nihan, Suçlu Zevkler'i inceledi.
05 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

lise yıllarımda fantastik kitap nedir bana öğreten yazar. Güçlü kadın karakter. bu seride aksiyon hiç bitmiyor anita blake yaralanmadıgı zamanlarda uyku nedır bılmıyor mutlaka bırının yardımına kosuyor bu kıtap serisinde hersey var tum fantastık ve gercek ogeler ve benım en sevdıgım suankı dunya ile entegreymıs gıbı anlatılması hersey basından berı boyleymıs gıbı başla derim ey okuyucu :)

Leyla yüksel, Kanlı Kemikler'i inceledi.
 12 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biraz elimde süründü fakat sonunda bitirdim biraz sıkıcıydı ama Jean Claude biraz daha fazla olduğu için bunı göz ardı edebilirim :D kızımız artık gittikçe güçlenmeye başladı bakalım . Larry nr zaman ölecek merak ediyorum. Anita Blake artık benim için standarta bağladı: cinayetler-güçlü yaratık-Anita'nın tehditleri-son ama yine de kitap aka aka yolunu bularak ilerliyor oku yani bu arada kitap isimlerini kitapta bulunan kafelerden alıyor ki bu değişik bir ayrıntı . Neyse öptüm çok
Öpüştüler

Leyla yüksel, Gülen Ceset'i inceledi.
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Bitirdim. İlk kitaba göre daha heyecan vericiydi ve Anita yazılmış diğer tüm vampir avcılarının babası. Zekası, kıvraklığı, hazır cevaplılığı ve olmayan vicdanı ile o kadar uygun bir avcı ki alacağı tüm sıfatları çok çok önceden hak ediyor. Seri final yaptı mı bilmiyorum ama umarım yapmıştır. Yoksa çok merak edeceğim :D Anita Blake serisi benim içn kült serilerden birisi benim için kült demek kesinlikle öneririm fakat beğenmezsen arkadaşlığımız da gedikler oluşur tarzı bir şey. O yüzden ben çene çalmaya devam edeyim. Jean ile aralarında daha yakın bir şeylerin olmasını bekledim bir kaç öpücük belki ama olmadı o yüzden şapkamı önüme alarak diğer kitap için umut ediyorum onun dışında gittikçe güçlenmesini izlemek benim için keyif verici.

Meryem Özalp, Suçlu Zevkler'i inceledi.
23 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir vampir serisi daha. Diger kitaplari nasil okurm blmiyorm ama basladm gitti. Idare ederdi basta fazla odaklanamadm ama olsundu :)
Anita Blake bir ölü diriltici yani zombi yapiyor ölüleri. Bir de vampir avcısı. Vampirler ona Cellat adını vermisler. Aslinda cok korkuyor. Korkumun uzerine giderm mantigi var kızda. Neyse bas vampirleri birileri öldryr. Bu kitaptaki görevi bu. Cok guclu bir vampir bunu istyr. Basi hem bu vampirle hem de diger tuhaf yaratiklarla belaya giriyor. Bendn bu kadar bu seriye baslicaksnz sunu bilmelisinz ne ararsnz var yaratk olark :D
Bir de kitabin ismi sizi yaniltmasn. Bir barin ismi o kadr :)

Leyla yüksel, Mezarın Dibinde'yi inceledi.
15 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Serinin üçüncü kitabı olan Mezarın Dibinde serisini bitirmiş bulunmaktayım, bir süre sonra zaten her şey standarta bağladı her şey olağan bir şekilde giderken kötü adam çıkıyor bizim grubu tehdit ediyor falan küçük bir savaş oluyor ve mutlu son! Onları geçelim artık zaten maceraya dayalı seri kitaptan başka bir şey beklenemezdi. İşin orasında değilim zaten. Ben kitaptan beni rahatsız eden şeyleri söyleyeceğim. Cat gittikçe Anita Blake'e benzerken herkesin ona yürümesi, cinsel imalarda bulunması bir süre sonra beni rahatsız etmeye başladı. Özellikle Tate! Ya bir insan bu kadar mı gurursuz olur kardeşim! Vampirlerin, supermanvari davranışları da beni rahatsız etmeye yetti. Her tür kendine özgü davransa bence her şey daha güzel olacaktı. Bones ve Cat'in açık musluk gibi her boşlukta birbirlerinin kanlarını emmesi de beni rahatsız eden diğer bir detay. Onun dışında bu kitap biraz sıkıcıydı. Sonunu zor getirdim diyebilirim. Sürekli sevdiğim tek çift Bones ve Cat umarım hiç bozulmazlar.
Kitaba puanım: 2,5/3

Leyla yüksel, Tek Ayağı Mezarda'yı inceledi.
14 Haz 2017 · Kitabı okudu · 57 günde · Puan vermedi

