmenler de okulun herhangi bir zarar görmemesinden dolayı sadece oluşan aşırı sesten rahatsız olmuşlar, sarsıntı ile yere düşüp ufak tefek çiziklerle kurtulmuşlardı. Raporun buradan sonraki kısmı sınıflardaki bir öğretmenin konuşmasına istinaden alınan kayıttır. Diğer öğretmenlerin dedikleri ile kişisel bilgiler hariç kayıta alınanlar tamamen örtüşmektedir. Öğretmen sarışın, uzun boylu ve yanık tenliydi. Yaşanılan bunca olaya rağmen konuşması sakin, cevapları tatminkâr ve gayet de düzgündü. Sorularıma önce kısa bakışlar atıp kısa bir an düşündükten sonra cevap veriyor, cevap verirken ise mimikleri ile en ufak bir şekilde şüpheye de yer bırakmıyordu.)
    “Camdan vuran güneş ışığının rengi değişmeye başlamıştı. Sanki bu anda tüm civarda bir sessizlik olmuştu. Bu esnada bazı çocuklar gerilmiş, bazıları ise iniltiler ile beraber anlayamadığım sesler çıkarıyordu. Birkaç öğrencimin ise sanki tekerleme ve ayin karışımı sözleri ardı sıra söylediği, her tekrarlamasında da ritmin daha uyumlu olduğunu hissetmiştim. Çocuklara sakin olmalarını söyleyecektim ki gümüşi renkteki ışığın yoğunluğunun arttığını, parlaklığının ise gözlerimi etkilediğini ve sanki yutarcasına güçlü bir ses çıkardığını işittim. İşte tam da bu sırada çocukların hepsi sanki uykuya yatar gibi ama biraz sertçe bayılmışlardı. Bu esnada korkmuş, bir köşeye sinmişken daha kuvvetli ve bomba etkisinde, kulakları yırtarcasına bir patlama sesi duymuş ve etraftan alarm sesleri ile insan çığlıklarını duymaya başlamıştım. Camdan hafifçe kolumu uzattığımda ise etrafta sadece güçlünün güçsüzü ezdiğini ve ölüm saçtığını gördüm. Korkup ağlamaya başladığımda ise çocukların yavaş yavaş kendilerine geldiğini fark edip ben de kendimi toparladım.”

    (Teğmen Reese’in Notu: Diğer öğretmenlerden de hemen hemen aynı şeyleri duydum ve kayıt altına aldım. Zaten yaşadıklarından ötürü kimsenin kafasından bir şey uydurmuş olabileceğini düşünmüyorum. Son olarak raporun giriş kısmına 9 yaşındaki Eva’nın baygınlıktan çıkış anını gireceğim. Eva’nın verileri tamamen benim gözlemimdir. Eva çocukların içinde en geç uyanını ve anlamsız sözleri de en anlaşılır söyleyeni. Eva, esmer, saçlarının uçları kıvırcık olan küçük sevimli bir kız çocuğu. Gayet sakin görünüyor. Sağlık kontrollerinde de herhangi bir en ufak sorun görülmedi. Olayın değil de daha çok etrafında yaşanılanların şokunda.)

    Ben Teğmen Reese. Tarih 30 Mart 2019. XXX Caddesi üzerindeki XXX okulundan Eva ile konuşmaya başlıyorum.

    “Eva, merhaba. Nasılsın?” (Eva sanki bir şeyler düşünüyor gibiydi)

    “İyiyim.”

    “Eva, yanında benden başka kimse var mı?”

    “Hayır yok, sadece siz ve ben varız.”

    “Bugün neler oldu peki, bana da anlatmak ister misin?”

    “Tüm arkadaşlarımla dersteyken bir ses, bir çağrı duyduk. Öğretmenimizin de duyduğunu ve cevap vermek için cama yaklaştığını gördük. Öğretmenimize cama yaklaşmamasını söyledik ama bizi pek dinlemedi.”

    “Sizleri duymuş ama anlamamış olabilir mi Eva ve neden cama yaklaşmamasını istediniz?”

    “Hayır bizleri duydu ve anladı da, sadece bizleri dinlemedi. Alice de aynısını söylüyor, hatta o öğretmenimize bizi dinlemedi diye o an çok kızdı da.”

    “Neler dediniz öğretmeninize?”

    “Cama yaklaşmamasını söyledik.”

    “Başka neler söylediniz?”

    “Sadece cama yaklaşmamasını ve uzak durmasını söyledik. Sebep olarak öğretmenimize bir şey olacak diye korkmuştuk.”

    “Anladım Eva, bu konuya sonradan tekrardan geleceğim. Sizler ve sen o esnada ‘basbeeriii massaarettti nuumbarenii hurassiii konuuursssuna bumambaaaarii nuramiinnaadii bunnnbaaa’ tarzında bir şeyler söylemiş olabilir misiniz?”

    Eva komik bir şey söylenmiş gibi gülmüştü. “Bu çok komik. Ben böyle bir şey demedim ki. Annem de hep güler bana tekerleme filan söyleyemem diye. Ama telaş yapmanıza gerek yok, beni eğlendirmeniz de gerekmiyor. Ben gayet iyiyim şu an.”

