• Tutuklansa yurdumdaki
    böceklerin hepsi
    diğerlerinden ayrı
    bir hücreye konur
    kitap güvesi

    Ambalaj kâğıdı gibi kullanılır
    başörtüsü yurdumda
    bir çocukluk anısı olarak
    güneşi paketler
    genç kızların saçlarında
  • Eski ambalaj kâğıdı renginde ve bir o kadar da sert olan gömleği, takılıp çıkartabilen yakayıda tutmaya yarayan bakır bir düğmeyle iliklenmişti. Ama yaka yırtılmış olduğundan albay kravat takma fikrinden vazgeçti.
  • Belki de doğum günü hediyelerinde olduğu gibi, görüşlerini yalnızca farklı kelimelere sarıp sarmalıyorlardı. Bazıları yıldızlı, kırmızı, parlak ambalaj kağıdı tercih ederken bazıları çizgili, kareli veya üzeri melekli pırıl pırıl sarı yaldızları tercih ediyordu...
    Carsten Nagel
    Sayfa 119 - Pegasus Yayınları
  • Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.

    Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kağıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kağıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. 

    Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı. 

    Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: 

    Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli? 

    İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: 

    Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.? 

    Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: 

    Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek. 

    Mustafa'nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: 

    Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor. 

    Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı. 

    Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti. 

    Mustafa'nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı. 

    Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı. 

    Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.

    Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi. 

    Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu. 

    Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı. 

    Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi ismi biraz daha uzundu. Mektup söyle imzalanmıştı…

    Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru) 

    Öykü burada bitmiyor. 

    Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var. 

    Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha'nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. 

    Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu? 

    Taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü. 

    Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı, “Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim” 

    Bayan Mediha, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, söyle dedi, 

    “Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum”. 

    Sizler Bunu Okuyun ki, birinin yüreğini ısıtın, hayatında bir fark oluşturmaya çalışsın.. 
  • Ambalaj kâğıdı gibi kullanılır
    Başörtüsü yurdumda
  • LÜTFEN SABIRLA OKUYUNUZ!.

    Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.

    Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.

    Mustafa nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

    Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?

    İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

    Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?

    Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

    Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.

    Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:

    "Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok
    fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.

    Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.

    Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri
    getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya
    kadar bu böyle devam etti.

    Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı
    ile beceriksizce sarılmıştı.

    Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.

    Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.

    Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden
    sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları
    eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik
    ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta
    ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini
    söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.

    Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu,
    ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.

    Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında
    üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

    Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını,
    sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile
    mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm
    yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl
    daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala
    karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi
    ismi biraz daha uzundu.

    Mektup söyle imzalanmıştı,

    Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)

    Öykü burada bitmiyor.

    Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.

    Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının
    birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan
    Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.

    Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?

    Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.

    Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı,

    "Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim.

    Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"

    Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,

    Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana
    öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".

    Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın..
  • Sadece birkaç şişe, kutu ve ambalaj kağıdı kalmış bize. Boşlukların ve terk edilmişliklerin koleksiyoncularına.