• RUSYA 1812 ...

    "DİKKAT "

    "AŞIRI SPOILER İÇERİR !!!"

    "ONİKİ "ye sekiz yıllık bir vefa borcum var ve artık ödeme zamanı geldi. ."

    Kitabı Gördüğüm, Aldığım, Okuduğum an'ı
    artık anlatmayacağım çünkü az çok zaman içerisinde bilen bildi ...

    "ONİKİ yi 2010 yılında ilk kez okudum ..kendimi bildim bileli Vampir edebiyatı beni mest etmiştir sanırım kütük kalınlığındaki ANITA BLAKE kitaplarını devirdiğim dönemlerdi Jasper Kent'le tanışmam ...

    "Kan kokusuna çok alışıktım ama genzime dolan bu kar ve buz lezzeti bambaşkaydı " ...

    "ONİKİ beni bir savaş ve Rus toprağı aşığı edecek kadar etkiledi ki bunun sebebi tarihsel örtüsünün çok sağlam ve gerçekçi olmasıydı ..

    "Savaş meydanlarına adım attığım da
    Hangi taraftaydım ?Aleksey ,Dimitri ,Vadim ve Maks ın yanında mı?
    Yoksa tüm efsanelerini ,folklorunu,fabl'larını sevdiğim Eflak toprağından gelen ONİKİ havarinin mi?
    Her zaman seçtiğim "kötü adam" bizdendir YUDA candır :)
    TUGARIN ZIMEYEVIÇ kimdir ve şu an nerede? (Alarmlar çalmalı burda:)

    Sorular aklımda top atışı yaparken :))
    taraf bile tutamadan akar gider kitap .. kolay okunan ve yormayan bir dili vardır Jasper Kent'in .. hızlı ilerler


    Merak edip ünlü Napolyon ordularının öncelikle Austerlitz ve Borodino savaşını (zaman içerisinde savaş ve Barış da dahil olmak üzere pek çok yerde karşıma çıkacak ) olan bu çarpışmaları aklıma kaydettim .. o günden sonra tüm okuma serüvenim nehirde yüzen bir buz parçası gibi hep savaşan topraklara kaydı ..

    Kitaplarda "isim " takıntısı yaşayan bir okuyucu olarak hikayedeki adlar dilimde döndükçe daha da keyif aldım itiraf ediyorum ..
    ki ilk dönemlerde ne kadar zorlansam da artık sevilen bir kişiye "Liyoşa" "Mitka" gibi küçük adlarlarla hitap edilebileceğini öğrenmiş bulunuyorum .. :))

    Danilov beslemesini tek tek inceleme hak eden bir fantastik /tarih serisidir ..

    Sekiz yıl sonra seriyi tekrar elime alıp okurken aynı heyecanı aynı keyfi yeniden yaşatan ...daha bilinçli okunduğu için farklı keşiflere beni yönlendiren muhteşem "bana göre " ...
    bir lezzet lokması dır:) _ YUDA burada sırıtır:)

    Dip Not : Jasper Kent Turk okuyucusu seven yazarlar arasında .. Kitapta bol bol Türk kelimesine raslayacaksınız ..zaten tarih bilginiz biraz var ise.. Eflak topraklarında olan bitenide bilirsiniz (o konuyu başka bir kitap incelemesinde konuşalım :))

    Silistre de parmaklarını Türklere bırakan Aleksey ile yola devam edelim bir sonraki kitap ... "ONÜÇ YIL SONRA" okuyun ,okuyun ,okuyun :)

    görüşmek üzere .
    Sevgiyle :)

    Maks en çok seni özleyeceğim daima ..

