• Anne olan değil anne olabilmeyi bilen annelerin anneler günü kutlu olsun. Annelik demek evlat sahibi olmak demek değil, bi köpeğin yavrusuna bile annelik yapabilmektir yeri geldiğinde.Bir karıncayı bile incitmekten sakınmaktır annelik. Yüreğini kinden,nefretten,kötülükten arındırıp hanımefendiliğiyle her zaman taçlandırabilmektir kendini, toplumu.Etrafına ışık olmaktır, kadın gibi kadın olmak demektir annelik.
  • "Her anneler günü haftası bana bir kriz geliyor. Feminizmi gerçek dünyadan ve deneyimlerden uzaklaştırıp -kısmen elitistleştiren- genellemeci tavır çok yanlış. Reçeteci feminist söylemler ya da (ideal) hediye listeleri kadınlar arası farklılıkları önemseyecek kadar geniş ve çeşitli değil. O yüzden hiç üşenmiyor ve geçen sene yazdığım yazıyı aynen paylaşıyorum:
    "Çok basit anlatacağım: Teori ile eylemi birleştirmenin her zaman elzem olduğunu düşünmüyorum. Malum, anneler günü yaklaşıyor. Bir çok kişi annelere kolye, mutfak robotu, t-shirt, koku ya da herhangi benzer bir hediye almak yerine "feminist" bir hediye almayı öneriyor. Ben buna (üretilen/öğretilen annelik, bunun kutsallaştırılması, idealize edilip sunulması, kapitalizme alet edilmesi vs.) tamamen katılmakla beraber olaya sadece tek bir, belki de kendi açımızdan baktığımızı düşünüyorum. Durun size bir şey anlatayım:
    Benim annem Adalet hiç alışveriş yapmaz, çünkü babam hiç para vermez ona. Korkuyor. Gidip başka insanlarla konuşacak, elindeki parayı dilediği gibi harcama özgürlüğüne sahip olacak diye. Benim annem temizlik yapar, babam hiç yapmaz. Yetmezmiş gibi, babam ne kadar misafirperver olduğunu göstermek için gider bir sürü insanı yemeğe davet eder. Bir keresinde 47 tane adam gelmişti. Hepsinin bir çorbası, bir ana yemeği, bir pilavı, bir salatası, bir suyu, birer çatalı ve kaşığı (bıçak yok, Kürtler bıçak kullanmıyor çünkü.) vardı. Ortadaki mezeler, meyve tabakları vs hiç saymıyorum bile. Toplarsak herkesin 7 tane bulaşığı, evde de 47 misafir+10 hane halkı olduğu için toplamda -ve en az- 399 tane bulaşık çıktı. Bir de hepsi çay içti sonra ve tüm bunları annem ve kız kardeşlerim yıkadı elleriyle. Ben, babamı değiştiremiyor, annem babama "Bir tane bulaşık makinası alsak mı? Kızlar hasta olacak bir gün." dediğinde babamdan "Bulaşıkları da makina yıkayacaksa ben seni niye aldım o zaman?" cevabını alıyor, annem ya da annem gibi kadınlar o adamlarla beraber yemek yiyemiyorsa, babam iki kuruş vermemek için annemi kış soğuğunda halıları kendi elleriyle yıkatmaya zorluyorsa ben anneme neden bulaşık makinası, halı yıkama makinası vs. almayayım? Ona alınanların sadece temel ihtiyaçları olduğunu gördüğümde ve göz önünde bulundurduğumda neden onu şımartmayayım?
    -Hangi Annelerden Bahsediyoruz?
    Benim annem feminist değil. Kadın Çalışmaları'nda yüksek lisans yaptığımı da bilmiyor.Mor iğne versem, "Boyalı bu, dikiş yapınca kumaşa leke yapar." der. Annem Türkçe bilmediği için doktora bile tek başına gidemiyor, hasta abisine götürsün diye günlerce babama dil döküyor, tek başına tatile mi gidecek!!! Annem evden çıktığı zaman bile kırk defa aranıyorsa, savunma derslerini -yüksek ihtimalle erkek bir hocadan- nasıl alacak?

    Nasıl tek bir kadın imgesinden bahsetmek yanlış, genellemeci (çünkü farklılıkları ortadan kaldırıyor.) hatalı ve tehlikeli ise aynı şekilde de tek bir anneden ya da annelikten bahsetmek de mümkün değildir. Kampanyalar, tabi ki anlamlı ve değerli, ama göz ardı edilmeyecek kadınlar, anneler de var. Feminist olmayan, olmak istemeyen feminizmin, ne olduğunu bilmeyen anneler de var. Eğer annemi, bir mutfak robotu, bir çamaşır makinesı mutlu ediyor, güçlendiriyor; ona yüklenen ve karşılığı ödenmeyen işini hafifletiyorsa ben alırım, aldım, alacağım da."
  • Şimdi bu söylemlerin mimarı anlayışı İle bugün anneler günümüzü kutlayacağız. Anneliği kutsayacak, ayaklarının altına sözde cennet serecek, anneliği mutfağa kilitleyip kadınlığı dışında bırakacaklar, hor görecekler. Annelerin bir derdi mutfakta yumurtayı kolay çırpmak, koluna bilezik takmak, güzel bir parfüm sıkmakmış gibi, bütün markalar “Annenize bunu alın” diye reklam veriyorlar.O yüzden bugün, o dört duvar içine hapsetmeye çalıştıkları annelik kavramına inat, kavgalarıyla duvarları yıkan annelerin gününü kutlamak isterim.

