İskender Pala, bu romanında polisiye ile tarihi bir araya getiriyor. Sümer mitolojisiyle ilgili kayıp tabletlerin peşinde, hem geçmişin sırlarına hem de modern dünyanın karanlık yüzüne yolculuk yapıyoruz. Hikâye, antik Mezopotamya’nın büyüleyici atmosferini okura hissettirirken, bir yandan da dedektiflik hikâyesiyle sürükleyici bir macera sunuyor.
Pala’nın kendine has diliyle zenginleşen kitap, mitoloji ve tarihe meraklı olanlar için harika bir deneyim. Ancak, tarihi detayların fazlalığı bazı okuyucular için yorucu olabilir. Polisiye, tarih ve mistik hikâyeleri sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir eser. Tavsiye ederim. :)