Merhabalar ilk kitaptan sonra seriye olan ümidimi birazcık kaybetmeme sebep olan Mezarla Randevu kitabının ikinci kitabı olan Tek Ayağı Mezarda kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Böyle birbiriyle bağlantılı kitap isimlerini seviyorum, bundan sonraki isim Mezarın Dibinde. Sence de çok tatlı değil mi? Gerçi doğa üstü avcıların barındırdığı seri isimleri böyle oluyor. Lafı fazla uzatmayacağım ikinci kitabı daha çok sevdim. Daha aksiyonlu, daha olgun, daha eğlenceli ve Bones ile doluydu. Cat ile aralarında olan meseleyi çok uzatmadan halletmeleri hoşuma gitti. Konuya biraz değinecek olursam Tek Ayağı Mezarda 4 yıl geçtikten sonra başlıyor. Cat artık FBİ'da ismi olmayan bir "vampir avlama" departmanında çalışıyor, emrinde adamları falan var yani artık gerçek bir "kızıl melek" eh, vampirleri tavuk avlar gibi avlaması başına ödül konmasına sebep oluyor ve derken Bones onu buluyor. Ah Bones ah.. Konusunun genel olarak böyle bir şey olduğunu söylemeliyim zaten üçüncü kitapta da bundan farklı bir şey göreceğimi zannetmiyorum.
İlk kitapta uçarı kaçarı olan, acemice kararlar veren Cat'in daha olgun olması kitaba ayrı bir güzellik katmış, ve bazı oturmayan şeylerin bu kitapta oturduğunu gördüm ve mutlu oldum artık Sookie gibi değil, biraz Charley Davidson ve çokça Anita Blake benzemeye başladı bakalım üçüncü kitapta kendisi gibi olabilecek mi?
Kitaba puanım:4/5

Leyla yüksel, Mezarla Randevu'yu inceledi.
14 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Merhabalar Bünyesinde üç farklı romanın izlerini gördüğüm, Mezarlarla Randevu kitabını bitirmiş bulunmaktayım.
Yıllar önce bu kitabı ilk okuduğumda çok beğenmiştim ama bir de şimdi okuyunca kitabın Sookie Stackhouse, Anita Blake ve Charley Davidson'dan izler gördüm. Önce bu beni rahatsız etsede sonradan çok takılmamaya karar verdim. Zaten sende bu üç romanı okumadıysan rahatsız olmazsın. Kızımız kendisini acemi diye tanımladığı halde bir profesyonel gibi davranması.. Ne bileyim ya. Kitap akıcı olsa da bazı yerlerde ciddi anlamda durgunlaşıp yarıda bırakmayı düşündürttüğü zamanlar oldu fakat sonuna hürmeten okunduğunda okuduğuna değiyor. konusuna birazcık değinecek olursam. Catherine adlı kızımız yarı vampir-insan ve babası, vampir olarak annesine tecavüz edip kaçtığı için annesinin doldurması ile vampirlerden nefret edip onları avlıyor. Derken Bones ile karşılaşıyor Bones da vampir ve anladığım kadarıyla o da kötü vampirler avlıyor. Eh ikisi bu noktaya kadar gelmişken aralarında bir aşkın filizlenmemesini beklemek olmaz Bones'u sevdim çünkü Cat ile çok güzel eğlenceli bir diyalogları vardı yani konunun akmadığı zamanlarda hep o diyaloglar okuttu. bu kitap için benim görüşlerim böyle. Tavsiye ederim. Sevgiyle kal, öpüyorum yanaklarından.
Kitaba puanım: 3/5

Okuduğum en kalın kitap rekorunu eline aldı kendisi olduğu için bayağı sıktı normalde fantasik çok severim fakat bu kitap gereğinden fazla ayrıntıya yer vermişti bayağı sıkıldım. Bastan basladim bir akc kez sonunda bitirdim. Sanırım Anıta Blake serisinin en kalın kitaplarından biriydi. Evet seri çok güzel bu kitap fazlasıyla can sıkıyor. Cinselliğe çok yer verdiği için yer yer okumak zor gelebiliyor. Tabiki yenilmedim bitirdim kitabı yeni kitapları okumaya hazırım. Kendimi çok zor bir savaştan çıkmış yaralı asker gibi hissediyorum. Tabiki bu kitap beni yıldırmadı seriyi okumaya devam edeceğim. Eğlenceli bir seri ve bırakmayı düşünmüyorum.

Leyla yüksel, Dikenler ve Güller Sarayı'ı inceledi.
25 May 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dikenler ve Güller Sarayını okumadan önce ne perilerden hoşlanırdım ne de epik fantastik romanlardan fakat Dikenler ve Güller Sarayı beni kendine hayran bıraktı, tüm kitabı diken üstünde ve ağzım açık bir şekilde okudum, resmen patlamaya hazır bomba resmen. e-kitap olarak indirip okudum ama diyorum ki keşke alıp okusaydım o kadar iyi yani . (şu an resmen kitabın ne kadar iyi olduğunu sana anlatmak için kıvranıyorum. İyiydi, BAYA İYİ! Artık susuyorum. Tamam) Kitaba başlamadan önce konusu karışık olacak anlamayacağım diye çok korktum fakat korktuğum kadar karmaşıklık olmadı okurken. başından sonuna kadar tüm konuya hakimdim. Değinmeden de geçmeyelim yazarın dili efsaneler ötesiydi tüm sahneler tüm duygular istenilen dozda verilmişti. Bu arada Feyre sen nasıl bir şeysin öyle! Şu zamana kadar okudum bu tür romanlar arasında Feyre, Anita Blake'den sonra tanıştığım, kitabın başından beri güçlü olan kadın karakterlerden biriydi. Tam bir Tamlin-Feyre fanı olduğumu da şimdiden belirteyim. Ryhsand ilk başlarda saçımı yolmama sebep olacak kadar ukala olsa da evet onu da sevdim. Lucien ile Tamlin arasında olan kardeşlik duygularına hayran oldum. Tabi Lucien'nın mizah anlayışına. Yazmalara doyamasam da söylemek istediğim bir şey daha var: O NASIL BİR SONDU ÖYLE BE ÜSTAD!?
kitaba puanım : 5/5