    Buradan sonra konuşma benzer şekilde geçip sonlandırıldı. Gözlemleyebildiklerim bu kadar, sanırım Satürn’e giden Alex ve Russell ile bir an önce görüşmeniz gerek ve kaybolan bağlantıyı yakalayabilmeniz lazım. Sanırım diğer amacımız da sonuç almaya başladı.

    ******

    2071
    “Nasıl yani?” Diye şaşırarak sorusunu sordu Lily.

    “Tam manası ile dirilme değil, böyle bir şey tabii ki olmaz. En azından beyin dalgalarını ve gördüğü son 2 dakikayı alacağız. Bu tarz ölümlerde son 2 dakikalık görüntü pek işimize yaramasa da en azından hafızaları ve hafızalardan oluşturabileceğimiz algoritmalar ile düşünceler işimize yarayabilir.” Russell konuşurken durmuyor, hızlıca dışarı çıkıp karargâha gitmek için hazırlanıyordu.

    “Russell, bana anlatmak istediğin başka şeyler var mı?”

    Russell başını ovalamaya başlamış, derin ama kısa bir nefes alıştan sonra da oturabileceği ilk yere oturduktan sonra Lily’e bakıp, “Evet var” demişti ve “Sadece bir şey de değil. Bulduğumuz çok fazla sonuçlar var Lily ve hangi sıra ile anlatabilirim inan bilmiyorum.”

    “Dinliyorum Russell, lütfen anlat. Son Umut olarak yapabileceğimiz ne varsa yaparız biliyorsun.”

    Russell tüm vücuduna hâkim olan sıkıntı ve stresin etkisi ile oturduğu yerden kalkmış, bulundukları yerde turlamaya başlamıştı. “Öncelikle Lily şunu söylemek istiyorum sana, çok… çok gizli bir görevimiz vardı. Bilinen Satürn görevinin haricinde de görevimiz vardı ve bunu Alex ile beraber anlatmamız lazım iken ben şu an Alex’in öldüğünü öğreniyorum. Lily, Nasa ile ABD hükümeti ile görüşmem lazım benim. Daha fazla susamam zaten biliyorsun. Daha ne kadar burada susabilirim ki? Ama tabii bu saydıklarımdan geriye ne kaldı bu da ayrı bir dert konusu.”

    ******

    3071

    Dr. Whoo görüntüyü durdurdu ve sınıfa dönüp, hepsini kısaca süzdü.
    “Dün sanırım Earthman ile yeni konulara değinmiş ve hakkında da yeni yorumlar yapmışsınız.” Whoo tekrardan çocukların hepsini bu sefer gözlüğü ile süzüp durumlarını okudu ve sözlerine devam etti.
    “Farkındasınızdır, artık tarihimizi anlatırken sona gelmeye başladık. Fanus tarihimizde de hiç bu kadar detaylı olarak bu ders işlenmedi ve artık derslerimizi daha detaylı olarak işleyip geçmişimizi daha kapsamlı olarak öğreniyoruz, kim bilir belki de geleceğimizi daha iyi öğrenip ona göre adımlar atarız.”

    ******

    2071

    “Lily, bir bakımdan çok şanslıyım ki kimse üzerimi aramadı. Anlamsız şekilde üstümde duran uzay elbisemi değiştirmeme yardımcı oldular sadece. Çok fazla şey konuşmam gereken konular var ama anlıyorum ki giderken burada bıraktığımız konuşacağımız kişiler ve merciler ne yazık ki yoklar artık. En önemlisi Alex de yok artık ve hiç istemesem de bazı şeyleri sana anlatacağım çünkü bunları başkalarının da bilmesi gerek ve şu an tek güvenebildiğim kişi sensin” Russell konuşurken Lily dikkatli şekilde kendisini dinliyor ve sadece kafa sallamaları ile cevap veriyordu.

    Russell üzerinden bazı kağıtları çıkardı ve okuması için Lily’e uzattı. Elindeki kağıtların yanındaki tabletlerde de hard-disklerde de ve başka dijital ortamda da verileri tutuluyordu. Eski alışkanlıktan olsa gerek Dünya’ya ilk indiklerinde yer çekiminden etkilenmeyen yazıcısı ile çıktısını almış ve yanında taşımak istemişti. Russell elindeki evraklardan bazılarını eledikten sonra okuması için Lily’e verdi. Lily “Ne bu?” diye sormasına rağmen cevap beklemeden kâğıdı eline alıp göz atmaya başladı.

    Russell, Lily’e yukarıdan bakıp, “lütfen bitirmeden soru sorma ve sadece oku. Bu bizim diğer bir başka görevimizdi.” dedi.

