Değer hükümleri sarsılmış, bir sisteme sahip olamamış, mevki ve makamların hak etmeyenlerce âdetâ talan edildiği ülkelerde, bilgiye ve insanın kendisini geliştirmesine önem verilmez.
Böyle ülkelerde herkes birbirinden şikâyetçidir ve herkes oturur ağlar. Sonları ise felâkettir,
iş ve hizmet yerleri insanlara toplumun emânetidir. O emanet emin ellere verilmezse çarçur edilir ve toplum kaynayan birkazan haline gelir. Emanet lâyık ve ehil olana verilmezse, daha kötüsü lâyık ve ehil olanlar safdışı bırakılır, mücadele etmeleri dahi engellenirse o ülkede kıyamet kopmuş demekdir. Boşuna oturup kıyameti beklemesinler.
Trump'ın yükselişini yalnızca gelir eşitsizliğine bağlayıp burun kıvırabilirsiniz. Kıvırmalısınız da.
Bu tür şeyler her zaman derinlerdeki karmaşıklığın katmanlarıdır. Ancak in-
sanları "Beklediğim gibi bir dünyada yaşamıyorum" diye düşünmeye iten şeyin de önemli bir parçasıdır: "Bu düzen beni kızdırıyor. Lanet olsun! Kahrolsun! Ben tamamen farklı bir
düzen için savaşacağım, çünkü bu -her ne ise- işe yaramıyor:'
Ekonomi, bazı insanlar
için diğerlerine göre daha iyi sonuç veriyor. Başarı eskisi ka-
dar liyakata dayalı olmadığı gibi, önceki dönemlerden daha
yüksek kazanımlarla ödüllendiriliyor.
Son 20 yılda vergi indirimleri ağırlıklı olarak daha yüksek
geliriilere gitti. Yüksek gelirli insanlar çocuklarını en iyi üni-
versitelere gönderiyor. Bu çocuklar ileride daha yüksek gelir-
ler elde edebilirler ve Feci'in arka çıkacağı kurumsal borçlara,
çeşitli hükümet politikalarıyla desteklenecek hisse senetlerine
yatırım yapmaya devam edebilirler, vesaire, vesaire.
Parasal genişleme (kantitatif genişleme) bir yandan ekono-
mik çöküşü önlerken, bir yandan da varlık fıyatlarını artırdı;
bu, o varlıkların sahipleri -çoğunlukla zengin insanlar- için
bir nimet.