    - Onlar yuhaladıkça devleşen Gülsüm Elvan ın

    - Oğlunun adını haykırarak boğaz köprüsünü koşan Emel Korkmaz ın

    - Kollarında can veren kızının cesedini kokmasın diye üç gün derin dondurucuda saklayan ve yine de barış diyebilen Emine Çağırga nın

    - Cezaevlerinde yavrusuna hasret kalan siyasi hükümlü annelerin

    - Tek suçu çocuklar ölmesin diyen kucağında bebeğiyle cezaevine giren Ayşe öğretmenin

    - Her cumartesi evlatlarının peşinde olan Cumartesi Annelerinin

    Anneler günü kutlu olsun.

    İnsanları katliama çağıran müsveddelerle değil, annelik sizlerle gerçek.

    Anne olarak son sözüm:

    Bize bir şey almayın, bizim ihtiyacımız tek: Çocuklarımıza sağ, selamet, özgür ve aydınlık bir gelecek.

    Günümüz kutlu olsun, katiller öfkemizde boğulacak. Özgür dünya kavgamızda yeşerecek.
  • Bugün nostalji yapıyorum, fotoğraflara bakıyorum.İlk oğlumu 19 sene önce, ikinci oğlumu 8 sene önce kucağıma aldım.İnsan anne olunca öyle bir döngüye giriyor ki ; uykusuz, yorgun, ne zaman emzirdin , ne zaman altını aldın, çiş miydi , kaka mıydı illaki karışmasın diye bir defter tutuyor.O defterlere yıllar sonra baktığımda anladım; ilk iki senelerinde birkaç kere 3 saat deliksiz uyumuşum, gerisi 45 dakika, 1 saatlik setler halinde.
    Başlarda defalarca halüsinasyon gördüm uykusuzluktan.Bir gün oğlum 5 yaşında anaokulundayken aradılar , düşmüş ve çenesi yarılmış, oluk oluk kan akıyor, onu alıp hastaneye götürdüm , çenesine dikiş atılırken kafasını tutuyordum.Şu an yazarken bile içim kötü oluyor.
    Anne olduğumdan beri fiziksel ve manevi sınırlarımla bir kavga halindeyim. Annelik kazanıyor ekseriyetle, dayanıyor insan en yapamam sandığı şeylere bile.İlkokulda büyük oğlumun ayak bileği kırıldığında hastanede ilgilenmeyen doktorla kavga ettim, onu ezen mahallede ki büyük çocuklarla kavga ettim, yaşlarına bakmadan kota doldurmak için röntgen, MR, tomografi dayayan sağlık sistemiyle kavga ettim, oğluma haksızlık yapan öğretmeniyle kavga ettim , eğitim sistemiyle kavga ettim, kitapları ellemesine izin vermeyen kitapçıyla, saçlarına , kıyafetine ahkam kesen insanlarla, golünü vermeyen hakemle , okula götürdüğü kartlarına el koyan müdüre hanımla , gerektiğinde babalarıyla kavga ettim.
    Kendi tecrübemden şunu öğrendim: Annelik, insanın direnç sınırlarını aşmasını sağlayan, olmazları olduran bir ruh hali, kolları sıvayıp ardına bakmadan girdiğin bir kavga.
    Ve biyolojik bir mefhum da değil. Araba çarpan sokak kedisi kucağında, tedavi etmeyi reddeden veterinerle kavgaya girende gördüm, Sırtındaki kabanı çıkarıp sokakta yatan evsize sessizce örtende gördüm.Aç sokak çocuklarını kucağına alıp seven karnını doyuran da gördüm.Sahip çıkmak demek annelik, kendinden çok önemseyebilmek. Bir can için kavgaya gözü kapalı giren kadına dair bir kavram annelik.
    Ben anneliğimde acıyla sınanmadım. Şanslıydım. Bu anlattıklarım hep sair kavgalardı.
    Ama işte kadının biri çıktı, eril dille ahkam keserek “Listemi yaptım, 50 kişi götüreceğiz” diyebiliyor. Güya o da bir anne.
  • Zor iştir annelik, her şeyinden verirsin. Canından, uykundan, keyfinden...
    Tüm annelerin
    Anneler günü kutlu olsun bir gün değil hergün🦋
  • Bugün çok anlamlı birgün olmasıyla birlikte kimilerimiz için acı bir gün...
    Bugün cennet çiçeklerinin günü (kadınların annelik günü)
    Annelik,
    Doğurmak tek  değildir... 
    Bazı kadınlar anne olmayı çok isterken  olamıyor ...
    Bazıları ise doğurup bir kenara atıyor...
    Nitekim bugün acısı olanlarımız var...
    Annesini kaybetmiş, anne olamamış, çocuğunu kaybeden (onunda hayalidir ki çocuğu anne desin)...
    En önemlisi annesi yanında olamayanlarımız var.
    Bugün annesiyle bu özel günü paylaşmak isteyen bir çok insan var... Ve bu yüzden üzmeden, kırmadan bugünü kutlayalım (empati kuralım!! !) 🙏kimilerinin boşlukta hissettiği özel günleri sevmem ama  tüm annelerimizin(başta yanımızda olamayan annelerimiz olmak üzere) , anne adaylarımızın, anne olmak isteyipte olamayanlarımızın(rabbim sizlere hayırlı evlat nasip etsin 🙏) ve gelecekte anneliği yaşayacak olan kadınların anneler günü kutlu olsun 🙏
    (keşke anneler ölümsüz olsa)
    Sadece birgün değil hergün anneler günü ...
    Annelerimizin hakkı ödenmez...
    Anneler başımızın tacıdırlar...
    Esenlikle kalın...
                                                            İlayda Tunç