    "Maks bir haindi "
    "Onu sevmiştim "
    "Sevilebilecek hainler ve nefret edilebilecek vatanseverler vardı " ...
  • Mekan : St. Louis
    Anita Blake, kahve çekirdeklerini dolapta saklayarak daha lezzetli kahvelerle sizi kahve krizine sokacak kadar kahve tutkunu, boş zamanlarında -ki boş zaman kavramı Anita için oldukça ütopik bir kavram- penguen oyuncakları koleksiyonu yapan 24 yaşında animatördür, zombilerin kraliçesi ve vampirlerin tabiriyle Cellat’tır. Anita geceleri -çünkü sadece geceleri mümkün- Animatörler A.Ş için zombileri diriltip hukuki veya ailevi olaylara yardımcı oluyor , gündüzleri de uyumadığı zamanlarda Bölgesel Olağandışı Soruşturma Takımı adlı polis ekibine danışmalık yaparak insanüstü cinayetleri çözüyor. Kızımız korkusuz , esprili ve asla insanları canavarlara teslim etmeme prensibini benimsemiş 1.55 boyunda bi o kadarı da yerde oldukça erdemli bir savaşçıdır.
    Türünün tek örneği olup hem polisiye hem fantastik ama bi o kadar da şu yaz tatilinde vaktimi alacak , altın madeni bulmuşçasına sevindiren 25 kitaplık seridir. Göz damlaları ve kahveler hazırlandı... Keyifli okumalar.
  • lise yıllarımda fantastik kitap nedir bana öğreten yazar. Güçlü kadın karakter. bu seride aksiyon hiç bitmiyor anita blake yaralanmadıgı zamanlarda uyku nedır bılmıyor mutlaka bırının yardımına kosuyor bu kıtap serisinde hersey var tum fantastık ve gercek ogeler ve benım en sevdıgım suankı dunya ile entegreymıs gıbı anlatılması hersey basından berı boyleymıs gıbı başla derim ey okuyucu :)
  • Biraz elimde süründü fakat sonunda bitirdim biraz sıkıcıydı ama Jean Claude biraz daha fazla olduğu için bunı göz ardı edebilirim :D kızımız artık gittikçe güçlenmeye başladı bakalım . Larry nr zaman ölecek merak ediyorum. Anita Blake artık benim için standarta bağladı: cinayetler-güçlü yaratık-Anita'nın tehditleri-son ama yine de kitap aka aka yolunu bularak ilerliyor oku yani bu arada kitap isimlerini kitapta bulunan kafelerden alıyor ki bu değişik bir ayrıntı . Neyse öptüm çok
    Öpüştüler
  • Bitirdim. İlk kitaba göre daha heyecan vericiydi ve Anita yazılmış diğer tüm vampir avcılarının babası. Zekası, kıvraklığı, hazır cevaplılığı ve olmayan vicdanı ile o kadar uygun bir avcı ki alacağı tüm sıfatları çok çok önceden hak ediyor. Seri final yaptı mı bilmiyorum ama umarım yapmıştır. Yoksa çok merak edeceğim :D Anita Blake serisi benim içn kült serilerden birisi benim için kült demek kesinlikle öneririm fakat beğenmezsen arkadaşlığımız da gedikler oluşur tarzı bir şey. O yüzden ben çene çalmaya devam edeyim. Jean ile aralarında daha yakın bir şeylerin olmasını bekledim bir kaç öpücük belki ama olmadı o yüzden şapkamı önüme alarak diğer kitap için umut ediyorum onun dışında gittikçe güçlenmesini izlemek benim için keyif verici.
  • Bir vampir serisi daha. Diger kitaplari nasil okurm blmiyorm ama basladm gitti. Idare ederdi basta fazla odaklanamadm ama olsundu :)
    Anita Blake bir ölü diriltici yani zombi yapiyor ölüleri. Bir de vampir avcısı. Vampirler ona Cellat adını vermisler. Aslinda cok korkuyor. Korkumun uzerine giderm mantigi var kızda. Neyse bas vampirleri birileri öldryr. Bu kitaptaki görevi bu. Cok guclu bir vampir bunu istyr. Basi hem bu vampirle hem de diger tuhaf yaratiklarla belaya giriyor. Bendn bu kadar bu seriye baslicaksnz sunu bilmelisinz ne ararsnz var yaratk olark :D
    Bir de kitabin ismi sizi yaniltmasn. Bir barin ismi o kadr :)
  • Serinin üçüncü kitabı olan Mezarın Dibinde serisini bitirmiş bulunmaktayım, bir süre sonra zaten her şey standarta bağladı her şey olağan bir şekilde giderken kötü adam çıkıyor bizim grubu tehdit ediyor falan küçük bir savaş oluyor ve mutlu son! Onları geçelim artık zaten maceraya dayalı seri kitaptan başka bir şey beklenemezdi. İşin orasında değilim zaten. Ben kitaptan beni rahatsız eden şeyleri söyleyeceğim. Cat gittikçe Anita Blake'e benzerken herkesin ona yürümesi, cinsel imalarda bulunması bir süre sonra beni rahatsız etmeye başladı. Özellikle Tate! Ya bir insan bu kadar mı gurursuz olur kardeşim! Vampirlerin, supermanvari davranışları da beni rahatsız etmeye yetti. Her tür kendine özgü davransa bence her şey daha güzel olacaktı. Bones ve Cat'in açık musluk gibi her boşlukta birbirlerinin kanlarını emmesi de beni rahatsız eden diğer bir detay. Onun dışında bu kitap biraz sıkıcıydı. Sonunu zor getirdim diyebilirim. Sürekli sevdiğim tek çift Bones ve Cat umarım hiç bozulmazlar.
    Kitaba puanım: 2,5/3