Yine çok iyi bir Tolstoy klasiği ama bu sefer epey karamsar.
İvan’ın ölümünden çok onun yalnızlığı beni mahvetti. Hastayken gösterilmesi gereken ilgi ve sevgiden yoksunluğu (gerçi hayatında da pek alamamıştı bu sevgiyi), gençken neşeli biriyken bu kadar huysuz birine dönüşmesi mahvetti beni. Sevgi iyileştirirken sevgisizlik de o denli tüketiyor işte. Daha da önemlisi perdelerin, duvar süslerinin ve ev eşyalarının bu kadar kafaya takılmamasını gösterdi. Hiçbiri kendinden önemli değildi aslında.
Bitti! Ölüm bitti. O yok artık.
Ölürken doğru bir yaşam sürdük mü endişemiz olmaması dileği ile..