    ABD NASA
    Yayın Dosya Numarası: 22 Ek: Yok
    İletim Yetkisi: Sınırlı Sayıda
    İletim Hedef Sınıflandırması: Koordinat Ondalık Derece ve Enlem: 37.7180504
    Ana Görev: Satürn ve Uydularını Araştırma
    Alt Görev: DDZA (Çok Gizli)

    Çalışma Dereceleri
    Enerji Ünitesi: Tüm sistemler sorunsuz çalıştı.
    Kodlama Ünitesi: Tüm sistemler sorunsuz çalıştı.
    Yükseltici Ünitesi: Tüm sistemler sorunsuz çalıştı.
    Girişim İzleme Ünitesi: Aralıklar kabul edilebilir düzeyde çalıştı.
    Geri Dönüş Beklentisi: Bilinmiyor (Hesaplanamadı).
    İletim Hedefi: Tüm sistemlerde arıza oluştu, sebep bilinmiyor.

    Russell, Lily’nin giriş kısmını okuduğunu anladıktan sonra kısa birkaç şey söyledi: “Alex ile birlikte tüm ekipmanlardaki ayarlamaları yaptıktan sonra DDZA sinyali için son kontrolleri de yaptık. Mesaj içeriği hazırdı, aslında bizzat Başkan tarafından hazırlanmıştı. Satürn üzerindeki radyasyondan yararlanarak mesaj içeriğimizi Dünya’dan kat be kat daha fazla ışık yılına gönderebilecektik.” Russell’ın cümlesi bittikten sonra Lily konuşmaya, daha doğrusu birkaç soru soracaktı ki (yüz ifadesinden yeterince anlaşılıyordu) Russell sanki iki elin parmağından biraz fazla kişinin kendilerini ekran başından izliyorlarmış gibi hissettiğinden dolayı etrafına kısa bir bakış atıp konuşmasına devam etti. “Lütfen Lily, dediğim gibi okuyana kadar soru sorma ve sadece oku. Daha cevaplanması gereken birçok soru işareti var ve bu maceramızın da daha başındayız.” dedi. Lily, Russell’ın uyarısını gülerek kabul edip okumaya devam etti.

    Lily, raporu okuduktan sonra soru soran ve hayret ifadesinin hâkim olduğu gözleriyle Russell’a bakarak. “Bunlar gerçek mi Russell?”

    ******

    3071

    Dr. Whoo simülasyonu durdurup tekrardan sınıfa döndü ve gözlükleriyle Levi’yi süzdü. Tüm sınıf pür dikkat olmuş ve tarihlerinin canlandırmasını izliyordu. Dr. Whoo sorusu olan var mı dedikten sonra kimseden cevap gelmediği için simülasyonu oynatmaya devam etti.

    ******

    2071

    “Evet gerçek Lily, hatta fazlasıyla da gerçek?”

    “DDZA çalışmalarınıza gerçekten de cevap geldi yani Russell öyle mi? Niye bundan hiçbirimizin haberi yok?”

    “Lily, niye haberinizin olmadığını tabii ki çok iyi biliyorsun. Dünya Dışı Zekâ Arayışı çalışmalarımızda 250 gigawatt gücünde sinyal gönderebildik ve bu da bizim Dünya olan irtibatımızı kopardı biliyorsun.”

    “O kadar gücü orada nasıl sağladınız Russell?”

    “Tabii ki Güneş sisteminin mücevheri olan Satürn’den faydalandık. Satürn’ün hidrojen ve helyum zenginliği bize inanılmaz seviyede bir enerji sağladı.”

    “Ve bu büyük enerji sayesinde de uzayın boşluğundan yararlanıp mesajınızı binlerce belki de milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki yıldızlara gönderebildiniz.”

    “Evet, gönderebildik. Kimi dalgadaki sinyallerin kısa sürelerde kimi dalgaların ise birkaç hafta sonra sonlandığını gördük. Yani veri kaybımız o zamanlarda oldu. Bilmiyorum belki de hâlâ yollarına devam etmiş de olabilirler.” Russell cümlesi bittiğinde bir şeyler mırıldanıyor gibiydi.

    “Peki sonra?”

    “Ne sonrası?” Diye sorusunu soruyla yanıtladı Russell.

    “Ah Russell, sinyali gönderdiniz ve sonradan neler oldu? Bir yanıt, bir tepkime yani neler oldu?”

    “Lily, yaklaşık olarak 3 hafta sonra cevap geldi. Evet biliyorum çok korkutucu ama 3 hafta sonra cevap aldık.” Russell’ın cümlesi bittikten sonra Lily çığlık atmıştı.

    “Nasıl yani Russell? Gerçekten de bu mesajınıza cevap mı geldi?

    Farklı yıldızlardan, farklı güneş sisteminden mesajınıza cevap geldi ve sinyalin gücünün fazlalığından dolayı irtibatımız kayboldu diye bunu bizler öğrenemedik mi yani?”

    “Evet Lily ve bu da işin korkutucu boyutunu daha fazla büyütüyor.”

    “Ne dediler peki, cevapları neydi?” Lily, Russell’a baktığından Russell’ın her susmasında yaptığı gibi yine bir şeyler mırıldandığını, bir şeyler sayıkladığını fark etti.

