Biraz cesaret ve biraz “yamuk bakmak”, ezberlediğinizin farkında bile olmadığınız suflelerle hayatınıza yön vermenize engel olabilir. İster “Ey iman edenler, iman ediniz” uyarısını hatırlayın; ister Bob Marley’nin “I don’t expect to be justified by these laws of men” meydan okumasını… Ama kalıpların dışına çıkmayı deneyerek, içinize, ailenize ve çevrenize bakın derim. Çünkü “köprüden önceki son çıkış” sizsiniz.
Nietzsche’nin, “Tanrı öldü” sözü bir sevinç değil, gelmekte olan karmaşaya dair bir endişeyi ifade ediyordu. Dostoyevski de “Tanrı öldü, artık her şey mübah,” derken bu endişenin gündelik hayatımız başta olmak üzere tüm normları yıkan, kuralsızlığın kural olduğu bir anomaliye tekabül ettiğini anlatmaya çalışıyordu. Ve en son Zizek’ “Tanrı öldü, hiçbir şey mübah değil,” derken de insanın ölçüsüz/normsuz/kuralsız kalmasıyla birlikte sonsuz bir doyum arayışı içerisine girişi ve sınırı koyanı olmadığından kendi sınırsızlığı içinde kayboluşuna işaret ediyordu.