Mastery requires patience. The San Antonio Spurs, one of the most successful teams in NBA history, have a quote from social reformer Jacob Riis hanging in their locker room: “When nothing seems to help, I go and look at a stonecutter hammering away at his rock, perhaps a hundred times without as much as a crack showing in it. Yet at the hundred and first blow it will split in two, and I know it was not that last blow that did it—but all that had gone before.”
Hatta Grand tütüncü kadının dükkânında tuhaf bir sahneye tanık olmuştu. Heyecanlı bir konuşmanın ortasında, kadın Cezayir kentinde halkın diline düşmüş yeni bir tutuklama olayından söz etmişti. Bir kumsalda bir Arap’ı öldürmüş, ticaretle uğraşan bir memurdu söz konusu olan.
Nasıl ölü bir adam ancak ölü halde görüldüğünde önem taşırsa, tarih sahnesine saçılmış yüz milyon ceset de hayalimizde silik bir görüntüden başka bir şey değildir. Doktor, Prokopios’a göre, günde on bin kurban veren Konstantinopolis vebasını düşünüyordu. On bin ölü büyük bir sinemanın müşteri sayısının beş katı eder. İşte yapılması gereken buydu. Beş sinemanın çıkışında insanları toplayıp kentte bir meydana götürmek ve olayları daha net görebilmek için onları yığınlar halinde öldürmek. En azından o zaman bu adsız kalabalığa tanıdık yüzler takılabilirdi.