    “Ah Lily, nasıl sakince söyleyebilirim bunu bilmiyorum. Dediklerini hiç anlamadık ama onlar bizi anladılar diye düşünüyorum.” Russell derince bir nefes alıp devam etti, “Gönderdiğimiz mesaj bizi anlıyorsanız aşağıdaki matematiksel işlemin sağlamasını yapın diye bitiyordu ve onlar da sağlamasını yapmışlardı ama onların mesajını ise biz hiç anlayamadık.”

    “Sence bu ne demek oluyor?”

    “Ya dostlar, farkında olmadan böyle yazdılar ya da kötü niyetliler ve bizimle dalga geçiyorlar.”

    “Bunu düşünmek bile istemiyorum Russell, peki cevaplarında ne demişlerdi?”

    Russell bilgiç şekilde gülümseyip devam etti “Basbeeriii massaarettti nuumbarenii hurassiii konuuursssuna bumambaaaarii nuramiinnaadii bunnnbaaa"

    ******

    3071
    Levi izledikleri ve duyduklarından sonra kuvvetli bir şekilde çığlık attı. Başta Dr. Whoo olmak üzere tüm sınıf kendisine dönerek meraklı gözlerle baktılar. Levi gelen soruları tek bir cevapla geçiştirip iyi ve bir şeyi olmadığını belirtti.

    “Evet arkadaşlar, simülasyondan da anlayacağımız üzere Alex ve Russell’in Satürn’de buldukları ve kolay kolay açıklama yapamadıkları konuları tabii ölümsüzlük veya beyin klonlama değil Dünya dışı zekâ arayışlarına yanıttı. SC hiçbir zaman bu sınıfın içine giremez, hem genel olarak aradığımız zekâ bu sevimli canlılarda yoktu ve hem de bizlerin yapması sonucu ortaya çıkmıştı; ama anlıyoruz ki beklenilen seviyede, sürekli bilim kurgu filmlerine ve kitaplarına konu olacak şekilde DDZA çalışmasının olumlu sonuçlandığını öğrenmiştik. Aynı bizler gibi başlangıçtan itibaren kendi güneş sistemlerinde kendi yıldızlarının yörüngesinde yaşayanlardı.”

    “Peki DDZA dediklerimiz aynı bizler gibi Dünya’dan göç etmiş farklı insanlar olabilir mi?”

    “Igor, sorunu daha açık sormanı isteyeceğim.”

    “Demek istediğim, Dünya tarihte bir kere daha bu yaşanılan felaket gibi bir felaket yaşamış olsa ve daha daha eski atalarımız Dünya’yı haliyle de kendi güneş sistemimizi terk etmiş olabilirler mi? Kendilerine gerekli enerji kaynaklarını ve teknolojiyi götürüp Dünya’yı tamamen bırakmış olabilirler mi? Kim bilir sonradan farklı şeyler gelişmiş olabilir ve Dünya tekrardan canlanıp buralara gelmiş de olabilir.”

    “Güzel soru Igor ama bunu maalesef bilemeyiz. Farklı bir güneş sistemine yolculuk şu an ki teknolojik hızımıza göre ortalama 10000 yıl sürer. Böyle bir şey olduysa da bu kişiler geride hiçbir şey bırakmamışlar. Ve unutmayalım insanlık tarihi boyunca sürekli şanslıydı. İlk insandan, sizlere daha önceden anlattığım Taş Devri dediğimiz zamandan bugüne kadar hiç gerçek bir kriz yaşamadı. Ama artık inanıyoruz ki bir gün bu şans ters dönecek. Bilmiyorum çocuklar belki de bu şans ters döndü de diyebiliriz, onun için en kötüye her zaman hazırlıklı olalım.”

    “Dr. Whoo, bu sözünüzden ne anlam çıkartmamız gerektiğini anlayamadım. Yani genel olarak anladım ama en kötüye hazırlıklı olun kısmını tam olarak anlayamadım ve sanırım diğer arkadaşlarım da anlamadı.”

    “Zamanı gelince her şeyi öğreneceğiz.” Diye cevap verdi Dr. Whoo.

    “Peki insanlık şanslıydı derken 15 yıl savaşlarında yaşanılanlar veya Nuf Tufanı ya da diğer olaylar, bunlarda da gerçekten şanslıydık diyebilir miyiz?”

    “Diyebiliriz tabii ki Meryem. Gerçek bir kriz değildi çünkü. Gördüğünüz gibi şu an buradayız ve hepsinde de öyle veya böyle yaşamaya devam edebilmişiz.”

    “Dr. Whoo peki Nuh Tufanı ile 15 yıl savaşlarını ve devamını bir tutabilir miyiz? Sonuçta biri insanların yaptığı bir şey diğeri ise tanrısal bir şey. Tufandan insanlar mı şanslarıyla kurtuldu yoksa Tanrı mı kurtulunması istedi?” Dr. Whoo bu sorudan sonra belli bir müddet Levi’ye baktı ve oturuşunu düzeltti.

    “Bu da güzel bir soru Levi, ama seni hâlâ tedirgin ve telaşlı görüyorum. İyisin değil mi?”

