"Unutma; Hayat kısadır ama şan sonsuzdur! Kendi bilge yüreğinden daha iyi bir arkadaş bulamazsın. Kırgın ve dargın bir yürekten tehlikeli de düşman bulamazsın."
Cengiz, Uygurların yeteneklerinden etkilenmişti. Moğol İmparatorluğu’nda Uygurların önemi ne kadar vurgulansa azdır. Moğolistan dışından gönüllü boyun eğen ilk devletti ve imparatorluğa yetenekli insanların akın etmesini sağladı. Komutan, subay, yargıç, yazman, casus ve benzeri işlerde görev aldılar ve Cengiz’in devletine yerleşik toplumları kargaşa oluşmadan yönetebilmelerini sağlayan birçok yeni beceri eklediler. Yetenekleri, eğitimleri ve kültürleri Moğolların hizmetinde olduğu için, imparatorluğa ideolojik ve ruhani meşruiyet kazandırılmasını sağladılar.
Cengiz, her seferden önce düşmanın kültürü, dini, üst sınıfın kişilikleri, arazinin durumu ve yöredeki toplulukların örf ve adetleri hakkında elden geldiğince bilgi toplardı. Her zaman zayıflıklar bulmaya çalışırdı: Devletin seçkinleri bölünmüş durumda mı, hangi yörelerde huzursuzluk var, tahta söz sahibi başka kişiler var mı, sürmekte olan isyan var mı? Bu bilgi ona kendi casusları ve gözcüleri, yerel muhalifler, ticaret ayrıcalıkları karşılığı bilgi takası yapmayı seven tüccarlar gibi çeşitli kaynaklardan ulaşırdı. İstihbarat sistemi olağanüstüydü ama o bununla yetinmedi ve yalan bilgi yayma sanatını da üstüne ekledi.
Cengiz’in stratejik düşüncesinde belirgin değişmezler vardı: Dağınık yürü, birleşip saldır; her zaman Moğol atının hız ve çevik üstünlüğünü kullan; düşmanın hareketlerini ön görmesine asla izin verme; hiçbir zaman iki cephede birden dövüşme; düşmanı çatışmaya mümkün olduğunca çabuk girmeye zorla; sana karşı çıkanları ya bütünüyle yok et ya da her türlü yöntemle sayısını azalt. Başarısının altında öngörülemezlik yatıyordu.
Cengiz, tümenlerinin ve korumalarının barış zamanındaki savaşçılığını esas olarak sürek avları sayesinde ayakta tutuyordu. Bu avlarda işaretle iletişim, hareket halindeyken uzun mesafelerden haberleşme ve hedefin çevresini ortaklaşa sarmak öğreniliyordu. Sürek avı Moğol başarısının sırrının önemli bir bölümünü aydınlatır. Bu avda savaşçılar bayrakla işaretleşme, meşale ve fener kullanımı, ileri karakol ve ulak düzeni konularında yeteneklerini biler, savaş için çok değerli eğitim almış olurlardı.