352 syf.
10/10 puan verdi
·
5 saatte okudu
Hannah 'in yerinde olsam ne yapardım, hiç düşünemiyorum. Küçük bir çocukla kocasına bir not gönderiyor 'onu koru' yazıyor notta. Kocasi aramalara cevap vermiyor. Üvey kızı elinde bir çanta dolusu para getiriyor babası bırakmış hemde yine bir notla. TV de kocanın çalıştığı şirketin dolandırıcılık yaptığı ortaya çıkıyor ve lanet olası Federaller işin içine giriyor. Owen kayıp! Hannah ergen bir kızla baş etmek, onu neyden koruması gerektigini ve kocasını bulmak zorunda. Ama işler öyle bir hale geliyor ki, aslında kocası Owen'in gercekte var olmadığını öğreniyor. Owen gerçekte kim? Ve neden son çare olarak kaçmak, saklanmak zorunda kaldı? Akşam oturdum, merakıma yenik düşüp kitabı bitirdim. Hani çok gerilim var diyemem benim için. Ama çok beğendiğimi soylemeliyim. Çünkü Hannah ne olursa olsun saklanmadı ve üvey kızı için, ailesi için mücadele etti. Ve sonunda hem gerçeği buldu hem de en iyi sonucu üretti. Birazcık mutsuz etse bile bence en iyi sonuçtu. Hani sona doğru bir pislik çıkmasını daha bekledim ama Hannah beni şaşırttı. Sevdim. Dehşet ve ibretle tavsiye ederim
Bana Söylediği Son Şey
Bana Söylediği Son ŞeyLaura Dave · Artemis · 20248 okunma
"O her zaman soğuk. Onun duyguları yok." Leah yüksek sesle güldü. “Bu çok saçma. Tam aksine, lan Par­ker çok fazla şey hissediyor. O adamın bu dünyadaki çoğu insan­ dan daha fazla duygusu var. Duyguları onu öyle çok bunaltıyor ki, sonunda o gördüğün duvarları örüyor. Ama Tanrı aşkına... o kesinlikle umursuyor. Bazı şeyleri o kadar çok önemsiyor ki, bu­nun onu delirttiğini düşünüyorum."
Reklam
336 syf.
8/10 puan verdi
İndigo Dağı
uzun zaman sonra bayıldığım kitaplardan biriydi. küçük kasaba aşkı okuyacağım sandım ama hayır sjskdşxkdşc kitap beni tokatladı. kasabaya yeni gelen polis şefi Winn hem Griffin'in hem de bütün halkın ön yargıyla yaklaştığı biriydi. çünkü büyükbabası nüfuslu biri e tabii Winn de polis şefi olmak için fazla 30 yaşında sjskdşxkdşc Griffin ve Winn arasındaki kimya kasabadaki intiharlar ile alevleniyor neden çünkü Winn intihar olduğuna inanmıyor. öyle güzel ve ince işlenmişti ki bayıldım serideki en sevdiğim kitap bu oldu
İndigo Dağı
İndigo DağıDevney Perry · Ren Kitap · 2023509 okunma
Ama sokakta bir kadın dövülse ses çıkaran bulamazsın.
(...) bahse girer misin? — Neyine? — Sokak ortasında bir öpücüğüne. Bildiysem ben seni öperim; bilemediysem sen beni. — Olmaz. Giremem. — Neden? — Döverler bizi. — Doğru. Evlerinden fırlarlar, üstümüze çullanırlar, döverler bizi. Ne yapsak onlardan korkacağız. Korkmadık mı kötü! Ama seninle olmamız öyle iyi ki, öyle!..
“Tamam, öyle olsun. Bu şekilde devam et. Ama her şey çok fazla geldiğinde beni suçlama.” “Fazla geleceğini neden düşündün ki?” “Her zaman çok fazla gelir, en sonunda duyguların o sınırı geçene ve sen yıkılana kadar.”
— Ama şunu biliyorum: Yaşam tek seferliktir. Bir kişi de, kim ise odur. Ben de ancak öyle, yaşadığım gibi yaşadım; başka türlü yapamazdım. — Başka türlü yapabilmeyi ister miydim... Sanıyorum, Hayır — peki o zaman, bütün bunları yeniden yaşamak durumunda kalsaydım, bunu ister miydim... Sanıyorum, Evet. Çünkü, işte, başka, olduğumdan farklı bir kişi olmak istemezdim — bütün yoksunluklarımla, kusurlarımla, bozukluklarımla, ben benim... Yaşamım da böyle olacaktı; zaten de, öyle oldu.