    “Evet, iyiyim.”

    “Öncelikle burada artık dinsel öğeler olmasa da Tanrı’ya inandığımı sizlere söylemek isterim; ama direkt şekilde bizlere ne şekilde etkisi var onu da bilemiyorum. Yani Tufan’da etkisi yoktur diyemeyiz.”

    “Yani Tanrı’nın biz insan hayatına, fizik kurallarını yok sayarak etki ediyor mu diyorsunuz?”

    “Evet Levi, aynen bunu söylüyorum ama sen sormadan kısa bir şekilde de açıklamaya yapayım. Çünkü devam etmemiz gereken ve acil olarak işlememiz gereken bölümler var” Levi dün duyduğu konuşmadan sonra ve izlediklerinden sonra ortaya bir şeyler çıkacağını artık kesin olarak biliyordu. Dr. Whoo Levi’nin duygularını gözlüğünden görmüş olacak ki boğazını seslice temizleyip konuşmasına devam etti. “Bunun için Levi, öncelikle izafiyet teorisine ve uzay zaman ilişkisine vakıf olmamız gerekmektedir. Ama ben şimdi bunları burada anlatmayacağım. Bu ayrı bir konu. Şimdi simülasyona devam edelim.”

    ******

    2071

    “Bir kabilenin dans ederken ki çıkardığı sözcükleri gibi” dedi Lily.
    “Evet, ilk duyduğumuzda ve kayıttan tekrardan dinleyip hatta “writer” üzerinden defalarca okumamızda da hem çok şaşırdık hem de bir anlam veremedik. En kötüsü de anlık olarak yakaladığımız sinyallere rağmen Dünya ile bağlantımız yoktu. Öncelikle ikili sayı sistemine çevirdik ve karşımıza

    00010000011011000010001100011010101011000110001100 100000000110110101100000100001101010011011000110001100001100 1000111001110011000000010000011010100110100010110001100 010101100110101000011011010110011000110001100 01110100101000111001110011100110101101101011010110110011000100001 00010110011000000001100000001000001000010000100001101010110001100 1000111001101010000110000011000110010001100010000100001001010110001100 00010110011000110001100010001000001000010000110101000011110000001

    böyle bir sayı sırası çıktı. Alex bu esnada eline kurşun kalemi alıp bu ikili sayı sistemini ondalık sayıya çevirdi. Aldığımız rakam ise 3.226.320.128.955.811.713’tü.”

    “Üç kentilyon iki yüz yirmi altı kat trilyon üç yüz yirmi trilyon yüz yirmi sekiz milyar dokuz yüz elli beş milyon sekiz yüz on bir bin yedi on üçü başka ne yaptınız? Bu sayıda da bir şeyler olması lazım.”

    “Maalesef bin türlü matematik işlemleri yapsak da hiçbir sonuca varamadık. Hatta ışık yılına çevirdik ama bunda da bir anlam bulamadık.”

    ******

    Amerika Hava Kuvvetleri Haber Alma Masası Raporu
    Hazırlanış Tarihi: 4 Mayıs 2059
    Konu: New York Olayı Sonrası Raporu, 2059: Rapor/2
    Belge Tasnif Numarası: CYK-3071-KMQ-3/B
    Belge Türü: Çok Gizli
    “Ben Teğmen Kyle Reese, New York olayı sonrası tüm araştırmalarıma devam ediyorum. İnsan ölümleri çok fazla olmasına rağmen özellikle öğlen saatlerine doğru çocuk bayılmaları da devam etmekte. Birkaç tane çocuğun ayıldığı anda “CYK-3071-KMQ-3/A” belge tasnif numaralı raporda Eva isimli 9 yaşındaki kız çocuğunun dillendirdiği gibi birbirini devam eden anlamsız sözleri söylediği görülmüştür. Şunu da söylemek isterim ki, sizlerin de anlayacağı üzere bu sözlerin bize anlamsız geldiği bir gerçektir. Çocuklar kendilerine geldikten sonra onlara soru sorduğumda ise bu sözleri hatırlamamakla beraber aksine bayılmadan önce ve ayılmadan hemen sonra anlamlı şekilde konuştuklarını dile getirmektedirler. Bir başka dikkat çeken nokta da her bir çocuğun anlamlı olarak dile getirdim dediği sözlerin birbirinden tamamen farklı olmasıdır.”

    Bölüm 12

    3071
    Earthman’ın sınıfa girmesiyle ders bölünmüş, Dr. Whoo da Earthman’a kafa hareketiyle selam verdikten sonra sınıfa dersin bugünlük bu kadar olduğunu ve akşam görüşme odasında önemli bir görüşmenin olacağını ve çocukların da gelmesinin istendiğini söyledi. Sözlerinin ardından Whoo Earthman ile çocuklara el sallayıp sınıftan beraber olarak çıktılar.

    “Meryem? Konuşmamız gerekiyor biliyorsun değil mi?” diyerek Levi Meryem’e yaklaşmıştı.

