Halbuki, sen, ufacık şeyler arayan insandın. Faraza biraz iyi dans etseydim, kravatımı iyi bağlasaydım, seninle tanıştığım gün sırtımda müthiş bir elbisem olsaydı!..
Burnumu , gözümü değiştiremezdim. Hiç olmazsa kunduralarımı değiştirebilirdim a! Sen beni ilk nasıl gördünse öyle kaldım. Sonradan ne kadar düzelsem , o kötü hayali gözlerinden silemedim. Enayiliğe hayran olunmuyor sevgilim !
Bugünlerde aşk üzerine kitaplar okudum. Bir tanesinde diyor ki: “ Aşkın ilk tezahürü, hayranlıktır.” Ben bu hayranlığı duymak için otuz beş sene bekledim. Senin aşık olman için bir dakikaya ihtiyacın olduğunu sonradan öğrendim. Ben bu güzel dakikayı doğuramadım.
Bir dakika evvel,elimde kalem kağıt yokken, seninle konuşuyor,sana yazıyordum. Elimde kağıt kalem olmadan yazı yazdığımı söylediğim halde senin karşımda olmadığını söyleyemedim. Şunu bir şair yahut deli kafasının tuhaflığı say!