Ölümünden sonra tam on beş yıl bu mezar, üzerini ot bürümüş bir tümsekten ibaret kaldı. Şimdi başucunda gri mermerden bir taş yükseliyor. Taşın üzerinde Helen’in adı yazılı, bir de Resurgam sözcüğü.
'Akılsız, salt duygu gerçi pek lezzetsiz bir şerbete benzer. Ama duygunun yumuşatamadığı salt akıl da insanın boğazından geçmeyecek kadar acı, kekre bir ağudur.'
Kimseden gençlik, güzellik, zariflik övgüleri duymayacağım artık. Ondan başka kimsenin gözüne öyle, genç, güzel, zarif görünemem ki! O beni sevdiği kadar benimle övünç de duyardı. Başka hangi erkek böyle olabilir?..