    “Levi, ben çok şaşkınım. Söylediğimiz o sözler atalarımızın dersinde karşımıza çıktı. Kendimi tutamadım ve istemsiz olarak sen de çığlık attın.”

    “Biliyorum Meryem. Sence ne olabilir? Ben hiçbir şey bilemiyor ve düşünemiyorum. DDZA çalışmasında ne gibi ilgimiz olabilir? Çığlığımdan sonra Whoo’nun önce bana sonra da sana bakışını fark ettin mi? Bence Whoo bir şeyler biliyor, bundan eminim.”

    “Sence o varlıklarla olan ilgimiz onlardan biri olmamız olabilir mi Levi?”

    “Oh hayır, bunu istemiyorum. Öyle bir şey olsa bile bunun için bir amacımızın olması lazım.”

    “Ne gibi?”

    “Diyelim ki biz gerçekten Dünya insanından değiliz, ya bizleri Dünya insanı bir şekilde bulup kendi aralarına getirdi ya da onlar bir amaçla Dünya insanının arasına bıraktı.”

    “Ama Levi ne gibi bir amacımız olabilir ki? Bizler daha çocuğuz ve hiçbir şeyden haberimiz de yok. Sadece şu an kendimiz bir şeyleri düşünüp bir araya getirmeye çalışıyoruz.”

    “Öğreneceğiz Meryem, bu yılın bu detaylı tarih dersinin elbet anlamı olmal…” Levi sözünü bitiremeden kendini tekrardan o sözleri dile getirirken buldu. “‘basbeeriii massaarettti nuumbarenii hurassiii konuuursssuna bumambaaaarii nuramiinnaadii bunnnbaaa’’

    Levi kendine geldiğinde odasında kendini yatıyor buldu ve Dr. Whoo’nun dediği akşam ki görüşmeye geç kalmak üzere olduğunu fark ederek süratle odasından ayrıldı. Levi ani hareketler yapıp attığı adımlarını büyütüyordu. Her ne kadar fanus içinde yapay yer çekimi olsa da Enceladus’un yer çekimi yine de düşüktü ve maalesef burada tam olarak oturtamadıkları teknoloji ise bu yapay yer çekimi mevzusuydu. Günün belli vakitlerinde yapay yer çekimi tamamen ortadan kalkıyor ve tüm hayat Enceladus’un 0,113 m/sn2’lik yoka yakın olan yer çekimine kavuşuyordu. Bu zamanlar önceden bilindiği için hem halk hazırlıklı oluyor hem de Sophia’nın sistemleri ve Sophian’nı childleri tarafından (R2D2 ve C3PO) bildiriliyordu. Ani hareketlerde ve ani hızlanmalarda özellikle çocukların bünyeleri yapay yer çekimine karşı koyup ilginç hareketler ortaya çıkarabiliyordu. Bu durumdan dolayı da fanus içinde görünen en büyük sıkıntılardan bir başkası da başta çocuklar olmak üzere yeterli seviyede kas gelişimlerinin olmamasıydı. Sonuçta Enceladus’un yer çekimi Ay’dan bile ortalama 12 kat daha düşüktü. Yapay yer çekimi ile zaman zaman aksaklıklar olsa da Dünya’ya yakın bir yer çekimi genel olarak sağlanabiliyordu, en azından günün çoğunluğu Dünya’nın yer çekimine uygun bir ortamda geçiyordu. Tabii ki de halkın gün ve zaman anlayışı genel olarak hâlâ DSİ üzerineydi, ama yine de eskilerden Dünya üzerinde farklı şehir saatlerinin yan yana yazılması gibi hem Satürn’ün hem de hem de Enceladus’un zaman kavramı sürekli olarak belirtiliyordu. Levi uzunca bir adımın yenisini atmaya hazırlanırken sistemlerden yapay yer çekiminin başlamasına 5 saniye kaldığını belirten anonsu duyup bir yerden destek alarak da kendini sabitledi. Dr. Whoo’nun dediği görüşme büyük salonda yapılacaktı. Büyük salon diyordu ama esas adı Neil Armstrong Salonuydu ve Fanus’un ileri gelenlerinin yani yönetim kadrolarının görüşmeleri sadece burada yapılıyordu ve böyle bir görüşme için de Levi ve arkadaşları bizzat Whoo tarafından davet edilmişlerdi. Levi, Buzz Aldrin Salonu’nun önünden geçip Yuri Gargarin toplanma alanını da geçtikten sonra önünde tek olarak Mark Watney koridoru kalmış ve oradan da koşarak Armstrong Salonu’na gelmişti.

    Salon kapısının üstünde bazı işlemeler ve motifler vardı. Bunlardan bazılarını işledikleri Dünya tarihi derslerinden biliyordu. Baktığı resim mesela Charles Duke’un aile fotoğrafıydı veya kabartma yapılmış birkaç tane de ayak izi. Levi içeri girdi, salonun yan ile arka taraflarında olan, sanki bir jüri koltukları gibi dizilmiş koltuklara oturdu. Ortada ise küçük denemeyecek bir masa ve önlerinde de ekranlar vardı. Levi anladı ki bugün burada önemli bir görüşme yapılacak ve bu önemli konunun da kendileriyle olan ilgisinden dolayı dinlenmeleri istenecekti.


