1000Kitap Logosu
456 syf.
·
100 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
22- Britanya Yolu
Hani bazı hikâyeler vardır insanı derinden etkileyen savaş hikayeleri görünen ama görmek istemediğimiz belki de görmezden geldiğimiz ya da yaşanınca trajik savaş geçince yıllar sonra trajikomik gelen o hikayeler. İşte bu kitap bende onu yarattı. Her fikirden, her tattan yer yer sıkıcı ama yeri gelince şok eden bir roman hissi verdi bana. Hikaye 2.Dünya Savasındaki Polonya işgali sonrasını anlatıyor. Savaş sırasında dağılan bir aile. Silvana, Janusz ve Aurek. Janusz savaşa gittiğinde oğlunu ve karısını Polonya savaşı için memleketinde bırakıyor. İşgal sırasında halk kaçışırken Silvana kendini oğlu ile birlikte ormanın içinde buluyor ve bir şekilde hayatta kalmayı başarıyor . Janusz savaşta bir şekilde kendini kurtarıp göçmen olarak İngilterede buluyor. Karısına ulaşıp onu da yanına getirmesi ile roman başlıyor. Roman geçmişi ve bugünü bölüm bölüm anlatarak yazılmış ben seviyorum bu yazım şeklini çünkü romandaki o duyguyu bana daja iyi yansıttığını düşünüyorum. Yazım dili çok sade yer yer yazar durağanlık yaşatsa da kitapta bence güzel bir romandı. Bu tarz kitap sevenler için öneririm. İyi okumalar.
22 - Britanya Yolu
Okuyacaklarıma Ekle
424 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
Sarah Jio və digər doqquz yazarın hekayələrdən ibarət kitabı-Yitik kalpler istasyonu. Kitab biri birindən maraqlı on hekayədən ibarətdir. Bütün hekayələr də ikinci dünya müharibəsinin sonlarında Yew Yorkda yerləşən Grand Central Termnalında birləşir. Bir hekayədən o biri hekayəyə keçid edərkən əvvəlki hekayəyə incə toxunuşlar qüsursuz olaraq tamamlanır. Əslində kitabı heç araşdırmadan üz qabığında Sarah Jionun adını görüb almışdım, hekayələr formasinda olduğunu bilmirdim, ancaq buna baxmayaraq sevdiyim kitablar arasında oldu
Maya Memmedova
Maya Memmedova
Yitik Kalpler İstasyonu
Okuyacaklarıma Ekle
424 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Kadınlardan oluşan 10 kişilik bir kadro
Bu kitap on kişilik bir yazar kadrosuyla yazılmıştır. Yazarların hepsi kadınlardan oluşmuştur. Kristin Hannah, Jenna Blum, Sarah McCoy, Melanie Benjamin, Sarah Jio, Erika Robuck, Kristina McMorris, Amanda Hodgkinson, Pam Jenoff ve Karen White. Ayrıca aşk doktoru ve yazar olarak tanıdığımız Mehmet Coşkundeniz'de bu projeye baskı öncesinde yardımcı olmuş ve hikâyeler hakkındaki düşünce ve yorumlarını paylaşmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Grand Central Terminali isimli bir tren garında yolları kesişen insanların bir günü on farklı hikâye ve hayat üzerinden yazılmış. Bazı karakterler büyük kayıplar yaşamanın ardından yeni hayatlar buluyor, bazıları ise savaşın kendilerinde açtığı yarayı sarmaya çalışırken daha iyi bir gelecek umuyorlar. Hepsinde de İkinci Dünya Savaşı sonrasında hayatta kalmak ve yeni bir sayfa açmak için gerekli olan değişimleri görüyoruz. Biraz da eleştirisel olarak bakarsak, farklı yazarların diline hakim kalabilmek biraz sıkıntılıydı. Konudan konuya geçişlerde yeni isim ve hikayeler kafamı yordu. Beğendiğim hikayeleri özetledim. Kitapla kalın... *Yazan: Kristin Hannah - Burçak Terminalde keman çalan Gregori'nin "Dvorak’ın Yeni Dünya Senfonisi" parçası ile Liesel'i etkilemesinin hikayesi. *Yazan: Sarah Jio - Yitik kalpler istasyonu Savaştan önce New York'a hemşirelik yapmaya giden Rose, savaştan bittikten sonra ülkesine gitmek için trene biner. Savaştan üç yıl öncesi ve savaştan üç yıl sonrasında Rose'un yaşadığı olaylar anlatılmıştır. Savaş öncesi, savaşa gidecek olan bir asker olan Louis ile tanışan ve onunla bir gün geçirip hemen evlenen Rose ülkesine giderek ondan boşanmayı düşünüyordur. Çünkü New York'ta tanıştığı Sam ile evlilik kararı almışlardır. Ancak trende tanıştığı yaşlı kadın Grace ile yaptıkları sohbette kadının ona söylediği sözler aklını karıştırmıştır. Bu sözler onu iki erkek arasında seçim yapmaya zorlamıştır. Trenden indiğinde Louis ile yeniden başlamayı umarken, onun en yakın arkadaşı Mary ile nişanlandığını öğrenerek boşanma kağıtlarını imzalar. Tekrar trene binmek aslında Sam'i sevdiğini, ona gitmek istediğini düşünürken Sam'in kardeşinden bir telgraf alır ve onun bir kazada öldüğünü öğrenir. Bir sene ülkesinde kalıp olayları atlattıktan sonra New York'a dönmek için trene biner. Bu son yolculuk ona asıl gerçek aşkı Graham'ı vermiştir. Bu güzel öyküyü şu alıntı ile bitirmek istiyorum. “Gerçek aşkın detayları bazen o kadar belirsizdir ki göremeyiz. Ta ki durup daha yakından bakana kadar.” Yazan: Erika Robuck - Yalnız yürüyeceğim Yıllarca kocasından şiddet görmüş Josie tren garında oğluyla birlikte savaştan dönecek olan kocasını beklemektedir. Josie'nin yüzündeki acıyı farkeden yaşlı bir kadın ise onda kendi kızını görmüş gibi olur. Onun kızı da kocasının şiddeti yüzünden hayatını kaybetmiştir. Josie'nin sonunun da kızının ki gibi olmaması için ona yardım eder. Josie oğluyla birlikte kocasından çok uzaklara kaçar. Yazan: Kristina McMorris - Kavuşma Virginia ve Millie iki iyi arkadaştır. İkisi de savaş döneminde kadın pilotudurlar. Virginia'nın teğmen nişanlısı iki ay için başka bölgeye gönderilecektir. Virginia onunla biraz daha zaman geçirebilmek için, hasta olduğunu uydurmuş ve o gün uçurması gereken uçağı uçurma görevini onun yerine Millie üstlenmiştir. Uçak düşünce Millie yanarak can vermiş. Virginia ise bu vicdan azabıyla içine kapanmıştır. Arkadaşının doğduğu topraklara gidip, onun evini, mezarını ve ailesini ziyaret ettikten sonra kendine gelebilmiştir.
Yitik Kalpler İstasyonu
Okuyacaklarıma Ekle
1
...
298 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.