Reklam
Söyleme Bilmesinler
Ama Ethem öyle değil. Ethem'e ayrı bir hasretim. İyi ki akşam yemek Ethemlerde.
Sayfa 117 - Doğan KitapKitabı okudu
Bir genç size şöyle bir soru sorabilir; değişim ve gelişim için neden kendimi zorlayayım? Ayrıca becerip beceremeyeceğimi nereden bilebilirim? O kadar sıkıntıya girmeye değer mi? Bir genç bana böyle bir soru sorarsa güzel bir soru sormuş olur. O hâlde ben de şunu söyleyeyim: Bu gencin karar vermeden önce şu üç soruyu kendisine sorması ve
Sayfa 181 - Kronik KitapKitabı okudu
İlkel insan acımasızdı. Kendini koruyabilmek için öyle olmak zorundaydı. Ama diğer insanlara acı vermekten zevk alma eğilimi savaşlarla birlikte gelmiştir.
Çocukluktan beri bana hayvanlara eziyet etmememi, merhametli olmamı öğrettiler; okuduğum bütün kitaplar da bunu öğretti ve sizin kahrolası savaşınızdan zarar görenlere öyle acıyorum ki canım yanıyor. Ama işte zaman geçiyor ve tüm bu ölümlere, acılara ve kana alışmaya başlıyorum; gündelik hayatta da daha duyarsız, daha tepkisiz olduğumu ve yalnızca en kuvvetli itkilere cevap verebildiğimi hissediyorum, ama savaş gerçeğinin kendisine alışamıyorum, esasen akılsızca olan bu şeyi anlamayı ve açıklamayı aklım reddediyor. Bir milyon insan bir yerde toplanıp edimlerine haklılık kazandırmaya çalışarak birbirini öldürüyor ve hepsi eşit derecede hasta ve hepsi eşit derecede mutsuz. Delilik değil de nedir bu?
Reklam
438 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
·
23 günde okudu
Afrikalı Leo'dan sonra yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlkini olduğu kadar bu kitabı da çok beğenerek okudum. Yazar, babasının ölümü ile birlikte, annesi tarafından kendisine teslim edilen, babaannesine ait arşivden yola çıkarak ailesinin köklerini araştırır. Lübnan'dan, Havana'ya, ABD 'den İstanbul'a ve Mısır'a kadar
Yolların Başlangıcı
Yolların BaşlangıcıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20191,994 okunma
Benim için hep ???!!!
Altay Cem Meriç: “Uzun süre sabretmeye çalıştım da gemi muhabbeti de cidden saçmaydı. 'Ürün satmak, sattığın kişiye yardım etmektir' düşüncesine cidden inanıyorsanız neden boykot yapıyorsunuz ? Biz ürün sattığımızda İsrail’e yarıyorsa onlar ürün sattığında da bize yarıyor olması lazım. O zaman boykotun İsrail’e değil ülkemize zarar
Ölüler ve ölmekte olanlar arasında tek başınaydım. Daha kaç kişi vardı? Etrafımdaki her şey hareketsiz ve ölüydü, ama biraz ötede arazi canlı gibi kımıl kımıldı, ya da tek başıma olduğum için öyle gelmişti bana. Ama inlemeler dinmemişti. Çocuk ağlamasını ya da terk edilip soğuktan donan binlerce eniğin iniltisini andıran bu sesler örtmüştü toprağı. Sonu gelmeyen buzdan sivri bir iğne gibi saplanıyordu beyne ve yavaşça hareket ediyordu ileri geri, ileri geri ...
Gerçek sevginin, iyiliğin, dostluğun var olduğunu sanmıştım biran ama yanıldığımı anladım hemde öyle iyi anladım ki...
"O berbat işlere rağmen mi?" "Berbat mı? Onlar öyle düşünmezler. Aksine işlerini severler. İşleri hafiftir, çocuk oyuncağıdır. Beyinleri ya da kasları asla zorlanmaz. Yedi buçuk saat hafif, yormayan iş, sonra da soma istihkakları, oyunları, sınırsız çiftleşmeleri ve duyusal filmler. Başka ne isteyebilirler ki? Doğru," diye
İthaki Yayınları
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.