    ******

    Amerika Hava Kuvvetleri Haber Alma Masası Raporu
    Hazırlanış Tarihi: 8 Haziran 2059
    Konu: New York Olayı Sonrası Raporu, 2059: Rapor/3
    Belge Tasnif Numarası: CYK-3071-KMQ-3/C
    Belge Türü: Çok Gizli

    “Ben Teğmen Kylee Reese, uzun süredir çocuk bayılmaları olmadığı için gözlemleyemiyordum, yalnız bayılmanın aksine çok fazla insan ölümü var. Sivil veya asker ayrımı yapılamayacak kadar çok fazla. Ölüleri toplamak ise neredeyse imkânsız. Sinekler, her yer sineklerle dolu. Normal boyutlarının çok üstünde beden yapıları var bu sineklerin.”

    ******


    3071

    Masanın etrafı dolmaya başlamıştı. Dr. Whoo, Dr. Earthman masada yerlerini almışlardı. Yanlarında fanus için birçok önemli görevleri olan, Reinhard Stumpf, Thomas O’Brien, Sergei Krikalyov, Pete Conrad, Alan Shepard ve David Scott vardı. Aralarında sadece Stumpf ve Krikalyov farklı ırktan olup, Stumpf Alman Krikalyov ise Rustu. Bir de ek olarak Fanus’un yapay zekâsı, tüm yapay zekaların sunuculuğunu sağlayan Sophia vardı. Sophia, Eddie’nin gerçek manada gelişmiş bir kodlama sistemiydi. Mekanik bir bünyeden ziyade daha çok ekrandan sesi olan bir sistemdi. Ve sunucularının bağlı olduğu her sistemde kendini çalıştırabilir ve kodlarını koşturabilirdi. Eddie geliştirildikten sonra tamamen rafa kaldırılmış, bu yeni sisteme de Sophia adı, yani bir kadın adı verilmişti. Birçok uzay aracına ve kasırgalara kadın ismi verilmesi gibi bu yapay zekaya da kadın ismi verilmiş, açıklaması ise her zamanki gibi kadınların tahmin edilmesinin ve keşfedilmesinin zor olması denilmişti. Sophia’nın baş mimarı ise Krikalyov’du. Dr. Whoo genel başlangıç konuşmalarını, ne derece önemli bir görüşme olduğunu ve öğrencileri de bu konunun çok ilgilendirdiğini söyleyerek görüşmeye giriş bölümünü yaptı.

    “Evet, dediğim gibi birçoğumuz bugün öğreneceklerimizden zaten haberdardı ve kalanlarımız da bugün öğrenecek. Bugünden sonra Enceladus devri yeni bir devir oluyor. Sizlere Dünya tarihi için kısa ama detaylı bir özet geçtim.” Whoo bunu söylerken masadakilere değil de izleyenlere hitap etmişti. “Öğrencilerimiz de tam bu anlattıklarıma kadar olan kısımları simülasyon ile izlediler. Şu andan itibaren sizler de kalan kısımları burada bizimle hep birlikte izleyebileceksiniz.” Whoo oturan halktan cevap bekliyormuş gibi kısa bir müddet durakladı ve sonra devam etti. “Sophia?”

    “Efendim Dr. Whoo.” Sophia’nın sesi her ne kadar insansı bir ses olsa da mekanik tonu her zaman belli oluyordu. Krikalyov insan sesinden ayrımı yapmak istemese de diğer üyeler tarafından özellikle istenmişti.

    “Bugün derste kaldığımız yeri biliyorsun. Simülasyonu tüm Armstrong salonunun görebileceği ölçüde başlatır mısın?”

    Sophia cevap vermeden çok kısa bir bekleme süresinden sonra salonun ortasından, dört yön tarafına da görüntü veren ultra hologram görüntüyü yansıttı.


    ******

    2071

    “Çok ilginç” dedi Lily kısık bir ses tonuyla, “matematiksel olarak bir şey ifade etmesini aslında ben de ilk olarak beklerdim; ama belki doğru işlemi yapamamış da olabilirsiniz.”

    “Bilmiyorum, olabilir. Bildiğim şeylerden bir şey var ki Dünya ile irtibatımızı kaybetmeyi göze aldığımız sinyal gönderiminde cevap aldık, ve biz eğer olur da cevap gelirse onları kendi zekamızla ezeriz, onları düşünce içine sokarız diye düşünürken onlar bize düşünce içine sokt…” Russell’ın sesi büyük bir patlama ve sallantı ile kesildi. Bir yerlerde hatta yakın bir yerlerde çatışmalar devam ediyordu. Gelen büyük patlamanın ardından şiddeti daha düşük ama farklı tonlarda olmak üzere birçok patlamalar daha oluyordu.

    “Bizi bitirmek istiyorlar Russell. Hiçbir zaman Son Umut’a bu kadar büyük saldırmamışlardı. Senelerdir onlarla çarpışıyoruz ama bugün olanlar bir başka.”

    “Biz insanların her zaman yaptığı bir şey bu zaten. Surun ötesindeki esas tehlikeyi, esas düşmanı görmeyiz ama çıkarlarımız için birbirimizle savaşır dururuz.” Diye yanıtladı Russell. Lily, Russell’ın cümlesinden sonra bakışlarıyla Russell’ı süzdü ve dediklerini anlamaya çalıştı.

    “Ne demek istiyorsun Russell? Esas tehlikemiz ne, esas düşmanımız ne?”

    “Lily, beni iyi dinle ama sanırım öncelikle buradan çıkmamız gerekiyor çünkü pek fazla ayakta kalmayacak gibi burası ve sonra sana Satürn yörüngesinde neler bulduğumuzu daha detaylı anlatayım. Yaptığımız tek keşif DDZA değildi, yani istemeden başka bir şey daha bulduk ve iyi ki de bulduk diyorum. Hadi ayaklan, çıkalım buradan ve sana yolda ya da müsait bir zamanda bulduklarımızı anlatayım ama kısa bir örnek vermem gerekirse Dünya’nın neden ısındığını sana anlatacağım diyebilirim.”


    ******
    3071

    “Dr. Whoo, sanırım burada sizin herkese açıklama yapmanız gerekiyor veya ben de anlatabilirim.” Mekanik ses tonu ile konuşmasını bitirdi Sophia.

    “Sağ ol Sophia” Whoo Sophia’a teşekkür ettiğinde Krikalyov’un yüzünde göğsü kabarmışçasına oluşan bir gülüş belirdi. Kendi kod dehasına Fanus’un ileri gelenleri gün geçtikçe daha çok hayran kalıyor ve teşekkürlerini sıralıyorlardı.

    Whoo ayağa kalkarak hem masanın başındakilere hem de izleyenlere ortak hitabını vücut dilinden belli ederek “Alex ve Russell biliyorsunuz ki Dünya’ya indiklerinde Alex Russell’dan termometreyi istedi hatta dijital termometre diyerek isteğini daha net olarak da belli etti. Evet yok mu dikkatinizi çeken bir şey burada?” Masadakiler hafiften bıyık altından gülmeye başlamışlardı. Whoo da tüm kişilere tebessüm ederek bakıyordu. “Sophia lütfen sen devam eder misin.”

    “Tabii Dr. Whoo.” Sophia ilk önce ekrandaki görüntüyü Alex ve Russell’ın o anki görüntüsüne getirdi. “Görüyorsunuz ki burada uzay giysileri üstünde. Uzay giysilerinin en önemli amacı biliyorsunuz ki siz canlı kişilerin basınçtan etkilenmesini önlemek ve tabii ki gerek uzay boşluğunda gerekse de farklı gezegenlerde veya uydularda insan vücudunu ısıdan korumak veya donmadan korumaktır. Onun için uzay giysilerinde vücut ısısı ile beraber etrafın ısısını da ölçen termometre özellikli devreler vardır. Ya kasklarındaki cama bilgisi yansır ya da kollarındaki ekrandan takip ederler; ama görüyorsunuz ki tam da burada Alex termometreyi istiyor.”

    Öğrenciler konuşmak, soru sormak isteseler de bu görüşmede onların bunları yapabilmesine hiç imkan yoktu ve hiçbir zaman olmamıştı ve hiçbir zaman da olmayacaktı. Sophia’nın sözü bittikten sonra Whoo Stumpf’tan devam etmesini rica etti. Stumpf ayağa kalktı ve Whoo’nun çarprazında durdu. Uzun boyu, güçlü yapısı ve omuzlarının genişliği görünüşünden en başta saygıyı hak ediyordu.
    “Burası aslında hafıza okuma teknikleri ve ışık hızı ile çıplak gözle görme mercekleri sayesinde daha ilk başlarda dikkatimizi çekmişti. Russell’dan buraya ilk gelenlere mesaj geldiğinde de bu konunun ayrıntısı anlamıştık. Alex’in sorusuna dikkat ederseniz Russell hiç şaşırmadan termometreyi getiriyor ve sözde etrafı ölçüyorlar. Bu kısma neden çok takıldığımızı kısa bir süre sonra anlayacaksınız ama demem o ki Alex ve Russell Dünya’ya indiklerinde her şeyden önce çok şaşkınlardı ve de korkuyorlardı ve bunun için de etraflarında nelerin döndüğünü bilmiyorlardı ve yine bunun için de dinlenme, gözlenme gibi ihtimallere karşı Satürn’de esas olarak neler bulduklarını ve Dünya’nın ısınmasına karşılık diğer gözlere karşı böyle bir oyun oynadılar. Sophia devam etmek ister misin?”

    “Teşekkür ederim Stumph, Alex ve Russell burada oyun oynadılar, Dünya’yı kendi bildikleri ile belki de kandırmak istediler. Şimdi ise simülasyonumuza devam ederek Russell’ın Lily’e anlattıklarına şahit olacağız.”